4.Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir’de Gerçekleşti


1-014

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ulusal Pamuk Zirvesi, İzmir’de Balçova Termal Otel’de gerçekleşti. Zirveye Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir İl Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurul Başkanı Işınsu Kestelli, Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Barış Kocagöz, Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı İzmir İl Müdürü Ahmet Güldal, oda ve borsa temsilcileri ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, 4. Ulusal Pamuk Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada; tarımın geçmişte olduğu gibi bugün de çok önemli olduğunu, tarım ve hayvancılığın stratejik konumunu korumaya devam edeceğini söyledi. Pamuğun sadece tekstil sektörünün değil, lifiyle tekstil, tohumuyla yağ, küspesiyle yem sanayinin önemli bir hammaddesi olduğunu dile getiren Daniş, dünyada 250 milyon Türkiye’de 3 milyon kişinin geçimini pamuktan sağladığını söyledi. Türkiye’nin dünya pamuk üretiminde sekizinci, tüketiminde dördüncü sırada olduğunu belirten Daniş, “Türkiye’de pamuk üretiminde bazı sıkıntılar olduğu bir gerçek. 2002 yılında 721 bin hektarlık üretim 2015’de 434 bin hektara düştü. Yarı yarıya azaldı. Bizi teselli eden durum ise üretimindeki verimin artması oldu. Geçmişte dekardan 253 kilo alınan verim, 503 kiloya yükseldi” dedi.

 

“Kendi İhtiyacımızı Karşılayacağımız Gibi Yurtdışına da Satış Yapabiliriz”

 

Daniş, pamuktaki kalite artışı ve makine hasadına geçilmesinin önemli olduğunu belirterek artık pamuk ithalatını sonlandırılması gerektiğini söyledi. Daniş ” İthalatı sonlandırmalıyız. Pamuk üretiminde kendi ihtiyacımızı karşılayacağımız gibi yurtdışına da satış yapabiliriz” dedi. Bilinçli ve planlı pamuk üretilmemesinin pamuk üreticisinin küsmesine ve mısır ekimine yönelmesine neden olduğunu belirten Daniş, küstürülen üreticinin havza bazlı üretim modelinde alacağı destekle yeniden pamuğa dönmesinin sağlanacağını söyledi.

 

“2 Yıl İçinde 1 Milyon Ton Üretime Ulaşabiliriz”

 

Zirvede konuşan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Barış Kocagöz, Türk pamuk üreticisinin mesleğinin zirvesinde olduğunu, ekili alan başına verim sıralamasında Avustralya’dan sonra dünya ikincisi konumunda bulunduğunu söyledi. Son yıllardaki olumlu uygulamalarla üretimin 800 bin ton seviyelerine yaklaştığını belirten Kocagöz, bu üretim değerine rağmen Türkiye’nin her yıl ortalama 800-900 bin ton civarında pamuk ithal ettiğini belirterek, “Her yıl 2-2,5 milyar dolar bedeli yurt dışına, diğer üreticilere ödemek zorunda kalıyoruz. Hâlbuki önceki yıllardaki ekim alanlarına dönebilirsek, bugünkü verimlerimiz ile 1 milyon 400 bin ton üretim rakamlarına ulaşmamız hayal değil. Eğer niyet edilen bu doğru adımların uygulama detayları da doğru kurgulanırsa, iki yıl içinde, başından beri konseyimizin kritik hedef olarak önerdiği 1 milyon tona ulaşmamız çok yakın.” dedi.

 

Bakanlığın Milli Tarım Projesi’nde açıkladığı havza bazlı desteğin kendilerini oldukça memnun ettiğini dile getiren Kocagöz, “Yıllarca yaşadığımız olumsuzlukları bu yeni uygulamayla geride bırakma şansını yakaladığımızı düşünüyorum. Ancak konsey olarak sizden ricamız dekara alan bazlı verilecek desteklemelerin müracaat dosyalarının, sadece alan bilgileri ile değil, mutlaka üretim evrakları ile de zenginleştirilmesi. Bunun nedeni, çok önceki yıllarda bu uygulamada yaşanan suiistimallerdir.” diye konuştu.

 

Kocagöz konuşmasında pamuk üretiminde bakanlıkça verilen 75 kuruşluk üretim desteği ile 7 liralık lisanslı depo desteğinin arttırılması talebinde de bulundu.

 

“İTB Salon İşlemleri Desteklenmelidir”

 

İzmir Ticaret Borsası(İTB) Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise yaptığı konuşmada pamuk ticaretinde İTB salon işlemlerinin desteklenmesini talep etti. Kestelli “Pamuk sektörüyle ilgili karar verme süreçlerinde sizler için hazırlanan raporlardaki fiyat bilgilerinin İTB işlem salonunda belirlenen fiyatlar olduğuna eminim. Arz ve talebin Borsa işlem salonunda karşı karşıya gelmesi ve serbest piyasa koşullarında fiyat oluşumunun sağlanması sektörün geleceği için hayati önem taşımaktadır. Fiyat belirsizliği olan piyasaların hem üreticimize, hem sanayicimize hem de devletimize önemli maliyetleri olduğunu farklı ürünlerde yaşayarak görüyoruz. Fındık fiyatının ülkemiz yerine Avrupa’da tespit ediliyor olmasından hepimiz rahatsızlık duyuyoruz. Pamukta da benzer rahatsızlığın gelecekte duyulmaması için 125 yıldır faaliyet gösteren işlem salonumuzun desteklenmesi gerektiğine inanıyor, bu konuda ilgili tam bakanlıklarımızın desteğini önemle talep ediyoruz” dedi.

 

Açış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ediz Ulusoy moderatörlüğünde teknik oturumlarla devam eden zirve, yapılan genel değerlendirmenin ardından sona erdi.


Yazan - 19 Aralık 2016. Kategori MANŞET, TARIM, ETKİNLİKLER. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x