Aile İşletmeleri…. H.Yalçın KÖKSAL Uzman Veteriner Hekim


539599_631473023533873_1175985632_n

H.Yalçın KÖKSAL
Uzman Veteriner Hekim
Veteriner Hekimler Derneği
Genel Sekreteri

Birleşmiş Milletler bu yılı “Uluslararası Aile Tarım Yılı “ olarak ilan etmiştir.

Bunu sıradan bir ilânat olarak görmemek gerekir. Bu belirlemenin önemi, aile işletmeleri nin ülke ekonomisindeki, ondan da önemlisi insanların dengeli, yeterli ve sağlıklı beslenmelerinin temelinde aile işletmelerinin oluşudur. Bu bağlamda aile işletmelerinin kısaca tarifinden söze başlarsak, tarımda aile işletmesi, aile bireylerinin katılımı ile beceri ve özverilerini ortaklaşa kullandıkları tarımsal ve hayvansal üretimde yer aldıkları bir organizasyondur.

Bu işletmeler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, insanların beslenmesinde ve aynı zamanda ülke ekonomisindeki büyümenin ve varlığın teminatıdır.

Bu özetten sonra ülkemizdeki hayvancılık aile işletmelerinin durumunu irdelemeden önce, ülke hayvancılığımızın içinde bulunduğu durumu irdelemek gerektiğini düşünüyorum.
Bu gün geldiğimi noktada, geriye baktığımızda 1980 yılına kadar büyük bir atılım kazanan ülke hayvancılığımızın, bu tarihten sonra uygulanan hayvancılık politikalarının maalesef başarılı olamadığını vurgulamadan geçemeyeceğim.

Hayvancılıkta verimli yetiştiriciliğin temelinde en önemli unsur, genetik yapı ve hayvanın yaşadığı ortamdır. bizler çoğu kez işin kolay ama pahalı yönünü tercih ederek ülke koşullarına uygun ırk ıslahına ağırlık vereceğimize, yurt dışından damızlık veya tohumluk sperma ithalatına yöneldik. Bu da yetmedi yurt dışından canlı hayvan ve et ithalatına yöneldik.

Oysa, yıllardır yurt dışına ithalat yolu ile aktardığımız kaynakları bir tarafa yazıp, bu kaynağı ülkemizdeki gerçek yetiştiricilere yönlendirdiğimiz takdirde harcanacak kaynak ne kadar olurdu bunun hesaplarının gerçekçi bir şekilde ortaya konması gerekmez mi idi?

Son yıllarda tarım ve hayvancılığa ayrılan destekleme kredilerini parasal olarak inkâr etmek mümkün değildir. Ancak, bu kredilerin gerçek üreticiler yerine (kredinin cazibesine kapılarak)sektörle hiç alakası olmayan kişi ya da kuruluşlara yönlendirilmesi hem hayvancılığımıza çok şey kaybettirmiş ve hem de bu cazibeye kapılan sektör dışı kuruluşların bu gün içinde bulunduğu açmazlara neden olunmazdı.

Bütün bu sorunlar doğrultusunda küçük işletmelerin Türkiye için bir sorun olmadığı, genel de bu sorunlara çare üretildiğinde küçük işletmelerin hem ülke ekonomisi ve hem de insanların dengeli, yeterli ve güvenilir gıdaya kavuşmalarında en önemli bir kaynak olacağı şüphesizdir.

Birleşmiş Milletler bu konuda yaptığı çalışmalar sonucunda aile işletmelerine sosyal ve ekonomik destekler sağlandığında bu işletmelerin üretim ve kazanç kapasitelerinin artacağını saptamıştır.

Ülke genelinde yapılacak, gerçekçi bir planlama ile, bu işletmeler gerektiği gibi yönlendirilir ve eğitilirlerse, bu işletmelerin içinde bulundukları sorunları yaşamayacakları kesindir.

İnsanları eğitemeden her hangi bir şey öğretemezsiniz. O halde aile işletme sahiplerine verilecek eğitime öncelik vermek gerekir.

Yetiştiriciliğin en önemli sorunları, damızlık materyali, yem girdileri, koruyucu hekimlik, hayvan hastalıkları, tedavi ve ilaç girdileri ve en sonunda da pazarlama sorunlarıdır.

O halde çözüm hayvancılığa ait sorunların gerçekçi olarak tespit edilip desteklenmesidir.

Bu noktada bence aile işletmelerinin güçlenmesinin yolu, “birlikten güç doğar” inancı ile, birlikte hareketin yolu olan kooperatifçiliğe yönelmesinden geçer. Pek tabiidir ki bu kooperatif yönetimlerinin son derce titiz bir seçimle iş başına getirilmesi ve resmi makamlarla denetlenmesi gerekmekte ve hedefinden uzaklaşmalarına izin verilmemesi gerekir.

Kooperatiflerin uygulamalarını mutlaka iyi örneklemelerden yola çıkarak planlama yapmaları gerekir.

Kooperatif yönetimlerinin en önemli görevi, yetiştiricileri eğitmek amacı ile akademik destek almaları, yetiştiricilerimize koruyucu hekimliğin, tedavi hekimliğinden daha ucuz olacağı gerçeği mutlaka kabul ettirilmeli, bunun yanısıra damızlık seçiminin yanı sıra besleme teknikleri, ideal barınak yapıları konularında da yetiştiricileri günün gelişen teknik ve bilimsel yenilikleri ile buluşturma olmalıdır.

Sonuç olarak aile işletmelerinin tarım ve hayvancılıktaki gücünün iyi algılanması ve gerekli desteğin sağlanması gerekmektedir.


Yazan - 23 Şubat 2014. Kategori HAYVANCILIK, H.Yalçın KÖKSAL. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x