Bakan Eker “Et ithalatı şap hastalığı için”


Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker yapılan ithalatların Trakya Bölgesi’ndeki şaptan ari bölgeye hastalık bulaştırmamak için yapıldığını söylüyor.

Et hayvancılığı ile alakalı ıslah çalışmaları yapıyor musunuz?

Türkiye’de et hayvancılığı etçi ırklarla geliştirilmesini sağlıyoruz. Bugüne kadar Türkiye süt hayvanının erkeğini  besliyor  ve bunu ete çeviriyordu. Siyah-beyaz Holstein’in erkek buzağısını alıyor ve besliyor bunu et için değerlendiriyordu yerli ırkla ilgi genetik kaynakların korunması çerçevesinde bir takım çalışmalar var. Bazı ıslah çalışmaları var Doğu Anadolu kırmızısı, Güneydoğu Anadolu kırmızısı, Boz ırk, Yerli Kara ırklarıyla yapılan birtakım melezleme çalışmaları var. Bunların kültür ırklarıyla yarışması çok kolay değil; özellikle profesyonel yetiştiricilik açısından rekabetçi değil. Bizim burada bütün dünyanın yaptığı gibi saf sürüler oluşturup; o saf ulusal sürülerle et varlıklarımızı, süt varlıklarımızı geliştirmeye çalışıyoruz.

Sektörün en önemli sorunlarından biri yem fiyatlarının yüksek olması?

Türkiye’deki yem, yağışlarla doğrudan ilgi olduğu için zaman zaman pahalaşıyor. Bu kaçınılmaz bir şey.  Bunu kalkıp da Almanya’nın Holstein Bölgesi gibi mukayese edecek, onlarla rekabet edebilecek duruma getiremeyiz. Öyle bir imkanımız yok. Bunlara rağmen yılda 250 milyon üzerinde sadece yem desteği veriyoruz. Çiftçi yonca, mısır silajı, korunga, fiğ üretiyor; destek  veriyoruz hayvancılığa verdiğimiz destek 1 milyar 700 milyon lira  bu sene toplam tarım desteği  6.5 milyar lira. 2002 yılında Türkiye tarım sektörünün tamamına  1 milyar 800 milyon lira destek veriyordu.

Hayvan ithalatları daralma nedeniyle mi yapıldı geçtiğimiz sene?

Trakya bölgesine biz şap hastalığından ari haline getirdik dünya hayvan sağlığı teşkilatından sertifika aldık bırakın Türkiye Cumhuriyeti  Tarihini Osmanlı tarihinde de böyle bir şey yok.  Ari hale gelmiş bu statünün sürdürülebilmesi  gerekiyor.  Anadolu’dan bu bölgeye hayvan girişi kolay olursa oraya tekrar şap ulaşır. 2010 yılındaki hayvan ithalatının nedeni de buydu.

Köyden kente göçün hayvancılık sektörünü nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Anadolu’da aşiret hayatı kırsal toplum, binlerce hayvandan oluşan sürüler vardı. Büyük aile yapısı büyük aşiretler ortadan kalktı. Kentleşme oldu, aileler küçüldü, bireyselleşme artı, köyden kente göç oldu. Aşırı otlatmadan tahrip olan meralar ıslah edilmedi. Küresel ısınma gibi faktörlerde var. Sonuçta insanlar şehirde kapıcılık yapmayı,  yüz başlık bir koyun sürüsünün peşinde dolaşmaya tercih ediyor.

Bu bölgelerde yeniden hayvancılığı canlandırmak için çalışmalar var mı?

Eskiden Kars bölgesinde kırsal hayat  hayvancılık üzerine kuruluydu daha sonra bu yenilenmemiş, sürdürülmemiş. Cumhuriyet ile terk edilmiş. Cumhuriyet tarihinde ilk defa koyun keçi varlığını destek kapsamına aldık./İnfomag

 


Yazan - 5 Kasım 2011. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x