Beyaz ette hedef büyük

tavukdolmasc4b11

 

 

 

Dr. Sait Koca: Kanatlı eti ihracatının 2025 yılında 1,3 milyon ton ihracat ile 2 milyon doları geçmesi bekleniyor.

 

 

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Sait Koca, kanatlı eti ihracatının 2025 yılında 1,3 milyon ton ihracat ile 2 milyon doları geçmesini beklediklerini söyledi.

 

 

Dünya pazar durumunu da dikkate alarak ihracat konusunda büyük hedefler konulduğunu dile getiren Dr. Koca, “Türkiye’nin kanatlı eti ihracatı 2008 yılında kazandığı ivme ile son yıllarda düzenli olarak artış göstermektedir. Sektörün, ihracatta yakaladığı başarı umulanın çok üzerindedir. 2012 yılında 325 bin tonlarda olan kanatlı eti ihracatı, 2013 yılında 396 bin tona çıktı.

 

2014 yıl sonu verilerinde ise 431 bin tonluk ihracat yapıldı ve 700 milyon dolar döviz girişi sağlandı” diye  konuştu.

 

İhracattaki parlak tablonun yanında hammadde tedariğinde yaşanan olumsuzluklarla birlikte fiyatların da sürekli artış göstermesi piliç eti sektörünün en büyük darboğazı olduğunu dile getiren Dr. Sait Koca, dolara bağlı ithal girdiler nedeniyle de olumsuz etkilendiklerini söyledi.

 

Dr. Sait Koca, beyaz et sektöründe neler olup bittiğini; gündemini Dünya Ğazetesi’nden Özlem As’a anlattı.

 

Beyaz et sektörünün profilini çizer misiniz?

 

Türkiye’de piliç eti sektörü, sürekli büyüyen, ihracatını artıran, yoğun istihdam sağlayan ve tarımı destekleyen yapısıyla Türkiye ekonomisine önemli ölçüde katma değer sağlıyor. Sektörde, özellikle son yıllarda sürekli büyüyen bir ivmeyle çevremizdeki tüm paydaşlarımız ile ekosistem meydana getiriyoruz.

 

Kanatlı sektöründe yarattığı istihdam ile hammadde üreticisi çiftçi, sektörle ilgili esnaf, yem, ilaç-aşı, yan sanayi, nakliye, pazarlama dalları dâhil yaklaşık 600 bin kişi çalışıyor. Bu kişiler, aileleri ile birlikte düşünüldüğünde sektörden geçimini sağlayan kişi sayısının yaklaşık 2.4 milyona ulaştığını söyleyebiliriz.

Dr.Sait KOCA

Dr.Sait KOCA

 

Beyaz et sektöründe ihracatta ürünlerin payı?

 

Kanatlı eti ihracatının; yüzde 73’lük kısmı  piliç eti ve sakatatı ihracatıdır. Son yıllarda ciddi bir ivme yakalamış olan çıkma yumurta tavuğu eti ihracatının payı yüzde 9 olmuştur. Hindi eti yüzde 2, işlenmiş kanatlı eti yüzde 5 ve tavuk ayağı ihracatı  yüzde 11 pay almıştır.

 

 

İhracatta pazar ve potansiyel ülkelerde son durum nedir?

 

 

Türkiye’nin kanatlı eti ihracatı 2008 yılında kazandığı ivme ile son yıllarda düzenli olarak artış göstermektedir. Sektörün, ihracatta yakaladığı başarı umulanın çok üzerindedir.

 

2012 yılında 325 bin tonlarda olan kanatlı eti ihracatı, 2013 yılında 396 bin tona çıktı. 2014 yıl sonu verilerinde ise 431 bin tonluk ihracat yapıldı ve 700 milyon dolar döviz girişi sağlandı.

 

İhracatta en büyük payı Irak alıyor. Türk Cumhuriyetleri’ne ihracat da istikrarlı bir şekilde sürdürülmektedir. Önümüzdeki yıllarda artan miktarlarda ihracatın devam edeceği rahatlıkla söylenebilir. Suriye, yaşadığı olaylara bağlı olarak, gıda maddesi ihtiyacını karşılayabilmek için ithalatçı konumuna geçmiştir. Suriye’nin istikrarlı bir pazar konumuna geçip geçmeyeceğini zaman gösterecektir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri sektörün hedeflediği en büyük ihracat pazarlarıdır, ancak bu ülkelerin küçük gramajlı piliç istemeleri en önemli darboğazdır. Bu darboğazı kısmen de olsa parça ürünlerle aşma hedeflenmektedir.

 

İran istikrarsız bir pazar olma özelliğini sürdürmektedir. İran’ın, artan üretimine bağlı olarak önümüzdeki yılarda ihracatçı ülke konumuna geçeceği ve ithalat yapmayacağı beklenmektedir.

 

Rusya, ABD ve Avrupa Birliği’nden gıda ithalatını durdurmasını takiben çok önemli bir ithalatçı ülke konumuna geçeceği heyecanı yaşanmıştır. Bu ülkeye yapılan ihracat, yılın ikici yarısında gönderilen ürünlerle 2014 yılında 20 bin tona ulaşmıştır. 2015’in başlarında aynı ivme sürdürülememiştir. Bunun nedeninin Rusya’da yaşanan ekonomik krize bağlı olarak ithalatını azaltması olduğu düşünülmektedir.

 

Sektörün en büyük ihracat hedefi Avrupa Birliği’dir. Birliğe ihracat yapabilmek için 2004’den beri yoğun bir çaba gösterilmesine rağmen, izin konusunda başarıya ulaşılamamıştır. Tamamen siyasi

olarak yorumlanması gereken bu durumun çözülmesi için, teknik kadroların yanı sıra siyasi otoritelerin de devreye girmesi gereklidir.

 

Çin, tavuk ayağında en büyük alıcı konumundadır. Ancak bu ülkeye doğrudan ihracat yapılamadığı için, çok önemli ekonomik kayıplar oluşmaktadır.

 

Önemli ithalatçılardan birisi olan Japonya’ya da ihracat konusunda girişimler başlatılmıştır.

Mısır da önemli bir ihracat pazarıdır. Bu ülke ile siyasi ilişkilerimizin düzelmesine bağlı olarak, ihracat konusunda gerekli çalışmalara başlanacaktır.

 

Pakistan’a ihracat konusunda 2015 yılında çalışmalar yürütmek ve bu ülkeye de ihracata başlamak hedeflenmektedir.

 

Sektör, dünya pazar durumunu da dikkate alarak ihracat konusunda büyük hedefler koymuştur.

 

Kanatlı eti ihracatının 2025 yılında 1,3 milyon ton ihracat ile 2 milyon doları geçmesi beklenmektedir.

 

Üretici cephesine bakacak olursak yetiştiricilikte ham madde -giderler vs konusunda neler yaşanıyor?

 

Piliç eti üretiminin en büyük ve en önemli girdisi yemdir. Piliç eti üretimindeki artış hedeflerine bağlı olarak önümüzdeki yıllarda karma yem üretimi de artacak, doğal olarak ihtiyaç duyulacak mısır ihtiyacı da yükselecektir. Bu durumda mevcut mısır üretimi yetmez duruma gelebilecektir.

 

Bu nedenle, mısır üretimindeki artışın önümüzdeki yıllarda da sürmesi gerekmektedir.

 

Türkiye’de soya fasulyesi üretiminin artırılması önemli bir zorunluluktur. Soya fasulyesi üretimi için ciddi destekler verilmektedir, ancak yeterli teşvik verilmesinin yanı sıra alım garantisinin verilmesi de önem arz etmektedir. Bu konuda en deneyimli kurum olan Toprak Mahsulleri Ofisi görevlendirilebilir. Üretilecek soya fasulyelerinin tamamını sektör satın alacağından, TMO’nun bu görevi üreticilere moral vermekten öteye gitmeyecektir.

 

Avrupa Birliği’nde, protein açığını kapatabilmek için yem amaçlı olarak ekimini teşvik ettikleri baklagiller buna güzel bir örnek teşkil edebilir.

 

Hammadde tedariğinde yaşanan olumsuzlukların yanında fiyatlarının da sürekli artış göstermesi piliç eti sektörünün en büyük darboğazıdır. Geçtiğimiz haftalardaki dolar kurundaki dalgalanma, dolara bağlı ithal girdilerimiz olduğu için oldukça olumsuz etkiledi. Maliyetlerimiz, özellikle yem maliyetleri çok anormal şekilde artıyor. Bunu ürettiğimiz ürün fiyatlarına yansıtamadığımız için de ciddi zararlarla karşılaşıyoruz. Fiyatların maliyetlerin üzerine çıkması, en azından maliyetler seviyesine çıkması gerekir. Küçülme olmayacak. Bu dönemleri bir şekilde aşmaya çalışacağız çünkü ülkemizde hayvansal protein açığı had safhada. Bu açığı karşılayabilecek alternatif de piliç etinden başkası değil.

 

 

Dünyada piyasanın en büyükleri kimler?

 

Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri piliç etinde en önemli iki ihracatçı ülke olma özelliklerini sürdürmektedirler. Bunları Avrupa Birliği izlemektedir. Türkiye ise her geçen yıl ihracatçı ülke olma özelliğine kavuşmaktadır.

 

Türkiye’nin dünya piliç eti ihracatındaki payı tüm olumlu gelişmelere ve hızlı artışa karşın ancak yüzde 3,4 seviyesine ulaşabilmiştir. Buna karşın, Türkiye 2014 yılında dünya piliç eti ticaretinde 5. sıraya yükselmiştir. Bu, sektör için son derece önemlidir. Türkiye olarak önümüzdeki yıllarda 3. sıraya yerleşmek hedefimizdir.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=75834

Yazan - May 31 2015. Kategori HAYVANCILIK, KÜMES HAYVANCILIĞI, MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |