Bi’Git İşine Ya!

ramazan-ne-zaman1-2016

 

Bİ’ GİT İŞİNE YA!

 

 

Üşengeçlikten öte başka bir sebebi olmayan gönüllü yazarlık kariyerimdeki kısa süreli ara için öncelikle yol gözleyenlere özrümü belirtir, daha henüz tanıştıklarıma; çok büyük bir sürpriz beklenmemesini temenni olarak sunar, alayınıza selâm ederim.

 

Başlık ilginç gelebilir fakat konumuz kuvvetle muhtemel ramazan ayını içerecek. Başlıktaki tepkiyi birçoğumuz farklı durumlarda verebiliriz. Sebep olan genel durum; söyleyecek söz bulamayınca baştan def etmektir. Derin konularda sarf ettiğinizde ise iç yağlarınızın buharlaştığını hissedeceğinizi düşünüyorum. Tecrübeyle sabittir deyip size güven vermek isterdim fakat göreceli görüşlerim sadece kendimi avutmaya yönelik olduğu içün sizler hayal kırıklığına ve buna mukabil “ee bu mu yani?” tepkisini dillendirmeye gark olabilirsiniz.

 

 

 

 

Bu yıl ki ramazan çok farklıydı. Şehirden şehire ramazan değişiyor düşüncesine bir yenisini daha ekleyecek olursak o da sanırım ortamdan ortama ramazan olur. Ramazan’ın bir başka yüzü ise sanal âlemde boy gösterdi ki “sosyal paylaşım sen neymişsin be aabi” demekten özümüzü alıkoyamadık. Teravih yolunu twitleyen gençler, salâvat aralarında durum güncelleyenler derken rengârenk bir sanal ramazanla birlikte yepyeni de şeyler gördük. Mesela farklı oruç, teravih alışkanlıkları bu rengin desenlerini oluştursa gerek. Bakın mesela bir kaç durum güncellemesi yahut twit doğaçlayalım;

 

 

 

Facebook sayesinde genel kültürümde yeni yeni civcirikler filizlendi. Kafanın eteğe geçmesi ve bunun kimi için marifet kimi için utanç verici bir şey olması hepsinden öte arz-ı endam olması açıklanması güç kavramlar. Bakın muhterem ablalar kesinlikle bir eleştiri değil sadece bazı şeyleri anlayamamak ve ilk defa karşılaşmaktan kaynaklanan bir afallama bu o kadar (savunma hakkı doğmasından oldum olası tırsarım).

 

Yaz aylarındaki tutulan oruç bizi kavurdu, doğru bundan sürekli yakındık. İnternette görüntüsü bile ferahlatan su fotoğrafları koyduk, yakarışımızı dile getirdik, entryler girdik, twittik de twittik olayın imtihan kısmı burası olsa gerek. İftar vakti gelince suya yüklenip güzelim ziyafetten mahrum kalan biz maymun iştahlı zavallı sanal âlem bebeleri, sadece yazdığımız bir kaç kelimeyle yaradan için yaptığımızla takipçilerimize artistlik yaptık.

 

 

 

 

Süper kullar olduğumuz için başkasının amelleriyle had safhada ilgilenmemiz icab ediyor öyle değil mi? Mesela ramazanda oruç tutmayan kişiler üzerine bakış açımız gibisi yoktur. Görevimizi dörtdörtlük yerine getiren biz hiper kullar başkasının tutmadığı orucu çok güzel konuşabiliyoruz. Yolda yürürken lokantada yemek yiyenleri görüp de ateş püsküren yine sanal ortamda arz-ı endam suretiyle “Ulan bari gözümüzün önünde yemeyin!” şemailinde tepkiler gösteren süper kullara bir kaç diyeceğim var. Ramazanı sağ salim helak olmadan geçirdik diyelim. Dışarı davet kokularını saçan bir lokantanın camekânının dibine oturduk. Dumanı tepesinde iks larc mönümüz önümüze geldiği vakit dışarıdan bizi gören karnı aç gariban: “Ulan bari gözümüzün önünde yemeyin!” dediği vakit nereye haykıracak? Facebookuna mı? Twitter hesabına mı? Haftalık güncellediği bloguna mı?

 

Hepsi bir yana ramazanın yüzünü güzelleştirmenin yanında değiştirmeye çırpınan en büyük sektör de bizim haykırdığımız yerden besleniyor artık. Televizyon sektörü. Hoş ramazan programların yanında gerzek tv reklamları ve dizilerinde iftarın ezan okununca değil de top patlayınca olduğunun diretilmesi rezaletten öte değil. Top erken patladığı için iftarını erken yapan bir insan doğaçlamaya çalışan, sözde komiklik yapan, ezanın varlığını olabildiğine gizleyen senaristler, her sene ortalığı karıştıracağı aşikar adamlarla program yapan programcılar ramazanın huzurunu kaçıramayacaksınız.

 

Ramazanın aç kalmaktan, sadece mükellef sofraları beklemekten öte bir şey olmadığını gösteren, iftarın ezan okununca değil de top patladığında yahut cami ışıkları yandığında olduğunu dayatmaya çalışan iğrenç zihniyet…

Bİ GİT İŞİNE YA..!

 

 

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=100412

Yazan - Tem 24 2016. Kategori Vet.Hek. Mustafa ÇETİNKAYA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |