Bir Anayasa da Sokak Hayvanlarımıza İstiyoruz


4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü basın açıklaması

BİR ANAYASA DA SOKAK HAYVANLARIMIZA İSTİYORUZ

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ülkemizde yaşayan hayvanların özellikle de sahipsiz hayvanların anayasasıdır ve yıllardır yenilenmeyi beklemektedir.

Bu bekleyiş sürecinde yıllardır sahipsiz hayvan diye tanımladığımız sokakta yaşamaya mahkûm edilmiş hayvanlarımız ölmektedir. Onların anayasalarının onları koruyamadığı, kent nüfusunda yer almaları hakkını veremediği ilk çıktığından beri bellidir. Ancak ne yazık ki beklenen düzenlemeler halen yapılmamıştır.

Hayvanları Koruma Kanunu olması gerektiği gibi Çevre başlığı altında Çevre Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş ancak Çevre ve Orman Bakanlığı yapılanması ile birdenbire kendini Av ve Yaban Hayatı Daire Başkanlığı altında bulmuştur. Kanunda kent nüfusunun önemli bir parçası olarak tanımlanan sahipsiz hayvanlar Av ve Yaban Hayatının altında nasıl korunabilir diye soran yoktur? Amaç atalarımız tarafından evcilleştirilen hayvanları başıboş bırakıp yabanileştirmek ve “Artık sayılarına müdahale edilemiyor bunları da av hayvanı sayalım” diyerek av kotaları belirlemekse doğru yoldayız. Mevcut yeniden yapılanmalarla sahipsiz hayvanlarımızın gittiği yön ne yazık ki budur…

Atalarımız tarafından evcilleştirilerek bizlere emanet edilen hayvanlarımız için yapabileceğimizin en iyisi gerçekten bu mudur?

Son yayımlanan KHK ile Çevre ve Orman Bakanlığı ayrılmıştır. Orman ve Su İşleri Bakanlığı yapılanmasında hayvanların anayasası olan Hayvanları Koruma Kanununu etkin kılacak tek bir düzenleme yapılmamıştır. Yeniden yapılanmalarda ne yazık ki yıllardır düzenleme beklenen kanunla ilgili hiçbir iyileştirme gözükmemektedir. Orman ve Su İşleri Bakanlığının altında Doğa Koruma Başlığı düzenlenirken Hayvanları Koruma Kanununun uygulanmasında hiçbir sorun yaşanmıyor gibi aynı teşkilat yapısı korunmuştur.

Hayvanlarımızın anayasasını elinde kırık bir tokmak yerel yönetimlerin sırtındaki davulla yürütmek mümkün değildir. Konu canlıların yaşam hakkı boyutunda değerlendirilmeli ve dünyadaki örneklerinde olduğu gibi “Çevre ve halk sağlığı” başlığı altında ele alınmalıdır. Hayvanların en temel hakkı sağlıklı yaşam hakkıdır. Hayvan sağlığına hizmetin yanı sıra doğal dengenin temel taşlarından, insan ve hayvanlar arası ilişkilerin sağlıklı yürütülmesinde tüm dünyanın kabul ettiği tek ve etkin meslek grubu Veteriner Hekimliktir.

Görevli teşkilatın adı ne olursa olsun, Hayvanları Koruma Kanunu yenilenirken ceza hukukuna ilişkin düzenlemeler yapılmalıdır. Sahipsiz hayvan tanımı yeni kanunda kaldırılmalıdır. Hayvanların hayatlarının hiçbir döneminde terk edilmişliklerinin yasallaştırılması kabul edilemez. Hayvan haklarının anayasasında sahipli sahipsiz hayvan tanımı ile daha baştan ayrımcılığa izin verilmemelidir. Hayvanları Koruma Kanunu etkin olarak uygulanmalıdır. Kanun herkes tarafından bilinen, ciddiyetle gerekliliğine inanılan, bir sevgi meselesinden öte sorumluluk ve gereklilik meselesi olarak görülmelidir. Bu kapsamda;

Bütçe imkânları artırılmalı ve hayvanları koruma ile ilgili birimlerde çalışacak
yeterli sayıda Veteriner Hekim ve yardımcı personel kadroları ihdas edilmelidir. Tüm İl merkezlerinde İlçeleri de kapsayacak şekilde hizmet verecek ve her türlü teknik donanıma sahip “Sokak Hayvanları Kısırlaştırma ve Rehabilitasyon Merkezleri” kurulmalıdır.

•Ev ve süs hayvanlarının yetiştirme, bakım, eğitim ve ticaretinde halen mevcut
olan mevzuat düzenlemeleri aktif olarak uygulanmalı ve özellikle işaretleme, aşılama  ve kayıt tutma yükümlülükleri işlevsel kılınmalıdır.

•Yabani hayvanların sirk vb. yerlerde sergilenmesi kesinlikle yasaklanmalı ve
yine doğal yaşam alanlarından koparılmaması için gerekli yasal yaptırımlar etkin hale getirilmelidir.

•Deney hayvanları ile ilgili olarak Avrupa Birliğinin Eylül 2010 yılında ortaya
koyduğu düzenlemelerin zaman kaybetmeden ulusal yasalarımızla uyumu sağlanmalıdır.

•Hayvan nakilleri esnasında ve hayvan kesimlerinde acı, ızdırap ve yaralanmalara
neden olan durumları ortadan kaldıracak önlemler (Hayvan Refahı) süratle etkin hale getirilmelidir.

Sonuç olarak bir yandan et, süt, yumurta kaynağı olan öte yandan fedakârca ortaya koydukları dostluklarıyla yaşamlarımızın vazgeçilmezi olan hayvanların gezegenimizdeki öneminin belleklerimizdeki yerinin sorgulandığı ve çözüm yollarının arandığı çalışmalar zaman kaybetmeden yetkili kurumlarımızın öncelikli gündemi olmalıdır. Hayvanları Koruma Kanunu’nun hayvanlarımızın yaşam hakkını ve hayatını düzenleyen bir anayasa olduğu unutulmamalıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
AB Veteriner Hekim Platformu
web:www.abveteriner.org
 

 


Yazan - 3 Ekim 2011. Kategori KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK, HAYVANCILIK, SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x