Doğalgaz Santrallarının Çevresel Etkileri Paneli


 Şarköy Çevre ve Doğayı Koruma Derneği tarafından ilçemiz Kızılcaterzi köyünde kurul- ması planlanan Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali ile ilgili olarak Belediye Düğün Salo- nunda “Doğalgaz Santrallerinin Çevresel Etkileri” isimli bir Panel düzenlendi.

 

Şarköy Termik Santraline Hayır Platformunun da destek verdiği Panele Belediye Başkan Ve- kili Ali Bayraktar,  Belediye Başkan Yardımcısı Efrayim Galip, Şarköy Çevre ve Doğayı Koru- ma Derneği Başkanı Hakan Sadunoğlu, İl Genel ve Belediye Meclis üyeleri, Çorlu ve İstanbul Ergene İnsiyatifi üyeleri, Çevre ve Doğayı Koruma Derneği Yönetim Kurulu ve üyeleri ile kala- balık bir vatandaş topluluğu katıldı.

 

Panelde konuşmacı olarak ise Çevre Mühendisi Prof. Dr. Beyza Üstün ve Onkoloji Uzma- nı Prof. Dr. Yavuz Dizdar görev aldılar. Panele konuşmacı olarak katılacağı bildirilen Çiftçi- Sen Kurucu Genel Başkanı Abdullah Aysu rahatsızlığı nedeniyle panele katılamadı.

 

Sunuculuğunu Belediye Meclis Üyesi Dilek Al’ın yaptığı Panelde açılış konuşmasını yapan Şarköy Çevre ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Hakan Sadunoğlu “Herkesin yakından takip ettiği Kızılcaterzi köyü mevkiinde kurulması planlanan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santralinin çevreye etkilerini öğrenmek amacıyla çevre derneği olarak halkımızı bilgilendirmek üzere birbirinden değerli konuklarımızı misafir ediyoruz. Bizleri kırmadıkları için ve de- ğerli zamanlarını bizlere ayırdıkları için kendilerine teşekkür ediyorum. Çevre derneği olarak bu panelin Şarköy için çok büyük bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Şarköy, tarım ve turizm potansiyeli olan önemli bir yerleşim alanı. Astım hastalarına ilaç olarak tavsiye edilen temiz bir havaya sahip. Temiz bir denizi ve doğası ile mavi bayraklı plajları ile turizm mevsiminde yaklaşık 150 bin kişiye ev sahipliği yapmaktadır. Kurulması planlanan bu santralin bölgemi- ze yarardan çok zararlı olduğunu biliyoruz. Dernek olarak bu santralin kurulmaması için giri- şimlerimiz oldu. Hazırladığımız raporları yetkililere sunduk.Hatta İl Genel Meclisinde Sant- ralin kurulmasına hayır kararı alındı. Bu karardan dolayı yetkililere teşekkür ediyorum. Be- lediyemizin ve İl Genel Meclisinin aldığı hayır kararları çerçevesinde Santralin kurulmasına iptal davası açtık. Ve başlattığımız imza kampanyasında 13 bin imza topladık. Bu sorunun çözümü için dernek olarak hepinizden maddi manevi destek bekliyoruz.” dedi.

 

Daha sonra mikrofona gelen ve Panele konuşmacı olarak katılan Çevre Mühendisi Prof Dr. Beyza Üstün “Bizleri bu panele davet eden değerli arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.” dedi.

 

Bu senaryonun seneler önce planlandığını ifade eden Üstün “70’li yıllardan sonra sanayinin güçlüce ayağa kalktığı dönemlerde planladılar bu politikayı. 90’lı yıllarda da dünyanın her yerine anons ettiler. Sürdürülebilir kalkınma dediler, çevrelerin ve toplumun kalkınmanın eşdeğer olacağı iddiasında bulundular. Bunun sonucunu Ergene bizzat yaşadı. Bölgedeki sanayiciler konuçlanırken sizler hiç düşünebiliyormuydunuz acaba Ergene ve çevresinin, ha- vanın bu kadar kirleneceğini aklınız alıyormuydu. Sanayi içinde yaşayanlar umut veren arkadaşlarımız aldıkları paranın karşısında sağlıklarının ne kadar bozulacağını biliyorlar mıydı? Bilselerdi çocuklarının yüzüne bakabilirlermiydi. Buraya lütfen yapmayın demezler miydi zamanında ama bilmiyorlardı. Çünkü dendiki hiç tehlikesi yok bunların, aynen şimdi Kızılcaterzi santralini yaparken söyledikleri gibi. Burayı hiç kirletmiyeceğiz, biz aslında çevre dostuyuz, bunlara ihtiyacımız var, onun için yapıyoruz dediler. Kimin ihtiyacı vardı, bizlerin değil herhalde. Kanserle boğuşan Trakyanın değil herhalde. Sanmayınız ki sadece burası bunu yapıyor. Medyanın yazmadığı Anadolunun her köşesindeki derelerdeki alanlara sahip o- lan şirketler halkla çatışmak zorunda kalıyor, o vadiye girmek için 49 yıllığına dereleri satın aldılar. Trakya’nın almadılar, çünkü daha önceden kirletilmişti. Trakyanın her vadisinde on- larca termik santral yapıyorlar, sanmayın sadece burası. Tüm Anadoluda tarım ve doğa, or- manlar, yaşayan tüm canlılar hiç umurlarında değil. Çok büyük şirketler bunlar, şirketlerin kimisi Türk kimisi yabancı. Enerjiye ihtiyacımız vardı şimdi artık sorunu çözeceğiz diye biz- leri aldatıyorlar. Sizlere İstihdam sağlayacağız diyorlar ama  sözleşmelerine baktığımızda in- şaatlarda buradaki kişileri çalıştıracakları görülüyor. Taş taşıtacaklar, nakliyat yaptıracaklar, inşaatın bitimine kadar asgari ücretle bu yörenin insanını çalıştıracaklar. Öylesine gözlerini para bürümüş ki kime ne olacağı hiç önemli değil. Termik, hidro elektrik, nükleer santraller tek başlarına değiller. Şirketler enerji elde edecek enerji olarak satacaklar. Suysa ellerindeki su- yu satacaklar bu topraklar kullanıldıktan sonra. Bu topraklarda kendileri endüstriyel tarım yapacak, elde edecekleri ürünleri satacaklar, bunlar öngörülmüş falan değil. Kendileri açık- lamışlar bunu. Türkiye Avrupa Birliği Ofisi ‘Neden Türkiye’ diye bir belge açıklamış. O belgede diyorlar ki Türkiye’de doğalgaz, termik santral, nükleer santral,  hidro elektrik santral- lerden enerji üretecekler. Avrupanın içlerine, Afrikanın kuzeyine kadar her yere dağıtacak- lar buna sevindiler. Aynı amaç su için de geçerli, kimin parası varsa, bu bir devlet olabilir bir sanayi olabilir. Suyu da satacaklar, hatta hiç inkar etmiyorlar uygulamayı başlatmışlar. Ma- navgat’ın suyunu satmak için Lübnanla anlaşmış durumdalar. Bu işi devlet ve şirketler bu işi birlikte düzenliyor, bizlere ise acil enerji ihtiyacımız var, çevreyi hiç kirletmeyeceğiz, zarar vermeyeceğiz, bu en ileri tekniktir diyerek bizleri aldatıyorlar. Aynı Kızılcaterzi köyünde kurulmasını planladıkları santral için söyledikleri gibi diğer yerlerde de aynı şeyi söyleyerek milleti kandırıyorlar. Oysa Doğalgaz yetmezse santrali başka yakıta çevirecekler. Kıyıyı seç- melerinin nedeni soğutma suyuna olan ihtiyacı denizden karşılamak. Çok büyük miktarda su- ya ihtiyaçları var bu suyu yer altından almayı tercih ederler çünkü bu su en temiz sudur yet- mezse barajlardan, göletlerden yada denizden alacaklar, bu miktar saatte 70 bin ton sudur. Denizden alacaklarsa bunu tuzdan arındırmaları gerekir, bu suyun % 20-30’unu kullanıp bu tuzlu suyu tekrar denize deşarj ederler. Tabi bu kadar tuzlu suda denizdeki canlılar yaşaya- maz, ölürler. Bizler buraya santral yapılmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için dayanışmadan başka çaremiz yok, tek başına hiçbirşey yapamayız” dedi.

 

Üstün konuşmasının devamında Şarköy’e kurulması düşünülen santralin çevreye ve in- sanlara olacak zararlarını örnekleriyle anlattı.

 

Ardından Mikrofona gelen Onkoloji Uzmanı Prof. Doktor Yavuz Dizdar kurulacak Santra- lin insan sağlığına vereceği zararlar hakkında bilgiler verdi. Birlik ve beraberlik sayesinde bu kötü gidişin durdurulabileceğini kaydetti.

 


Yazan - 19 Temmuz 2012. Kategori ETKİNLİKLER, YENİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x