Domuz atıkları ile beslenen hayvandan kurban olur mu?


DOMUZ ATIKLARI İLE BESLENEN HAYVANLAR KURBAN OLUR MU?

 Erkan Konuralp

Hatırlanacağı üzere son günlerin helal sertifikalı ürünler listesine bir de kurban eklendi. Birçok market verdikleri ilanlarla helal sertifikalı kurban satışları yaptıkların beyan ederek dikkatleri üzerlerine çekiyorlar.

Bunun son örneğini Kim Marketleri yetkilileri verdi.Zincirin Genel Müdürü kurbanlıkların tamamının sıkı denetlenen kurumlardan alındığını söyleyerek şu bilgileri aktardı:KİM Marketler Zinciri Genel Müdürü Hamit Akçay, “Kurbanlıkların tamamı GİMDES tarafından sıkı denetlenen kurumlardan alındı” dedi.

KİM Marketler Zinciri Genel Müdürü Hamit Akçay, yazılı açıklamasında, helal sertifikası vermede yetkili kurumların başında gelen GİMDES ile aylar öncesinden görüşmeler yaptıklarını, gerekli denetimlerin ardından “Helal sertifikalı kurbanlık” satışına başladıklarını belirtti.Vatandaşın hiçbir şüpheye düşmeden, dini kurallara uygun olarak kurbanlıklarını alabileceğini kaydeden Akçay, şu bilgileri verdi.“Vatandaş pazardan aldığı kurbanın neyle beslendiğini, hangi şartlarda kesildiğini, dini kurallara uyulup uyulmadığını bilmek istiyor. Kafalardaki soru işaretlerine son vermek için helal sertifikası almaya karar verdik. Büyük ve küçükbaş olmak üzere şu an 800 kurbanlık hayvanımız var. Yoğun ilgi nedeniyle 200 yeni büyükbaş siparişi daha verdik. Kurbanlıkların tamamı GİMDES tarafından sıkı denetlenen kurumlardan alındı.

ET BALIK KURUMU’NUN İTHAL ETTİĞİ HAYVANLAR HELAL Mİ?

Bu bilgiler ışığında haber merkezimiz, GİMDES yetkililerini arayarak yurtdışından Et Balık Kurumu tarafından ithal edilerek tüketicilere sunulan hayvanların beslenmeleri ile ilgili ilginç sorular yöneltti.Yurtdışında beslenen hayvanların tümünün (İslam ülkeleri hariç) domuz atıkları ile harmanlanmış yemleri yedikleri biliniyor.Bu hayvanlar domuz et-kemik unu,domuz kanı ile beslendikleri için İslam kurallarına göre “Haram” olmaları gerekmiyor mu?

KESİMDEN ÖNCE VÜCUTLARININ TEMİZLENMESİ GEREK

Haber merkezimizin bu sorusuna Helal Ürün sertifikası veren GİMDES’in yetkililerinden Hayrettin İşbilir cevap verdi.

Hayrettin İşbilir bu durumun kendileri tarafındandan da bilindiğini söyleyerek “İslam Fıkıhına göre,domuz ürünleri ile beslenen büyükbaş hayvanların 20 gün helal ürün verilerek vücutlarının temizlenmesi gerekmektedir.Bu işlemden geçip, 20 gün sonunda kesim yapılabilir.Bu tavuklarda da 3 gündür.Yani sokakta yetişen bir tavuk 3 gün kapatılarak helal ürün ile beslenirse sorun kalmaz.Helal olur “ dedi.

HELAL SERTİFİKASINA NE GEREK VAR O ZAMAN

Domuz atıkları ile beslenen büyükbaş  hayvanların 20 süre ile helal ürün ile beslenmesi neticesinde İslami şartlara uygun olması akıllara bazı soruları da getiriyor.Bu soruların başında da her kesilecek ithal büyükbaş hayvanın başına bir helal ürün belgesi veren yetkili kuruluşun temsilcisinimi yerleştireceğiz.Veya bu işlemin yapıldığını nasıl kesin olarak tesbit edeceğizBu sorular tüm müslümün kardeşlerimizin aklına gelebilecek sorular.

Yoksa arife günü satın aldığımız ithal büyükbaş hayvanı günlerce helal besin ile bakarak,bayramdan 20 gün sonra kesmemiz gerekecek.Öyle değil mi?

Bakalım Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda neler söyleyecek?

Merak ile bekliyoruz.Bekleyelim ve görelim…….

 HELAL GIDALARDAKİ EN BÜYÜK SORUN JELATİN VE ALKOL

Dünyadaki ilk helal sertifikası programını 1970´lerde Amerika´da kuran Hindistan asıllı Hussaini, helal gıda konusunda son yıllarda ciddi mesafeler alındığını ancak hâlâ Müslümanlar arasında gerekli hassasiyetin gösterilmediğini belirtti.

Mohammad Mazhar Hussaini, 1973 yılında Amerika´da gıda ve beslenme üzerine üniversite tahsili yapan ve gıdalar konusunda kendini geliştirmiş bir bilim adamı. Üniversiteyi bitirdiği yıllarda başta Amerika olmak üzere tüm Batı ülkelerinde Müslümanların gıda konusunda, özellikle de etler noktasında büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Hussaini, milyonlarca Müslüman´ı doyuran Batılıların o yıllarda hiçbir İslamî değeri gözetmediğini hatırlatıyor.

Uzun çabalar sonucunda Amerika´ya helal gıda kavramını kabul ettiren Hussaini, 36 yıldır helal gıda konusunda çalıştığını ve neredeyse tüm Müslüman ülkelerinde bu konuyla ilgili onlarca konferans verdiğini aktarıyor. Hussaini, helal gıda konusunda ilk önce bir kitap yazar.

Bu kitap Amerika´da olayın başlangıç noktası olur. Kitabın ilk nüshası 1976´da çıktığında Müslümanların zihninde ciddi soru işaretleri belirir. Kitapta birçok gıdanın helal olmayan yönleri eleştirilmiştir. Ancak kitapta gıdalar konusundaki tenkitlere mevcut çözüm yolları da sunulması insanları etkilemiştir.

Helal gıda konusuna girdiği ilk yıllarda pek fazla destekçi bulamayan hatta çevresindeki insanlarca eleştirilen bilim adamı, zamanla kabul görür ve birçok gıda şirketinin akıl hocalığını yapar. Hussaini, “Mevcut olanı eleştirmek kolay. Önemli olan çözüm üretebilmek, imkansız gibi görünen meselelere çıkış yolları getirmek.Ben gıda ürünlerinin helal daire içinde de tüketiciye sunulabileceğini şirketlerle paylaşıyorum.” diyerek İslamî beslenme kavramının Müslümanlar arasında yaygınlaşması gerektiğinin altını önemle çiziyor. 80´li yıllarda sertifika verme konusunda çalışmalarını yoğunlaştıran Hussaini, ilk önemli tepkiyi Yahudi gıda denetçisi Koşer´den görür.

Müslümanların, ehli kitabın kestiğini yiyebileceği şeklinde dünyada bilerek yayılmış bir kanaat oluşturulduğuna değinen Hussaini, “Batılılar gıda sektörüne Müslümanların bilerek girmesine engel oluyor. Örneğin diyorlar ki ´Müslümanların mezbaha kurmasına gerek yok. Biz bu işi sizin için yapıyoruz. Bizim kestiğimizi tüketin´ yaklaşımındalar. Böylece Müslüman üretici sayısı artmıyor.” şeklinde konuşuyor.

Helal sertifikası sayesinde Amerika´nın, Arap ülkelerine milyonlarca dolarlık et ihraç ettiğine dikkat çeken Hussaini, konuyla ilgili şu noktalara temas ediyor: “Bizler onlara helal sertifika olayını ayrıntılarıyla sunduk. Gayet sıcak baktılar. Çünkü helal sektörü tüketecek ciddi bir pazar vardı karşılarında. Keşke bunu yapabilecek bir Müslüman ülke olsaydı.

 Şu an Amerika´da 300´ün üzerinde helal gıda üreten şirket var. Bu konuda ülkeniz daha hassas davranmalı. Bu büyük pastadan Amerika, Kanada, İngiltere devasa paylar alıyorlar. Müslüman alemine gıda satıyorlar. Bunu Türkiye neden yapmasın?”

 İlk sertifikaları etlerle ilgili vermeye başladıklarını anlatan Hussaini, Müslümanların en büyük sorunlarının başında jelatin ve alkol geldiğini ısrarla ifade ediyor. Gıdaların içine domuz jelatini katıldığını ve birçok yemeğin, tatlının ve içeceğin içinde alkolün kullanıldığını belirtiyor.

Ayrıca ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan katkı maddelerinin de sağlık açısından ilerleyen yıllarda sorunlar oluşturacağını ifade eden Hussaini, Amerika´nın helal gıdaya uymayan gıdaların sağlıksız olduğunu keşfetmiş durumda olduğunu, verdiği şu örnekle anlatıyor: “Son yıllarda Amerika´da organik tarım artmış durumda. Her şeyin katkısız ve doğal olanı aranıyor.


Yazan - 2 Kasım 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x