Apikoğlu’na sahip çıktılar

Sosyal medyada paylaş.

Ulusal Et Konseyi’nden yapılan açıklamada, Bakanlığın uyguladığı yöntem yüzünden üyelerinin sahtekarlarla aynı kategoriye konulduğu açıklandı.

Et sektörünün büyükleri, Apikoğlu’na sahip çıktı  

Son günlerin en çok tartışılan konusu gıda ürünlerinde taklit ve tağşiş tartışmalarına Ulusal Et Konseyi de müdahil oldu.

Bulaşma ile tağşişin birbirinden ayırt edilmesine vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:   “Ülkemizde insan sağlığı ve gıda güvenliğinin temin edilmesi amacıyla Bakanlığımız 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanun’unun 31. maddesinin 6. fıkrası uyarınca Bakanlığımız bünyesindeki laboratuarlarda yaptığı kontroller sonucunda taklit ve tağşiş yapıldığı kesinleşen firmalara ait bilgileri, kamuoyunun bilgisine sunmaktadır. Bakanlığın bu uygulamaları Konseyimiz tarafından da yerinde bulunmaktadır.   Sektörümüz yapısı itibarı ile üretimden tüketime kadar her aşamada gıda güvenliğini ön planda tutmaktadır. Bu nedenle özellikle insan sağlığını tehlikeye atan ve tüketiciyi yanıltan üretim yapan işletmelerin en ağır cezaya çarptırılması ve kamuoyuna açıklanması tüketicimiz kadar sektörümüz açısından da son derece önemlidir.   Alınacak önlem ve tedbirler dahilinde art niyetli üretim yapan firmaların üretimden çekilmesi orta vadede sektörümüze olan güveni artıracağı gibi sektörümüzü global ölçekte rekabet edebilir seviyeye getirecektir.   Kırmızı Et Sektöründe taklit ve tağşişin engellenmesi için, Konseyimiz 16 Haziran 2011 tarihli Yönetim Kurulu kararına binaen, Akademisyen ve Bakanlık görevlilerinin katılımı ile bir komisyon oluşturmuştur. Bu komisyonun çalışmalarının sonuçları 30 Eylül 2011 tarihinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’yla paylaşılmıştır.   Ülkemizde, et ürünlerinde taklit ve tağşişi tespit etmeye yönelik yapılan analizlerin çoğu miktar bazlı olmayıp var-yok tespiti şeklindedir. Bu durumda firmalar, Bakanlığın laboratuar analizleri sonucunda bahsedilen karışımlardan eser miktarda bulunması halinde bile tağşiş ile bulaşma konusunda ayrım yapılmadan, tağşiş yapar pozisyona düşebilmektedir.   Sektörümüzde bulunan ve büyük ölçekli üretim yapan şirketlerimizin bir kısmı tarafından tek türde ya da karışım ürünlerin aynı üretim alanında imal edildiği bilinmektedir. İnsan sağlığı açısından hiçbir sakıncası bulunmadığından, yasal mevzuatımızda bu ürünlerin aynı üretim yerlerinde üretilmesine bir engel bulunmamaktadır.   Yukarıda bahsedildiği üzere birçok sektörde olduğu gibi, Kırmızı Et sektörümüzde de insan sağlığını hiçe sayan kayıt dışı ve merdiven altı üretim nedeniyle kayıtlı çalışan firmaların yıkıcı haksız rekabete uğradığı bilinmektedir. Burada söz konusu olan siyahla beyazın, doğruyla yanlışın ayırt edilmesidir.   Amaç bulaşma ile tağşişin ayırt edilerek firmaların, sektörümüzün tüm paydaşlarına daha etkin hizmet verebilmesini sağlamak olmalıdır. Bu sayede insan sağlına uygun, güvenli üretim yapan firmalar haksız rekabetten korunacaktır. Ayrıca, kayıt dışı ve merdiven altı ile mücadelenin de daha etkin olarak sürdürülmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”/Rotahaber


Sosyal medyada paylaş.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=27183

Yazan - Nis 20 2012. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
İbrahim Tiryaki
Ziyaretçi

Firmalarımız bakanlık ve ilgili diğer kuruluşlardan çeşitli belgeler ve sertifikalar alarak kalite kriterlerini yerine getirdiklerini düşünmektedirler. Herhangi bir ürünün herhangi bir partisinin şu anda ne durumda ve nerede olduğuna cevap veremeyen yöntem ve sistemler ile çalışılmaktadır. İşini doğru yapan firmalar, şeffaf bir izlenebilirlik sistemine sahip olup, anında çok hızlı cevap verebilmeleri gerekmektedir. Sistemlerimiz bu duruma gelmediği müddetçe sıkıntılar yaşamamız normaldir. Bu sıkıntılarda maalesef sap ve samanda birbirine karışmaktadır.
Saygılarımla
İbrahim Tiryaki

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |