GDO’lu 9 mısır çeşidinden 3’üne onay..!

Sosyal medyada paylaş.

Biyogüvenlik Kurulu, kullanım için başvurusu yapılan 9 genetiği değiştirilmiş mısır çeşidinden 3’ü hakkında olumlu, 6’sı hakkında olumsuz karar verdi.

Biyogüvenlik Kurulu, ‘yem amaçlı” kullanım için başvurusu yapılan 9 genetiği değiştirilmiş mısır çeşidinden 3’ü hakkında olumlu, 6’sı hakkında olumsuz karar verdi.

Biyogüvenlik Kurulu’na Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Derneği İktisadi İşletmesi, Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği İktisadi İşletmesi (BESD-BİR) ve Yumurta Üreticileri Merkez Birliği tarafından yem amaçlı kullanım için başvurusu yapılan 9 mısır çeşidi ile ilgili değerlendirme süreci tamamlandı ve Kurul bu konuda kararını açıkladı.

Biyogüvenlik Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yardımcı, yaptığı açıklamada, Biyogüvenlik Kurulu’na genetiği değiştirilmiş organizmalarla ilgili (GDO) çeşitli başvurular yapıldığını belirtirken, Kurulun en son 3 soya ve 13 mısır çeşidiyle ilgili kararları bulunduğunu hatırlattı.

Son olarak da yem amaçlı kullanım için  9 mısır çeşidi ile ilgili yapılan başvuruların Biyogüvenlik Kurulu tarafından nihai sonuçlarının verildiğini anlatan Yardımcı, şunları kaydetti:   ”Bu 9 mısır çeşidi ile ilgili yapılan bilimsel komitelerimizin değerlendirmesi Şubat ayında kamuoyuna web üzerinden duyurulmuş ve 21 gün süreyle bu çeşitler ile ilgili yapılan bilimsel değerlendirmeler kamuoyuna açılmış ve bununla ilgili kamu dönüşleri alınmıştı.   Özellikle vurgulamak isterim mi bu başvurular gıda amaçlı değil yem amaçlı. Bu mısır çeşitleriyle ilgili değerlendirmelerde sadece Avrupa Birliği’nin, Dünya Sağlık Örgütü’nün, BM Gıda Teşkilatı gibi örgütlerin kararları değil, aynı zamanda bağımsız otoritelerin yapmış olduğu çalışmalar ve kamuda sık sık konuşulan ‘şöyle zararlı, böyle zararlı’ denilen bütün yayımlar, bütün çalışmaların hepsi incelenmek suretiyle yapılıyor.   Gerekirse laboratuvar deneme serbestisi de kullanılmak suretiyle bilimsel komitede görevli üniversitelerden, TÜBİTAK’tan ve serbest çalışanlardan oluşan heyetlerimizi yaklaşık bir yılı bulan bir çalışma sonucunda ki çok detaylı bir çalışma, bilimsel metinler hazırlayarak raporlar hazırladılar. Bunları kamuoyuyla Şubat ayında paylaştılar. Bilimsel komiteler bu raporlara göre 3 mısır çeşidi ile ilgili olumlu, 6 mısır çeşidi ile ilgili olumsuz raporlar vermişlerdi.”

Yardımcı, Kurulun 26 Mart 2012 tarihinde yem amaçlı 9 mısır çeşidine dönük bilimsel komitelerin hazırladığı raporları değerlendirmesi sonucu, 9 mısır çeşidinden 3’ü hakkında olumlu, 6’sı hakkında olumsuz karar verdiğini bildirdi.

Olumlu kararların Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere gönderildiğini belirten Yardımcı, Biyogüvenlik Kurulu’nun aldığı kararların uygulanmasının ilgili kurum ve kuruluşların yetkisinde olduğunu söyledi. Yardımcı, ”Kurul bu konuda kararını alıyor, bildiriyor bundan sonraki kısım uygulamayla ilgili yetki ve keyfiyet ilgili Bakanlık, kurum ve kuruluşlara aittir. İthalat kararını Biyogüvenlik Kurulu almıyor,kurul bilimsel değerlendirmeyi alıp görüşünü bildiriyor” diye konuştu.

”Bu 9 mısır çeşidi AB’de hem insan gıdası hem yem olarak kullanılıyor”   Başvurusu yapılan 9 mısır çeşidinin Avrupa Birliği’nde hem insan gıdası ve hem hayvan yemi olarak kullanıldığına dikkati çeken Yardımcı, ”Türkiye’de GDO’ların üretimi yapılması yasaktır, yani tarımının yapılması, tohumunun getirilmesi yasaktır” dedi.   Biyogüvenlik Kurulu’nun bağımsız bir kurul olduğuna işaret eden Yardımcı, şöyle devam etti:   ”Kamuda konuşulan, televizyonlarda medyadaki tüm değerlendirmeler Türkiye’nin bilim insanları tarafından çok dikkatle değerlendiriliyor. Çok dikkat ediyoruz. İnsan tıbbi alanında, moleküler biyolog, ziraat mühendisi veteriner hekim, kimyager, botanikçi gibi uzman havuzumuzda yaklaşık 205 kişi var.   Bunlardan oluşturduğumuz 11’er kişilik komiteler tarafından değerlendiriliyor. Yaklaşık bir yıla yakın kamunun merak ettiği, endişe ettiği konular tek tek inceleniyor. Nitekim 6 mısır çeşidi ile ilgili birtakım eksikliklerden dolayı, nedir örneğin antibiyotikli dirençlik geni ya da yeterli bir değerlendirme süreci geçirmemiş olması, hayvan denemelerinin yeterli olmaması gibi çeşitli nedenlerle zaten raporlar sunulduğunda kamuoyuna bildirildiğinde, olumsuz olarak bildirilmişti. Biyogüvenlik Kurulu da bilimsel değerlendirme sonuçlarını dikkate almak suretiyle bu paralelde karar verdi.”

Kamuoyunun kafasına takılan bir sorun varsa, ciddi bir konuda ileri hassasiyet göstermek suretiyle değerlendirme yaptıklarını vurgulayan Yardımcı, ”Kamuoyunun hassasiyetini de biliyoruz, bilimi ön planda tutmak suretiyle değerlendirme yapıyoruz. Bu işi çok sıkı tutan bir sistem var, kamunun bu konuda çok rahat olması ve güvenmesi gerekiyor” diye konuştu.

Gıda ve yakıt amaçlı da  başvuru yapıldı   Kurula,  gıda amaçlı başvuruların da bulunduğunu belirten Yardımcı, bunlarla ilgili henüz hiç bir sonucun olmadığını söyledi.   Bu çerçevede, 3 soya, 21 mısır, 3 kolza, 1 şeker pancarı ve 1 patates çeşidiyle ilgili bilimsel komiteler tarafından yapılan çalışmaların devam ettiğini anlatan Yardımcı, yem amaçlı da 3 kolza, 1 şeker pancarı çeşidi ile biyoetanol (yakıt) amaçlı 22 mısır çeşidiyle ilgili de başvuruların sonuçlarının beklendiğini ifade etti.   Bu sonuçlar geldikçe bunları kamuoyuyla paylaştıklarını ifade eden Yardımcı, bu konuda şeffaflığa çok dikkat ettiklerini sözlerine ekledi.

GREENPEACE AÇIKLAMASI

GDO başvurularına red kararı

Biyogüvenlik Kurulu GDO’lu 9 mısır başvurusu hakkında kararını verdi. 6 GDO’lumısır çeşidi kurul tarafından riskli bulunarak reddedildi.

Greenpeace Akdeniz yem amaçlı kullanılmak üzerebaşvurusu yapılan 6 GDO’lu mısır çeşidinin Biyogüvenlik Kuruluncareddedilmesini çok yerinde bir karar olarak değerlendiriyor. Ancak riskleri bilimselraporlarla kanıtlanmış olan genetiği değiştirilmiş çeşitlerin tamamınınreddedilmesi gerektiğini savunuyor.

Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık Nejat Dinç: “Genetiğideğiştirilmiş 6 mısır çeşidinin reddedilmesi Biyogüvenlik Kurulu’nun GDOçeşitleriyle ilgili bilimsel raporlardaki riskleri dikkate aldığının ve buyönde ihtiyatlılık ilkesini hayata geçirmeye başladığının bir göstergesi. AB’de izin verilmiş 6 genetiği değiştirilmiş mısır çeşidine Türkiye’de izin verilmemesi son derece olumlu bir gelişme. Ancak Greenpeace olarak başta MON810 çeşidi olmak üzere 9 mısırın hiçbirine izinçıkmamasını bekliyorduk. Bu anlamda alınan kararı olumlu ama eksik olarakdeğerlendiriyoruz. Öte yandan, Biyogüvenlik Kurulu’nun sosyo ekonomikdeğerlendirme komite raporlarında önerildiği gibi, tüketicilerin tercihhaklarının ihlal edilmemesi adına söz konusu GDO’lu yemlerle beslenenhayvanlardan elde edilen et, süt, yumurta ve peynir gibi gıdaların acilenetiketlenmesi gerekmektedir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Mehdi Eker bu konuda cesurbir adım atmış ve geçtiğimiz hafta GDO’lu yemlerle beslenmiş hayvanlardan eldeedilen ürünlerin GDO etiketi taşıyacağı müjdesini vermişti. Şimdi biz bumüjdenin bir an önce yasalaşmasını bekliyoruz” dedi.

Sırada bekleyen gıda amaçlı GDO’ların bulunduğunu da hatırlatan Dinç,“Sevinerek görüyoruz ki gerekBakan Eker gerekse BiyogüvenlikKurulu, GDO’lar konusunda varolanve gitgide artan hassasiyeti dikkate almaya başlamış durumdalar. Ancak şu andadoğrudan insan gıdasında  kullanılmak üzere izinbekleyen 29 ayrı GDO’ya dair başvuru var. Bakan Eker’den, kamu ve çevre sağlığıadına bu başvuruların ivedilikle geri çekilmesi yönünde adım atmasınıbekliyoruz” dedi.

Ülkemizin insanını, hayvan yetiştiricilerini, hayvanlarını vebiyoçeşitliliğini GDO tehlikesinden korumak adına mücadele eden Greenpeace,çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecek. Greenpeace Akdeniz’in GDOkarşıtı kampanyası yemezler.org’uziyaret eden 250 bin kişi imza attı. Dileyenler yemezler.org sayfas ını ziyaret ederek  bir imza  ile, GDO karşıtı mücadele ye destekverebiliyor.

 

 


Sosyal medyada paylaş.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=27156

Yazan - Nis 20 2012. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |