Hastalık Etkenlerinin İşletmelerden Uzak Tutulması


Untitled-1 copy

 

 

 

HASTALIK ETKENLERİNİN İŞLETMELERDEN UZAK TUTULMASI

 

Prof. Dr. F. Tahir Aksoy

ftaksoy@yahoo.com

 

Modern bir tavukçuluk işletmesinde herhangi bir bulaşıcı kanatlı hastalığı bulunmamalıdır. Bu konuda alınacak önlemlerin başında; hastalık etkenlerinin tavukçuluk işletmelerinden uzak tutulması gelir.

 

Bulaşıcı hastalıklar, yatay (Horizontal) ya da dikey (vertikal) olarak bulaşır. Hastalıkların yatay olarak bulaşması, hastalık etkenlerinin taşıyıcıları tarafından (rüzgâr, yaşlı tavuklar, insan, malzemeler, su, yem, fare, kuş vb.) etrafa dağıtılması ile olur. Hastalıkların dikey bulaşması ise, bazı hastalıkların, hasta analardan yumurta yolu ile yavrulara geçmesidir. Salmonella grubu bakteriler, mycoplasmalar, bazı kalıtsal kusur ve hastalıklar bu yoldan da taşınırlar

 

Hastalıkların sağlıklı sürülere yatay ya da dikey yollardan bulaşmasını önlemek için bazı önlemler almak gerekir. Söz konusu önlemler, bir tavukçuluk işletmesinin planlanmasından başlayarak her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. İşletmelerin, temiz bölgelere kurulması, ayrı yaş gruplarının ayrı kümes ve çiftliklerde barındırılması, kuluçkahane, kesimhane, yem fabrikası,  kümes gibi ünitelerin birbirinden uzak ve ayrı yerlere kurulması gibi önlemler işletme planlanırken düşünülmelidir.

 

Kümeslerin ve kuluçkahanenin bulunduğu arazi tel örgü ile çevrilmiş olmalı, çevreye giriş ve çıkışlar kontrol edilmelidir. Kümes görevlileri kümes içerisinde, işçi tulumu, şapka ve çizme giymelidir. Bu tulum, şapka ve çizmeler kümes dışına çıkarılmamalıdır. Değişik insanların girip çıktığı büro, ofis, ev gibi binalar ile kuluçkahane, yem fabrikası ve kümesler ayrı bölümler olarak düşünülmelidir. Her kümeste aynı yaş grubundan hayvanlar bulundurulmalı, değişik kümesler biri birinden uzakta, kuluçkahane ve tavuk kesimhaneleri tüm kümeslerden ayrı ve tek başına üniteler olarak planlanmalıdır.

 

Kümese arada sırada gelmesi gerekli olan servis elemanları veya teknisyenlerin de kümes içerisinde çizme ve tulum giyerek girmeleri gerekir. Bu ihtiyaç için kullanılmak üzere bir miktar temiz işçi tulumu ve çizme, çiftlik dahilinde hazır bulundurulmalıdır. Söz konusu elemanların kümeslerde

 

Kümes girişlerinde çizmelerin dezenfeksiyonu için gerekli imkan sağlanmalıdır (Şekil 53).

 

Kümes pencere ve hava bacakları kuş, fare ve benzeri zararlıların girmesini önlemek üzere tel örgü ile kaplanmış olmalıdır. Kümes içinde fare yolları devamlı olarak araştırılmalı ve tıkanmalıdır.

 

Sinek, kuş ve fare savaşı, sağlık koruma ile ilgili çok önemli bir husustur. Sineklerin özelikle yaz aylarında işletmeler içinde ve çevresinde hızla çoğalması bazı sorunlar yaratabilir. Binaların çevresinin ve içinin temiz tutulması sineklerin üremesine karşı etkili bir önlemdir. Özellikle sineklerin çoğalmasına yardımcı olan tavuk gübresi yığınları, çöplükler, kuluçkahane ve kesimhane artıkları binaların çevresinde bulundurulmamalıdır. Kümes duvarları, pencere kenarları, tavanlar ve koridorlara, çöplüklere zaman zaman sinek öldürücü ilaç püskürtülmesi gereklidir. Bu amaçla kullanılan birçok sinek öldürücü ilaç vardır.

 

Kuşlar da çeşitli hastalıklar için portör (taşıyıcı) olmaları bakımından kümes çevresinde ve içinde bulundurulmaması gereken canlılardır. Serçe, karga, saksağan, güvercin, baykuş ve benzeri kuşların kümes içine girmesini önlemek amacı ile kümes pencereleri ve hava bacaları tel örgü kafesler ile kapatılmış olmalıdır. Kümesler yakınında kuşların toplanmasına yardımcı olacak meyve ağaçlarının bulundurulması çok sakıncalıdır. Çevrede çok sayıda kuş birikmesi halinde, bunların avlanması veya korkutulup kaçırılmaları bir önlem olarak düşünülebilir.

 

Fare, sıçan, gelincik ve benzeri küçük kemiriciler de çok zararlı hayvanlardır. Özellikle fare ve sıçanlar bir gün içinde çok değişik yerlere gidip gelmeleri ile değişik çiftlikler, kümesler, yem depoları, su ve pislik kanalları arasında hastalık etkenlerini etrafı hızlı bir şekilde bulaştırırlar. Fare ve sıçanlar özellikle salmonella grubu bakteriler için taşıyıcı olabilirler. Bu hayvanlar kümes içinde ve çevrede bulunan boş binalar, depo, ambar ve benzeri yapılar içinde yuvalanır, çeşitli yollardan çevreye yayılırlar. Çok zeki olan bu hayvanlar her zaman göz önüne çıkmazlar. Çevrede yalnız pislikleri görülür. Ayrıca yem çuvallarına, duvar kenarlarına, çatı ve duvar aralarına açtıkları delikler ve cam yünü, kumaş ve kâğıt malzemeleri kesip parçalamaları ile çevrede var oldukları anlaşılır. Sayılarının çok artması ile artık ayakaltında dolaşmaya da başlarlar. Gözle görülen fare sayısının kırk veya elli misli sayıda farenin kümes içinde ve çevresinde var olduğu tahmin edilmelidir.

 

Hastalık taşımaları ve etrafı tahrip etmelerinin yanında fare ve sıçanların bir diğer zararları da yemleri tüketmeleri ve etrafa saçmalarıdır. Bir fare yılda bir buçuk kilo kadar yem tüketir. Sıçanlar büyüklüklerine göre çok daha fazla yem sarf ederler.

 

Fare ve sıçanlar yılda dört veya beş defa ve her seferinde 5-6 yavru olmak üzere doğum yaparlar. Bir yavru fare 30 günlük yaşa geldiği zaman gebe kalabilir ve gebelik süresi 20 gündür. Üreme, iyi beslenme şartları altında çok muntazam bir şekilde olur. Özellikle civciv, piliç ve tavuk yemleri aynı zamanda fare için de dengeli bir besin kaynağıdır.

 

Fare ve sıçanlar önlem alınması ile kümesler ve çevresinde kolayca yok edilebilir. Alınan önlemler devamlı olmalıdır. Mücadele bırakıldığı zaman fare ve sıçanların tekrar ve hızlı bir şekilde çoğaldıkları unutulmamalıdır. Fare mücadelesi, kümes içindeki fare yollarının kapatılması, delikler, duvar ve tavan kenarlarındaki açıklık ve çatlakların kapatılıp tamir edilmesi ile başlatılmalıdır. Çevrede bulunan, kullanılmayan boş veya eski malzemelerle dolu eski depo, ambar, ardiye ve benzeri binalar yıktırılmalı ve boşaltılıp temizlenmelidir. Farelerin öldürülmesi; en kolay ve güvenli olarak onların gezindikleri yerlere zehirli yemlerin devamlı olarak konması ile yapılır. Bu amaçla, kullanılmak üzere warfarin ihtiva eden ilaçlarla hazırlanmış zehirli buğdaylar piyasada satılmaktadır. Bu zehirler fare ve sıçanların iç kanamalar ile yemi aldıktan birkaç saat sonra ölmelerine yol açar. Ölümler hemen olmadığı için yeni fareler arkadaşlarının neden öldüğünü anlayamaz ve zehirli yem yemeye devam ederler. Zehirli yemler, içerisine birazcık toz şeker de karıştırılarak, devamlı olarak; kümes, yem depoları, kuluçkahane, kesimhane, yem fabrikası gibi yerlerde bulundurulmalıdır. Bu yemler fare ve sıçanlar tarafından yenildikçe yenisi ilave edilmelidir

 

Zehirli yemler kapalı kutular içerisinde verilmelidir. Bu kutuların iki tarafında yalnız fare ve sıçanların girip çıkabilecekleri delikler bulunmalıdır. Böylece zehirli yemlerin tavuklar tarafından yenmesi veya ziyan olması önlenmiş olacaktır. Fareler  koku alma duyuları güçlü hayvanlardır. Zehirli yemlerin ve kutuların insanlar tarafından fazla ellenmesi halinde bu yiyeceklerden uzaklaşabilirler. Zehirli yemleri kaşıkla koymak ve kutuları daima bir bez ile tutmak uygun olur.

 

Gelincikler de bazen kümeslere zarar verirler. Bu kemiriciler fareleri yakalayıp yerler. Fakat civcivlere ve küçük piliçlere de saldırırlar ve onların korkup köşelere yığılma yaparak büyük sayılarda ölmelerine neden olabilirler. Hastalık etkenlerini taşıma olasılığı yüzünden de gelinciklerin kümesler içinde bulunması istenmez.

Gelinciklerle mücadele, onların kümesler civarına gelmesine yardımcı olan küçük civciv ölülerini civarda açık olarak bırakmamak, gelinciklerin kümeslere girebilecekleri tüm yolları tıkamak şeklindedir. Kümes çatıları içine veya çevreye yerleşen gelincikler küçük saçma atan havalı sessiz tüfeklerle avlanabilir.

 

Yaygın hastalık tehlikesinin olduğu bölgelerde, rüzgârla taşınan hastalık etkenleri ve tozlara karşı en iyi önlem, havanın özel bir sistemle filtre edildikten sonra kümes içine verilmesidir. Üstün nitelikli kıymetli damızlık sürülerin barındıkları veya aşı üretiminde kullanılan SPF yumurta elde edilen kümeslerde bu, gerekli bir sistemdir.

 

İşlek yolların veya yabancı kümeslerin yakın olduğu yönler. Uygun ağaçlandırma ile hava hareketlerine kapatılabilir. Özellikle kavak ağaçları rüzgâra karşı iyi bir engel teşkil edebilirler. Yan yana dikilen kavakların dal ve yaprakları yerden bir buçuk iki metre yükseklikten başlayarak on beş metre yüksekliğe kadar bir perde gibi gelişebilir. Bu ağaçların diplerindeki açıklıklar ise boyu uzamayan bodur ağaçlar veya küçük çalılar dikilerek kapatılmalıdır.

 

Çevrede, salgın hastalık söylentilerinin olması, başıboş bahçe tavukçuluğunun bulunması, çiftlik yakınında başka çiftlik ya da yoğun insan yerleşim bölgelerinin bulunması halinde, yukarıda anlatılan önlemler artırılmalıdır. Uygun koşullar altında ise bu önlemlerin bazıları biraz hafifletilebilir□


Yazan - 21 Nisan 2015. Kategori MANŞET, KÜMES HAYVANCILIĞI, HAYVANCILIK, SAĞLIK, Prof. Dr. F. Tahir Aksoy. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x