III. Türk Veteriner Hekimliği Kurultayı İzleme Komitesi Toplantısı Raporu

III. TÜRK VETERİNER HEKİMLİĞİ KURULTAYI İZLEME KOMİTESİ TOPLANTISI

 

 III. Türk Veteriner Hekimliği Kurultay’ında “İzleme Kurulu” oluşturularak   “Kurultay Sonuç Raporlarındaki gelişmelerin izlenmesi kararı alınmıştı. Bu karar çerçevesinde oluşturulan İzleme Komitesi 19.07.2012 tarihinde saat 10.00 da Merkez Konseyi toplantı salonunda Merkez Konseyi Başkanı Dr. Mehmet ALKAN başkanlığında kurul üyeleri Prof. Dr. Ender YARSAN, Prof. Dr. Necmettin TEKİN, Prof. Dr. Şinasi UMUR, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından Bakanlık Müşaviri Beytullah OKAY Veteriner Hekimler Deneğinden Yalçın KÖKSAL, Ankara Büyük Şehir Belediyesinden Abdullah KÖSE, serbest veteriner hekim İsmet ÇOLAKEL’in katılımıyla, (Prof. Dr. Aşkın YAŞAR’ın da raporla katkı sunduğu) yapılan toplantıda; Kurultay Sonuç Bildirgesinde yer alan konularla ilgili bu güne kadar yaşanan gelişmeler aşağıdaki şekilde değerlendirmiş ve toplantı sonuçlarının tüm ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılması kararlaştırılmıştır.

 

1) Türkiye’de ülke nüfusu ve hayvan varlığı göz önünde alınmadan ihtiyacından fazla veteriner fakültesi açılmış ve veteriner fakültesi sayısı bugün 21’e ulaşmıştır. Bu nedenle yeni fakülte açılmamalı, veteriner fakültelerinde ve sağlık bilimleri enstitülerinde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim, çağdaş ölçütler ve yeni yönelimler dikkate alınarak düzenlenmelidir. 

 

Değerlendirme; meslek örgütlerimizin yoğun itirazlarına rağmen popülist yaklaşımlar nedeniyle veteriner fakültesi sayısı 24  e ulaşmıştır. Bununla birlikte ayrıca veteriner fakültesi öğrenci kontenjanları da arttırılmıştır. Bu gelişmeler öğretim üyesi eksikliğini, altyapı yetersizliklerini ve çok düşük puanlarla öğrenci alınmasını beraberinde getirerek eğitimde kalitenin düşmesine neden olmakta ve çağdaş normlarda eğitim verilmesine izin vermemektedir. Bununla birlikte az sayıda fakültemiz yönetimlerinin de kişisel gayretleri ile akreditasyon sürecinde önemli mesafeler kat etmişlerdir. Yine Veteriner Fakültesi Dekanlarının yılda iki defa bir araya gelerek sorunları ve gelişmeleri değerlendikleri toplantılar aynı gayretle yapılmaya devam etmektedir.

 

2) Veteriner hekimliği hizmetlerinin kalitesi açısından yaşamsal öneme sahip olan uzmanlık eğitimi yasal zemine oturtularak, en kısa zamanda yeniden başlatılmalıdır.

 

Değerlendirme; 2010 yılında Yönetmelik taslağı yayımlanmaya hazır hale getirilerek Sayın Bakana sunulmuştur. Sayın Bakanın bu yönetmeliğin yayımlanması talimatı vermesine rağmen bu güne kadar yayımlanmamıştır. Bunun üzerine geçen ay (Haziran 2012) taslak tekrar Sayın Bakana sunulmuştur. Uzmanlığın mesleğimiz açısından önemi nedeniyle bu işin ısrarlı bir şekilde takip edilmesi kararlaştırılmıştır.

 

3)  Veteriner hekimlerin mezuniyet sonrası sürekli eğitimleri yasal düzenlemeler ile zorunlu hale getirilmeli, sürekli eğitim TVHB koordinasyonunda, veteriner fakülteleri, diğer ilgili eğitim kurumları, Bakanlık ve meslek örgütleri tarafından verilmelidir. 

 

Muayenehane açarak serbest veteriner hekimlik yapacak veteriner hekimlerin bilgi, beceri ve meslek mevzuatı konularında belli bir mesleki tecrübe kazanmalarını sağlamak için 6 aydan az olmamak üzere bir staj dönemi geçirmeleri konusunda yasal düzenlemeler yapılmalıdır

 

Değerlendirme; Veteriner Hekim Muayenehane ve Poliklinik yönetmeliği ile Ev ve Süs Hayvanları Yönetmeliklerinde veteriner hekimler için bir eğitim zorunluluğu getirilmiştir. Eğitim konusundaki yaklaşım doğru bulunmuş, ancak bu eğitimlerin uygulamadaki şekli ile amacı karşılamadığı, bu nedenle bu yönetmeliklerle ilgili dernek ve bazı odalarımız tarafından dava açılmıştır. Mezuniyet sonrası eğitim konusunda daha kapsamlı bir uygulama gerektiği veteriner hekimlerin aldıkları hizmet içi eğitimlerin kredilendirilmesi ve serbest hekimlerin muayenehane açmadan önce uzun süreli bir staj dönemi geçirmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak bunun için de yasal değişiklik gerekmektedir.

 

4) Türk Veteriner Hekimleri olarak, Cumhuriyetimizin 100. yılında, 2023 vizyonu olan “Dünyanın En Saygın Mesleği Olmak” hedefini gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar en önemli ve öncelikli mesleki politikamız olmalıdır.

 

Değerlendirme; Kamuoyunda bu algıyı oluşturmak meslek mensuplarının kamuoyu önüne koydukları etkin çalışmalar ile mümkün olacaktır. Son yıllarda Türk Veteriner Hekimleri Birliği hem dünya kamuoyunda, hem de ülke kamuoyunda oldukça ön plana çıkmıştır. Gerek TVHB Merkez Konseyi gerekse diğer meslek örgütlerimizin son yıllarda düzenledikleri başarılı uluslar arası kongreler, sempozyumlar bu süreçte etkili olmuştur. Bunun yanında 2012 Dünya Veteriner Hekimleri Birliği Günü ödülünün TVHB ye verilmesi, 2015 yılı Dünya Veteriner Hekimleri Genel Kurulunun Ülkemizde yapılacak olması, bunların yanında Dünya Veteriner Hekimler Birliği; 2014 yılı Euro Arap Veteriner Kongresi ile 2014 Dünya Veteriner Hekimler Birliği Başkanlık Seçimlerini de ülkemizde yapmak için teklifte bulunmuştur. Birçok ülkenin bu etkinlikleri yapmak için sıraya girdiği bir ortamda bu toplantıların ülkemizde yapılmasının teklif edilmesi ülkemizin uluslar arası kamuoyundaki saygınlığından kaynaklandığı, yurt içinde de bütün üretici birlikleri ve diğer meslek örgütleri arasında saygın bir yerimizin olduğu belirtilmiştir. Tüm bu gelişmelerDünyanın en saygın mesleği olma” yolundaki çabalarımızın sonuçlarıdır. Gelecekte yapılacak bu etkinlikler mesleğimizin vizyonu açısından çok iyi istifade edilmesi gereken yol kavşakları ve kilometre taşları olarak değerlendirilmelidir.

 

Ayrıca; Şu anda Veteriner Hekimler Derneğinin uygulamış olduğu gibi veteriner hekimliği mesleğinin yurt içinde tanıtımı için odalarımız ve diğer meslek örgütlerimizin okullar da dahil olmak üzere değişik topluluklara tanıtım programları düzenlemeleri bu gelişmeyi hızlandıracaktır. Bu konuda odalarımızın aktif bir rol üslenmeleri gerekir.

 

5) Ülkemizin veteriner hekimliği hizmetleri, hayvancılık politikaları ve gıda güvenliği açısından dünya ile bütünleşmesi için meslek mevzuatımız, uluslar arası kurallara uygun olarak yeniden düzenlenmelidir.

 

            Değerlendirme; 2010 yılında çıkartılan “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu” ve bunana bağlı olarak, başta AB olmak üzere Uluslararası kuralları kapsayan çok sayıda ikincil mevzuat (yönetmelik, tebliğ, genelge) kısa sürede hazırlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu mevzuatlar ile ilgili güncellemeler peyderpey yapılmakta ve eksiklikler giderilmekte olup, bu konuda önemli mesafeler kaydedilmiştir.

 

 6) Değişen ve gelişen dünyada, veteriner hekimliği mesleğinin vizyonu da değişmiştir.  Çiftlikten – Sofraya Gıda Güvenliği, veteriner halk sağlığı, genetiği değiştirilmiş organizmalar, klonlama, kültür balıkçılığı, antimikrobiyel direnç, ev ve süs hayvancılığı, hayvan refahı, yaban hayatı vb. alanlar mesleğimiz açısından ön plana çıkmıştır. Eğitim kurumları, meslek örgütleri ve veteriner hekimler değişen bu rol modeli çerçevesinde kendilerini yenilemeli; stratejilerini ve çalışmalarını buna göre yapılandırmalıdırlar.

 

Değerlendirme; Veteriner Fakültelerinde son dönemlerde hayvan refahı, su ürünleri, egzotik hayvan ve arı hastalıkları konusunda eğitimler verilmektedir. Ancak; bu konulardaki eğitimlere müfredatlarda biraz daha ağırlık verilmesi gereği vurgulanmıştır.

 

“TEK SAĞLIK” konsepti ülkemizde artık teorik olarak ciddi bir zemin kazanmıştır. TVHB nin Beşeri hekimlerle birlikte yaptığı “Zoonotik Hastalıklar Sempozyumu” sürekli hale gelmiştir. Bu yıl 19-20 Ekim 2012 tarihlerinde IV. sempozyum yapılacaktır. Bu sempozyumla birlikte aynı tarihte yine beşeri hekimlerle birlikte uluslar arası katılımlı “Bilinçli Antibiyotik Kullanımı ve Antimikrobiyel Direnç Sempozyumu “ da gerçekleştirilecektir. Bizim de üyesi olduğumuz Sağlık Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı arasında yürütülen “Türkiye Milli Zoonoz Komitesi”nin yeni konseptinin “TEK SAĞLIK” olarak belirlenerek çalışmaların bu yaklaşım çerçevesinde yürütüleceği yeni bir anlayış her iki Bakanlığın yetkilileri tarafından ciddi olarak ele alınmaya başlanmıştır.

 

7) Ülkemiz hayvancılık işletmelerinin çoğunluğunu oluşturan küçük ölçekli işletmeler ile tarım ve hayvancılıkla geçinen ve artı değer üreten toplum kesimlerinin, küresel sermayenin karşısında yok olmadan yaşamlarını sürdürebilmesi için örgütlenmeleri desteklenmelidir.

 

Değerlendirme; Bu dönem içerisinde yaşanan olumlu gelişmelerden birisi de üretici örgütlerinin iyi bir şekilde organize olmasıdır. Bu gün her üreticinin üye olabileceği bir örgüt bulunmaktadır. Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği, Türkiye Süt Üreticileri Birliği, Türkiye Damızlık Koyun ve Keçi Üretici Birlikleri, Türkiye Et Konseyi, Türkiye Süt Konseyi, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, Manda Yetiştiricileri Birliği gibi her alanda örgütlenmiş üretici birlikleri aktif olarak hizmet vermektedir.

 

Serbest çalışan veteriner hekimlerin hayvansal üretim alanında da faaliyet göstererek bu örgütlere üye olmaları ve görev almalarının bu örgütlerin gelişmesine önemli katkılar sağlayacakları belirtilerek serbest hekimlerin bu yönde teşvik edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

 

8) Saygın bir meslek kimliğinin oluşturulması ve mesleki aidiyet duygusunun geliştirilmesi için eğitim-öğretimden mesleki uygulamalara kadar her alana yönelik etik-deontolojik ilke ve kurallar çağdaş ölçütler çerçevesinde yeniden düzenlenmeli ve bu ilke ve kurallara uyulması sağlanmalıdır.

 

            Değerlendirme; Bu alandaki çalışmaların yetersiz kaldığı vurgulanarak, veteriner hekimliği alanında etik ilke ve kuralların uygulanabilmesi için Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) ve Veteriner Hekimleri Odaları (VHO) bünyesinde Etik Kurullara ihtiyaç vardır. TVHB bünyesinde Etik Kurul mevcut olmasına rağmen istenilen işlevi yerine getirememektedir. Veteriner Fakülteleri Dekanlıkları ve Veteriner Hekimliği Tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalları ile işbirliği içerisinde bu kurullara işlevsellik kazandırılması etik alanındaki sorunların çözüme kavuşturulması ve yeni sorunlar henüz oluşma aşamasında iken büyümeden ve sahaya yayılmadan çözüm önerileri ve tedbirler alınması için konuya VHO’larının da dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu konudaki çalışmalar bir an önce TVHB tarafından yapılmalıdır. Veteriner hekimliği etiğinin temellerinin oluşturulması açısından en önemli nokta olan “etik eğitimi” konusunda da çok kısa zamanda oldukça önemli adımlar atılmalıdır . Bugün ülkemizde eğitim-öğretimi sürdüren mevcut veteriner fakültelerinin çoğunda “Mesleki Etik ve Mevzuat” dersleri konunun uzmanı olmayan akademisyenler tarafından verilmekte ya da hiç verilmemektedir. Bilimsel veriler ışığında bu konuların konunun uzmanı akademisyenler tarafından verilmesi çok önemlidir. Gerektiği takdirde konunun uzmanı öğretim üyeleri tarafından hazırlanan rapor ve çalışmaların, TVHB işbirliği ile YÖK’e, Üniversite Rektörlüklerine ve Veteriner Fakültesi Dekanlıklarına ulaştırılarak konunun önemine dikkat çekip, bu bilim dalına Öğretim Üyeleri ve Öğretim Elemanları alınması konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

 

9) Yaban hayatı ve hastalıkları konuları veteriner hekimliği eğitim programlarına dahil edilmeli, bu alandaki araştırmalar desteklenmeli, Çevre ve Orman Bakanlığında yaban hayatı ile ilgili yetersiz olan yapılanma geliştirilmeli, bunun için yeterli sayıda veteriner hekim istihdamı sağlanmalıdır.

 

            Değerlendirme; Yeni adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen yaban hayatı ile ilgili çalışmaların bu personel yapısıyla yürütülmesinin mümkün olmadığı bu nedenle bu görevlerin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına devredilmesi gerektiği ve bu konu ile ilgili çalışmaların yapıldığı dile getirilmiştir. Bu süreç, mesleğimizin bizatihi bu uygulamaların içinde olmasını beraberinde getirecektir. Bunun da olumlu bir gelişme olacağı ancak; Veteriner Fakültelerinde yaban hayatı ve hastalıkları konusuna daha fazla önem verilmesi gereği belirtilmiştir.

 

10) Ülkemizin coğrafi konumu nedeniyle yaygın olarak görülen salgın hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması veya eradikasyonu için epidemiyolojik çalışmalara etkinlik ve süreklilik kazandırılmalıdır.

 

            Değerlendirme; Ülkemizdeki salgın hastalıkların kontrol altına alınması veya eradikasyonu ile ilgili çalışmalarda maalesef yeterli mesafe alınamamıştır. Hastalıklarla mücadelede ve eradikasyon çalışmalarında epidemiyoloji bilgileri hayati önem taşımaktadır. Bu çalışmalar için yeterli sayıda epidemiyoloğa ihtiyaç vardır.  90 lı yıllarda yurtdışında bu konuda eğitime gönderilen veteriner hekimlerin büyük çoğunluğu emekli olmuştur.  Bu çalışmaları Bakanlık içerisinde yönlendirecek yeterli sayıda epidemiyoloğa ihtiyaç vardır. Bakanlığın epidemiyolog eğitimi için gerekli çalışmaları yapması gerektiği belirtilmiş ve Son olarak basında da yer aldığı kadarıyla ve edinilen bilgiler ışığında Bakanlıkça Yurtdışına eğitim amaçlı eleman gönderileceği hususu memnuniyetle karşılanmış ve bu eğitimin içinde mutlaka Epidemiyoloji konusunun da olması gerektiği vurgulanmıştır.

 

11) Serbest veteriner hekimliğinde rekabete yol açan koşullar giderilmeli; muayene, tedavi ve kontrol ücretleri, veteriner hekim odalarının belirlediği asgari ücretlerin altında olmamalıdır. 

 

            Değerlendirme; Bu konuda odalarımız imkanları ölçüsünde serbest hekimlerin yaptığı çalışmaları ve asgari ücret uygulamalarını takip etmektedir. Tamamen kontrol altına alınamamış olmakla birlikte, asgari ücret tarifesine uymadığı gerekçesi ile birçok meslektaşımıza ceza uygulanmıştır.

 

12) Hayvan hastalıkları ve gıda güvenliğinin sağlıklı bir şekilde takibi ve disiplini açısından Bakanlık dışında veteriner hekimlik hizmetlerinin sadece serbest veteriner hekimler tarafından verilmesi sağlanmalıdır.

 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığında 3000 veteriner hekimin görev yapmasına karşın; 6000 dolayında muayenehane, poliklinik ve hastanede serbest çalışan klinisyen veteriner hekim sayısı 8500’e ulaşmıştır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip serbest veteriner hekimlerden, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği alanında yürütülen kamu hizmetleri açısından “yetkilendirilmiş veteriner hekim” olarak yararlanılması için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

 

Değerlendirme; 5996 sayılı yasa (Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu)  ve buna dayalı ikincil mevzuat (yönetmelik, tebliğ, genelge) yürürlüğe girdikten sonra Bakanlığın veteriner hizmetlerine olan bakış açısı değişmiştir. Aşılamaların, suni tohumlama ve embiryo transferi, hayvanların küpelenerek kayıt altına alınması gibi çalışmaların serbest veteriner hekimler tarafından yapılması için önemli adımlar atmıştır. Bu konuda bazı veteriner hekim odaları iktisadi işletme kurarak bu uygulamaları serbest veteriner hekimler eliyle yürütmeye başlamıştır.

 

“Hayvansal Ürünlerin Resmi Kontrollerine İlişkin Özel Kuralları Belirleyen Yönetmelik” yetkilendirilmiş veteriner hekimlerin eğitimlerinin tamamlanması için 2013 yılının sonuna kadar süre belirlenmiştir. Bu süre zarfında eğitimlerini tamamlayan yetkilendirilmiş veteriner hekimler gıda güvenliği alanında da görev alacaklardır. İleriki yıllarda bu uygulamaların tamamının ülke genelinde yetkilendirilmiş veteriner hekim statüsünde serbest veteriner hekimlere devredileceği anlaşılmaktadır. Bu alanda özellikle eğitimler konusunda TVHB olarak hazırlıklı olunmalıdır.

 

 13) İşyeri veteriner hekimliğine yönelik günün koşullarına göre yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

 

            Değerlendirme; Bu konuda TVHB Merkez Konseyi tarafından bir taslak hazırlanarak  veteriner hekimleri odası başkanlıklarına ve e-mail gruplarına gönderilerek görüş talep edilmiştir. Kasım ayında yapılacak Büyük Kongrede görüşülerek yayımlanması sağlanacaktır.

 

14)  Veteriner sağlık ürünleri ile ilgili firma, üretim, ruhsat, dağıtım, satış, güvenli kullanım, kayıt, izleme, ilaç güvenliği gibi son derece önemli süreçler, öngörülen düzenlemeler kapsamında olmalı; sahada kalite ve etkinlik kontrolleri yapılmalı; Bakanlıktaki veteriner sağlık ürünleriyle ilgili birim en az daire başkanlığı seviyesinde yapılandırılmalıdır. Veteriner ilaçlarının kontrol dışı kullanımının engellenmesi için üretici (ithalatcı), veteriner ecza deposu ve serbest veteriner hekim kanalıyla kayıt altında kullanımı sağlanmalıdır.

Veteriner aşı ve biyolojik ürünlerin üretim kalitesi ve izlenebilirliği açısından İİU (İyi İmalat Uygulamaları) ve İLU (İyi Laboratuar Uygulamaları) için gerekli mevzuat hazırlanmalı, resmi otorite oluşturulmalı ve denetçiler yetiştirilmelidir.

 

Değerlendirme; Yeni yayınlanan 5996 sayılı kanun ve bu dayalı olarak çıkartılan “Veteriner Tıbbi Ürünler Hakkında Yönetmelik” ile ilaç ve aşılarla ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemelerde veteriner hekimler tarafından veteriner ecza depolarının açılmasına izin verilmiştir. İmalat aşamasında İİU (İyi İmalat Uygulamaları) zorunlu hale getirilmiştir.

İlaçların izlenmesi ile ilgili veteriner hekim muayenehanelerinde reçete ve kayıt zorunluluğu getirilmiş ise de Sağlık Bakanlığının eczanelerde uyguladığı “karekod” benzeri bir sistemi uygulamaya koymadan ilacın tam olarak izlenebilirliğinin sağlanması mümkün olmayacaktır. Bu konuda TVHB Bakanlık nezdinde girişimlerde bulunmaktadır.

 

Bunun yanında veteriner sağlık ürünleri birimi Bakanlık içerisinde Daire Başkanlığı düzeyinde yapılandırılmıştır.

 

15) Çiftlikten sofraya gıda güvenliği yaklaşımıyla hayvan kökenli gıdaların üretiminden tüketimine kadar gıda zincirinin her aşamasında veteriner hekim etkin olarak yer almalıdır. Bu amaçla Tarım ve Köyişleri Bakanlığında yeterli sayıda veteriner hekim istihdamı sağlanmalıdır.

 

            Değerlendirme; Bu konuda yapılan yeni düzenlemeler üretimin her aşamasında kontrol ve denetimi zorunlu kılıyor. Mezbaha, kesimhane ve parçalama tesislerinde yani parçalama işleminin sonuna kadar veteriner hekim denetimi zorunlu, bundan sonraki uygulamalarda da denetim zorunlu ancak denetim elemanı veteriner hekim veya gıda mühendisi olabiliyor. Bu zincir içerisinde soğuk et depolarının kontrolü için bir hüküm konmamıştır. Bu konuda gerekli girişimlerde bulunularak buraların sürekli denetim kapsamına alınması talep edilmiştir.

 

Yasal düzenlemeler gereği bu uygulamalar resmi veya yetkilendirilmiş veteriner hekim tarafından yapılacaktır. Bakanlık yeterli olmasa da veteriner hekim sayısını 3000 den 5500 e çıkartmıştır. Ancak bu sayının yeterli olması mümkün değildir, bu nedenle kontrol ve denetimlerin büyük çoğunluğu yetkilendirilmiş serbest veteriner hekimler eliyle yürütülmek zorundadır.

 

 Belediye veteriner hekimleri özellikle 5996 ve 5199 sayılı yasalardan sonra gıda güvenliği ve sokak hayvanları ile ilgili çalışmalarda sistemin dışında kalmış gibi görünmektedir. Ülkemizdeki 3000 e yakın belediyenin tahminen 1000 civarında veteriner hekim istihdam edildiği düşünüldüğünde bu sahada büyük bir istihdam açığının söz konusu olduğu görülmektedir.

 

Belediyelerde çalışan veteriner hekimlerin ne sayıları hakkında ne de yeni yasal düzenlemelerden sonra karşılaştıkları sorunlar hakkında elimizde yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bu nedenle Veteriner Hekim Odalarının bölgelerinde bulunan tüm belediyelerde çalışma yaparak belediyelerde istihdam edilen veteriner hekim sayılarını, çalıştıkları kadroları ve karşılaştıkları problemleri belirleyerek Merkez Konseyine bildirmeleri ve bu konuda Merkez Konseyinde kurulacak bir komisyon marifetiyle gerekli çalışmaların yapılması gereği vurgulanmıştır.  

 

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=31658

Yazan - Tem 30 2012. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |