İzmir’de Doğru Üretim İçin “Arıcılık Eğitimleri”

Sosyal medyada paylaş.

​Arıcılık, çeşitli tarım kolları ile birlikte uyumlu bir şekilde yürütülebilen bir yetiştiricilik koludur. Ülkemizde çiçeklenme zamanlarının hemen hemen bütün yıla yayılmış olması, arıya ve bala geleneksel bir önem verilmesi, arıcılığa aktarılabilecek iş gücünün bulunması, önemli bir yatırım gerektirmemesi ve toprağa bağlı kalınmaksızın yapılabilmesi, arıcılığın önemini gittikçe arttırmaktadır.

İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğü de bu nedenlerden yola çıkarak, İzmir’de arıcılığın yaygınlaşmasını ve dünya için varlığı çok önemli olan bu hayvanlara gerekli önemin verilmesini sağlamak için, ilçelerde eğitim toplantıları gerçekleştirmeye başladı. Şube Müdürü Ayşe Şener Denizli ve İzmir İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Şengül’ün katılımıyla gerçekleşen eğitimlerin sonuncusu Urla ilçesinde yapıldı.

Eğitimin açılışında konuşan Hüseyin Şengül; Türkiye arıcılığının Çin’den sonra hem kovan varlığı hem de bal üretimi bakımından dünyada ikinci sırada olduğunu belirterek “Türkiye kovan sayısı, bal ve balmumu üretimi bakımından birçok ülkeden ileri durumdadır. Ayrıca üretilen ballar dünyanın en kaliteli balları arasındadır. Ancak kovan başına üretim miktarı oldukça düşük ve dünya ortalamasının gerisindedir. Arıcılıkta yaşanan sorunlar değerlendirilmekte ve çözümler bulunması noktasında önemli çalışmalar yapılmaktadır” dedi.

“Babadan, Dededen Kalma Yöntemlerle Arıcılık Yapılıyor”

Katılımın yüksek olduğu toplantıda daha sonra konu uzmanı Dr. Ömür Uygur, arıcılık, arı yetiştiriciliği, hastalık ve zararlıları gibi konunun tüm detaylarını barındıran bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Türkiye’nin arıcılık yönünden zengin bir potansiyele sahip olduğunu ve ballı bitkilerin %75’inin ülkemizde olduğunu söyleyen Uygur; “3500 endemik bitkiye sahip bir coğrafyada bulunuyoruz. Ama buna rağmen kovan başına bal verimimiz 14 kilo gramdır. Dünya ortalamasına baktığımızda bu rakam 30 kilo gram civarındadır. Ülkemizde bu rakamın düşük olmasının nedeni, bizde hala babadan, dededen kalma yöntemlerle arıcılık yapılması ve teknik arıcılık kurallarına uyulmamasıdır. Ayrıca Türkiye’de arıcılığın en büyük sorunlarından biri ana arıdır. Arıcılar yaşlı ana arılarla üretim yapmaya devam etmektedir. İki yılda bir ana arı değişimiyle verimde %30 daha fazla kazanç edilebilmektedir” dedi.

İzmir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğü’nün gerçekleştirdiği; arıcılıkta mevsimsel bakım, beslenme, kalıntısız bal üretimi, diğer arı ürünleri üretimi, arıcılıkta apiterapi (arı ürünleriyle tedavi) uygulamaları, arı hastalık ve zararlılarıyla mücadele yöntemlerinin yer aldığı “Arıcılık eğitimleri” 2018 yılı boyunca İzmir’in tüm ilçelerinde devam edecek.


Sosyal medyada paylaş.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=125853

Yazan - Mar 5 2018. Kategori MANŞET, HAYVANCILIK, ARICILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |