Kanatlı ürünlerindeki düşüşler tüketiciye yansımıyor

Sosyal medyada paylaş.

KANATLI ÜRÜNLERİNDE SÜREKLİ DÜŞÜŞ ÇARŞI PAZARA YANSIMIYOR…!

SERDAR KONURALP

Gerek ihracat ile ilgili olarak girilen büyük mücadele,gerekse uzman olmadıkları halde sürekli kanatlı ürünlerini karalayan bir grup yüzünden sürekli düşen kanatlı ürünlerinin  durumu çarşı,pazara aksetmeyince tüketim beklenenin de altında gerçekleşiyor.

YUMURTADAKİ DÜŞÜŞ KORKUTUYOR

Bir aydır yumurta fiyatlarında büyük düşüş sektöre emek veren herkesin korkulu rüyası haline geldi.Sürekli girdi fiyatlarında görülen artış ve pazarlama sorunu büyük kayıplara neden oluyor.

Nisan başlarında toptan fiyatı 21.20 kuruş olan yumurta,23 Nisan 2012 tarihinde 13.50 kuruşa kadar düştü.Fakat bu düşüşün semt pazarlarına bile yansımamış olması tüketicinin de alımını zorlaştırıyor.Böyle olunca bu işten kazançlı çıkan fiyat düşüşünü yansıtmayan satıcı çıkıyor.Bu da pazarlamanın kanatlı sektöründe ne kadar sağlıksız ve olumsuz olduğunun bir kanıtı.

İŞTE BİR AYLIK YUMURTA FİYATLARI (BAŞMAKÇI TAVUKÇULUK KOOPERATİFİ)

TARİH :  DUBLE    ESKİ ANA    YENİ ANA   YARKA   PİLİÇ   KLAVUZ

02.04.12   21.10      21.00            20.50             19.50           17.00        15.50

09.04.12    19.00     18.50           18.00              17.00            14.50       13.00

16.04.12     15.00     14.50          14.00            13.00              12.00        11.00  

23.04.12    13.50      13.50          13.00            12.00              11.00         10.00

HALBUKİ AVRUPA’DA DURUM FARKLI

Yumurta Fiyatlarındaki Artış Doğu Avrupa’yı Vurdu

Bir yandan Paskalya yaklaşır, öte yandan kanatlı üretiminde daha sıkı Avrupa Birliği kuralları yürürlüğe girerken, Orta ve Doğu Avrupa’da insanlar daha ucuz yumurtalar bulabilmek için kırsal bölgeleri ve komşu ülkeleri ziyaret etmeye başladı. Wall Street Journal’ın haberine göre genellikle Şubat ve Mart aylarında yumurta fiyatlarının yükseldiği Paskalya öncesi dönemin, AB’nin kanatlı hayvanlar için daha geniş kafesler talep etmesiyle birlikte arzda keskin bir düşüşe denk gelmesi, yumurta fiyatlarında keskin bir artışa sebep oldu.

Resmi istatistiklere göre Çek Cumhuriyeti’nde bu yıl Mart ortasında 10 adet taze yumurtanın fiyatı 2.07 Euro ile geçtiğimiz yılın ilk aynı ayına göre iki katına çıktı. AB vatandaşları bu yıl ortalama olarak, geçtiğimiz yılın Mart ayına göre yüzde 76.5 daha pahalı yumurta satın aldı. Bu durum özellikle gelir oranlarının daha düşük olduğu ve yumurta gibi temel gıda maddelerinin tüketimdeki payının daha yüksek olduğu ülkelerdeki hane bütçelerine olumsuz yansıdı.

Fiyatlardaki yükselişin enflasyon üzerinde oluşturduğu baskı, merkez bankaları tarafından da dikkatle izleniyor. AB yetkilileri, bazı yumurta üreticilerinin tesislerini güncellemek için askıya aldıkları üretime geri dönmeleriyle fiyatların tekrar düşmesini bekliyor. Avrupa Komisyonu’nun tarımdan sorumlu üyesi Dacian Cioloş’un sözcüsü Roger Waite, bunun ‘geçici bir durum’ olduğunu söyledi.

AB, 1999 yılında üye ülkelere, kanatlı hayvanlar için daha büyük kafesler öngören uygulamaya geçmek için bu yılın başına kadar süre vermişti.

Polonya Tarım Bakanı Marek Sawicki, konuyla ilgili olarak ‘Standartlar maliyetlidir. Avrupa, tavukları için daha fazla konfor istedi. Kafeslerin yenilenmesi için parayı horozlar ödemeyecek, tüketicilerin ödemesi gerekiyor.’ dedi.

YUMURTAYA İFTİRA ATTIRMAYIZ

Kriterlere uymayan üretici firmaların yumurtalarını pazarlamada güçlüklerle karşılaşacağını ve idari para cezalarına muhatap kalacağını belirten Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, “Sağlıklı yumurta üretiyoruz ve ürünlerimizin arkasındayız” dedi.  Problemli bir yumurta ile karşılaşıldığında gıda deneticileri, bu ürünün kime ait olduğu bilgisine ulaşabilmektedir. Bu yüzden tüketici şikâyetleri daha kolay takip edilebilmektedir. Bu uygulama sektöre standardizasyon ve kalite getirmiştir. Sektörümüz örgütlü bir sektör olduğundan, sürekli eğitimler, seminerler ve toplantılar yoluyla üreticiler bilinçlendirilmekte ve eğitilmektedirler. Sağlıklı sürülerden güvenilir yumurta üretimi yaptıklarını belirten Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı Derya Pala, bugüne kadar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından  kanatlı sağlığı ve  gıda/yem mevzuatı kapsamında yapılan denetimlerde sektör olarak olumsuz bir sonuçla karşılaşmadıklarını, ürünlerine güvendiklerini ve asılsız yere insan beslenmesi açısından son derece önemli olan yumurtayı karalayarak, meşhur olma peşinde koşan kişilerle de hukuki yolla hesaplaşacaklarını belirtti.

GIDAYA İFTİRA ATANLAR

Veteriner Hekim Hüseyin SUNGUR (Yumbir Genel Sekreteri)

Türkiye de son zamanlarda gıda üzerine yapılan tartışmalara baktığımızda, amacın gıda güvenliği konusunda toplumu bilinçlendirmek olmadığı açıktır. Dikkati çeken bir hususta hedef alınan bir gıdanın sağlıksız, tehlikeli ve tüketilmemesi gerektiği yönünde hiçbir bilgi ve araştırmaya dayanmayan iftiraların aynı kişilerce gündeme getirilmesidir. Gıdalara iftira atan bu kişilerin hiçbirisi veteriner hekimlik, ziraat veya gıda mühendisliği eğitimi almamışlardır. Uzmanlık alanları farklıdır. Diyetisyen değildirler, beslenme uzmanı değildirler ama hayal güçleri gelişmiştir. Korku senaryoları oluştururlar. Tavuğu günde üç kez yumurtlatırlar, yediğimiz tavukları tavuk olarak görmezler, ama ak sütün içindeki akı  görürler,sakın süt içmeyin derler.Sanırsınız ki  dünyanın bilim çevrelerinin henüz farkına varmadığı bir riski keşfettiler.Ama size bilimsel veri sunamazlar.Bütün bunları söylerken gıdalarda hiç risk yoktur demiyorum.Elbette vardır ve bu riskler uluslararası standartlar ve ulusal mevzuat ile çözülmek zorundadır.

Eğer hayvan ıslahı, genetik, beslenme fizyolojisi, veterinerlik, biyoloji alanlarındaki bilimsel gelişmelerden haberdar değilseniz tavukların etli butlu olmasına şaşarsınız. Yumurtaların kümeslerde toplandıktan sonra gramajına göre tasniflendiğini bilmiyorsanız, market raflarındaki, kabuğu temiz, düzgün yumurtaları hormonlu sanırsınız.

Son zamanlardaki gıda güvenliği tartışmalarının et,süt ve yumurta gibi hayvansal gıdalarda yoğunlaşması, etki ajanlığı ile beraber düşünüldüğünde akla acaba birileri yerli ürünlerde şüphe oluşturarak Ülke tarımını, hayvancılığını, gıda sektörünü çökertmek ve gıdada bizi dışa bağımlı kılmak mı istiyorlar sorusunu akla getiriyor. Örneğin Anne sütünden sonra en değerli besin ve en ucuz protein kaynağı olan, doğal ambalajı içinde hile yapılamayan tek gıda olan yumurtanın bile hiçbir bilimsel veriye dayanmadan böylesine kötülenmesini neyle açıklayacağız. Süt içme, et yeme, yumurta tüketme. Bizleri birileri  mankurtlaştırmak  mı istiyor diye de sormadan edemiyorum. Son olarak, şunu söylemek istiyorum; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı çok haklı olarak gıdaya hile yapanları kamuoyuna deşifre ediyor. Gıdaya iftira atanlara karşı bir sistem oluşturmak kamu otoritesine; iftira atanları deşifre etmek de üniversitelere, bilim insanlarına, meslek odalarına ve sivil toplum örgütlerine düşüyor.

ETLİK PİLİÇTE DE DURUM AYNI

Etlik piliç fiyatlarındaki gerileme de yumurtadan farklı değil.Son günlerde 4.50 liraya maliyeti yükselen piliç eti de bu fiyatın altında pazarlanmaya çalışılıyor.Bu fiyatların yaz sezonunun girmesi nedeniyle Mayıs ayından itibaren yükselmesi bekleniyor.Mangal sezonunun açılması ile yükselmesi beklenen piliç eti fiyatlarının üreticilereri rahatlatacağı da bir gerçek.

KARALAMALAR GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Tavukçuluk ile ilgili basında çıkan haberlere değinen Hastavuk genel müdürü Şahin Aydemir Antalya’da gerçekleştirdikleri toplantıda şunları söyledi; “Son günlerde tavuk ve tavuk ürünleri ile ilgili açıklamaların bilim ve gerçeği bilmeyenler tarafından yapıldığını söyleyen Aydemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bunlarla muhatap bile olmadık. Çünkü günde 3 tane yumurta yumurtladığı söyleniyor. Bilime aykırı. Bir tavuk 26 saatte bir yumurtayı oluşturabilir. Bunun dünyanın hangi yerine giderseniz gidin böyledir. Bunun başka şekilde değiştirilmesi imkanı yoktur.Bunu bilmeden konuşulmamalı”

Bugün Türkiye tavukçuluğunun dünya tavukçuluğu ile bir arada olduğunu ifade eden Aydemir, dünyanın birçok ülkesinden Türkiye’deki tavukçuluğa gıpta ile bakıldığını kaydetti.

Türkiye’de 1985’li yıllara kadar et ırklarının olmadığını söyleyen Aydemir, sözlerine şöyle devam etti: “Nasıl büyükbaşta sütte et ve süt ırkları ayrıysa, tavukta da et ve yumurta ırkları ayrıdır. Yumurta üreten bir tavuk 4-5 ayda büyür, et üreten bir tavuk 40 günde büyür. Bir kişiye doğmuş bir günlük civciv verelim, evinizdeki balkon ya da bahçede doğal yemlerle besleyin. Bakın 40 günde 2, 2.5 kilogram olacaktır. Çünkü hayvanın özelliği budur. Bunu bilmeyen insanlar kendince konuşuyor. Bilimsel olarak da zaten dünyada böyle bir şey, bunu yapabilmiş bir ülke, yapabilmiş bir bilim adamı da yok.”

Yumurtanın çocuk, kadın veya erkek sağlığı için en önemli hayvansal proteinlerden biri olduğunu kaydeden Aydemir, konuşmalarını şöyle sürdürdü: “Düzenli tüketimlerde kadınlarda meme kanseri riskini azaltıyor. Kalp krizi riskini azaltıyor, çocuklarda beyin hücrelerinin daha çok gelişmesini sağlıyor. Bugün Amerika’daki kişi başı yumurta tüketimi 256, Avrupa’daki tüketim 280 adettir. Türkiye’de ise hâla 140 adetlerde. Gelişmek istiyorsak biz bunları artırmak zorundayız. Çünkü hayvansal protein, kolinle beraber beyin hücreleri ve insanların gelişimini sağlıyor. Bugün toplantıya katılan kişilerin yüzde 90’ını Türkiye’deki yumurta üreticileri oluşturuyor. Hepimiz sağlığımızı, çocuklarımızın sağlığını düşünüyoruz. Buradaki yumurta üreticilerinin her biri kendi çocuklarına yediremeyeceği bir ürünü kimsenin çocuğuna yediremez. Ama maalesef gıda terörü önleyicisi adı altında insanlar bilmeden veya konunun derinliğine girmeden, hiçbir bilimsel temele dayanmadan konuşuyorlar.”

Son günlerde tartışılan konuların ‘mesnetsiz iftiralar’ olduğunu belirten Aydemir, şöyle konuştu: “Bugün Türkiye’de yanıltıcı reklam bile suç iken insanların sağlığı ile oynayan yanlış haber vermek veya yanlış yönlendirmeler tamamen suçtur. Hukuki olarak bu konuda gerekli dava açıldı ve hukuki mecralarda o kişilerle görüşeceğiz”


Sosyal medyada paylaş.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=27331

Yazan - Nis 24 2012. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |