Kırsal Kalkınma Projeleri tanıtıldı

64727_1482252402038847_7907590426217132011_n

 

Türkiye Tarım ve Kırsal Kalkınma Hamlesi Proje Uygulamaları Tanıtım Programı, ATO Congresium’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katılımıyla gerçekleşti.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Türkiye Tarım ve Kırsal Kalkınma Hamlesi Projesi Uygulamaları Tanıtım Programı”nda yaptığı konuşmada, uygulanan projelerin, Türkiye’ye ve millete hayırlı olması temennisinde bulundu. Bugün çiftçinin yüzde sıfır ile 8,25 arasında bir faizle kredi kullandığını, geçen yıl  bu şekilde kullanılan kredilerin miktarı 22,8 milyar lirayı bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu krediyle çiftçimiz işini büyüttüğünü, teknolojisini yenilediğini ve mazot desteğinin de ilk defa kendi dönemlerinde verilmeye başlandığını vurguladı.

 

Üreticilere 3 milyar 700 milyon lira aktarıldı

 

Türkiye’nin 81 ilinde, yüzde 50 hibe desteğiyle hayata geçirilen projeleri, müreffeh geleceği ören birer tuğla taşı gibi gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu desteklerin bir kısmının doğrudan bakanlık tarafından, bir kısmının ise Avrupa Birliği ve bakanlığın işbirliğiyle sağlandığını ifade etti. Bugün, 81 ilde verilen bu desteklerin toplu tanıtımı için bir arada olduklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kırsal Kalkınma Programı ve desteği kapsamında, bugüne kadar, üreticilere aktarılan kaynağın 3 milyar 700 milyon lirayı bulduğunu, bununla, 13 bin 308 projeye destek sağlandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu destekle hayata geçirilen yatırım tutarının ise 7,5 milyar lira olduğunu vurgulayarak, “Ülkemizin tarımının, hayvancılığının bugün ulaştığı seviyede, bu projelerin büyük payı var. Bu konuştuklarım, verdiğim rakamlar hayali rakamlar değil, bunlar uygulanan, verilmiş olan rakamlardır” diye konuştu. “Ben, pek ‘cek cak’ ile konuşmayı sevmem. Yani dil bilgisindeki gelecek sigasıyla (Kip) konuşmayı sevmem. Yaptıklarımızla konuşmayı severim” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Başbakanlığı gerekse de Cumhurbaşkanlığı döneminde fevkalade projeler dışında hiçbir zaman temel atma törenine gitmediğini, sadece açılışlara katıldığını anımsattı. Türkiye’de, babadan kalma usullerle çiftçilik ve hayvancılık yerine, modern usullerle, en yeni teknolojilerle, yüksek standartlarda üretimin yapıldığını belirten Erdoğan, rekabetin giderek ağırlaştığı şartlarda, bu tür projelerin üreticiler için “can suyu, hayat damarı” işlevi gördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayata geçirilen örnek projelerin, diğer üreticiler için de bir teşvik unsuru haline dönüştüğüne işaret ederek, “Komşusunun daha çok üretim yaptığını, kazanç elde ettiğini gören her çiftçi ve hayvan yetiştiricisi kardeşim, inanıyorum ki kendisi de aynı yönde bir gayretin içine giriyor. Bu desteklerin, projelerin hayata geçirilmesinde emeği geçenleri canı gönülden tebrik ediyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde Türkiye bu tür gayretlerle, diğer alanlarla birlikte tarım ve hayvancılıkta da 2023 hedeflerine ulaşacaktır” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yüz yılın başına kadar, diğer üretim alanlarını, devletin gayrimüslim tebaasına adeta terk ederek bu iki alanda yoğunlaşmıştık. Balkan Harbi, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Harbimizin ardından ülkemizde ortaya çıkan yeni nüfus yapısı diğer alanlarda da varlık mücadelesi verirken, dayanak noktamız hep tarım ve hayvancılık oldu. Önce kara sabanının sapına sıkıca sarılan, ardından pulluğunu traktörünün arkasına takıp tarlasına koşan çiftçi kardeşlerimiz, kendi aileleriyle birlikte tüm milleti besledi, doyurdu. Üçüne, beşine bakmadan hayvanın ardında gün boyu dolaşan, onu otlatıp gözü gibi bakan üretici kardeşim, aynı şekilde kendi ailesiyle birlikte tüm millete hizmet etti. Milletimiz bugün hala dimdik ayaktaysa, bunu sizlerin babalarının, dedelerinin iptidai şartlarda da olsa dört elle sarılarak sürdürdüğü tarım ve hayvancılık faaliyetlerine borçludur.”

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de zamanla sanayi, ticaret ve hizmet sektörü gelişmesi, şehirleşmenin artmasıyla, tarım ve hayvancılıkta ciddi bir sarsıntının yaşandığını belirterek, “Bir dönem hayatta kalmamızı sağlayan bu alan, artık artan ihtiyaçlara cevap veremeyen verimsiz bir sektör haline dönüşmeye başlamıştı. Biz, 2002 yılı sonunda ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde, tarımı ayağa kaldırmadan büyük ve güçlü Türkiye hedefimiz yolunda yürüyemeyeceğimizi gördük ve bunu ifade ettik” diye konuştu.

 

12 yılda üreticilerimize 70 milyar lira nakit hibe desteği sağladık

 

Tarım sektörünü geliştirmek, üretimi artırmak, çiftçilerin ve hayvancılıkla iştigal edenlerin gelir düzeyini yükseltmek için çok önemli projeleri, reformları hayata geçirdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm vatandaşlarımı, 12 yıl öncesine götürmek suretiyle bir muhasebe yapmaya davet ediyorum. 12 yıl önce Türkiye bu noktada neredeydi, bugün nerede? Laf kolay, yaparsınız ama asıl olan icraattır. Ne yapıldı? Tarımın yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını birer birer hali yoluna koyarken aynı zamanda sektörün rekabetçi yapısını da güçlendirdik. Bu verdiğim rakama lütfen dikkat ediniz; 12 yılda üreticilerimize 70 milyar lira nakit hibe desteği sağladık, yani 70 katrilyon. Hayali bir rakamdan bahsetmiyorum. Tabi bunu bir kişiye vermedik, tüm bu sektörde olan vatandaşlarımıza, kuruluşlarımıza verdik. Tarım desteklerini kurumsal bir yapıya oturtarak etkinliğini artırdık, bitkisel üretimden hayvancılığa, kırsal kalkınmadan güvenilir gıdaya kadar pek çok farklı alanda 52 ayrı desteği hayata geçirdik. Mesela, mazot desteğini hep konuşuyorlar değil mi? Şimdi ben de konuşuyorum. 2003 yılında ilk defa biz başlattık, bizden önce mazot desteği diye bir şey söz konusu değildi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gübre desteğini 2005’te ilk kez kendilerinin hayata geçirdiğini vurgulayarak, prim desteği verilen ürün sayısını 4’ten 17’ye çıkardıklarını söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Yüzde 59 faiz… Çiftçimiz bu yüzde 59 faizi nasıl ödeyecekti? Tarım Kredi Kooperatiflerinin kredilerinde bu oran yüzde 69’a çıkıyordu. Bugün çiftçimiz yüzde sıfır ile 8,25 arasında bir faizle kredi kullanabiliyor. Geçtiğimiz yıl bu şekilde kullanılan kredilerin miktarı 22,8 milyar lirayı buldu. Yani eski rakamla verdiğimiz zaman yaklaşık 23 katrilyon. Bu krediyle çiftçimiz işini büyüttü, teknolojisini yeniledi, geleceğine yatırım yaptı. Artık neredeyse traktörü, biçerdöveri olmayan çiftçi kalmadı, böyle bir noktaya geldik.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu topraklar sadece buğday, sadece sebze, meyve vermekle, hayvanlarımızın yemini vermekle kalmıyor, aynı zamanda bize yurt oluyor, aynı zamanda bize vatan oluyor. Türkiye bizim vatanımız. Vatanımıza sahip çıkacağız. Bu toprakların hiçbir örgüt tarafından, hiçbir hain tarafından kirletilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Tarım ve Kırsal Kalkınma Hamlesi Projesi Uygulamaları Tanıtım Programı”ndaki konuşmasında, tarım alanında yaptıkları en önemli reformlardan birinin tarım topraklarının bölünmesini engellemek olduğunu belirtti.2005 yılında çıkardıkları kanunla tarım topraklarının korunmasının ve amaç dışı kullanılmasının önlenmesini sağladıklarını dile getiren Erdoğan, 2014 yılında çıkarılan kanunla da tarım sektörünün kanayan yarası olan arazilerin miras yoluyla bölünerek verimsiz hale getirilmesinin önüne geçtiklerini ifade etti.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte bu şekilde bölünmüş arazileri üretime kazandırmak için de önemli bir adım atıldığını, arazi toplulaştırılması çalışmasıyla 12 yılda 4,5 milyon hektar arazinin tarımın hizmetine sunulduğunu kaydederek, “Hedefimiz 2023 yılına kadar 14 milyon hektar arazide toplulaştırma işlemini tamamlamak. Çünkü bizim bu noktada verime, verimliliğe ihtiyacımız var. Toplulaştırmayı ne kadar başarabilirsek verimi de o kadar artırırız. Bizim verim ekonomisine ihtiyacımız var. Böylece bilhassa sulanabilir nitelikteki 8,5 milyon hektar araziyi tamamen modern tarım teknikleriyle işlenir hale getirip ekonomimize kazandırmak istiyoruz” diye konuştu.

Tarım envanterini çıkararak havzalara göre üretim ve destekleme modeli oluşturduklarını anlatan Erdoğan, sahada görev yapan 10 bin ziraat mühendisi ve veteriner hekimle Türkiye’nin her yerinden tarım bilgilerinin toplandığını, istatistik tutulduğunu söyledi.

 

Bununla birlikte uydu görüntüleri aracılığıyla 32,5 milyon tarım arazisinin tamamına parsel bazında kimlik numarası verildiğini belirten Erdoğan, böylece ne yapılacağının bilinerek tarım politikalarının yönlendirildiğini vurguladı.

 

Türkiye, artık önemli tohum ihracatçılarından biri haline geldi

 

Tohumculuk alanında 12 yılda gelinen yerin dahi başlı başına bir başarı hikayesi olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bu alanda yürütülen çalışmalar sayesinde ülkemizin yıllık tohumu 145 bin tondan 776 bin tona çıkarıldı. Tohum ithal eden Türkiye, bugün artık önemli tohum ihracatçılarından biri haline geldi. Kurduğumuz Tohum Gen Bankasıyla bu konudaki varlığımızı koruma altına aldık. Daha yapacağımız çok şeyler var” ifadesini kullandı.

 

Hayvancılık alanında da ciddi reformlar gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, 2002 yılında sadece 83 milyon lira olan hayvancılık desteğinin her yıl artarak 2015 yılı için 3 milyar liraya kadar yükseldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 yıl önce işbaşına geldiklerinde küçükbaş ve büyükbaş hayvan ithal edildiğini hatırlatarak, bunu bir destekleme kapsamı alanı içine aldıklarını, alanı genişleterek süt, kırmızı et, tavuk eti ve yumurta üretiminde çok büyük artışlar sağladıklarını dile getirdi. “Çabalar neticesinde bugün Türkiye tarımsal üretimde Avrupa’da ilk sırada, dünyada da 7’nci sırada yer alıyor” diyen Erdoğan, bu istatistikleri bütün dünyanın kabul ettiğini aktardı.

2002’de 23,7 milyar dolar olan tarımsal milli gelirin 2014 yılı itibarıyla 61 milyar dolara ulaştığı bilgisini veren Erdoğan, “Bakın nereden nereye. Bu rakamla Fransa, İtalya, İspanya gibi tarım alanında iddialı olduğunu söyleyen Avrupa ülkelerinin tamamını geride bıraktık” dedi.

 

Hedefimiz 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara çıkarmak

 

Bunun bir aşk, sevda, dert meselesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler gibi toprağa sevdası olan, toprağa aşkı olan, dertlisi olan kardeşlerimizle hamdolsun buralara geldik. Yeter mi, yetmez. Daha çok yapacağız. Tarımsal ihracatımız 12 yıllık dönemde yaklaşık 4 milyar dolardan 18 milyar dolara yükseldi. 2023 yılında tarımsal milli gelirimizi 150 milyar dolara, ihracatımızı da 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. İnşallah sizlerle birlikte bu hedeflere ulaşacağız” diye konuştu.

 

Konu tarım, toprak olunca rahmeti Aşık Veysel’i anmadan geçmenin olmayacağını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ne diyor Aşık Veysel; ‘Dost dost diye nicesine sarıldım. Benim sadık yarim kara topraktır. Beyhude dolandım, boşa yoruldum. Benim sadık yarim kara topraktır. Nice güzellere bağlandım kaldım. Ne bir vefa gördüm, ne fayda buldum. Her tür isteğim topraktan aldım. Benim sadık yarim kara topraktır’. Evet, gerçekten sadık yarimiz toprağa iyi sahip çıkmalıyız. Topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Bu kadar bir sadık yar. Bu topraklar sadece buğday, sebze, meyve vermekle, hayvanlarımızın yemini sağlamakla kalmıyor. Aynı zamanda bize yurt oluyor, aynı zamanda bize vatan oluyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne diyor Mehmet Akif; ‘Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı’. Bastığımız yer evet, topraktır ama her karışı aziz şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış mübarek bir topraktır. ” ifadesini kullandı.

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker de burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla 2006’dan itibaren Türkiye’de kırsal kalkınma hamlesi başlattıklarını belirterek, bugüne kadar 13 bin 308 tarıma dayalı sanayi tesisinin tamamlandığını, bu tesislerin toplam yatırım tutarının 7,5 milyar lirayı bulduğunu bildirdi. Türkiye’de tarımsal altyapıyı güçlendirmek, kırsalda istihdam yaratmak, tarımsal katma değeri artırmak için üreticileri desteklediklerini ifade eden Eker, 2006’dan itibaren başlattıkları projelerle tarımsal ürünleri işleyen, paketleyen, ambalajlayan ve depolayanlara hibe destekleri verdiklerini hatırlattı. Bakan Eker, o dönemde 2015 yılı sonuna kadar tarıma dayalı 6 bin tesis oluşturmak hedefiyle yola çıktıklarına dikkat çekerek, Tarım ve Kırsal Kalkınma hamlesi kapsamında bugüne kadar 13 bin 308 tarıma dayalı sanayi tesisinin tamamlandığını, bu tesislerin toplam yatırım tutarının 7,5 milyar lirayı bulduğunu ve bunun 3 milyar 750 milyon lirasının hibe olarak verildiğini kaydetti. Bu tesislerin Türkiye’nin tarıma dayalı sanayi sektörünü önemli bir noktaya getirdiğini ifade eden Bakan Eker, kırsalda 78 bin kişiye istihdam sağlandığının altını çizdi. Bakan Eker, Türkiye’nin tarımsal hasılasının 61 milyar dolara ulaştığını ve tarımsal hasılada Avrupa’nın birincisi olduğunu bildirdi.

 

Bakan Eker, 2015 yılı için 4 bin 700 tesis kurulmasının, 4 milyar 200 milyon dolarlık yatırım yapılmasının planlandığını, bunun 2 milyar 100 milyon lirasının hibe olacağını bildirdi. Bu yıl içinde gerçekleştirilecek tesislerle 40 bin yeni istihdam yaratılacağına işaret eden Bakan  Eker, “Bu yıl sonuna kadar 118 bin istihdama ulaşmış olacağız” ifadesini kullandı. Kırsal kalkınma için yeni hibeler vereceklerini, geçen yılın ekim ayında başlatılan projeyle süt ve et üreten işletmelerin yatırımlarının yüzde 60-70’lere kadar destekleneceğini anlatan Bakan  Eker, manda, kaz yetiştiriciliği, yenilebilir enerji yatırımları gibi yeni alanların da destek kapsamına alındığını bildirdi.

 

Bu projelerle Türkiye’de tarım sektörünün çok daha önemli noktaya taşınacağını dile getiren Bakan Eker, tarımın iktisadi bir sektör olarak Türkiye’nin kalkınmasına çok daha yüksek düzeyli katkı sağlayacağını vurguladı.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=74879

Yazan - Nis 30 2015. Kategori EKONOMİ, MANŞET, TARIM. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |