“Kuru fasulye milli yemeğimiz değilmiş”


Mutfak Kültürü Araştırmacısı Gazeteci Yazar Nedim Atilla, kuru fasulyenin Türklerin milli yemeği olmadığını, Anadolu’nun Amerika’dan gelen kuru fasulyeyle 1500’lü yıllarda tanıştığını söyledi. Atilla,yaptığı açıklamada, kuru fasulyeye benzeyen yabani bir bakla bitkisinin Karaman civarında yetiştiğini, bakla ve fasulyenin akraba olmasına karşın kuru fasulyenin ana vatanının Amerika olduğunu belirtti.

KANUNİ BİLE YEMEMİŞTİR

Türklerin milli yemeğinin kuru fasulye olamayacağını ifade eden Atilla, şunları söyledi: ”Türklerin en sevdiği yemek kuru fasulyedir diyebiliriz ama Türklerin milli yemeğidir diyemeyiz. Amerika’dan gelen kuru fasulye Avrupa’da yaygınlaştıktan sonra Anadolu’ya gelmiştir. Tarımı en uygun yer de o zaman idaresinde olan Balkanlar. Kuru fasulye yağmuru bol, ormanı geniş toprak ister. Rize gibi alanlar kuru fasulyenin yetişmesi için çok elverişlidir. Anadolu toprakları da ilk kez 1500’lü yıllarda kuru fasulyeyle tanışmıştır. Kanuni Sultan Süleyman belki kuru fasulye yememiştir ama dönemin Budin Beylerbeyi kuru fasulyenin tadına bakmış olabilir diye düşünüyoruz.”

“PİLAV BİZİM YEMEĞİMİZ”

Pilavın da Türklerin en sevdiği yemekler arasında olduğunu belirten Atilla, ”Orta Asya’dan beri pirinciyanımızda taşıyoruz. Pilav, Çinlilerin ve Türklerin ortak tarihidir” dedi.İran’dan geçen Türk kavimlerinin pilavı tatlandırmayı öğrendiğini kaydeden Atilla, şunları kaydetti: ”Türkler etin yanında pirinç yiyorlardı ama İran’dan geçerken o pirinci tatlandırmayı hatta yağlamayı öğrendi. Biz de boş durmamışız. O zamana dek bilinmeyen tandır pişirme yöntemini İranlılara öğretirken etin yanında pilav ikram etmeyi akıl etmişiz. Bugün hem İran’da hem Anadolu’da kuyuya indirilip yağlarından arındırılarak mis gibi pişen kuzu etini pilav üstünde sunmak ve yemek hala keyifli bir gelenektir.

Kokusunu, aromasını ve nişastasını kaybetmemek için İranlılar pirinci yıkamıyorlar. Bugün de Anadolu’nun bazı yörelerinde pirinci yıkamadan kavurma adeti sürüyor.”

Atilla, Orta Asya’dan Türklerin ”et, ekmek, pirinç” üçlüsünden oluşan kaba bir mutfakla geldiğini, göç tarihi boyunca İran, Kafkasya, Karadeniz ve Akdeniz’in zengin mutfak kültürüyle tanıştığını ve yeni mutfak kültürü oluşturduğunu belirtti. Türklerin bazı geleneksel yemeklerine ise Yunanların sahip çıktığını söyleyen Atilla, ”Bizim olduğu halde Yunanların sahip çıktığı Türk kahvesi var. Kahve ilk kez Yemen’den gelmiş. Buna karşın Yunan kahvesi diye satanlar var. Baklavayı ilk kez Türkler ve Araplar Osmanlının Halep vilayetinde birlikte yapmış. Yunanlar ise Kıbrıs’ın baklavası diyor. Rakı ise Türklerin milli içkisidir, bu konu tartışılamaz” dedi.


Yazan - 17 Kasım 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x