Sesimi duyan var mı? Özlem Sarıçam

 

Bir yumurta üreticisiyim ben sesimi duyan var mı?

ÖZLEM SARIÇAM

 

Yıllardır zor durumda üretim yapmaya çalışan, dişiyle tırnağı ile çabalayan bir emekçiyim..Birliklerin derneklerin ve Tarım ile ilgili Bakanlıkların sahip çıkmadığı görüp görmezden geldiği tek işlevi topluma ucuz protein üretmek olan dişlinin çarklarından birisiyim.

 

Sesimi duyan var mı diye seslenmekten kısıldı sesim.. Dişlerimi sıkmaktan ne dişim kaldı nede hayata tutunmaya çalışmaktan tırnağım..

 

Zor durumdayız uzun zamandır. Ufak ufak sesleniyoruz da duyan yok sesimizi..

Öncelikle sürekli artan maliyetlere yetişememekten şikayetimiz..Biz koştukça daha da hızlanan koşu bandı gibi artık ne yem fiyatlarına nede ambalaj fiyatlarına yetmiyor gücümüz..

 

Nedense bir tek kayıtlı üreticilere geçerli olan ve hiçbir mantıklı işlevsel özelliği olmayan yumurta tebliği demokles’in kılıcı gibi sallanıp duruyor başımızda.. Bizim ambalajlı etiketli menşei ve yumurtlama tarihi belli yumurtamız üzerinde ki tek rakamın silik olmasına takılanlar pazarda çamurlar içinde,pislik yuvası halinde satılan ürünlere kör sağır ve umursamazlar ne yazık ki..

 

Nasıl oluyor da bu ülkede bu kadar serbest gezen tavuk yokken her köşe başında sütçüsünde tüpçüsünde, gezen dolaşan oturan okuyan yazan tavuk yumurtası satılıyor diyen hiç yok. Üstelik biz malımızı 0,190 kuruş gibi ramlara zar zor sattığımız zamanlarda, üzerinde ki tarihinden dolayı raflardan toplamak zorunda kaldığımız anlarda bu insanlar ne zaman tezgaha çıktığı belli olmayan malları nasıl 1 TL ye satmaktadırlar bu bambaşka bir ironi konusudur. Serbest piyasa ekonomisi demesin kimse. Benim suçum kayıtlı,sistemli bütün kural ve şartlara uyarak üretim yapıp bu vatana katma değer üretmek midir sorarım..

 

Sesimi duyan vardı bir yumurta üreticisiyim ben. Ve artan maliyetlerin borç yükünün altında ezilip kafama silahı dayayıp çekip gidiyorum bu dünyadan. tek suçum ise bankaya koysam bana orta karar bir gelir getirecek ve huzur içinde yaşamamı sağlayacak parayı üretime katmayı tercih etmiş olmam..

Duyun artık sesimi ki bu ülkede özellikle yumurta sektöründe acımasız ve haksız bir tekelleşme vardır..Sektörün dinamiklerini eline geçirmiş bir kaç kurum yada kuruluş elinde perişan olduk oyuncak olduk kukla olduk..

500,000 ile 2,000,000 TL arasında yatırım yaptığımız işletmelerde sistemin marabası olduk. Elektrik paramızı ödeyemez hale geldik..Sütçüsü isyan eder sokaklara süt döker. Domates üreticisi isyan eder sokakları domatese boyar bizde yumurta mı dökelim bir yerlere ki sesimiz duyulsun..

 

Baştan aşağı yanlış yönlendirme ile işleyen sektörün ciddi anlamda bir revizyona ihtiyacı vardır. Yumurta ihracatı bu ülkeye gelir getiren kaynaklarda birisidir. Bu nedenle bize sahip çıkılmasını ,sorunlarımızı belli kurum ve kuruluşların dahil olmadığı ortamlarda anlatmak ve tartışmak istiyoruz.. Biz geceliği 300-500 Euro olan ortamlarda göz boyamacı bir sistemle değil bize çözüm üretecek ,bize yol gösterip elimizden tutup sektörün yarasını saracak bir platformda dertlerimize çözüm aramak istiyoruz…

 

Yumurta üreticisinin sorunlarının meclis de bir önerge sunularak tartışılmasını ve uzundur kanayan bu yaraya artık dikiş atılmasını talep ediyoruz..

Biz artık bu toplumun ucuz protein üreten ,fakir besini üreten marabaları olmaktan yorulduk. artık emeğimizin karşılığını alacak geceleri bir nebze rahat uyumamızı sağlayacak ciddi tedbirler istiyoruz..

 

Bütün yumurta üreticisi arkadaşları ve hak ve emeğin kıymetini bilen toptancı arkadaşları bize destek olmaya davet ediyorum. Eğer birbirimize sahip çıkmazsak bu sektör çok acı tablolara gebe ne yazık ki..

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=122031

Yazan - Eki 17 2017. Kategori HAYVANCILIK, KÜMES HAYVANCILIĞI, MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |