Sorumsuz Gazetecilik,Sorumsuz Doktorluk ve Sağlıklı Türk Pilici…


37 copy

 

 

Sorumsuz Gazetecilik,Sorumsuz Doktorluk ve Sağlıklı Türk Pilici…

 

 

İlgi Görener

Banvit_İlgi-Görener (1)Yavuz Dizdar’ın güncel versiyonu Ümit Aktaş toplumumuzun yeni sağlık danışmanı olarak hayırlı olsun! İkisi de tıp eğitimi almış, isimlerinin önünde doktor ünvanı taşıyan ve bu ünvanın ardına sığınarak abuk sabuk açıklamalar yapıp, bir yandan toplumda korku yaratırken diğer yandan ünlenerek muayenehanelerini dolduran “bilim adamlarımız”. Yavuz Dizdar’a alışmıştık, senelerdir 3-5 tane akıl dışı, hiç bir bilimsel dayanağı olmayan iddiasını tekrarlayıp durur. Son arsenik furyasında ona pek söz düşmese de, o da bulmuş bir gazete ve vermiş beyanını “15 dakikada pişip dağılan piliç zehirlidir” diye. Artık buna nasıl hükmettiyse…

 

Yavuz Dizdar’ı bir kenara koyuyorum, ne de olsa o, akıl dışı da olsa kendine ait bir fikirler öne sürüyor. Düşünce ve düşüncelerini ifade özgürlüğü kapsamında konuşup duruyor. Ama Ümit Aktaş hem beyaz et üreticilerinden hem de halktan özür dilemek zorunda! Sadece Ümit Aktaş değil, medyaya bu haberi ilk geçen kimse, o da çıkıp özür dilemek zorunda! Neden mi? Boşuna topluma korku yaydıkları için, ingilizceyi okuyup doğru dürüst anlamadan haber yaptıkları ve beyanat verdikleri için, bilmeden konuştukları ve yazdıkları için, halkı enayi yerine koyup, yazdıkları, konuştukları konu hakkında en ufak bir araştırma bile yapmadıkları için.

 

Medyamızın yeni bombası “Tavuk etinde arsenik bulundu” haberi Türkiye için tamamen geçersiz bir haberdir. Biraz iş ahlakı olan biri böyle muazzam bir iddiayı ortaya atmadan evvel bir fitoterapi uzmanına başvurmak yerine, hiç olmazsa T.C Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na “bu iddia Türkiye için de geçerli midir?” diye sorardı.

 

hZWTtRG4LgTc7HX

 

Öncelikle tavuk etinde arsenik bulunduğunu raporlayan bu araştırma 2006 yılında Amerika’da yapılmış. Üstelik araştırma sonunda tavuğun karaciğerinde bulunan arsenik oranı da aslında FDA’nin içme suyunda bulunmasına müsaade ettiği oranın 1/5’i. Ve dahası, tavukların karaciğerinde arsenik bulunmasına sebep olan Roxarson (3-nitro) ürünü ülkemizde hiçbir zaman yem katkı maddesi olarak kullanılmadığı gibi, ülkemizde ve Avrupa Birliği’nde büyütme amaçlı diğer katkı maddelerinin kullanımı da 2006 yılında yasaklanmıştır. Öte yandan Ümit Aktaş’ın iddia ettiği gibi marketlerde satılan piliçlerin analizleri sır gibi saklanmamakta. Üstelik merak eden her sade vatandaşın bu analizleri 300-400 TL ödeyerek ilgili laboratuvarlarda yaptırma imkanı var. Yine Ümit Aktaş’ın iddia ettiği gibi GDO içeren yem hayvanın daha hızlı büyümesini sağlamaz. Hızlı büyümeyi sağlayan katkı hormondur ve hormon ne Türkiye’de ne de tüm dünyada piliç yetiştirilmesinde kullanılmamaktadır. Yasak olması bir yana, piliçlere hormon verilmesi fiziksel olarak imkansızdır. Ve yine aynı şahsın belirttiği gibi GDO içeren yem tüketmiş bir pilicin etinde GDO’ya rastlanmadığı yapılan laboratuvar analizleriyle de kanıtlanmıştır. Verdiği beyanatta uydurdukça uyduran ve en sonunda GDO içeren yem kullanımının tek amacının “patronların daha fazla para kazanması” olduğunu da öne sürerek tüm beyaz et üreticilerine hakaret eden bu sorumsuz doktorumuz hepimizden özür dilemek zorundadır.

 

Kırmızı eti rüyalarına bile sokamayan milyonlarca insanın tek hayvansal protein kaynağı olan, ekonomikliği bir yana, hem lezzeti ve çeşitleriyle sofraları şenlendiren, hem de en hijyenik koşullarda üretilen Türk pilicini bu kadar karalamaya ne sorumsuz doktorların ne de haber yayma gücünü elinde tutanların hakkı olmadığını düşünüyorum.

 

Yapılan tüm sorumsuz iddiaların aksine, ürettiğimiz piliçler insan sağlığına yararlıdır, güvenle tüketebilirsiniz.

 

(Banvitaş)


Yazan - 12 Aralık 2015. Kategori MANŞET, KÜMES HAYVANCILIĞI, HAYVANCILIK, SAĞLIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x