Sürü Sağlığı ve Biyogüvenlik


SÜRÜ SAĞLIĞI VE BİYOGÜVENLİK

Prof. Dr. F. Tahir Aksoy

Veteriner Hekim

Hayvancılık işletmelerinde kârlı bir üretim ancak sağlıklı sürülerle yapılır. Sürünün sağlıklı olması ve sürü sağlığının sürekli olarak korunması üretimde başarının en önemli kuralıdır.

Ülkemizdeki hayvancılık işletmelerinde bugün biyogüvenlik kurallarına geçmişe bakarak daha çok uyulduğu söylenebilir. Ancak, ülke genelinde elde edilen üretim verileri, bu alanda henüz eksikler olduğunu göstermektedir.  Bu makalede sürü sağlığının korunması için hayvancılık işletmelerinde uyulması gereken önemli kurallar özetlenmiştir.

Modern hayvancılığın genel yapısı

Günümüzde hayvancılık işletmeleri giderek modern bir yapı kazanmıştır. Özellikle tavukçuluk, süt sığırcılığı, besicilik işletmeleri balık çiftlikleri bu değişimde öncülük etmiştir. Üretimin yapısı değiştikçe, sürülerin hastalıklardan korunmasının önemi de artmıştır. Modern bir hayvancılık işletmesinin genel özellikleri aşağıda maddeler halinde özetlenmiştir.

*  Üretim yığınsal ve süreklidir

  • Büyük mali yatırımları gerektirir
  • Entegre bir üretim şeklidir
  • Ürün kalitesi önemlidir
  • Pazarlama önemlidir
  • Kârlılık gözetilir
  • Daima yeni bilgi ve teknolojileri ve çalışanların eğitimini gerektirir
  • Üretimin her türlü riske karşı güvence altına alınmış olması gerekir
  • Üretim sürdürülebilir olmalıdır. Uygulamalar çevrenin korunması ve insan sağlığı ile uyumlu olmalı, her aşamada hayvan gönenci ve hakları gözetilmelidir.

Sürü sağlığı nasıl korunur?

Hastalık etkenleri dikey ve yatay olarak bulaşır.  Dikey bulaşma hastalıkların damızlıklardan yavrularına bulaşmasıdır. Bu nedenle üretimde kullanılacak ticari sürülerin sağlıklı ve güvenilir işletmelerden elde edilmesi gerekir.

Yatay bulaşma, hastalığın çevreden hayvanlara bulaşmasıdır. Çiftlik içinde ve çevresinde hastalık etkenlerinin bulunması, hastalıkların yatay bulaşmasına yol açar. İşte bu bulaşmaları önlemek için Biyogüvenlik kuralları oluşturulmuştur. Bu konudaki uygulamalar üç grup altında toplanabilir:

Hayvanlar için sağlıklı yaşam koşulları (1) :

Yem, su, hava, yerleşim sıklığı, temizlik gibi çevre koşulları ile hayvanların sağlıklı ve verimli olması arasında önemli ilişkiler vardır. İşletmelerde hayvanlar için uygun (optimum) yaşam koşulları sağlanmalıdır.

Hayvanların hastalıklara karşı direnci (2)

Hayvanların hastalıklara karşı dirençli olması önemlidir. Hayvanların bağışıklık sistemi onları hastalıklara karşı daha güçlü yapabilir. Gerektiğinde sürülere uygun aşılama programları uygulanır. Bağışıklık sistemini bozan kötü yaşam koşullarından da kaçınmalıdır.

Hastalık etkenlerinin yok edilmesi ve sürülerden uzaklaştırılması (3)

Hastalık yapan bakteri, virüs, mantar, küf, parazit ve benzeri organizmaların hayvanlara bulaşmaması, işletmeler arasında ve içinde yayılmaması için geliştirilmiş bir takım kurallara BİOGÜVENLİK kuralları denir.

Biyogüvenlik   

Genel kavram olarak biyogüvenlik: İşletmenin özellikle yerleşim yeri, diğer çiftliklerle olan ilişkisi, yol, su, elektrik, nakliyat gibi konuları önceden düşünülür. Burada yapılan yanlışları sonradan düzeltmek zor olabilir.

Yapısal olarak biyogüvenlik: Binalarının kullanımı,  kolay temizlenebilirliği ve benzeri hususlar, model, plan ve yapı malzemeleri seçilirken önceden düşünülmelidir.  Malzemeler temizlenebilir olmalıdır. Bina çevresindeki yollar, yüzeyler, binanın tavan, taban ve duvarları temizlenip arınabilir özellikte olmalıdır.  Site giriş ve çıkışları kontrol edilebilir olmalıdır.

Uygulamada biyogüvenlik: Çalışmalar sırasında uyulacak biyogüvenlik kuralları önceden belirlenmelidir.  Bu kurallar sayesinde hastalık etkenlerinin yayılması sınırlandırılabilir. Bu kuralların bazıları aşağıda belirtilmiştir:

  • “Hepsi içeri hepsi dışarı”  sistemi işletmeyi pek çok sorundan koruyacaktır. Bir çiftlikte farklı yaş gruplarının yan yana bulunması sorunlara yol açar.
  • Sitede araç, personel, yem ve donanım trafiği düzenlenmeli, bu trafik mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalıdır. Hastalık laboratuarı, kesimhane, rendering gibi bölümlerde çalışan elemanlar, her kim olursa olsun kuluçkahane,  damızlık işletmelerine girmemelidir. Bu personelin belirtilen yerlere girmesi çok gerekli ise her seferinde girişte duş aldıktan sonra ve dahili giysiler ile girmelidirler.
  • İşletme çalışanları giriş ve çıkışlarda temizlik ve dezenfeksiyon kurallarına uymalı, içeride çalışma elbisesi ve çizme kullanmalıdır.
  • Site içerisine mecbur kalınmadıkça ziyaretçi kabul edilmemeli, mecburiyet karşısında gerekli temizlik ve dezenfeksiyon uygulamalarının ardından temiz iş giysileriyle izin verilmelidir.
  • Site içerisine sadece gerekli olan araçların girmesine izin verilmeli ve onlar için de girişte temizlik, teker daldırma ve dezenfeksiyon işlemleri uygulanmalıdır.
  • Devamlı olarak fare, sıçan ve diğer kemirici hayvanlar, yabani kuşlar ve sineklerle mücadele edilmelidir. Çevrede kedi köpek bulunması doğru değildir.
  • İşletmelerde rutin olarak ve ayrıca üretim devreleri arasında temizlik ve dezenfeksiyon yapılmalıdır.

Temizlik ve dezenfeksiyon

Daima önce temizlik yapılmalı ve temizlikten sonra da dezenfeksiyon uygulamalıdır.  Temizlik; kuru ve ıslak olarak yapılır. Kuru temizlik; önceden gübre, kan, yem, toz, toprak, çamur gibi maddelerin fiziksel olarak kazınıp, süpürülüp toplanması ve atılmasıdır. Ardından su kullanarak ıslak temizlik yapılır. Islak temizlik sırasında deterjanlı temizleyiciler kullanarak ön dezenfeksiyon yapmak yararlıdır. Bazı yapışmış kirlerin sökülmesi için yıkama suyu basınçlı makine ile püskürtülmelidir. Temizlik yapıldıktan sonra temizlenen yerlerin kuruması beklenir.

Temizlenmiş yüzeylere kuruduktan sonra dezenfeksiyon uygulanır.  Dezenfeksiyon;  hastalık etkenlerinin öldürülmesi veya sayıca hayvanlara zarar vermeyecek düzeye kadar azaltılması işlemidir ve bu amaçla kullanılan çeşitli özellikteki maddelere dezenfektan denir.

Dezenfektanların seçimi

Bir dezenfektanın gereği kadar yararlı olması için doğru seçilmeli ve üretici firmanın tarifine göre kullanılmalıdır. Biyogüvenlik için dezenfektan seçerken göz önünde bulundurulması gereken üç husus vardır.

Etkinlik(1) : (a) Biyolojik spektrum tüm patojenleri  (viral, bakteriel ve fungal) ve sorun olan etkenleri kontrol edebilmelidir. (b) Bağımsız testler ile etkinlik onaylanmış olmalıdır. ( c) Çiftlik koşullarında da (organik kirlilik, sert su ve düşük sıcaklık) etkinliğin bulunduğu kanıtlanmış olmalıdır.

Güvenlik (2): (a) Kullanıcılar için güvenli olmalıdır. (b) Çiftlik hayvanları için güvenli olmalı ve zararlı bir kalıntı bırakmamalıdır. (c) Ekipman ve kullanılan diğer araçları aşındırıp çürütmemelidir.

Çevresel etki (3) Çevre için zararsız olmalıdır.

Sonuç

Modern hayvansal üretimde hastalıklara yer yoktur. Hastalık çıktıktan sonra ilaç vermek ve tedavi uygulamak çok masraflı ve günümüzde gıda güvenliği açısından da sakıncalı bir yoldur.  HACCP kurallarına göre, çiftlik hayvanları üretiminde biyogüvenlik kurallarına uyulmalıdır. “BİR KORUNMA BİN TEDAVİDEN DAHA İYİDİR sözü altın kuraldır”.

Kaynaklar

Aksoy, F. Tahir (1999) : Tavuk yetiştiriciliği (üçüncü baskı), Şahin Matbaası, Ankara ftaksoy@yahoo.com

US Food and Drug Administration (1997):  HACCP principles and application guadlines, www.cfsau.fda.gov

Woodger, John (2007) Biyosecurity and hygiene on the breederfarm, hatchery and dairy farm. www.farmcaregb.com


Yazan - 8 Mart 2011. Kategori SAĞLIK, Prof. Dr. F. Tahir Aksoy. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x