“Toprak Yoksa Hayat Yok”


12341237_907827949333980_3700513014181320153_n

 

 

 
5 ARALIK DÜNYA TOPRAK GÜNÜ

 

 

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), beslenme ve ekosistem döngüsünde toprağın önemini vurgulamak amacıyla 2013 yılında aldığı kararla 5 Aralık tarihini Dünya Toprak Günü, 2015 yılını ise Uluslararası Toprak Yılı ilan etti.

 

 

Ülkemizde toprağın ve tarım arazilerimizin amacı doğrultusunda kullanılmasını sağlamak amacıyla 2005 yılında Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çıkarıldı. Ancak sermayenin karşılaştığı hemen her sorun yasaya istisna maddesi olarak eklenerek tarım arazilerimizin amaç dışı kullanılması kolaylaştırıldı.

 

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ülkemizde toprak ve tarım arazilerini korumakla görevli kurumdur. Bakanlığın 12 Mayıs 2015 tarihli basın açıklamasında yer alan veriler oldukça düşündürücüdür. Açıklamada son 10 yıllık süreçte 1,1 milyon hektar için tarım dışı amaçlı kullanım izni talebi olduğu, bunun %52’lik kısmına uygun görüş verildiği, izin verilen tarım arazilerinin içinde de %34’lük kısmın verimli tarım arazilerinden oluştuğu belirtiliyordu. Buna karşın hemen her gün TV kanallarında gösterilen kamu spotları ile tarım arazilerimizin ne kadar güzel korunduğu algısı yaratılmaya çalışılmaktadır.

 

 

Son yıllarda çıkarılan bazı dolaylı yasalar da tarım arazilerimizin amaç dışı kullanımını teşvik eder niteliktedir. 2012 yılında ülkemizde büyükşehir belediyesi sayısı 30’a ulaşmış ve belediye sınırı il sınırına genişletilmek suretiyle yaklaşık 16 bin köy mahalleye dönüştürülerek tarımsal üretimde kullanılan tarlalar üzerindeki tarım dışı amaçlı kullanım baskısı artırıldı. Yine aynı şekilde 2014 yılında Mera Kanunu’na eklenen bir bent ile meraların kentsel dönüşüme açılabileceği imtiyazı getirildi.

 

 

Uygulanan tarım politikaları da tarım arazilerimizi amacı doğrultusunda kullanmamızın önünde engel oluşturmaktadır. Son 10 yıllık süreçte çiftçimiz kazanamadığı için yaklaşık 2,6 milyon hektarlık tarım arazisini ekmekten vazgeçti. Bu alan Belçika’nın yüzölçümüne yakın, Arnavutluk ve Ermenistan’ın yüzölçümlerine ise eşittir.

 

 

İklim değişikliği insanlığın önünde önemli bir sorundur. Bu kapsamda yaşanacak kuraklık, sel ve fırtına gibi olumsuzluklar tarımsal üretimi (FAO verilerine göre) %15-20 dolayında düşürecektir. Artan nüfusu besleyebilmek için en azından mevcut tarım arazilerimizi kesinlikle korumamız ve kirletilmesinin önüne geçmemiz gerekmektedir. Tarım arazilerimiz ile meralarımızın amaç dışı kullanımını kolaylaştıran mevzuat ivedilikle revize edilmelidir.

 

 

Tarım politikaları çok daha ciddiyetle ele alınmalı, doğayla dost, üretimde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik olarak kurgulanmalı, tarım arazilerinin üzerinin boş bırakılması önlenmelidir.

 

 

Unutulmamalıdır ki; “TOPRAK YOKSA HAYAT YOK!”

 

 

Ahmet ATALIK
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası
İstanbul Şube Başkanı


Yazan - 5 Aralık 2015. Kategori MANŞET, TARIM, ÇEVRE. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x