Veteriner Hekimlerden ithalatla ucuz et politikasına sert tepki!

 

Veteriner Hekimlerden ithalatla ucuz et politikasına sert tepki!

 

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Talat Gözet, büyükbaş hayvan ve et ithalatı ile zincir marketlerde ucuz et satışı konusunda, “Dağ fare doğurdu. 30 liralık etin acısı 5-6 ay sonra çıkacak. Önümüzdeki aylarda bu fiyatları bulamayacağız” dedi. Gözet, Tarım Bakanlığının görevinin vatandaşa ucuz tarımsal ürün yedirmek değil, sağlıklı gıda yedirmek olduğunun altını çizdi.

 

Halk TV’de Ezgi Değirmencioğlu’nun sunduğu Yaşama Dair Programı’na konuk olan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Dr. Talat Gözet, büyükbaş havyan ve et ithalatına tepki gösterdi, zincir marketlerde ucuz et satışıyla ilgili eleştirilerde bulundu.

 

“İthalat önce üreticiyi vurur”

 

İthalatın öncelikle üreticiyi vuracağını, söyleminin bile üreticinin üretimden kaçışına yol açacağını bildiren Gözet, “Bu politikalar çözüm değil. Biz şu anda gittikçe dışa bağımlı hale geliyoruz. Eğer bir ülke kendine yetecek hayvansal proteini üretemiyorsa, bu çok ciddi problemlere yol açacaktır. Bizim hızlı bir şekilde tüketimden üretime geçmemiz lazım” dedi.

“Bakan kucağında bir kırmızı et buldu”

 

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın kucağında bir kırmızı et bulduğunu dile getiren Gözet, Bakanlığın kırmızı eti ucuzlatacağım derken, diğer şeyleri gözden kaçırmaya başladığını söyledi. Gözet, “Tamam kırmızı eti 3-5 lira aşağı çektiniz, ona da herkes ulaşamıyor zaten, etle uğraşırken sütü unutuyorsunuz. Üreticinin sütüne 10 kuruş zam yapıldı, ama ben marketten aldığım peyniri, tereyağını, yoğurdu yüzde 20-30 zamlı alıyorum. Biz eti ucuzlatalım derken, ilerde süt problemi yaşayacağız. Onu da mı ithalatla çözeceğiz? Şu anda et konusunda günü kurtarma politikası izliyoruz. İthalatla yerli üretim bitiyor. 30 liralık et çözüm değil. Bunun acısını 5-6 ay sonra çekeceğiz. Et fiyatları artmaya devam edecek” diye konuştu.

Hızlı bir şekilde kırsaldaki nüfusu üretime geçirmek gerektiğini vurgulayan Gözet, şöyle devam etti:

 

“Sayın Bakanımız destek verileceğini, aile işletmesine 5 gebe düve dağıtılacağını söyledi. Bu düveler nereden gelecek? Yine ithalat yoluyla karşılanacak, ülkemizdeki üreticiler yine kazanamayacak.

 

1980’li yıllardan sonraki politikalarla kırsaldaki nüfusumuzu bilinçsiz bir şekilde şehre taşıdık. Kırsalda üretim yapacak nüfus kalmadı. Bunun faturasını şimdi ödüyoruz. 20-25 yıldır teşviklerle ahırlar, ağıllar yapıldı. İthalat politikalarıyla o ahırlar boş kalacak.

 

Bunun altyapısı Türk sığırcılığıdır. Eğer siz ürettiğiniz sütü desteklemezseniz, anası olmayan şeyin danası olmaz. Bunu nereden üreteceğiz, damızlık hayvanlardan… Hızlı bir şekilde, damızlık hayvan mevcudumuzu 2’ye 3’e katlamamız gerekiyor. Bunu yapmazsak biz sürekli dışa bağımlı hale geliriz.

 

“Et pahalı” söylemi

 

Sayın Bakan “eti ucuzlatacağım, üreticiyi destekleyeceğim” diyor. Bu ikisi birbirine tezat. Neden bilmiyorum, Türkiye’de bir lobi, etin pahalı olduğunu gündeme getirdi. Etin pahalı olduğu söyleniyor ama Türkiye’de akaryakıta bir ay içinde iki kere zam geldi, bunları hiç konuşmuyoruz. Elektrik, yem, su pahalı. Ben Ankara’da yarım litrelik suyu 1 liraya alıyorum. 1 litre sütü, üreticiden 1.40, marketten 2 liraya alıyorsunuz. Sütün üretim maliyeti ile suyun üretim maliyeti aynı mı, değil. Kimse bunu konuşmuyor. Öyle bir kamuoyu oluşturuyorlar ki, bu, Türk üreticisini, köylüsünü bitirmek için bilinçli olarak yapılıyor.

 

80 milyon nüfus olmuşuz, gelen turistler var, yıllık 1,5 milyon ton kırmızı et üretmemiz gerekiyor. Et üretimimiz 1 milyon ton civarında. 500 ton açığımız var. Bunu ithalatla kapatmaya çalışırsak, bir dahaki sene 800 bin ton et üretir, 700 bin ton dışardan canlı materyal veya et ithal ederiz. 10 sene sonra yerli üreticiyi bitirdikten sonra tamamen dışa bağımlı hale geleceğiz ve eti daha pahalı yiyeceğiz. Bu çok tehlikeli bir gidişat.”

 

“Gelen etin ne olduğunu bilemezsiniz”

 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çalışmadan, yorulmadan, üretmeden rahat yaşamayı alışkanlık haline getiren toplumlar, önce şeref ve haysiyetini, sonra istikbalini kaybederler” sözünü hatırlatan TVHB Başkanı Talat Gözet, hızlı bir şekilde toplumu tüketici olmaktan, üretime döndürmek gerektiğinin altını çizdi.

 

Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından son dönemde lop et ithal edildiğine de vurgu yapan Gözet, “İşin bir de sağlık boyutu var. Karkas etin ne eti olduğunu bakınca anlarsınız ama lop etin ne eti olduğunu, ancak laboratuvarda anlarsınız. Niye lop et geliyor? Hangi sektörde olursa olsun, 0 gümrükle ithalatı açarsanız, benim üreticimle onların maliyeti aynı değil ki. O ülkeler kırmızı et ihtiyacının yüzde 80’ini domuz eti ile karşılıyorlar. 0 gümrükle kırmızı et getirirseniz, bizim yerli üreticimizi öldürürsünüz. Biz et üretemediğimiz zaman bize aynı fiyattan et satmayacaklar. Şu anda bizim alternatifimiz var ama yarın olmayacak” dedi.

 

“ESK ve TMO, ticarete soyundu”

 

Koparılan yaygaraya rağmen, et fiyatlarında 3 lira indirim olduğunu, ona da bütün tüketicilerin ulaşamadığını bildiren Gözet, bunun sürdürülebilir olmadığını kaydetti.

 

Üreticilere, “Sektörden kaçmasınlar. ESK bunu 25 liradan alacağı sözünü verdi. 3-5 ay sonra biz bu fiyatlara et bulamayacağız. Avrupa’da da bitecek, Türkiye’de bittiği zaman bu fiyatı bulamayacağız” diye seslenen Gözet, üretici fiyatları düştüğü zaman üreticiyi korumak için kurulan ESK ve TMO için “Şimdi ticarete soyundular. Sanıyorum, ESK ciddi para kazanıyor. 3,5 avroya, 15 liraya mal ediyoruz, ama 29 liraya satıyoruz kıymayı” diye konuştu.

 

“Dağ fare doğurdu”

 

Tüketicinin ithalatla değil, teşviklerle üreticiyi desteklemek suretiyle korunacağını bildiren Gözet, şunları kaydetti:

 

“Sanki fiyatlar yarı yarıya ucuzlamış gibi bir algı yaratıldı. Dağ fare doğurdu. Şu anda ithal edilen bir dananın ESK satışı 24 liraya mal edebiliyorlar. 1,5-2 lira kazanırdı 1 kg ette. Fiyatlar düşecekse, sektörden çekileyim diyor.

Türkiye, yağış oranıyla büyükbaş beslemenin ekonomik olmadığı bir coğrafya. Büyükbaş hayvanların otlayacağı meramız yok. Bizde koyun çok önemli. 31 milyon koyun mevcudumuz görünüyor. 15 milyonu sağılan hayvandan 15 milyon kuzu olması gerekiyor, bundan da 8 milyon erkek kuzumuz olması gerekiyor. 160 bin ton et üretmemiz lazım. Üretim 80 bin ton. Bilemiyorum, ya istatistiklerde problem var. Sahada koyunculuk bitmek üzere. Türkiye koyunculuğa elverişli bir coğrafya. Et üretiminin dörtte birini buradan alabiliriz.

 

Kişi para kazanıyorsa bu işi yapar. Kazanmıyorsa neden uğraşsın? Yoksa et, süt, peynir pahalı derseniz, biz daha çok ithal ürün yemeye devam ederiz.

Ben 32 sene çalıştım, Tarım Bakanlığının görevi vatandaşa ucuz tarımsal ürün yedirmek değil. Hele bizim sektörde üretimi artıracaksınız, halka sağlıklı gıda tükettireceksiniz, ucuz değil. Hayvansal gıdalar üzerinde çok çabuk bakteri üreyen ürünler. Veteriner hekimler; sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda, sağlıklı insan sloganıyla hizmet vermeye çalışıyorlar.

 

İthalat politikaları üretimimizi bitirir. 3-5 ay ucuz et yedirirsiniz o kadar. Ama bakıyorsunuz, yarım kilo kıyma için vatandaşımızı soğukta kuyrukta bekletiyorsunuz. Yapmamız gereken üretim, üretim üretim.”

https://www.gidahatti.com/veteriner-hekimlerden-ithalatla-…/

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=123281

Yazan - Kas 12 2017. Kategori HAYVANCILIK, MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |