Yılbaşında Hindi Yemek..

 Yılbaşında Hindi Yemek..

Kurban Bayramı’nın birkaç yıldır yılbaşı’na yakın gelmesi ve ekonomik kriz nedeniyle hindi’nin lafı bile söylenmiyordu.

Ancak yine oldukça ilginç bir konudur yılbaşı ve hindinin birlikte anılması . Yılbaşı ile hindin ne alakası vardır , dünyanın her yerinde yeni yıl kutlamalarında hindi kızartması sofralarda var mıdır ?

Sorumuzu hemen yanıtlayalım. Hıristiyan dünyasının Hz.İsa’nın doğumu olarak kutladığı “Noel” de sofralarında hindi bulunacak diye bir kuralları olmadığı bir hakikat. Hatta kuralları olmadığı gibi uygulayanın da pek olmadığı biliniyor.Türk kültürüne   ne zaman nasıl girmiştir tam bir yanıt bulamasak ta da araştırıldığında birçok hakikate ulaşıyorsunuz. .

Hindi Hıristiyan aleminde Noel’de, şükran gününde ( 22 Kasım) kesilir . Ancak bir Hıristiyan bayramı olarak kutlanan(ki aslında dini bir bayramda değildir) bugün aynen bizim yurdumuzu da yansıtılamayacağı için bu tarihten bir ay sonrası olan ve yılbaşı mahiyetinde yurdumuzda kutlanan güne bu adeti çok sağlam bir pazarlamayla yansıtmışlar . Yani bizim yılbaşında yediğimiz hindiyi Hıristiyan alemi şükran gününde yiyor . Böylelikle dış dünyada ilgiyle karşılanan hindi pazarlaması , dini gereklilikten çıkarılıp , bir adet şeklinde yılbaşında pazarlanmıştır .

Peki Şükran Günü nedir ? Aslında gerçekten bir dini gün müdür ?

Bu sorununda yanıtı olumsuz . Dini gün gibi kutlanan bugünün tarihçesini şu şekilde araştırdığımız bir kaynaktan aktaralım ;

“İngilizler, 387 yıl önce gemiden indiklerinde onları meraklı bakışlarla Kızılderililer karşılar, onlara yiyecek verir. Hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler.

Kızılderililer´in yardımı ile yeni hayatlarına başlayan İngilizler aradan geçen senelerden sonra hayatlarını düzene sokarlar ve ilk geldikleri gün kendilerine sofralarını açan, onlara yardımcı olan Kızılderililer´e şükranlarını sunmak için İngiliz Vali William Bradford tarafından büyük bir ziyafet hazırlanır ve Kızılderililer davet edilir.

Kızılderililer´in şefi Massoit, 90 Kızılderili ile bu yemeğe katılır. O günden sonra her hasat sonrasında bu yemek geleneği sürer. Ama ilk olarak 1863 yılında Amerika´nın o dönemdeki Başkanı Abraham Lincoln, Şükran Günü´nün ulusal bir bayram olmasını meclise önerir.

Resmi olarak bu öneri bazı sebeplerden dolayı meclise taşınmaz ama Amerika´nın çoğu bölgesinde bu gelenek sürdürülür. Lincoln döneminde ele alınamayan bu öneri, 78 yıl sonra, yani 1841 yılında o dönemin Amerikan başkanı Franklin Roosevelt tarafından tekrar meclise taşınarak karara bağlanır ve bu tarihten itibaren her yılın Kasım ayının son Perşembesi ´Şükran Günü´ olarak, ulusal Bayram ilan edilir.”

İşte Şükran Günü Amerikalılar´ın yılda bir defa kutladığı ve bu vesile ile anne baba ziyaretlerinin yapıldığı bir bayram halini almış. Yani aslında bayram dediysem de bu bildiğimiz dini bir bayram değil, hüzünlü bir geçmişi var.

Kızılderililerle aralarındaki bir yas günü olarak anılması için belirlenmiş olan bugün , günümüzde artık bir kutlama halini almış , bayram gibi olmuştur . Amerika’da şükran gününde 5 gün tatil ilan ediliyor , insanlar evlerinde büyük hazırlıklar yapıyor , giyiniyor ,süsleniyor ve 5-6 saat boyunca patateslerle süslenmiş hindilerini kısık ateşte kızartıp komşularını , dostlarını , akrabalarını misafirliğe çağırıyor . Kısacası yılbaşında hindi kızartmak Hıristiyan adeti değildir , rahatça ve huzurla yiyebilirsiniz afiyet olsun

 Nar Şuruplu Hindi Fırın 

Malzemeler

1 adet temizlenmiş bütün hindi (ya da yarım hindi)
5 yemek kaşığı zeytinyağı
1 yemek kaşığı bal
1 çay kaşığı tuz, karabiber
1 adet orta boy kuru soğan
2 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı

Sos için;

1 adet narın suyu
1 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı un
3 su bardağı su (pişen hindi suyuyla karıştırılacak)
1 çay kaşığı tuz, karabiber

Yemeğin Tarifi  

Öncelikle, temizlediğiniz hindiyi akan suyun altında iyice yıkayıp süzün. Hindinin her tarafını kağıt havlu yardımıyla iyice kurulayın.Şimdi de ellerinizi iyice yıkayarak, bir kaseye koyduğunuz zeytinyağına batırarak hindinin her tarafına zeytinyağı sürün.

Aynı şekilde balı da elinize alıp hindinin her tarafına yedirin.Son olarak, tuz ve karabiberi de serpiştirerek ovun.Diğer taraftan, soyulmuş kuru soğanların her birini dörde bölüp hindinin içine yerletirin. Eğer yemek için kullandığınız hindi yarımsa üzerine dağıtabilirsiniz.

Sıra şimdi hindiyi pişirmekte. Benim ilk önerim, hindiyi büyük bir fırın poşetinin için yerleştirip 175 dereceye ayarlı fırında en az 2, 5-3 saat pişirmeniz. Ye da hindiyi fırın tepsisine yerleştirip üzerini örtmeden de pişirebilirsiniz. Ancak, bu şekilde pişirdiğiniz hindinin üzeri iyice kahverengileşerek, pişme süresi tamamlanmaadn yanıyor olduğu izlenimi verebilir. Böyle bir durumda, hindinin kahverengileşen yerlerini alüminyum folyoyla kapatıp yanmasını önleyebilirsiniz. Ancak bu üzeri açık pişirme yönteminde, her 30 dakikada bir fırının kapağını açıp önceden erittiğiniz tereyağını ve hindinin tepsideki suyunu hindinin üzerinde gezdirmeniz gerekir.

Üçüncü bir önerimiz,doğru bir pişirme tekniği olan hindiyi hazırladıktan sonra her tarafını alüminyum folyoyla kapatarak fırın tepsisinde pişirme tekniğidir.
Hangi tekniği kullanırsanız kullanın, arada bir hindinin pişip pişmediğini kontrol edin.

Sos için, küçük bir tencerede yağı eritip yağı ekleyerek iyice sararıncaya kadar, 3-4 dakika kısık ateşte kavurun. Böylece unun kokusu gidecektir.Üzerine azar azar, pişen hindi suyuyla tamamladığınız 3 bardak suyu ekleyin.Nar suyunu da hemen ilave edip sosu, sürekli karıştırarak kaynayıncaya kadar pişirin. Tuz ve karabiberi ekleyip 1-2 dakika daha kaynattığınız sosu ocaktan alın.

Sosu pişen hindinin üzerine gezdirip varsa nar taneleri ve kestanelerle hindiyi süsleyip servise sunun.

Püf noktası

Hindinin görünümünün daha güzel olmasını istiyorsanız, fırına vermeden önce hindinin bacaklarını mutfak ipliğiyle (keten iplik) birbirne bağlayabilirsiniz. Böylece hindi bütün kalacaktır.

YILBAŞI İÇİN 100 BİN ÖZEL HİNDİ

Bolca Hindi, yılbaşı için 100 bin adet özel yılbaşı hindisi hazırladı. İçerisinde pişirme termometresi, pişirme torbası ve yemek kitapçığının yer aldığı özel paketler satışa sunuldu.

Türkiye’de hindi üretiminde lider kuruluşlarından biri olan Bolca Hindi, yılbaşı nedeniyle artan siparişlerini karşılamak için üretim kapasitesini arttırdı. Yılbaşında Türkiye’nin hindi markası olmaya devam edeceklerini belirten Bolca Hindi Genel Müdürü Kamil Erbayram, “Şu an yıllık üretim kapasitemiz 30 bin ton civarında. Yılbaşında müşterilerimizin isteklerini karşılayabilmek için üretim artışı olacak. Bolca hindi olarak bu talepleri karşılayabilmek için 100 bin adet özel yılbaşı hindisi üretime hazırladık.

Yılbaşında klasik hindi tüketicileri taleplerini karşılayabilmek için kapasitede bir artış söz konusudur. Yaklaşık 500 ton civarında bir artış olacak. Yılbaşında perakendicilerin talepleri son bir haftaya sıkıştığından biz de üretimimizi bu duruma göre planlamak durumundayız. Kısa bir sürede fazla sayıda hindiyi kesip satışa sunabilmek için yoğun gayret gösteriyoruz. Yılda bir kere karşılaştığımız bu özel zamanda personeli mesaiye bırakarak çalışmaya aralıksız vardiyalarla devam etmekteyiz” dedi.

BÜTÜN HİNDİLER İÇİN YENİ GÖRSELLİ AMBALAJ HAZIRLADIK

Türkiyede bir yılda 100 bin eve hindi girdiğini açıklayan Erbayram açıklamalarına şöyle devam etti:”Bu sene bütün hindiler için yeni görselli ambalaj hazırladık. Ayrıca hindimizin yanında tüketicilerimize promosyon olarak birer adet pişirme termometresi, pişirme torbası ve yemek kitapçığı da hediye ediyoruz. Pişirme termometresi ve torbası sayesinde hindilerimizi daha lezzetli ve tam kıvamında pişirmeyi temin ediyoruz. Yine yılbaşına özel bütün hindi tercihinde bulunmayanlar için birer adet but ve göğüs filetodan oluşan özel yılbaşı paketlerimiz de yılbaşında satışa sunulmaktadır. Hindi eti Türk mutfak kültürüne çok uygundur. Mutfaklarımızda kırmızı eti kullandığımız her yemekte hindi etini kullanabiliriz. Hindi etinin tüketicileri cezbeden tarafı sağlıklı oluşu, yüksek proteinli oluşu, düşük kolesterollü oluşu, amino asitlerinin dengeli oluşu ve kolay hazmedilebilir oluşudur. Bizim Bolca hindi olarak 1995 yılında ilk kez başlatmış olduğumuz tabaklı hindi eti satışını sadece yılbaşında değil yılın oniki ayında da satışı hedefleyerek gerçekleştirdik ve bugün bu amacımıza da ulaşmış bulunmaktayız. Ülkemizde de hindi diğer Avrupa ülkeleri gibi 365 gün yenmeye başladı. Ancak kişi başına tüketim 0,5 kilo civarındadır. Bu miktarı artırmak için çalışmalarımızı devam ettirmekteyiz ” Erbayram, 2011 yılında üretim miktarını yüzde 15 arttırmayı hedeflediklerini açıklayarak, “Ayrıca işletme içersinde ileri işlenmiş ürünlere ve ambalajlama teknolojilerine yönelik yatırımlar planlıyoruz. Arge departmanımız her zamanki gibi pazara yeni ürünler sunabilmek için çalışmalarına devam etmektedir. 2011 yılında da Türkiye’nin hindi markası olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.(Bolu Gündem)

‘NOEL BABA’ KUTUPLARDA DEĞİL,ANTALYA’DA YAŞADI

Geyikleriyle birlikte Kuzey Kutbu’nda yaşadığı sanılan Noel Baba’nın, aslında Aziz Nikolas adıyla Antalya’da yaşadığını Türklerin bile büyük çoğunluğu bilmiyor.

Dünyada “Noel Baba” olarak bilinen Aziz Nikolas’ın, Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında önemli bir Likya kenti olan Patara’da doğduğuna inanılıyor. M.S. 270’li yıllarda Patara’da zengin bir buğday tüccarının oğlu olarak doğan ve babası öldüğünde büyük bir servetin tek mirasçısı olan Aziz Nikolas, servetini yoksullar için harcamaya karar verir. Bu sırada Patara’da önceleri çok zengin olan bir kişi; fakirleşmiş ve kızlarının çeyizini yapamayacak duruma gelmiştir.

EFSANE VE KORUYUCU!

Aziz Nikolas durumu görerek onlara yardım etmeyi düşünür. Kendini belli etmemek ve gururlarını kırmamak için kızların evine gece gider. Uykudayken büyük kızın açık olan penceresinden çeyizine yetecek olan bir kese altını içeri bırakır. Ortanca ve küçük kızın çeyiz paralarını ise pencereleri kapalı olduğu için bacadan atar. İşte Noel Baba’nın yılbaşında bacadan girerek hediye bırakma öyküsü böyle ortaya çıkmıştır.

Aziz Nikolas’ın yaşamında çok sayıda efsaneye imza attığına; gemicilerin ve öğrencilerin koruyucusu olduğuna inanılır. Myra’nın (Antalya Demre’de bir antik kent) başpiskoposluğunu yapan Aziz Nikolas’ın 6 Aralık 343’te 65 yaşında öldüğü sanılıyor. Myralılar, adına bir kilise yaparak içindeki lahitte onu sonsuz uykusuna bırakırlar. Ancak bazı kemikleri, Haçlı Seferleri sırasında gelen tüccarlar tarafından İtalya’nın Bari kentine kaçırılır. Geride kalanlar ise Antalya Müzesi’nde saklanıyor. Demre’deki Noel Baba Müzesi, Türkiye’nin en önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor. Her yıl onlarca Ortodoks, hacı olmak için Noel Baba Kilisesi’ni ziyaret ediyor. Ayrıca Noel Baba’nın Antalya Müzesi’nde sergilenen kemiklerini görmek için her yıl binlerce turist Antalya’ya geliyor. 2010’da Noel Baba için Türkiye’ye gelen turistlerin bıraktığı gelir 1 milyon 192 bin 350 TL’yi buldu.

ASLINDA ZAYIF VE MİNYON BİRİYDİ

Akdeniz’de yaşayan Noel Baba’nın Kuzey Kutbu’na yolculuğu, karikatürist Thomas Nast’ın 1863’te Harper’s Weekly Dergisi’nde yayınlanan çizimlerine kadar uzanıyor. Günümüzdeki popüler Noel Baba imajı ise Haddon Sundblum’un 1931’den itibaren Coca-Cola şirketi için hazırladığı çizimlerle son halini aldı. Günümüzde Noel Baba’nın, Kuzey Kutbu’nda rengeyiklerinin çektiği uçan kızağını hediyelerle doldurduğuna ve evlere bacalardan girerek hediye dağıttığına inanılıyor. Noel Baba günümüzde kır saçlı, kır sakallı, tonton birisi olarak resmediliyor. Oysa gerçek Noel Baba; zayıf ve minyon bir Akdenizli’dir.

Heykeli tartışma yarattı

Noel Baba, heykeliyle de uzun süre tartışma konusu oldu. Demre’deki Aziz Nikolas Kilisesi’nin bahçesine ilk heykel 1981 ‘de dikildi. Bu heykel 2000’de kaldırılarak, yerini Rus heykeltıraş Gregory Pototski tarafından yapılan bronz heykele bıraktı. Ancak bu heykel de 2005’te Demre Belediye Başkanı Süleyman Topçu tarafından kaldırıldı ve yerine kırmızı-beyaz kostümlü, plastik malzemeden yapılan Coca Cola’nın Noel Baba heykeli yerleştirildi.

“Noel Baba değil Nail Amca” tartışmalarına neden olan heykelle ilgili son noktayı Kültür ve Turizm Bakanlığı koydu. Bakanlık tarafından eski Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü Heykeltıraş Necdet Can’a yeni bir heykel yaptırıldı. Gömlekli ve terlikli olmasıyla dikkat çeken heykel, Bakan Ertuğrul Günay tarafından açıldı.?

KİMLİK KARTI

DOĞUM TARİHİ: M.S. 270’li yıllarda doğduğu sanılıyor
ÖLÜM TARİHİ: 6 Aralık 343 DOĞUM YERİ: Patara (Antalya Kaş’a bağlı tarihi ve turistik merkez)
YAŞADIĞI YER: Myra (Antalya Demre’deki tarihi antik kent)
KİLİSESİ: Noel Baba’ya adanmış 2 bine yakın kilise bulunuyor.
UNVANI: Myra Başpiskoposu
BİLİNEN ADLARI: Hollanda’da Sinterkoas, Fransa’da Pere Noel, İngiltere’de Father Christmas, ABD’de Santa Claus ve Almanya’da Heilige Nikolaus

HİNDİ PAZARA İNDİ
 
Yılbaşı eğlence yemeklerinde sıkça tüketilen hindi, halk pazarlarında satışa sunuluyor.

Bartın’da yaklaşan yılbaşı öncesinde, yılbaşı akşamlarının yemekleri arasında yer alan hindi pazara indi. Özel yetiştirdikleri hindileri satışa sunan pazarcılar hindilerin büyük ilgi çektiğini belirttiler. Bazı vatandaşların ilk kez hindi yemek için satın aldıklarını belirten hindi satıcıları, “Hindileri özel ortamda kendi imkanlarımızla yılbaşı akşamı için yetiştirdik. Pazara getirdiğimiz hindilerin çoğunu sattık” dediler.

Bartın pazar yerinde satışa sunulan hindiler 90 ile 110 lira arasında satılıyor.

URL: http://www.ciftlikdergisi.com.tr/?p=8459

Yazan - Ara 23 2010. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı

| Designed by Mavikedi internet Hizmetleri |