Kırmızı et kavgası tüketiciyi beyaz ete yöneltti


Uzun süredir kırmızı etteki zamlara isyan eden tüketiciler kilosu 24 liraya yükselen bu ürün yerine beyaz ete yöneldiler.

2000’li yıllarda yılda 8,91 kilo beyaz et tüketilirken,bu oran 2010 yılında 18.07 kilo olarak karşımıza çıktı.Özetle söylenmesi gerekirse,1990 yılında 162 bin 569 ton tavuk eti üretildi.Bu oran 2010 yılında büyük bir artışla 1 milyon 420 bin tona ulaştı.

Sektörün ihracatı da büyük oranda gelişti.2001 yılında 12 bin 289 ton olan ihracat, 2010 yılında 104 bin 128 tona ulaştı.

Bu konu ile ilglili olarak Anadolu Ajansına bilgi veren Şenpiliç Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Gürdamar yıllara dayanan  gelişmeyi anlattı.

Gürdamar, beyaz et sektöründe teknolojinin sürekli olarak kendini yenilediğine dikkati çekerek, ”Beyaz et sektörü, üretimini ve kalitesini arttırdı ve kolektif bir entegre ve çalışmayla üretimini arttırdı. Şu anda insanlarımız yılda kişi başı ortalama 22 kilo beyaz et tüketiyor. Kırmızı et ise takriben bunun yarısı kadardır diyebiliriz. Geçmişten bugüne baktığımız zaman üretimde artış değil de belki de azalma söz konusu oldu. Bunun da birçok sebebi var. Bir kere kırmızı et üreticileri sanayileşemediler ve hayvan üreticileri tek tek yalnız kaldı” dedi. Gürdamar, kırmızı et ile beyaz et üretiminin arasında maliyet farkı olduğunu da vurgu yaptı.

Önümüzdeki yıllarda beyaz et üretiminin hızla artacağını söyleyen Gürdamar, ”Türkiye’de de buna uygun bir ortam var. Çalışma düzeni var. İnsan kalitesi de buna uygun. Bu çok zahmetli bir iş. Damızlığı, beslemesi ve kesimi var. Bunun neticesinde de bir ürün ortaya çıkıyor. Bu ürünü Türk insanına hatta tüm dünyaya sunuyoruz. Türk insanına bir iyilik yapmak istiyorsanız beyaz ete yönlendirin. Çünkü sağlık olarak beyaz et, çok sağlıklı. Besin değeri olarak da iyi” diye konuştu.

 ”Çevremizdeki ülkelere ihracatımız var”

Türkiye’nin beyaz et ihracatına da değinen Gürdamar, sürekli olarak Avrupa ülkelerine, Türk Cumhuriyetlerine ve Orta Doğu ülkelerine beyaz et ihraç ettiklerini de ifade etti.

Gürdamar, Türkiye’deki tavuk üretimi için kaliteli tesislerin yapıldığını belirterek, ”Kalite ve teknoloji olarak dünyanın gerisinde değiliz. Hatta yeni tesisler olduğu için de üstün olduğumuzu söyleyebilirim. Çevremizdeki ülkelere ihracatımız var. Türkiye’deki bütün beyaz et üreticileri, Libya’ya, Irak’a, İran’a, Azerbaycan’a hatta Türk Cumhuriyetlerine ihracat yapıyor. Bu ihracat sürekli bir şekilde artıyor. Bunun sebebi de üretimimizin kaliteli olması, fiyatlarımızın dünya ile rekabet eder durumda olmasıdır” şeklinde konuştu.

Yabancı ülkelerin Türkiye’deki fabrikaları da yakından incelediğini anlatan Gürdamar, yerli firmaların çoğunluğunun ihracat yapabilir durumda olduğunu söyledi.

Gürdamar, bu doğrultuda ihracatın artabileceğine işaret ederek, ”Devletimizin yakın ilgisiyle dünyaya açılacağımızı ve ihracatımızı arttıracağımızı ümit ediyorum” ifadesini kullandı.

İhracat konusunda çeşitli sıkıntıların olduğunu kaydeden Gürdamar, AB’ye uyum sürecinde bazı standartların değiştiğini ve bunların beraberinde bazı sorunlara da neden olduğunu kaydetti.

Dünya standartlarında bir üretim büyüklüğüne henüz ulaşamadıklarını ifade eden Gürdamar, günde 360 bin adet tavuk kesimi yaptıklarını, yem bulma sıkıntı yaşanmaması durumunda Türkiye’de beyaz et sektörünün daha büyük bir gelişim göstereceğini sözlerine ekledi.

 ”Beyaz etin önünde risk olarak hastalık yok”

Haşim Gürdamar, geçmiş yıllarda yaşanan kuş gribi gibi hastalıkların tavuk üretiminde gerçekleşmediğini, yapılan denetimlerle hastalık riskinin en aza indirildiğini dile getirdi.

Gürdamar, sürekli olarak denetim halinde olduklarını da ifade ederek, ”Beyaz etin önünde risk olarak hastalık yok. Çünkü sürekli takip ediliyor ve de beyaz et üretimi çok sağlıklı şartlarda yapılıyor. Kümese girerken elbiseler değiştiriyoruz, kesime giderken hayvanlar veterinerlerce inceleniyor. Bunlar AB standartlarında sürekli inceleniyor. Beyaz etin sorunu hiçbir zaman hastalık olmadı, olamaz da. Bizim yetiştirdiğimiz tavukların diğer kuşlarla temas etmesi söz konusu değildir. İnsanlar bile, hatta bakıcılar da elbise değiştirerek içeri girer. Kuş gribi tavukçuluk sanayinde değildi. Serbest dolaşan tavuklardaydı. Zaten bu konuda katı yönetmelikler var” diye konuştu.

 

  


Yazan - 5 Aralık 2011. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x