4-5 senede bir ceketimi yenilerim ama vergimi asla ihmal etmedim…


tahsildaroglu (1)
Tahsildaroğlu Yönetim Kurulu Başkanı Selman Tahsilderoğlu”4-5 senede bir ceketimi yenilerim ama vergimi asla ihmal etmedim”
Çanakkale’ye İstanbul’dan 1980’de geldim. Burada ufacık bir mandıra açıp o mandırada başladım. Ve Allah yardım etti, çalışkanlıkla, dürüstlükle bugünlere gelebildim. İleriye yönelik başladık. Yerimizde saymadık. Korkmadık.
İnsanda dört meziyet olması lazım; 1) Çalışkan olacak, 2) Dürüst olacak, 3) Sebatkar olacak 4) Sabırlı olacak. Bunlar olduğu sürece bir insanda Allah sırtını yere getirmiyor. Ve bunları kendim yaşadığım için sayıyorum.
Biz sürekli çalışıyoruz, hiçbir şeye bağımlı değiliz. Ne bankalara ne tüccarlara bağımlı değiliz. Yalnız en başta çalışkanlık ve dürüstlük geliyor, biz bunun faydasını gördük. Ve hala daha da görüyoruz. Hayattayız, yaşım 82 ama iş yapmaya doyamadım. Ve hala ne yaparım diye düşünüyorum. En büyük eğlencen, en büyük zevkim işimdir. Bugüne kadar bıkmadım 14 yaşında başladım işe bugüne kadar geldim bıkmadım hala daha da bıkmıyorum.
Hayat bu. 
Vergi vermeyi çok severim. 4-5 senede bir ceketimi yenilerim ama vergimi asla ihmal etmedim, severek veririm. Bugüne kadar vergimi verdiğim için hiç sıkıntı çekmedim. Biz bu vatana ne kadar çok emek verirsek o kadar çok mutlu oluruz. Dolayısıyla devletimiz de mutlu olur. Bizde kimse sigortasız çalışmaz. İşçilerin daha işe girmeden sigortasını yaparız.
Amerika, Rusya, Irak, Kıbrıs’a ürünler satıyoruz. Avrupa’ya çıkmak istiyoruz ama Avrupa süt ürünlerine müsaade etmiyor. Onlardan daha kaliteli ürünler üretiyoruz. Almanya’dan telefon ediyorlar niye sizin ürünleriniz bizde yok diyorlar. Ama inşallah kısmet olursa oraya da göndeririz.
En büyük meziyetimiz kalitemiz. 30-32 senedir kalitemizi bozmadan buraya geldik ve bozmayacağız inşallah. Biz örnek olmak istiyoruz. Bayramiç’te ziraatta örnek olmak istiyorum ama maalesef köylülerimiz çok geç algılıyorlar. Sağ olsun köylülerimize kahvede oturmak daha tatlı geliyor. Yoksa yapılacak çok şey var.
Ezine peyniri kendi kendine olmuyor. Bunu yapan fabrikalar, mandıralardır. Maalesef Ezine peynirini bozduk. Hiç olmayacak peynirleri dışarıya götürdük. 8-10 TL’ye Ezine peyniri satıyoruz. Çok özen gösterilmesi lazım. İyi üretim için disiplin lazım, çalışmak lazım.
Ben 24 saat fabrikada yaşıyorum. Lojmanım da orda. Hafta sonları da ordayım.
Bayramiç Belediye Başkanından iş istemeye gittikleri zaman, “Tahsildaroğlu’na gönderme orada çok çalıştırıyorlar” diyorlarmış. 8 saat, fazla çalıştırırsam, mesaisini de veriyorum. İş gösteriyorum boş ver diyorlar.
Bizim bankalarla hiç işimiz olmadı. Kendime kendime destek oldum. Daha bugüne kadar kredi almadık. Borç nedir bilmeyiz. Birlik olarak çalıştık, birlikten kuvvet doğar.
Yardım beklemek insanların temelidir. Ama teşviklerle tembelleşirsiniz. Kazanılmamış bir parayı cebinizde gördünüz zaman çok çabuk harcarsınız. Dikkat edin teşvikle kurulan müesseselerin yüzde 50’si batıyor. Hayvancılıkta desteklemeler oluyor. Devlet, insanlarımıza hayvan almaları ve onların etinden sütünden faydalanmaları için teşvikler veriyor. Ancak bizim insanımız o parayı aldığı gün pazarda harcıyor. O para eve bile gitmeden bitmiş oluyor.
Ben teşvik taraftarı değilim. Teşvik vereceğinize, çalışmaya yöneltin. Bir insan çalışırsa, o yaratır. Ama ben hazır para gelsin taraftarı hiç değilim. Çalışsın kazansın. Bütün gençlere tavsiyem; çalışmak ve bilinçli çalışmak…
Bugün 2 yıllık üniversite mezunları hiçbir şey bilmeden mezun oluyorlar. Devletimiz kredi ve teşvik vermek yerine insanlarımıza eğitim versin. Eğitim zaten para getirir.
Burası Çanakkale

29 Kasım 2013. 19:52
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x