AB’ye Piliç Eti İhracatına Engel Yanlış Anlama …!


Türkiye ile AB arasında 10 yıldır yürütülen ve Türkiye’de kuş gribi vakaları çıkması nedeniyle iki kez kesintiye uğrayan görüşmelerin sonucunda mutlu sona ulaştığımız konusunda yıllardır haberler yapılır fakat bir türlü Avrupa Birliği ülkelerine piliç eti ihracatımız gerçekleşmez.. Bilindiği gibiTürkiye’de ilk etapta 7 firma AB’ne işlenmiş tavuk ürünleri ihraç edebilmek içir sertifika aldı. İkinci aşamada 10 firmamız daha sertifika almak için başvurdu, gerekli prosedür tamamlandıktan sonra o firmalarımızda AB’ye tavuk ürünleri ihraç edebilecekler.Şu anda sertifika alan 7 firmamızın Türkiye’nin toplam üretiminde yüzde 70 civarında Pazar payları var .

Avrupa Birliği’ne uyum sürecini izleyen ve sonuçlarını değerlendirerek uygunluk onayını veren kuruluş Halk Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Genel Müdürlüğü (SANCO)dur. Bu kuruluşa bağlı olarak çalışan ve onun görevlendirmesiyle ülkemizde incelemeler yapan kuruluş, Gıda ve Veterinerlik Ofisi (FVO)dur.

 Türk Tavukçuluk Sektörü SANCO’nun görevlendirdiği  FVO’nun denetimlerden 2001,2003,2004,2005,2007 (Bu denetimde kalıntı incelendi) ve 2009 yıllarında  geçti. Bu denetimler  sonucunda bir çok fikir ortaya atıldı ve Türk Tavukçuluk Sektörünün önünde AB’ye piliç eti ihracatı ile ilgili olarak hiçbir engel kalmadığı belirtildi.Bu basın yolu ile de üstüne basılarak duyuruldu ve sektörün büyük bir aşama geçirdiğine işaret edildi. Fakat bir türlü ihracat gerçekleşmedi. Bunun üzerine yapılan araştırma sonunda AB’nin bizden sadece ileri işlem görmüş ürün alabileceği söylentileri yayıldı. Bizdeki bu anlayış AB cephesinde başka türlü anlatıldı ve bu rapor halinde Türk resmi makamlarına sunuldu.

Bu rapora göre, AB ülkelerine ileri işlem görmüş ürün de ihracatını gerçekleştirmemiz için kesimhanelerimizde AB onayının bulunması gerekiyordu. Bu ihracata uygun olduğu konusunda Gıda ve Veterinerlik Ofisi (FVO)’nin olumlu raporu gerekli idi. Böyle bir  rapor verilmediği de anlaşılınca durum çok değişik yerlere doğru gitmeye başladı.

İŞTE TÜRK TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNÜ ÜZEN RAPOR

Gıda ve Veterinerlik Ofisi FVO’nun raporuna göre, bizim kesimhanelerimizin AB onayı olmadığı için kesimhaneleri AB tarafından onaylanmış üçüncü ülkelerden veya AB ülkelerinden olumlu rapor almış ülkelerden piliç etlerini ithal etmemiz gerekiyor. İthal edilecek bu piliçlerden ileri işlem görmüş ürün yaptığımız taktirde bunları AB’ye ihraç etmemiz mümkün olabilecek. Türk Gıda Kodeksi’ne göre ülkemizde ileri işlenmiş ürünlerin 72 derecede ısıl işleme tabi tutulması gerekmektedir. AB normlarına göre ileri işlem görmüş ürünlerde 70 derece yeterli görülmektedir.

BELÇİKA’DA TOPLANTI YAPILDI NETİCE DEĞİŞMEDİ

Entegre tavukçuluk kuruluşlarımız bunun mümkün olamayacağını belirterek “Bu masrafın altından kalkmamız mümkün değil.”dediler. AB ile yakın temaslar devam etti  07.Ekim.2010 tarihinde   AB nin uzmanları ve Türk uzmanlar gıda konusundaki  12.Fasılın kapanma kriterleri ile ilgili olarak yapılan toplantıya katıldılar.

Türk Heyeti; Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Md.Yrd.Ahmet Arslan  ile  ekibi , Dış Ticaret Müsteşarlığı ilgili Genel Müdürlük yetkilileri, Brüksel’de bulunan AB Türkiye Daimi Temsilciliği görevlileri ve Besd-Bir temsilcilerinden Ömer Görener  ve Doç.Dr.Erol Şengör’den oluşmaktaydı.

Burada da yapılan bütün çabalara rağmen durum değişmedi. Ve ümidimiz başka bir bahara kaldı.

 Türk Tavukçuluk Sektörü Ne durumda?…!

Tavukçuluğumuzun son durumu ve AB’ye  ihracatın neden gelişmediğini anlatan  Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği Genel Sekreteri (Besd-Bir) Ziraat Yüksek Mühendisi Yüce CANOLER şu açıklamayı dile getirdi:

İlki 2000 yılında yapılan 2001, 2003, 2005, 2007 ve 2009 yıllarında devam eden 6 FVO incelemesi sonucunda tavukçuluk sektöründe gerçekleşen değişimlere özet olarak şöyle;

 MEVCUT DURUM

İhracatımızı geliştirmek için üç engeli aşmamız gerekiyor.

ı) Üretim maliyetlerinin düşürülmesi,

ıı) İhracat desteklerinin rakip ülkelerin destek seviyesine yakınlaştırılması,

ııı) AB Normlarına uygun üretim yaptığı kanıtlanan kesimhanelerimizin listesinin AB Resmi Gazetesinde yayımlanarak onayın yürürlüğü girmesidir.

Bu üç engelin üçünün de aşılmasının zorluğunu peşinen kabul etmek gerekir. Ama bunların içerisinde aşılması hem çok zor hem de çok kolay olanı son sırada saydığımız AB Normlarına uygunluk prosedürünün tamamlanmasıdır.

2000 yılından başlayarak 8 yıldır sürdürülen uyum çalışmaları sonunda, teknik açıdan üretimde gerekli görülen uyum koşullarının yeterli ölçüde yerine getirildiği AB denetimleri ile tespit edilmiştir. Uyum konusunda yaşanan süreç oldukça uzun sürmüş ve sektör mensupları ilk günkü heyecanlarını artık kaybetmiştir. Buna rağmen mutlu sona yaklaştığımızı da düşünmeden edemiyoruz.

Ülkemizde görülen Avian Influenza vakaları nedeniyle ihracatın sürekli kesintiye uğraması gelişmeleri engellemektedir. AB’nin Avian Influenza ve Newcastle vakalarını bahane ederek onay prosedürünü uzatması ise sektörün sabrını zorlayan, uyum heyecanını kaybetmesine neden olan en önemli unsur olmuştur. Kanatlı sektörünün AB’ye uyum konusunda üzerine düşeni yaptığını, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının da mevzuatın ve uygulamaların AB’ye uyumunu büyük ölçüde tamamladığını, tamamlanmak üzere çalışmaları devam edenler için de Hükümet olarak gerekli taahhütleri vermek suretiyle koşulları yerine getirdiğini söyleyebiliriz. Bundan sonra onay prosedürünün tamamlanması mücadelesi teknik alandan ziyade siyasi alanda yapılacaktır.

AB UYUM SÜRECİNDE TAVUKÇULUK SEKTÖRÜNDEKİ DEĞİŞİMLER

Yapılan FVO incelemeleri sonunda sağlanan gelişmeler.

Kasım 2000 tarihli inceleme, kanatlı eti konusunda FVO tarafında Türkiye’de yapılmış olan ilk görevdir. Heyetin ziyareti öncesinde bilinçli ve ciddi bir şekilde hazırlık yapılmadığı için FVO tarafından verilen rapor mevcut durumumuzla, AB’ye göre olması gereken durum arasındaki farkı çok net biçimde ortaya koymuştur.  Eksiklerimizin sıralandığı 2000 yılı inceleme sonuçları Bakanlığa ve kanatlı sektörüne AB’ye uyum için neler yapılması gerektiği konusunda kılavuz belge rolü oynamıştır.

Düzenlenen FVO Genel Raporlarında yer alan değerlendirmelerden hareket ile öncelikle 2000 yılında AB normlarına göre ülkesel noksanlıklarımızı belirleyerek durumumuzu ve gelişmeleri şöyle özetleyebiliriz.

1.AB’ye ihracat yapacak olan tesislere uygulanmak üzere Topluluk gereksinimlerine uyumu hedefleyen ayrı bir mevzuat yoktur. Türk yetkililer, ruhsat verilen 42 tesisin hepsinin Topluluk gereksinimleri ile uyumlu olduğunu garanti etse dahi bu durum açıkça kabul edilebilir bulunmamıştır.

AB’ye uyumu hedefleyen firmalara uygulanmak üzere ayrı bir mevzuat hazırlanması değişimin ilk adımını oluşturmuştur. 2002 yılı sonunda Bakanlık ve kanatlı sektörü yetkililerinden oluşturulan 14 kişilik “Kanatlı İhtisas Grubu” çalışmaya başlayarak AB’ye ihracat yapmayı hedefleyen firmalara uygulanmak üzere yeni bir mevzuat hazırlamışlardır. Bu gün ruhsatlı 90 civarındaki kesimhanenin uymakla zorunlu olduğu yine tek bir mevzuatı vardır. Ancak, Haziran 2003 tarihinden itibaren, bu kesimhanelerden AB’ye ihracat yapmaya aday olanlar için uygulanmak üzere ayrı bir mevzuat daha yürürlüğe girmiştir.  Halen kanatlı eti üreten 7 entegre firma, AB’ye ihracat yapabilmek üzere özel mevzuata tabi olduklarını gösteren “İhracat Ön İzin Belgesi” ne sahiptirler.

2.Hayvan sağlığı, kanatlı eti üretimi ve gıda güvenliğinde resmi denetimler yetersizdir. Resmi veteriner hekimin bu denetim işlerini yaptığına dair deliller mevcut değildir.

Üretimin tamamen firma veteriner hekimlerinin gözetimine bırakılmış olması, canlı üretim ve et üretimi sırasında yapılan işleri izleyen ve denetleyen resmi otorite tarafından görevlendirilmiş veterinerlerin bulunmayışı belirlenen önemli noksanlıklardan birisi idi. Kanatlı İhtisas Grubunun çalışmalarıyla hazırlanıp Haziran 2003 tarihinde yürürlüğe giren özel talimatla AB’ye ihracat yapmaya aday olan entegre firma kesimhanelerinde Resmi Veteriner Hekimler görevlendirilmiştir. Ayrıca, canlı üretim yapılan kümeslerin resmi denetimleri bir esasa bağlanmıştır. Artık, tüm üretim kümeslerinde resmi kontroller yapılmakta ve AB’ye ihracata aday olan firma kesimhanelerinde kanatlı eti üretimi bu konularda eğitilmiş Resmi Veteriner Hekimlerin denetiminde yapılmaktadır. Buna ilaveten, yapılan resmi kontrollerin tesislerde tutulan üretim kayıt defterlerine işlenmesi ve onaylanması da sağlanarak, kontrollerin yapılıp yapılmadığının denetimi de sağlanmıştır.

3.Geriye izlenebilirliği sağlama konusunda kayıt sistemi oluşturulmasında bariz eksiklikler vardır.

İncelemenin yapıldığı 2000 yılında damızlık işletmeler ve kuluçkahanelerde yeterli kayıtlar tutulmasına rağmen üretim kümeslerinde, kesimhanelerde ise yetersizdi. Tüm bunlara ilaveten üretimin ve kayıtların resmi veteriner hekimlerce kontrol edildiğini gösteren hiçbir işaret de bulunmuyordu. 2003 yılında kayıt sistemi oluşturmak için mevzuat oluşturulmuş ve kayıt formları ciltler halinde hazırlanılarak tesislere dağıtılarak kayıtların sistemli bir şekilde oluşturulması sağlanmıştır. Bu kayıt sistemi hakkıyla uygulandığı takdirde, satış noktasından alınan bir ürünün hangi kümeste ne zaman üretildiğine, yetiştirilme sırasında hangi ilaçların kullanıldığının belirlenmesine kadar geriye izlenmesine imkan verecek düzeydedir. Kesimhanelerde önceleri elle tutulan ısı kayıtları da sonradan yerini ısı değişimini yazılı olarak kayıt eden otomatik ısıölçerlere bırakmıştır.

4.Hayvan Refahı Konusunda, hayvan nakli ve kesimi sırasında veteriner denetimlerinde bazı yapısal ve teknik eksiklikler tespit edilmiştir. Ayrıca uyuşturmanın yeterince veya hiç denetlenmediği görülmüştür.

Hayvanların yakalanması sırasında daha dikkatli ve itinalı davranılması, kesimhaneye nakilde plastik kasaların kullanılması, bekleme sundurmalarında cebri havalandırma ve serinletme olanakların devreye sokulması, kesim makinelerinin ayarlarında yapılan düzeltmeler, hayvan refahı konusunda sağlanan olumlu gelişmeler olarak sıralanabilir.

AB’nin ihracat için ön koşulu olan kalıntı izleme programları konusunda 2001, 2002 ve 2007 yılları FVO tespitleri üzerine, Bakanlıkça sağlanan gelişmeler aşağıdaki şekildedir;

Genel Müdürlükte kalıntı izlemeden sorumlu özel birim kurulmuştur.  Kalıntı izleme ile ilgili yasal düzenleme yapılmıştır.

Uygunsuzluk tespitinde geri izleme ile ilgili detaylı kurallar oluşturulmuştur. Çiftlikte ilaç kullanımları ve izlenebilirliğin sağlanmasına yönelik tedbirler belirlenmiştir.

Bakanlık ve yurtiçi laboratuvarlarda yapılamayan A grubu yasaklı madde analizleri (nitrofuran, nitroimidazol, hormonlar, vb.) yurtdışı laboratuarında yaptırılmaya başlanmıştır.

Kalıntı kontrol sisteminin bu boyutları artık çok büyük ölçüde Topluluk mevzuatındaki şartlarla uyumlu hale gelmiştir.

5.2. 2001’den günümüze laboratuarlarda sağlanan gelişmeler;

Laboratuarlar cihaz ve uzman yönünden güçlendirilmiştir. Laboratuar personelinin eğitimi sağlanmıştır.

•Akreditasyon çalışmaları sonunda, 2005 yılına kadar Ankara ve İzmir İl laboratuarları, 2007’de Etlik Merkez Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü akredite olmuş, Bornova ve Pendik Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü valide metot kullanmaya başlamıştır.

Sağlanan gelişmelerin genel değerlendirmesi;

Yukarıda sıralamaya çalıştığım gelişmeler sayesinde, canlı üretimin ve et üretiminin tüm aşamalarında;

•Resmi izlemeler ve firma kontrolleri etkinleşmiş ve artmıştır.

•İşlemler kayıt altına alınmış, ürünlerin geri izlenebilme olanakları sağlanmıştır.

•HACCP, ISO gibi ürün kalite kontrol sistemlerinin uygulanması ve yaygınlaşması kolaylaşmış ve hızlanmıştır.

•Kalıntı kontrollerindeki gelişmeler ürünlerin güvenirliğini artırmıştır.

2000 yılından günümüze kadar geçen zamanda sağlanan bu gelişmelerin, uygulanan iyi üretim tekniklerinin bir tek hedefi vardır. O da sağlık açısından güvenli ürünler üretmek ve bundan emin olabilmektir. Bu hedefe ulaşmada AB’ye uyum çalışmaları elbette etkili bir rol oynamıştır. 2003 yılından bu tarafa FVO nun ülkemizde yaptığı incelemelerin sonuç raporları, bizim 7 firmamızın söz konusu hedeflere ulaşmada başarılı olduğunu açık bir dille ifade etmektedir.

3-AB’YE UYUMDAN BEKLENTİMİZ NELERDİR

Önümüze çıkan tüm zorluklara karşı yılmadan AB’ye uyum için Bakanlık olarak ve sektör olarak çalışıp didinip durmamızın sebebini şu şekilde açıklamak mümkündür. AB üyesi 25 ülke arasında bir mukayese yapılması halinde, Türkiye piliç eti üretimi sıralamasında, İspanya, İngiltere ve Fransa’dan sonra 4. sırada yer almaktadır. İhracat koşullarını geliştirebildiğimiz ve iç pazarda tüketimi artırabildiğimiz takdirde bu sıralamanın en başına oturma şansına sahip bir ülkeyiz. Mevcut üretim teknolojimiz ve üretimde ulaştığımız verimlilik seviyemiz söz konusu ülkelerden aşağıda değildir. Başka bir deyişle biz, AB normlarına uyum sağlamaktan çok AB standartlarıyla üretim yaptığımızı kanıtlama çabası içindeyiz.

Bu yolda başı çeken 7 entegre firma AB’ye uyum onayını almayı başardığı taktirde, Türkiye’deki kanatlı eti üretiminin yarıdan fazlasının da AB standartlarıyla üretildiği belgelenmiş olacaktır. Yani bu onayı öncelikle iç pazardaki prestijimizi artırmak, tüketicimize AB kalitesinde mal ürettiğimizi kanıtlayabilmek için istiyoruz. İkinci olarak da dış pazarlarda üretim kalitemizin AB tarafından onaylandığını belgeleyerek ihracatta prestijli bir konuma gelmeyi arzu ediyoruz. 

Bunun yanında AB ülkelerine göğüs eti ihraç etme şansımızın da bulunduğunu değerlendiriyoruz. Üretim maliyetimizin rakip ülkelere kıyasla yüksek olduğunu sözlerimin başında belirtmiştim. Ama, AB pazarlarında piliç göğüs eti fiyatlarını ve ileri işlem ürünlerinin fiyatlarını dikkate aldığımızda bizim de bu ürünlerde pazara girmemizin mümkün olduğunu görüyoruz. Bunun için de AB’ye uygunluk onayını almamıza ihtiyaç vardır.

Kanatlı sektörünün bu gün ulaştığı seviye büyük firmaları AB onayını almak zorunda bırakmaktadır. Bunun için büyük kısmını tamamladığımız bu gelişmeyi tamamına erdirmek ve birinci lige çıkarak yolumuza devam etmek zorundayız.

İLERİ İŞLENMİŞ ÜRÜNLERİN AB’YE İHRACATI

KONUSUNDA KARŞILIKLI YANLIŞ ANLAMA OLAYI

Öncelikli olarak, Avrupa Birliğine ihraç edilecek ısıl işlem görmüş kanatlı eti ürünlerinde kullanılan kanatlı etlerinin AB tarafından onaylanmış kesimhanelerden gelmemesi halinde resmi sertifika düzenlenmesi işlemi 29.01.2010 tarihli KKGM talimatıyla durdurulmuştur.

2009 yılı FVO incelemesinde belirtilen sorun tarafların karşılıklı olarak yanlış anlamasından kaynaklanmaktadır. 2009 yılı misyon ziyaretleri sırasında FVO yetkililerince denetlenen firmalarımızın entegre tesis oldukları, ısıl işlem görmüş kanatlı etinin hammaddesini teşkil eden taze kanatlı etini de kendi tesislerinde ürettikleri ve söz konusu taze kanatlı etlerinin ısıl işleme tabi tutularak kanatlı eti ürünlerinin üretildiği bizzat yine FVO yetkililerince gözlemlenmiştir. Bu itibarla, firmalarımızın ısıl işlem kanatlı eti ürünleri üretiminde hammadde için yurtdışından ithal etmek yerine kendi taze etlerini kullanmayı tercih ettikleri misyon yetkililerince de bilinmektedir. Firmalarımız taze kanatlı etini herhangi bir ülkeden ithal edip ısıl işleme tabi tuttuktan sonra AB’ye ya da herhangi bir başka ülkeye ihraç etmesi durumunda ticari olarak kar etmesi mümkün bulunmamaktadır. Bu kapsamda 28.10.2008 tarihli Bakanlık garanti mektubunda; 16-24 Nisan 2007 tarihli FVO Misyon raporuna atıfta bulunularak Misyon tarafından ziyaret edilen ve Bakanlığımızca İhracat Ön İzin Sertifikasına sahip tesislerinden elde edilen kanatlı etlerine ısıl işlem uygulanacağı ve bu ürünlerin ihraç edileceği garanti edilmiştir. Garanti mektubunu takiben kanatlı tesislerine ait onay numaraları AB resmi gazetesinde yayımlanmıştır. Bu durum tarafımızca kesimhanelerin de onay aldığı şeklinde yorumlanmış ve entegre tesislerde üretilen ısıl işlem görmüş kanatlı eti ürünleri ihracatı yapılmıştır.

AB tarafı da 28.10.2008 tarihli garanti mektubunda belirtilen “AB Misyonu tarafından ziyaret edilen ve Bakanlığımızca İhracat Ön İzin Sertifikasına sahip tesislerinden sağlanacağı…” ifadesini kastettiğimiz şekilde anlamamış ve herhangi bir itirazda bulunmamıştır.


Yazan - 19 Ekim 2010. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x