Aşılar Çalışmıyor (mu)?


ÖZGÜR SEPİN

VETERİNER HEKİM

Dışa bağımlı tavukçuluk sektörümüzün en fazla parasal yer tutan     harcamalarından biridir aşılar. Civcivlerin sıfır gününden itibaren ekonomik ömürleri boyunca belirli periyotlarda verdiğimiz aşılara rağmen bu kadar yoğun hastalığın sahada kendini göstermesi  birçoğunun dediği gibi aşıların çalışmadığını mı gösterir acaba? Yoksa uygulama hataları mı bu duruma getirmiştir sahayı?

Tabiî ki aşıların çalışmaması gibi bilimsel olmayan ampirik bir fikri desteklemek imkansız peki ne oluyor da saha bu kadarbulaşık hale geliyor.

Aşı, kanatlıların sahada patojen organizmalara maruz kaldıklarında ortaya çıkan sorunları önlemek ya da azaltmak için kullanılır. Aşılama tıpkı muhtemel tehditlere karşı uygulanan sigorta gibi bir güvence olarak düşünülmelidir. Aşı uygulamasını takiben tavuklarda yeterli antikor titresi oluşmayabilir ve sahada mevcut hastalıklara karşı duyarlı hale gelebilirler. Aşılama gerekli korumayı sağlayamadığında, doğal eğilim aşıyı suçlamaktır. Aşı, hastalıktan korunmak için önemli bir araç olmakla birlikte, başarısızlığa neden olabilecek diğer faktörlerin de iyi değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu faktörlerin başında aşılama programlarının etkinliği gelir. Her bölgenin kendine özgü hastalıkları bulunmaktadır. Bu nedenle, her yer için uygulanacak tek bir uluslararası aşılama programı geliştirmek akıllıca değildir. Aşı programları çok iyi çalışılmalı ve uygulanmalıdır, aksi takdirde sonuçları faydadan çok zarar getirir. Özellikle sahada canlı aşı ilk kez uygulanacaksa ihtiyaç olduğundan emin olunmalıdır. Yeni canlı aşı uygulamaları, yeni vakaların çıkmasına ve hızlı yayılmasına sebep olabilir.

Aşılama programı çok iyi hazırlanmış olsa bile, aşı uygun şartlarda sevk ve muhafaza edilmez ise başarı şansı yoktur. Canlı aşılar kötü şartlarda maruz kaldığında inaktive olabilir.  Aşılar üretici firmanın önerdiği şartlarda saklanmalı ve kullanım öncesi aşının hazırlanması doğru yapılmalıdır. Özellikle Marek aşılarında bu durum önemlidir. Enfeksiyöz Bronşitis (IB) aşıları hazırlandıktan sonra bir saat içinde sıcak şartlarda potensini P kaybeder.

Kanatlılarda aşının başarısız olmasının en yaygın nedeni hatalı uygulamalardır. Aşı uygulaması öncesi sürecin tüm detayları çok iyi planlanmalıdır. Bu planlama aşının sevki, muhafazası ve uygulaması konusunda iyi eğitilmiş ekibi de kapsar. Ancak doğru aşı uygulaması ile hastalık kontrolü ve sürü performansı sağlanabilir. Canlı aşının su veya sprey yoluyla toplu uygulamalarında bazı tavukların aşıdan faydalanamaması söz konusu olabilir. Aşı virüsünün tavukta çoğalması ve sonra aşının yatay bulaşma ile tavuktan tavuğa geçmesi ile bir korumaya sağlanacağını düşünmek risklidir. Bu durum sürüde bağışıklığın gecikmesi ile sonuçlanır.

Canlı aşıların içme suyu ile uygulanmasında suyun temizlenmesi amacıyla kullanılmış olan dezenfektanlar aşı virüsünün tavuğu enfekte edemeden parçalanmasına sebep olabilir. Kas içi veya deri altı uygulamalarda aşının doğru noktaya uygulanmaması halinde de bağışıklık oluşmaz. Bu yüzden rutin izleme programları kapsamında rastgele örnekleme ile aşının doğru noktalara yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Birçok olayda -15’lik bir oranın aşılanmamış olabilmektedir. Aşılama öncesi aşı etiketlerinin dikkatle incelenmesi gerekir.

Aşılma yapıldığı zaman sürünün bağışıklık durumu dikkate alınmalıdır. Tavukların bağışıklığı gumboro, tavukların anemi hastalığı, Marek veya toksinli yem tüketimi nedeniyle baskılanmış olabilir. Bağışıklığın baskılanması terimi antikor oluşumunu sağlayan hücre kısımlarının doğru çalışmadığını ifade eder. Bu durum aşıdan dolayı oluşacak korumanın sınırlı olmasına ya da aşırı reaksiyonlar nedeniyle hastalık ve ölümlerin artmasına neden olur.

Aşılara suç atmak yerine , immun sistemin ( bağışıklık sistemi) çok iyi incelenmesi , Ayırıcı tanınının Çok iyi yapılması  ND , ART , ORT , ILT , IB gibi hastalıkların birbirine karıştırılmaması , ND giren yere bir daha ND girmez gibi ‘’Üfürükçülerin’’ fikirlerinin kulak ardı edilmesi gerekmektedir.

Aşılama hatalarının Türk ekonomisine darbesi çok ağır olmaktadır.Bir an önce acil önlem planı uygulanmalıdır Eskiden sakalı olanın, şimdide Dışardan yabancı bir bilim adamını getirenin sözü dinlenir hale gelen bir sahada bizim nacizhane söyleyeceklerimiz şimdilik bu kadar. Saygılar esen kalın.


Yazan - 27 Ocak 2012. Kategori HAYVANCILIK, Vet.Hek.Özgür SEPİN, YAZARLAR. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
mehmet ışkın
mehmet ışkın
7 yıl önce

hocam bilgileriniz için teşekkür ederim.hocam kuluçka çıkışı yapılan aşılamalarda aşı reaksiyonu ilk hafta içinde hırıltı ve ve biraz ölüm oluyor.bu aşı reaksiyonu ilerde yapılan sprey aşılardan sonra aşırı ölmlere neden olabilirmi.bu sorum solunum sistemi ile ilgili.teşekkür ederim

Özgür sepin
Özgür sepin
7 yıl önce

Sprey aşı uygulamasında 2 parametre çok önemlidir.

1) damlacık çapı
2)kümes sıcaklığı

0-7 günlük civcivlere aşı yaparken uygulamanın 40-60 mikron arasında olması gerekmektedir. Dumanlama tarzında yapılan uygulamalar yani 40 mikrondan daha küçük çaptakı uygulamalar aşı reaksiyonlarına ve ölümlere sebep verir , kümes sıcaklığınında çok yüksek olmaması 32 derece civarında olması gerekir. İleri yaşlarda ise damlacık çapı büyütülmesse yine reaksiyonlar , pnömoni ve ölüm olabili.r. Daha iri damlacıklı uygulama sürünüzde tam koruma sağlayacaktır.

Aşı reaksiyonlarını önlemek için uygulamadan 72 saat sonra okaliptüs yağı içeren preperatları uygulamanızı tavsiye ederim.

2
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x