ATO Yüksek Kredili Mevduat Faizine Dikkat Çekti


ATO Başkanı Aygün, “Kredili mevduat faizi, kredi kartı faizine bile rahmet okutuyor” dedi. Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, yıllık enflasyonun yüzde 5-8 düzeyine, mevduat faizinin yüzde 8-9’a düştüğü bir dönemde bankaların kredili mevduat hesaplarından yüzde 70’i aşan oranlarda faiz almasının hiçbir ekonomik mantığı olamayacağını ifade ederek, “Kredili mevduat faizi, kredi kartı faizine bile rahmet okutuyor” açıklamasında bulundu.

Aygün, yaptığı yazılı açıklamada, bankaların birçoğunun kredili mevduat hesaplarının tanıtımını “3 kuruş, 5 kuruş alıyoruz” diye yaptıklarını belirterek, “Bunun aylık, yıllık maliyetini söylemiyorlar. Dolayısıyla bankalar tüketiciyi aldatıyor. Kredili mevduat hesabını kullanmak tüketici kredisi kullanmaktan üç-dört kat daha pahalı. Kredili mevduatın faizi Merkez Bankası’nın son olarak aylık yüzde 2,44’e indirdiği kredi kartı faizine bile rahmet okutuyor” görüşünü bildirdi. “Kredi kartı faizinde artık rahat at oynatamayan bankalar, kredili mevduat hesaplarına yüklenmeye başladılar” açıklamasını yapan Aygün, kredi kartı faizlerine getirilen sınırlamalar yüzünden faiz düşürmek zorunda kalan bankaların, çok yüksek faizler uyguladıkları “kredili mevduat hesaplarını” yeni bir kar kapısı haline getirdiğini iddia etti.

Aygün, “Bankaların, kredili mevduat hesaplarından çekilen borçlar için vatandaşlardan aldıkları faiz yıllık bazda yüzde 36–63 gibi oldukça yüksek bir düzeye ulaşıyor. Vergi ve fonla birlikte toplam maliyet bazı bankalarda yüzde 70’i aşıyor” bilgisini verdi. ATO’nun, giderek kullanımı yaygınlaşan ve özellikle ücretlilere maaş hesaplarına bağlı olarak açılan kredili mevduat hesaplarını masaya yatırdığını vurgulayan Aygün, hemen hemen bütün mevduat bankalarının, Türk Lirası cinsinden vadesiz mevduat hesabı açanlara “destek hesap”, “kurtaran hesap”, “hızır”, “avans hesap” ve benzeri isimler adı altında kredili mevduat hesabı açtıklarına dikkati çekerek, “Söz konusu hesaplar çoğunlukla da maaş, ücret ya da aylığını söz konusu bankadan alan müşterilere açılıyor. Belirli bir limiti olan kredili mevduat hesabı, vadesiz hesapta para bulunmadığı zaman devreye giriyor” açıklamasını yaptı. Kredili mevduat müşterilerinin bu hesaplarından nakit para çekebildikleri gibi, alışveriş yaparken de banka kartları aracılığıyla ödemelerini yapabildiklerini ifade eden Aygün, “Özellikle alışverişlerin bedeli kartla ödenirken hesabında kendi parası olup olmadığını bilmeyen tüketiciler, ödemeyi de kendi paralarıyla mı yoksa borçla mı yaptıklarının farkına varamıyorlar. Tüketiciler, otomatik ödemelerde de aynı durumla karşılaşıyorlar” görüşünü bildirdi. “Vergiyle birlikte toplam maliyet yüzde 72’yi aşıyor” Açılan kredili mevduat hesaplarına aylık olarak yüzde 3 ile yüzde 5,25 oranları arasında faiz uygulandığını ifade eden Aygün, bu ölçüde bir aylık faiz yıllık bazda yüzde 36-63 düzeyinde faize denk geldiğini savunarak, şunları kaydetti: “Bu faize ayrıca yüzde 10 oranında KKDF ve yüzde 5 oranında BSMV ekleniyor. Bankaların topladıkları mevduata yıllık yüzde 7-9 oranları arasında faiz ödediği bir dönemde tüketiciler nakit para çekerek, harcamalarını ödeyerek ya da otomatik ödemelerini yaptırarak kredili mevduat hesaplarına başvurduklarında yıllık yüzde 41,4 – 72,45 düzeyinde bir maliyetle karşı karşıya kalıyorlar.” Maliye’den mükelleflere:

Vergi affı beklemeyin

Bakan Şimşek, “Mükelleflerimizi bir daha uyarıyorum; Hiçbir şekilde bir af beklentisine girmesinler” dedi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi borçlarının yapılandırılması konusunda, “Mükelleflerimizi bir daha uyarıyorum; Hiçbir şekilde bir af beklentisine girmesinler, cari yükümlülüklerini yerine getirmede aman rehavet içine girmesinler. Biz, bunun reel değerini azaltmayacak bir formülle taksitlendirmede ve faiz yükünü bir miktar aşağı çekmede kolaylık sağlamayı düşünüyoruz” dedi. Bakan Şimşek, AK Parti İl Binasında düzenlediği basın toplantısında, referandum sonuçlarını değerlendirdi.Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Şimşek, “vergi borçlarının yapılandırılmasına” ilişkin soru üzerine, bu çalışmanın bir yapılandırma, kamu alacaklarının tahsilinde kolaylık olarak düşünülmesi gereken bir adım olduğunu söyledi. Mükelleflere uyarı Şimşek, mükellefleri uyararak, şunları kaydetti:”Hiçbir şekilde bir af beklentisine girmesinler. Cari yükümlülüklerini yerine getirmede aman rehavet içine girmesinler. Çünkü biz belki belli bir noktadan, belli bir tarihten itibaren başlatırız. Dolayısıyla ‘nasıl olsa kolaylık gelecek, yapılandırma imkanı olacak, ben bu ayda veya gelecek ayda ödemeyeyim’ yanlışına girmesinler. Çünkü ödememenin faizi çok yüksek.”Biz şunu yapmayı düşünüyoruz; şu anda Maliye Bakanlığı olarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla hatta gümrükle ortak çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarda, taksit sayısında nasıl bir kolaylık sağlarız, geçmişe yönelik faiz yükünde acaba enflasyon ve üstü olmak üzere nasıl bir kolaylık sağlayabiliriz. Hiçbir şekilde ‘af’ diye addedilecek bir yapılandırmaya gitmeyiz. Çünkü, vergisini zamanında ödeyen mükelleflere haksızlıktır, adaletsizliktir. Bizim burada yaptığımız şey; krizin koşullarını dikkate alıp, kriz dönemini dikkate alıp, acaba taksitlerde veya faiz yükünde nasıl bir kolaylık sağlayabiliriz. Ama, bunu yaparken de 73 milyonun hakkını, hukukunu koruyarak…Çünkü vergi, prim demek aslında 73 milyonun hakkı, alacağı demek. O çerçevede biz, bunun reel değerini azaltmayacak bir formülle taksitlendirmede ve faiz yükünü bir miktar aşağı çekmede kolaylık sağlamayı düşünüyoruz. Ama mükelleflerimiz ne olur yanlışa düşmesinler, kanun çıktığı andan itibaren değil belli bir tarihi baz alarak geçerli olacak. Bu konuda mükelleflerimizi uyarıyorum.”


Yazan - 25 Eylül 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x