Bakan Eker “İthalatın Amacı Ateşi Düşürmek”


Tarım Bakanı Eker, Türkiye’nin et üretimini daha iyi bir noktaya getirmeye çalıştıklarını söyledi.
Türkiye’nin et açısından dışa bağımlı olmasını istemediklerini, üretimi daha iyi bir noktaya getirmeye çalıştıklarını söyleyen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Bugün acil ihtiyaç var. Piyasanın ateşini düşürmek için ithalat yapıyoruz” dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün bütçeleri kabul edildi.
Görüşmeler sırasında yöneltilen eleştirileri ve soruları yanıtlayan Tarım Bakanı Eker, süt tozu ithalatının, AB ile yapılan ticaret anlaşması kapsamında yapıldığını, anlaşmanın nihai ürünü AB pazarına sunulan içinde süt tozu kullanılan ürünlerin, AB’den alınması ile ilgili olduğunu bildirdi. Dünyada her ülkenin bir şekilde ithalat ve ihracat yaptığını belirten Eker, şöyle devam etti:
“Biz buğday ithal ediyoruz. Ama biz bu buğdayı ekmeklik, tohumluk, yemlik ihtiyacı için ithal etmiyoruz. Bizim ürettiğimiz buğday, kalitesi itibarıyla belli bir noktaya geldi. Dolayısıyla 18 milyon ton buğday ürettiğimizde Türkiye’de ekmeklik buğday, yemlik ve tohumluk buğday ihtiyacını karşılamış oluyoruz. Gerisini ihraç ediyoruz. İthal etiğimiz de doğru. Ama o ithalatı ihracat için yapıyoruz. Türkiye buğday unu ihracatında dünyada bir numara. 2002 yılında Türkiye, bu konuda 11’inci sıradaydı. Eskiden ekmeklik buğdayımızı ithal diyorduk. Türkiye bugün 18 milyon ton buğday ürettiği zaman bile kendine yetiyor. İthalat da yapıyor, işliyor ve para kazanıyor bu ülke.” Bakan Eker, dünyada “Ben her şeyi satarım ama hiç bir şey almam” diyen bir ülke olmadığını kaydetti.
Eker, buğday maliyetinin ton başına 437 TL olduğunu, TMO’nun ton başına 550 TL’den alım yaptığını, ton başına 103 TL de destek verildiğini ifade ederek, “Buğday üreticisi mağdur edilmemiştir” dedi.
Domates güvesi konusunda yeterli tedbir alınmadığı yönündeki eleştirileri yanıtlarken de Eker, açık alanda yapılabilecek çok şeyin olmadığını, eğitim ve alınabilecek diğer tedbirler açısından gerekenin yapıldığını söyledi.
Hayvancılıkta hedef ‘orta ve uun vadeli’
Kurbanlık ithalatı konusundaki eleştirileri de yanıtlayan Eker, ithalatın Anadolu’dan Trakya bölgesine şap hastalığı geçmesi ihtimaline karşı sadece o bölge için yapıldığını söyledi.
İthal edilen etlerin sağlık koşullarına sahip olmasını şart koştuklarını, ülkelerin garanti vermesini istediklerini, Türkiye’den giden ekiplerin bu konuyu incelediğini ve İslami usullere göre kesim yapılmasını sağladıklarını anlatan Eker, sınırda ayrıca veterinerlerin kontrol yaptıklarını kaydetti.
Türkiye’nin et açısından dışa bağımlı olmasını istemediklerini belirten Eker, “Üretimi daha iyi bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Orta ve uzun vadede bunun etkileri görülecektir. Bugün acil ihtiyaç var. Piyasanın ateşini söndürmek lazım. İthalatı, piyasayı regüle etmek için yapıyoruz. İthalat sonsuza kadar sürecek değil” diye konuştu.

İthalatın amacı ‘ateşi düşürmek’

Tarım Bakanı Eker, Türkiye’nin et üretimini daha iyi bir noktaya getirmeye çalıştıklarını söyledi.

Türkiye’nin et açısından dışa bağımlı olmasını istemediklerini, üretimi daha iyi bir noktaya getirmeye çalıştıklarını söyleyen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “Bugün acil ihtiyaç var. Piyasanın ateşini düşürmek için ithalat yapıyoruz” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün bütçeleri kabul edildi.

Görüşmeler sırasında yöneltilen eleştirileri ve soruları yanıtlayan Tarım Bakanı Eker, süt tozu ithalatının, AB ile yapılan ticaret anlaşması kapsamında yapıldığını, anlaşmanın nihai ürünü AB pazarına sunulan içinde süt tozu kullanılan ürünlerin, AB’den alınması ile ilgili olduğunu bildirdi. Dünyada her ülkenin bir şekilde ithalat ve ihracat yaptığını belirten Eker, şöyle devam etti:
“Biz buğday ithal ediyoruz. Ama biz bu buğdayı ekmeklik, tohumluk, yemlik ihtiyacı için ithal etmiyoruz. Bizim ürettiğimiz buğday, kalitesi itibarıyla belli bir noktaya geldi. Dolayısıyla 18 milyon ton buğday ürettiğimizde Türkiye’de ekmeklik buğday, yemlik ve tohumluk buğday ihtiyacını karşılamış oluyoruz. Gerisini ihraç ediyoruz. İthal etiğimiz de doğru. Ama o ithalatı ihracat için yapıyoruz. Türkiye buğday unu ihracatında dünyada bir numara. 2002 yılında Türkiye, bu konuda 11’inci sıradaydı. Eskiden ekmeklik buğdayımızı ithal diyorduk. Türkiye bugün 18 milyon ton buğday ürettiği zaman bile kendine yetiyor. İthalat da yapıyor, işliyor ve para kazanıyor bu ülke.” Bakan Eker, dünyada “Ben her şeyi satarım ama hiç bir şey almam” diyen bir ülke olmadığını kaydetti.

Eker, buğday maliyetinin ton başına 437 TL olduğunu, TMO’nun ton başına 550 TL’den alım yaptığını, ton başına 103 TL de destek verildiğini ifade ederek, “Buğday üreticisi mağdur edilmemiştir” dedi.
Domates güvesi konusunda yeterli tedbir alınmadığı yönündeki eleştirileri yanıtlarken de Eker, açık alanda yapılabilecek çok şeyin olmadığını, eğitim ve alınabilecek diğer tedbirler açısından gerekenin yapıldığını söyledi.
Hayvancılıkta hedef ‘orta ve uun vadeli’

Kurbanlık ithalatı konusundaki eleştirileri de yanıtlayan Eker, ithalatın Anadolu’dan Trakya bölgesine şap hastalığı geçmesi ihtimaline karşı sadece o bölge için yapıldığını söyledi.

İthal edilen etlerin sağlık koşullarına sahip olmasını şart koştuklarını, ülkelerin garanti vermesini istediklerini, Türkiye’den giden ekiplerin bu konuyu incelediğini ve İslami usullere göre kesim yapılmasını sağladıklarını anlatan Eker, sınırda ayrıca veterinerlerin kontrol yaptıklarını kaydetti.

Türkiye’nin et açısından dışa bağımlı olmasını istemediklerini belirten Eker, “Üretimi daha iyi bir noktaya getirmeye çalışıyoruz. Orta ve uzun vadede bunun etkileri görülecektir. Bugün acil ihtiyaç var. Piyasanın ateşini söndürmek lazım. İthalatı, piyasayı regüle etmek için yapıyoruz. İthalat sonsuza kadar sürecek değil” diye konuştu.

Tuzu Kuru Açıklama “Et pahalı olsun ne zararı var”

Ticaret Borsası Başkanı: “İki yıl eti pahalı yememizde yarar var.”

Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Selim Öğütür, ”Kurbanlıklar ve et bu yıl pahalı olabilir. Bırakın 8-10 yılda bir pahalı olsun. Bunun ne zararı var? Üreticinin teşvik edilmesi için bir, iki yıl eti pahalı yememizde yarar var” dedi.

Öğütür, aa muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de besiciliğin bitme noktasına geldiğini belirterek, sütün para etmemesinin besiciliğe ağır darbe vurduğunu kaydetti.

Süt üreticisinin bir, iki yıl önce 5 bin liralık hayvanını 2 bin liraya kasaba sattığını ifade eden Öğütür, şöyle konuştu:

”Kesilen hayvanlar et fiyatlarını artırdı. Türkiye’de etin pahalı olmasının bir nedeni de hayvanların suni yemlerle beslenmesidir. Avrupa’daki meralar bizde yok. Avrupa’da maliyet düşük oluyor. Besicimiz 10 liraya mal ettiği eti, 20 liradan satmıyor. Türkiye’de maliyet yüksek. Biraz da yerli üreticinin durumdan vazife çıkarması et fiyatlarının bu kadar artmasına neden oldu. Halka ucuz et yedirmek için karkas et ithaline başlandı. Karkas et ithal edildiği zaman yabancı besiciyi desteklemiş oluyoruz. Halka ucuz et yedirmek için ipin ucu kaçırıldı. Bu iş kontrolden çıktı. Karkas et ithalatı hayatta kalma mücadelesi veren yerli besiciliğe zarar verebilir. Türk Lirası da sonsuza kadar böyle kıymetli olmaz. Bir süre sonra eti daha pahalı yiyebiliriz. Türkiye et ithalatına başladığı zaman dünya et piyasalarında da yükselme oldu. En iyisi kendi işini kendin yapacaksın. Devlet, kendi üreticisine destek verecek.”

-”BİR İKİ YIL ETİ PAHALI YEMEMİZDE YARAR VAR”-

Öğütür, 15-20 hayvan besleyerek hayatını kazananlar olduğunu belirterek, bu tip yetiştiricilerin teşvik edilmesi gerektiğini bildirdi.

Et ithalatının güçlükle ayakta kalan üç-beş yerli üreticiyi de yok edeceğini savunan Öğütür, şöyle devam etti:”Neden son iki yılda büyük holdingler besi işine girdi? Şu anda piyasada 8-10 büyük oyuncu var. Besici teşvik edilse, biraz para kazansa, zamanında damızlık getirilse sorun bu noktaya gelmezdi. Evet, kurbanlıklar ve et bu yıl pahalı olabilir. Bırakın 8-10 yılda bir pahalı olsun. Ne zararı var? Üreticinin teşvik edilmesi için bir, iki yıl eti pahalı yememizde yarar var. Neden yarar var? Ben halk düşmanı değilim. Vatandaşın ucuz et yemesine karşı değiliz. Üretici teşvik edilsin, emeğinin karşılığını alsın. İthal hayvanlar kurbanlık olarak tercih edilince yerli üreticinin hayvanı elinde kalacak.”

Öğütür, kurbanlıkların geçen yıla oranla yüzde 35-40 oranında pahalı olduğunu savunarak, ”Kurban piyasası yeni yeni oluşuyor. Fiyatların bayrama yakın biraz ucuzlayacağını tahmin ediyorum. Son 3-4 gün piyasada gerçek rakamlar oluşur. Şu an rakamlar gerçek değil” dedi.


Yazan - 9 Kasım 2010. Kategori HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x