Bakan Eker ‘Türkiye sütü sütçü,eti etçi ırktan almak zorunda


Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Sektör Buluşması toplantısında, Türkiye’nin sütü sütçü, eti etçi ırktan almak zorunda olduğunu söyledi.

İzmir’de Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Sektör Buluşması toplantısına katılan Bakan Eker, “Hayvancılıkta atılım yapmamız lazım. Bu yönde büyük hamleler yapıyoruz. Muhalefet tenkit ediyor. Ancak tarih ‘kırmızı ette şu tarihte atılım başladı’ diyecek. Ben bu misyona talibim” dedi. Türkiye’de bozkır yapısıyla hububat üretiminin ve beslenme alışkanlıklarıyla küçükbaş hayvancılığın yoğun olduğunun altını çizen Bakan Eker,  Anadolu deyişlerinden ‘Buğday ile koyun, gerisi oyun’ sözünün bu kültürel yapının göstergesi olduğunu belirtti. Bu gerçeklere karşın ihtiyacın karşılanması amacıyla canlı hayvan ithalatı yaptıkları için eleştirildiğini hatırlatan Bakan Eker, “Beni tenkit ediyorlar, ‘angus getirdin’. Sanki montofon, holstein dışarıdan gelmedi. Anadolu’nun varlığı koyundur. Yağış, ot, yem olmadan 30-35 litre süt veren hayvan yetiştiremezsiniz. Yetiştirirseniz yüksek yem için para vermek zorundasınız. Yağış, ot azsa, yüzde 70’lik maliyetle rekabet edemezsiniz. Hayvancılık işletmesinde maliyetin yüzde 70’i yem. Dışarıdan işletmeye yem alıp rekabet edeceksin. Bunu bileceğiz.” dedi.

Şehirdeki insanın beslenme ihtiyacının karşılanması için büyükbaş hayvan ihtiyacının giderilmesi gerektiğini kaydeden Bakan Eker, kendilerinin de üretimin artırılması için hamleleri sürdürdüklerini bildirdi. Hayvancılığın gelişmesi için göreve geldiklerinde ciddi bir strateji değişikliği yaptıklarını, maliyetleri düşürerek 2002’de 83 milyon lira olan destekleme ödemesini geçen yıl 1 milyar 700 bin liraya çıkardıklarını, süt üretiminin 8 milyon tondan 13.5 milyon tona, büyükbaş hayvan sayısının 9.8 milyon, küçükbaş hayvan sayısının da 11.5 milyona çıktığını söyleyen Bakan Eker, hayvancılıkta saf kültür ırkının yetişmesinin önem taşıdığını, 2002’de yüzde 19 olan kültür ırkı oranının yüzde 40’a çıktığını ifade etti.

Türkiye’de süt hayvanı ile et alınan hayvanın birbirinden ayrılması gerektiğini, bu yöndeki yatırımlara ve üretimleri bakanlık olarak önemli destek sağladıklarını belirten Bakan Eker, şunları söyledi: “Türkiye’de kaba yem üretimi 25 milyon tondu, şu an 30 milyon ton. Yem ekim alanı 1 milyon hektardan 2 milyon hektara çıktı. Kültür ırkına dönüşme oranında yüzde 100 artış var. Sütçü hayvandan et verimi elde etmek fakir ülkelerin işi. Türkiye, sütü sütçü, eti etçi ırktan almak zorunda. Doğru olanı bu. İkisi arasında 15 puan randıman farkın varsa uluslararası alanda nasıl rekabet edersin? Türkiye bu alanda mutlaka sınıf atlamalı. Sütünü yüksek kaliteli sütçü ırklardan, et ihtiyacını da kaliteli etçi ırklardan almalı. Başka hiçbir yolu yok. Etçi hayvancılıklarla ırkların değiştirilmesini benimsedik. Uygun ekolojik bölgelerde daha profesyonel işletmelere dönüştürüp destekleme politikalarının sağlamlaştırılmasını planlıyoruz. Her etçi ırkta damızlık tesislerinin kurulması, yavaş yavaş oraya kaydırılması hedefimizdir. Muhakkak koyun ve keçiciliğin geliştirilmesi, sahip çıkılması lazım. Ben sahip çıkıyorum ve ömrüm var oldukça buna da sahip çıkacağım.” Türkiye’nin kayıtlı 23 milyon anaç koyun varlığına sahip olduğunu, erkek hayvanlarla birlikte sayının 33-34 milyona ulaştığını bildiren Bakan Eker, koyun varlığını daha da geliştirmek için meralarda değişiklik yaptıklarını ifade etti.

Meraların daha verimli hale getirilmesi için özel sektörün kullanımına da açılması gerektiğini belirten Bakan Eker, “Ortak kullanımda herkes kullanıyor ama kimse sahiplenmiyor. Dekar başına meralardaki ot verimi 80 kilogram civarında. Bununla bir yere götüremeyiz. Hükümetimiz döneminde 4 milyon dönümün üzerinde ıslah çalışması yaptık. Islah devam edecek.”diye konuştu. Türkiye’de tarımsal destekleme politikasını stratejiye dayandırdıklarını ifade eden Bakan Eker, “İftiharla söylüyorum. Bakanlığı devraldığımda tarım hasılamız 23 milyar dolardı. Bugün 62 milyar dolar. Dünyanın en büyük tarım ekonomisine sahip 7’nci ülkesi olduk. Dünya Bankası, OECD raporu ve BM Gıda Örgütü bunu söylüyor. Bu, strateji değişikliğiyle oldu. 2011’de tarım sektörüne 7 milyar lira nakit desteği ödedik. 754 tesis yaptırıldı. 600 bin lira yatırım tutarı olan projelerin yüzde 50’sine hibe desteği veriyoruz. Sermayenin yarısına ortağız. Sadece hayvancılık alanında 754 yeni tesis kazandırdık. Makine ve ekipmanlar dahil 22 bin 701 projeye destek verdik.” dedi.

Konuşmasında Et ve Balık Kurumu’nun da yapısının değiştirileceğini kaydeden Bakan Eker, EBK’nın Toprak Mahsulleri Ofisi gibi düzenleyici, denetleyici kurum haline getirileceğini de açıkladı. Esnafa, vatandaşa rakip olma düşüncelerinin olmadığını altını çizen Bakan Eker, amaçlarının üretici ve tüketiciyi hayvansal ürünlerin fiyat dalgalanmalarından, şoklarından korumak olduğunu aktardı. Tarıma dayalı organize sanayi çalışmalarına da değinen Bakan Eker, belirlenecek bölgelerde desteklemeyi de yüksek oranda artırarak Türkiye’de bölgesel hayvancılık, tarımsal üretimle ilgili organize bölgeler kurulacağını dile getirdi. SETBİR yöneticilerinin süt tozu desteklemesinin artırılması yönündeki taleplerine de değinen Bakan Eker, geçen yıl 22 bin ton süt tozu destekleme ödemesi yapıldığını, üreticiyi koruma adına çalışmaları sürdüreceklerini belirtti. Bakanlığın Okul Sütü Projesi’ni de hatırlatan Bakan Eker, haftada üç gün 70 gün süreyle 7,4 milyon öğrenciye 104 bin ton süt dağıtılacak proje için ilgili bakanlıklarla görüşmelerini sürdürdüklerini bildirdi.

İzmir Ticaret Odasının (İZTO) olağanüstü meclis toplantısına da katılan Bakan Eker, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ile meslek komitesi sözcülerinin sorunlarını ve taleplerini dinledi. Pamuk sektörüne yönelik kendisine iletilen taleplere değinen Bakan Eker, pamuğun Türkiye için çok önemli bir ürün olduğunu, 2002 yılında 184 milyon lira pamuk desteği verilirken, 2010 yılında pamuğa 792 milyon lira ödendiğini söyledi. Bütün çiftçilere ödenen toplam miktarın yüzde 11’inin sadece pamuğa verildiğini ve pamuktaki maliyetin yüzde 41’ini destek olarak kendilerinin karşıladığını dile getiren Bakan Eker, Türkiye’de sulanabilir tarım arazisini artırmayı amaçladıklarını ve bu yönde de damla sulama desteklerini sürdüreceklerini vurguladı. Ege Bölgesi’nde yaygın olan zeytin ve zeytinyağı sektörüne de değinen Bakan Eker, ülkede zeytin ağacı varlığının 91 milyondan 161 milyona ulaştığını ve üretimin arttığını dile getirdi.

Konuşmasında İzmir’in kalkınması ve potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi için çaba içerisinde olduklarını belirten Bakan Eker, İzmir’in kamu yatırımlarından ve hizmetlerinden çok daha iyi hizmet alacağını söyledi. İzmir’deki çiftçilere 2011 yılında 200 milyon lira nakdi destekte bulunduklarını ifade eden Bakan Eker, dokuz yıl içinde toplam 1,2 milyar lira destekleme yapıldığını açıkladı. Şehir merkezlerinin kıyısında tarıma dayalı sanayi tesislerine yüzde 50 hibe destek verdiklerini söyleyen Bakan Eker, ,İzmir’in bu şekilde 77 tesis kazandığını ve bu tesislere 20 milyon 300 bin lira destek verildiğini dile getirdi. İzmir’de 800 civarında makine ekipman projesini desteklediklerini anlatan Bakan Eker, tarımsal kalkınma kooperatiflerine de 23 milyon 200 bin liralık destek sağladıklarını belirtti. İzmir’in tarım alanında Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu, tarihsel olarak Türkiye’nin ihracat kapısı olduğunu ifade eden Bakan Eker, İzmir’in EXPO 2020 için aday olduğunu, “Bakanlığı ile ilgili bazı uluslararası etkinlikleri İzmir’de düzenleyeceklerini, böylece İzmir’in tanıtımı ve İzmir’e dikkat çekme çabasında olacaklarını” söyledi.


12 Ocak 2012. 12:25
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x