Bakan Müjde Verdi ve 2011 Başında Yeni Teşvikler Ele Alınıyor.


Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, işadamlarına bölgesel-sektörel teşvik sisteminin bütçe görüşmelerinin ardından ele alınacağını bilgisini verdi.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, işadamlarına bölgesel-sektörel teşvik sisteminin bütçe görüşmelerinin ardından ele alınacağını ve bu çalışmanın yeni yılın ilk günlerinde yapılacağı bilgisini verdi. TOBB Ticaret ve Sanayi Odaları Konseyi’nin basına kapalı bölümünde soruları yanıtlayan Ergün, illerin bulunduğu bölgelerin de değiştirilmeyeceğini ancak bölgelerin talep ettiği sektörel teşvik kapsamında anlamlı düzeyde bir değişikliğin planlandığını belirtti.
 
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret ve Sanayi Odaları (TSO) Konseyi toplantısının açılışında bir konuşma yaptı.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Bakanlık olarak hazırladıkları Sanayi Strateji Belgesinin Yüksek Planlama Kurulu’nda (YPK) imzalandığını belirterek, ocak ayının ilk haftasında belgeyi kamuoyuna açıklayacaklarını bildirdi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret ve Sanayi Odaları Konsey toplantısının açılışında konuşma yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, strateji belgesi konusuna değinerek, ”Hem yapısal sorunlarımıza çözüm üretecek, hem de mevcut iyi yönlerimizin ve fırsatlarımızın rekabet gücümüze daha iyi yansımasını sağlayacaktır” dedi.

Türkiye’nin yıllardır ihtiyaç duyduğu Sanayi Strateji Belgesi’nin Yüksek Planlama Kurulu’nda (YPK) imzalandığını ve 2011-2014 yıllarında uygulanacak 72 eylemi içeren belgeyi kısa bir süre içinde kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Ergün, ”ocak ayının ilk haftası sizlerle, iş dünyamızla, sivil toplum örgütlerimizle birlikte bu belgeyi kamuoyuna açıklayacağız” dedi.

TÜRKİYE EKONOMİSİNİN DİNAMİKLERİ GÜÇLÜ

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 2011’de genel seçimlerin yapılacağını, bu nedenle seçim ekonomisinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin tartışmalar yaşandığını, ancak seçim ekonomi uygulamayacaklarını belirterek, ”Bu kadar zor kazandığımız bir başarıyı birkaç ay içinde heba etmeye, kaybetmeye hiç niyetimiz yok” dedi. 

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret ve Sanayi Odaları (TSO) Konseyi toplantısının açılışında bir konuşma yaptı.

Bakan Ergün, TOBB Birlik Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, 2010 yılının başında, bu yılın çok önemli bir toparlanma yılı olacağını, girişimcilerin yeni yatırımlara ağırlık vermeleri gerektiğini ifade ettiklerini belirterek, gerçekten de 2010 yılında önemli başarılara tanıklık ettiklerini ve Türkiye ekonomisinin dinamiklerinin ne kadar güçlü olduğunu gördüklerini kaydetti.
”Türkiye ekonomisi adeta stres testinden geçmiş oldu” diyen Ergün, hangi dinamiklerinin güçlü, hangi dinamiklerinin güçlü olmadığının test edildiğini, küresel krizin kendilerine bir bakıma ekonomide hayata geçirdikleri reformların ve kriz dönemi almış oldukları tedbirlerin doğruluğunu test etme fırsatı da sunduğunu kaydetti. Ergün, önceleri en küçük bir rüzgar esintisinden etkilenen ekonominin, küresel kriz gibi büyük bir fırtınanın ortasında dahi sapasağlam ayakta kalmayı ve kalıcı bir hasar almadan krizden çıkmayı başardığını söyledi.

SEÇİM EKONOMİSİ TARTIŞMALARI

2011’in Türkiye için önemli bir yıl olacağını, çünkü genel seçimlerin yapılacağını belirten Ergün, her seçim öncesinde, sık sık seçim ekonomisi uygulanıp uygulanmayacağının tartışıldığını kaydetti. Son 8 yılda, mali disiplini sağlamak için büyük zorluklar yaşadıklarını, hem vatandaşların hem de özel sektörün önemli fedakarlıklar yaptığını belirten Ergün , ”Şunu açıkça söylemek istiyorum. Bu kadar zor kazandığımız bir başarıyı, birkaç ay içinde heba etmeye, kaybetmeye hiç niyetimiz yok. İpin ucunu bir kere kaçırdığımızda, o ucu bir kere daha yakalamanın ne kadar zor olduğunu biliyoruz” dedi. Seçim kazanmak için milletin omuzlarına yük yükleme haklarının olmadığını iyi bildiklerini ifade eden Ergün şunları kaydetti:
”Zaten seçim kazanmanın yolu da artık popülist politika ve vaatlerden geçmiyor. Kim popülist politika yapıyor ve bol bol vaatte bulunuyorsa toplum bunu derinlemesine analiz ediyor. (Bir planın var mı?), (Kaynağın ne?), diyor…Siyasi partiler bol bol vaatlerle bir yere varamazlar.
2002 Kasım’da iktidara geldikten sonra, 1 genel seçim, 2 yerel seçim, 2 tane de referandum yaşadık ve bu seçimlerin hiçbirinde popülizme tevessül etmedik, önümüzdeki seçimde de etmeyeceğiz. Bunun faydasını da gördük. Toplum istikrar, güven ve ayağı yere basan işler istiyor…Meclis genel kurulunda bütçe görüşmeleri devam ediyor, zaten 2011 yılı bütçesini inceleyen herkes, Türkiye’de bir seçim ekonomisi yaşanmayacağını anlayacaktır.
Mesela kamunun borçlanma ihtiyacına baktığımızda, 2011 yılında 2010 yılına göre daha az borçlanma yaşanacağını görebiliyoruz. Biz şunu iyi biliyoruz. Kamu harcamalarını şişirerek, ekonomide geçici bir bahar havası estirebilirsiniz. Komşumuz Yunanistan bunu yaptı ve küresel krizde ağır maliyetler üstlenmek zorunda kaldı. Biz ise, bahar havasını özel sektörümüzün yaptığı yatırım, üretim ve ihracatla yaşamak istiyoruz. Gerçekçi bir bahar yaşamalıyız. Aldatıcı değil…Sahte havalara aldanma durumumuz yok.”

KREDİ NOTU

Seçim sonrası dönemde, Türkiye’nin kredi notunun ”yatırım yapılabilir” seviyeye çıkacağına inandığını belirten Ergün, ”Aslına bakarsanız, Türkiye’nin bu seviyeye zaten çıkmış olması gerekirdi. Türkiye, uluslararası alanda ekonomik bazı değerlendirme kuruluşları tarafından haksızlığa uğradı. Türkiye’den kötü durumda olan ülkelerin notunu yükseltilip, Türkiye’nin performansı yüksek olduğu halde bu imkan Türkiye’ye verilmedi…Türkiye’ye yatırımcıların gelmesinin adeta önü alınmış, engellenmiş oldu. Sonra ne oldu… Bu not veren kuruluşların kendisine not verme ihtiyacı hasıl oldu…Onlara not verecek adam bulunamıyor…” diye konuştu.

Bugün bazı gelişmiş ülkelerde hala krizin etkileri devam ederken, ağır tedbirler alınarak krizin yaraları sarılmaya çalışılırken, kendilerinin vatandaşın ve reel sektörün omuzlarına yeni bir yük yüklemediklerini ifade eden Ergün, bazı Avrupa ülkelerinde emekliliklerin ertelendiğini, maaşlarda kesintiler yapıldığını ve maaşların dondurulduğunu, işten çıkarmalar yaşandığını, hatta üniversite harçlarının 2-3 kat arttırıldığını kaydetti. Ancak Türkiye’de böyle olumsuz tablolarla karşılaşılmadığını ifade eden Ergün, Avrupa ekonomisinin çok cüzi bir büyüme kaydederken, Türkiye’nin bu yılın ilk üç çeyreğinde yüzde 8,9 gibi bir büyüme oranı yakaladığını, böylece sadece bölgesinin değil dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri haline geldiğini söyledi.
Ekonomide gerçekleşen rakamlar hakkında da bilgiler veren Bakan Ergün, Türkiye’nin krizi çok iyi yöneterek 2010 yılında 2009’un kayıplarını birçok alanda telafi ettiğini ve kriz öncesi rakamları aşmayı başardığını söyledi.
Krizden çıkış süreçlerinde en yavaş toparlanmanın istihdamda olduğuna dikkat çeken Ergün, birçok dünya ülkesinde işsizlik rakamlarının, krizde yükseldiği seviyelerde kaldığını ancak Türkiye’de bu alanda da önemli gelişmeler yaşandığını, işsizlik oranlarını 2 puandan fazla aşağıya indirmeyi başardığını bildirdi. Dünyanın yavaşladığı bir dönemde Türkiye’nin bu başarıları elde etmesinin çok önemli olduğuna işaret eden Ergün, ”Zira küresel krizle birlikte yeni bir dünyadan söz ediliyor ve bu yeni dünyada, yola erken çıkanın daha fazla mesafe kat edeceği açıktır” dedi.

TÜRKİYE GÜNEŞ DOĞMADAN YOLA ÇIKTI”

Türkiye’nin küresel krizin ardından henüz güneş doğmadan yola çıktığını ve bu konumuyla da kendisini birçok dünya ülkesinden ayırdığını belirten Ergün, geçmişte tünelin ucunda görünen ışıkla ilgili bazı tartışmalar yaşandığını, bu tartışmaların ise ”Tünelin ucundaki güneş ışığı mı, yoksa üzerimize gelen trenin ışığı mı” şeklinde olduğunu hatırlattı. Kendilerinin söz konusu ışığın güneş ışığı olduğunu o zaman da söylediklerini anlatan Ergün, ”Far ışığı ile güneş ışığı arasında epey fark var. İyi bir göz bunun far ışığı mı yoksa güneş ışığı mı olduğunu fark edebilir. 2009’un başında bunun bir güneş ışığı olduğu görünüyordu” dedi.

”KRİZDEN EN AZ HASARLA ÇIKTIK DİYE SEVİNECEK DEĞİLİZ”

Sözlerini ”Ancak krizden en az hasarla çıktık diye sevinecek değiliz” diye sürdüren Ergün, zira hedeflerinin sadece kriz öncesindeki rakamları yakalamak da olmadığını söyledi. Ergün, ekonomi, demokrasi, hukuk ve sosyal alanlardaki yerimizi daha ileriye taşımak, bu ülkeyi dünyada hak ettiği seviyelere taşımak zorunda olduklarını bildirdi.
Bir ülkede sanayi ve ticaretin gelişmesi için güven ve istikrarın şart olduğunu ancak bu şartında  yeterli olmadığını ifade eden Ergün, kamu olarak, özel sektörün önündeki her türlü engelleri kaldırarak rekabetçi bir yapıya kavuşması ve böylece özel sektörün daha fazla yatırım yapması, daha kaliteli üretmesi, daha çok ihracat yapması ve daha çok istihdam oluşturması gibi yeter şartları da sağlamaları gerektiğini vurguladı.

Bakanlığının bu konuda orta ve uzun vadeli strateji belgeleri hazırlayarak önemli çalışmalar yaptığını belirten Ergün, bu belgelerin, dünyada Türkiye lehine oluşan konjonktürü kalıcı başarılara dönüştürmek için son derece önemli olduğunu ifade etti. Ekonomide işler kötüye giderken reformlar yapıldığını ancak işler iyi giderken de geleceği düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Ergün, ”Fırsatları iyi değerlendirmeliyiz. Komşularımızı bir risk ve tehdit olarak değil, fırsat olarak görmeliyiz…Şu an çok başarılı işlere imza atıyoruz diye, ekonomik hayatımızın yapısal sorunlarını göz ardı etmeyi doğru bulmuyoruz” dedi.

Konuşmasında sanayi Strateji’ne de değinen Ergün, Sanayi Strateji’nin rekabet gücünü ve verimliliği artırmayı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk sahibi bir sanayi sektörü oluşturmayı amaçladığını söyledi.
”Yatırım ve iş ortamı”, ”Uluslar arası ticaret ve yatırımlar”, ”Beceriler ve insan kaynağı”, ”KOBİ;lerin finansmana erişimi”, ”Firmaların teknolojik gelişimi”, ”Altyapı sektörleri (lojistik, enerji ve telekomünikasyon)”, ”Çevre” ve ”Bölgesel kalkınma” olarak belirlenen yatay politika alanlarında 72 farklı eylemin yer aldığı strateji belgesinin, sanayinin ihtiyaçlarıyla birebir örtüştüğünü ifade eden Ergün, Bakanlık olarak Sanayi Stratejisi Belgesi’ne paralel olarak sektörel strateji belgeleriyle ilgili çalışmalarını da sürdürdüğünü bildirdi.

Tekstil, Hazır Giyim, Deri ve Deri Ürünleri sektörlerine yönelik strateji belgesinini uygulamaya koyduklarını, Demir-Çelik, Kimya, Makine ve Otomotiv sektörlerine ait strateji belgelerini Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na sunduklarını, elektrik-elektronik ve seramik sektörlerine yönelik strateji belgelerinin ise tamamlanma aşamasına geldiğini belirten Ergün, ”ifade etmeden geçemeyeceğim,  önemli olan bu belgelerin hazırlanması değil uygulanmasıdır” dedi.


Yazan - 23 Aralık 2010. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x