Bir Veteriner Hekim gözünden kırmızı et sorunu


11885089_976383665738775_2817958231091523271_n

Türkiye’de tartışılan kırmızı et fiyatları, ithalat ve hayvancılık politikalarına bir de Veteriner Hekimin gözünden baktık. SETBİR YKÜ Tahir Selçuk Yavuz, hayvancılıktaki eksik ve yanlışlara değinirken çözüm önerilerini de sıraladı

Türkiye’de kırmızı et fiyatlarına yönelik tartışmalar Kurban Bayramı’na kadar süreceğe benziyor.

Tarım sektörünü bir bütün olarak gördüğümüz için konuya farklı açılardan bakmaya çalışıyoruz.

Sorunlar üç aşağı beş yukarı herkes tarafından dile getiriliyor ama çözüm noktasında yıllardır olduğumuz yerde sayıyoruz.

O yüzden de belirli aralıklarla yüksek kırmızı et fiyatlarını ve hemen ardından ithalatı konuşuyoruz. Bu kısır döngü yıllardır sürüyor.

Sonuç itibariyle olan yine küçük üretici ile son tüketiciye oluyor.

Artık sorunun tespitinden öteye geçip kalıcı somut adımlar atmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Kurban Bayramı ile birlikte kırmızı et fiyatlarında kısmi bir düşüş yaşanacak ve muhtemelen bir dahaki fiyat artışına kadar konuyu tekrar rafa kaldıracağız. İleride çok daha büyük sıkıntılara yol açacak bu soruna karşı yapısal reformlar noktasında artık somut adımların atılması taraftarıyız.

Çünkü bu sorun devam ettiği sürece küçük aile işletmeleri bu işten elini ayağını çekmeye devam edecek ve istikrarsız bir piyasa sonucu tüketici hem kalitesi sorgulanan hem de pahalıya ürün tüketmeye devam edecek.

Önceki haftalarda kırmızı et üreticileri, yem sanayicileri gibi sektörün farklı temsilcileri ile sorunları ve çözüm yollarına yönelik yorumları paylaşmıştık.

Bu hafta da Bloomberg HT’de yayınlanan Tarım Analiz programında Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Yönetim Kurulu Üyesi Tahir Selçuk Yavuz konuya bir veteriner hekim gözü ile değindi.

Kırmızı et tarafında arz talep dengesinin bozulduğuna yönelik göstergenin uzun süredir var olduğunu hatırlatan Yavuz, bunun iyi okunmadığı görüşünde.

DİĞER HABERLER
Tarlada 70 kuruş, tezgahta 4 lira

Hayvancılık tarafındaki kayıpların çok yüksek oranlarda olması ve bu ölümlerin önlenemeyişi de ayrı bir problem olarak karşımıza çıkıyor.

Hemen bir rakam ile kayıp konusunu biraz daha açalım.

Buzağı kaybı bizde yüzde10’un üzerinde iken Avrupa ve ABD’de bu oranlar yüzde 1-2 seviyesinde. Buzağı ölümlerinin yüzde 80’inin ishal kaynaklı olduğu belirtiliyor. Türkiye’de yılda en az 600 bin civarında buzağı ölümü yaşanıyor. Yavru atma, doğum esnasında ölüm, doğumu takip eden 2 aylık süreçteki hastalıklar sonucu ölüm sayının 1 milyonu bulduğunu savunan Yavuz, “Bunun yarısı dana olsaydı, bizim bir yıldaki kaybımızı karşılayacak kırmızı et içeriden temin edilebilirdi” diyor.

Veteriner hekim Tahir Selçuk Yavuz bir diğer sorun olarak besilik hayvanın kıt ve kasaplık hayvanın ise hiç olmayışını gösteriyor. Kasaplık hayvanda ideal kemik oranının yüzde 13-14 olması gerekirken Türkiye’de bu oranın yüzde 20 olduğunu belirtiyor.

Kasaplık hayvanın bonfilesi, kontrfilesi ve antrikotunun belli bir büyüklükte olması gerektiğinin altını çizen Yavuz, “ Kemiği az, kıymetli eti çok olursa bunun kıymalık kısmı ucuza gelir. Bizde ise kıymetli etler ufak, kemik fazla olduğu için kıymalık kısmı da pahalıya geliyor. Kıymalık etin çok ve ucuz olması halka hesaplı et yedirmenin yolu olacaktır” diyor.

Türkiye’deki ırkların bu özelliği taşımadığını kaydeden Yavuz, üreticilerin mecburen sütçü ırkların erkek yavrularını beslediğini belirtiyor.

Sütçü ırkların erkek yavrusu etçi ırk kadar hızlı büyümüyor. Etçi ırklar 6 kilogram yemi bir kilogram ete çevirirken, sütçü ırklarınki 8,5 kilogram yem karşılığında 1 kilogram canlı ağırlık artışı sağlıyor.

Bu yüzden başta yem olmak üzere yüksek girdi maliyetleri altında ezilen üretici için mevcut şartlar altında verimli ve kârlı bir üretimden bahsetmek güç.

DİĞER HABERLER
Esnaf lokantalarına son dönemde ilgi artıyor

Tahir Selçuk Yavuz, şu an izlenen günlük politikanın sektöre yansımasını şöyle özetliyor: “Miktar ne olursa olsun kırmızı et ithalatına yönelik politikalar, hayvan sahipleri ve besiciler üzerinde büyük bir korkunun yanısıra güvensizlik ve istikrarsızlık yaratıyor. Üretici güven duygusunu kaybediyor. Besici ticaret mi yapacak kumar mı oynayacak? Besici aldığı hayvanı besleyip satabilmesi için en az 10 ay sonrasını görmesi gerekiyor ama Türkiye’de göremiyor. Et ithalatı deyim yerindeyse üretici açısından yeni çıkan bir çimin üzerine basmaya benziyor. Besiciler yerine konamayacak bir kitledir.”

Veteriner hekim Yavuz’un dikkat çektiği bir diğer önemli nokta Türkiye’nin hayvancılık envanterine yönelik. Yavuz diyor ki, “Hayvancılık envanterimiz eksik ve yanlış. Envanter doğru olmadığı için sizi bir yere taşımıyor. Ölçemediğiniz bir şeyi yönetemiyorsunuz. Bizim şu an birinci ana problememiz bu.”

Bu anlamda Türkiye’de süre gelen yeterli hayvan sayısına sahip olunup olunmadığına yönelik tartışmalar da resmi verilerin kredibilitesini gündeme getiriyor.

Türkvet’i (Veteriner Bilgi Sistemi), envanteri düzeltecek şekilde yapılması halinde olumlu bulan Yavuz, sistemin sektöre açık hale getirilmesini talep ediyor. Gerekçesi ise şöyle: “Oradaki envanteri biz de görelim. Biz de sistemi izleyerek hayvan sayısına göre pozisyon alalım, besici de kasap da pozisyon alsın.” Bu durum mevcut hayvan sayısı ve yeterlilik konusundaki spekülasyonları da azaltabilir.

Hayvancılık sektöründe hiçbir şey bugünden yarına olmuyor. Özellikle büyükbaşta bugün atılacak adımların karşılığını 5 yıl sonra ancak görürüz. 2010 yılından itibaren başlayan ithalatın 3,6 milyar dolarlık faturasından o gün ders alınıp adımlar atılsaydı belki bugün bu sorunları konuşmuyor olurduk.

DİĞER HABERLER
Tarım ve İnsan  Aynı Karede

Veteriner Hekim Tahir Selçuk Yavuz’un görüşlerini, kırmızı et fiyatları ve hayvancılık politikalarına yönelik tartışmalarda herkesin dile getirdiklerinden farklı noktalara da değindiği için sizinle paylaşmak istedik.

Aşağıda da SETBİR’in çözüm önerilerini sizinle paylaşıyoruz:

* Üreticinin öncelikle girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve dengelenmesi gerekmektedir.

* Besi maliyeti açısından büyük önem arz eden meraların daha etkin kullanımı, kaba yem üretiminin artırılması teşvik edilmeli.

* Yemleme ve yem teknolojileri daha etkin bir şekilde kullanılmalı.

* Hayvanlarımızın genetik özelliklerinin geliştirilmesi için çalışmalar yürütülmeli.

* İki doğum arası sürenin kısaltılması ve doğumların yılın bütününe yayılması sağlanmalı, mevsimsellik azaltılmalı.

* Doğum ve doğumu takip eden günlerde yaşanan buzağı ölümleri azaltılmalı.

* Et üretiminde etçi ırkların kullanımı hayata geçirilmeli.

* Hayvan hastalıkları ile etkin bir şekilde mücadele edilmeli.

* Küçük işletmelerin altyapı zaafları giderilmeli, işletme büyüklüğünün mikro seviyeden optimal seviyeye çıkarılması düşünülmeli.

* Besicinin eğitimine yönelik çalışmalar yürütülmeli, yetişmiş eğitimli insan gücünün istihdamının sağlanması teşvik edilmeli.

* Kesimhanelerin kesim standardına uyumu sağlanmalı, karkas sınıflandırma sistemi hayata geçirilmeli.

* Vadeli işlemler borsasının bünyesinde ileri tarihli ticari işlem yapılabilmesi sağlanmalı ve istikrar yaratılmalı.

* Değer zincirinde sisteme katkı sağlamayan, katma değer yaratmayan her halka yok edilmeli, sistem yalınlaştırılmalı, besicilik zincirinin finans ihtiyacı sorunu çözümlenmeli.

* Hayvan kayıt sistemi süratle yenilenmeli, veri tabanı zenginleştirilmeli, sürekli güncel kalması sağlanmalı ve sektör oyuncularının erişimine açılmalı.

* Besilik dana envanteri sürekli izlenerek, öngörülü davranılarak, gelecek dönemlerin ihtiyaçlarını karşılayacak (açığı kapatacak) kadar besilik dana takviyesine/ithalatına imkân verilmeli.

* Türkiye’nin kaynaklarının sonuna kadar kullanıldığından emin olunmadıkça ithalat özendirilmemeli, iç kaynakların kullanımına öncelik verilmeli.

* Küçükbaş hayvan eti tüketiminin artırılmasına yönelik adımlar atılmalı.

http://www.businessht.com.tr/…/1121484-bir-veteriner-hekim-


29 Ağustos 2015. 12:22
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x