Bu Bayram…Defne Koryürek


Orvital Canakkale Ayvacik2 low

 

 

 

Defne Koryürek

Defne Koryürekdkoryurek@fikirsahibidamaklar.org

 

Nicedir yükselen bir meselemiz var, evde. Ev derken üzerinde yaşadığımız gezegeni de katıyorum içine ve hakkını vereceksek konunun evet, oradan başlamamız gerek konuşmaya ama, diğer taraftan sahiden de hanemde gün be gün yükselen, biçimlenen, köklenen ve muhabbetimi talep eden bir konu var.

 

Ben ismini mutfakta inşa etmiş bir kadınım. Lokantalarım oldu. Gıdanın kaynağına dair tasam arttıkça işin arkasını merak ettim. Kasaplarla düştüm kalktım, mezbahalar gördüm. Ahırlar, ağıllar gezdim. Bir hayvanı kemiksiz yapmanın, tek bir gramını mundar etmemenin ustalarını dinledim, sütün peynire, etin pastırmaya dönüşümünü en az un ve su bulamacından kabaran ekşi mayaya hissettiğim heyecanla eş anlatabilirim.

 

Şehirliyim. Toprak bilen, işlemiş atalarım yok bildiğim.

 

Gıdayla ilişkim beni iyi, temiz ve adil prensipleri üzerinde yükselen Slow Food hareketine taşıdı. Üretime, üreticiye, toprağa, suya, tohuma, geleneğe.. yani binlerce yılda ince ince inşa olmuş bir kültüre sahip çıkmanın mücadelesinde kentin katkısını konuşmaya çalışıyorum bugün. Tüketmek yerine üreticiyi destekleyen, doğru üreticiyi destekleyen, adil bir üretimi destekleyen, temiz bir ürünü destekleyen t-üreticiler yaratmanın imkânlı olduğu kanaatiyle yaşıyor, o uğurda çalışıyorum.

Diğer Haberler:
Güven duygusunu artıran besinlerin başında yumurta geliyor

1381485_10151715643087947_519400766_n

Kimisi bu gayreti saf buluyor.

 

“Serbest gezen, sahiden solucan ve böcekle beslenen, evin artığını tüketecek bir tavuk ve onun yumurtası peşindesin demek, peki bunun bedeli kaç para olacak da yedi milyar insanı besleyecek” diye yüzüme manalı manalı bakan; “fakir nasıl doyacak” diye soruyu tamamlayıp beni seçkinci olmakla suçlayan sayısı hiç az değil!

 

Daha az tüketebileceğimize inanıyorum.

 

Tükettiğimizi süpermarketten değil de üreticiden temin ettiğimiz takdirde daha makul koşullar yaratabileceğimizi savunuyorum. 12 saate yakın zamanını evinden uzak, işte, ekmek parası peşinde ve bu uğurda yolda geçirenler “ama” diyorlar, “ben hangi arada bulacağım ki üreticiyi?” Böyle zamanlarda eski tip ailelerden örnekleyerek kız kardeşlik kurumunu devreye sokmayı öneriyorsam da, o da fena çarpıyor duvara! Hemen kadınla mutfağı aynı tuttuğum hatırlatılıyor. Oysa bakıyorum pek azımız mutfağı paylaşan oğullar yetiştirebilmişiz analar olarak. Gene de yılmıyorum gayretimde zira muhabbet ederek, paylaşarak ve doğa ile hürmetli bir ilişki kurmuş üreticiyi destekleyerek daha sürdürülebilir bir yöne dönebileceğimize inanıyorum.

 

Benim hayallerimi dinleyerek büyüyen, beni izleyerek etrafı ölçen, beni benden iyi tanıyan ve bana en sert ihtarları çekebilen canım, yol arkadaşım kızımsa bu hâlime bakıyor ve beni refahçı olmakla suçluyor!

Diğer Haberler:
Asıl bayramı Yunan adalarındaki esnaf yaptı

 

Herhalde haklı. Zira konuyu o sadece üretim olarak görmüyor, çıtayı bir kaç kademe yukarı taşıdı çoktan ve ahlakı bir duruş sahibi: et yemiyor. Et yememekten öte, yün de giymiyor, deri de kullanmıyor. Haksız diyebilir misiniz bir tavuğun dört simide bedel satılmasını sağlayan koşullara bakıp buna “kölelik” demesine? Ya da itiraz edenimiz çıkar mı, her sezon değişecek modelini yine ve yeniden ve ölesiye arzulamamız üzerine kurulu bir ayakkabı sanayiinin kullanacağı deriyi hangi koşullarda sağladığını anlattığında ve “bu, zulüm” dediğinde? Peki, ya süt verecek bir sürünün verimini artırmak için yapılacak yapay döllemeyi “ırza geçme” ile eş tuttuğunda… ne cevap verebiliriz ki?

 

Ben elbette petrol uğruna, değerli maden uğruna, iktidar uğruna yok edilen halkları, zulüm gören çocukları hatırlatıyorum ona ama benim hâlâ umudum var insanın değişebileceğinden, dönüşebileceğinden yana. O inanmıyor.

 

Nicedir yükselen bir meselemiz var, evde. Ev derken üzerinde yaşadığımız gezegeni de katıyorum içine ve hakkını vereceksek konunun evet, oradan başlamamız gerek konuşmaya ama, diğer taraftan sahiden de hanemde gün be gün yükselen, biçimlenen, köklenen ve muhabbetimi talep eden bir konu var.

Diğer Haberler:
Organik tarımda yetki kavgası!

 

Belki siz de bu bayram, etrafınıza bir bakar ve benimle birlikte bir düşünürsünüz, evimizde yükselen bu sese nasıl bir muhabbetle cevap vermeliyiz?

 


Yazan - 5 Ekim 2014. Kategori MANŞET. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Yoruma ve geri izlemeye kapalı

Yoruma kapalı