DÜNYA BİYOTEK ÜRÜN TOHUM PAZARI %36 YA ULAŞTI


Prof. Dr. Nazimi Açıkgöz

Dünya tohum pazarı 50 milyar US$ civarında olup bunun 2011 yılında 37 milyar  US$’ı ticari, geri kalan ise üreticinin kendi kullandığı tohumun değeridir. Bu pazarda bir önceki yıl 11,7 US$ olan GDO’lu ürün tohum değeri, 2011 yılında 13,2 US$’a çıkarak, toplam tohumluk pazarının %36’sına ulaşmıştır. Diğer taraftan biyotek ürün ekim alanları son yılda 12 milyon hektar artarak 160 milyon hektara ulaşmıştır. Bu hızlı artışta özellikle Brezilya, Hindistan ve Çin gibi BRIC ülkelerindeki ekim alanlarında biyotek çeşitlerin tercih ana neden olmuştur. Diğer taraftan şu an dünyada üretilen mısırın % 32’si, pamuğun %82’si, soyanın %75’i ve kolzanın da %26’sı transgenik çeşitlerle yapılmaktadır.  Bir diğer ifade ile 1,3 milyar hektarlık dünya ekim alanının 320 milyon hektar alanını kaplayan mısır, pamuk, soya ve kolzanın yarısı transgeniktir.

1996 yılında başlayan biyotek ürün tarımının benimsendiği ülkelerdeki ekiliş payları da çarpıcıdır. Örneğin Hindistan’da 2002 yılında başlayan transgenik pamuk tarımı ile 7,7 milyon hektar pamuk alanını 12 milyon hektara çıkmıştır. 2011 yılında bu ülkede ekilen pamuğun %88’i biyotek çeşitlerden oluşmuştur. Yine Avustralya yeni başladığı transgenik ürün ekiminde pamuk arazilerinin %99,5’unda GDO’lu çeşitler kullanmıştır. Hatta bu alanların % 95’inde de hem yabancı ot ilacına ve hem de böcekler dayanıklı, yani çift etkili çeşitler kullanılmıştır.

Dünyada 31 ülke transgenik ürünlerin üretimini yaparken Türkiye’nin de içinde bulunduğu 29 ülke, bu ürünlerin ithalatına yönelik biyogüvenlik yasalarını çıkartmışlardır. Bu tip ürünlerin baş ithalatçısı AB’de de transgenik çeşitlerin tarımı yapıldığı bilinmektedir. 2011 verilerine göre  altı ülkede 115000 hektarlık bir alanda söz konusu çeşitler ekilmektedir. Bu rakam bir evvelki yıl 92000 hektardı. Endüstri amaçlı transgenik patates çeşidinin ilk tescil ve tohumluk yetiştirilmesi de bu yıl AB’de de gerçekleştirilmiştir.

Biyoteknoloji ile elde edilen bu ürünün standart tohumdan daha pahalı olacağı muhakkak. Özellikle kalkınmakta olan ülkelerdeki çiftçilerin söz konusu teknolojiden yararlanmalarını sağlamak amacıyla birçok ülke üniversite, araştırma enstitüsü gibi kendi öz kaynaklarını devreye sokarak ürün geliştirme projeleri sonuçlarını almış ve yerel transgenik çeşitlerini çiftçisine sunmuştur. Örneğin Çin tarımı yapılan pamuğun %80’ni bu şekildedir. Pakistan’nın 2,6 milyon hektarlık tarnsgenik pamuk alanında ise hükümetin ithal ettiği tek bir genin ücretsiz olarak yerli firmalara dağıtması sonucu geliştirilen çeşitler ekilmektedir. Brezilya ise hem kamu, hem özel sektör ve hem de özel sektör-kamu işbirliği ile elde edilen çeşitleri ekerken, özellikle yerel sorunlara kamusal yaklaşmaktadır. 2011 yılında tescil ettikleri transgenik bakla çeşidi ile bu ülke tarımsal biyoteknolojide ABD’nin arkasında yer almaktadır. Bu ülke bir yıl evvel de 8 yerli transgenik genotipi tescil etmişti.

Transgenik ürünlerin ortalama %30 civarında daha ucuza maliyeti nedeniyle standartlara göre üreticisine büyük bir rekabet şansı veriyor. Zaten özellikle yem sanayi ve hayvancılıkta adeta bu tür ürünler kaçınılmaz oluyor. Üretici ülkeler de ekim alanlarını genişleterek çiftçisini memnun ediyor. Peki, bu tür ürünleri ithal eden ülkeler, karşı tarafın üreticisine yarar sağlarken, üretimine izin vermeyerek kendi ekonomisine nasıl bir katkı sağlamış oluyor!/ nazimi.acikgoz@gmail.com

 


Yazan - 9 Şubat 2012. Kategori YENİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x