Dünya çevre günü kutlu olsun!


Prof. Dr. Ender YARSAN
A.Ü. Veteriner Fakültesi Dekanı

Dünya Çevre Günü, İsveç’in Stockholm kentinde 1972 yılında düzenlenen Birleşmiş Milletler Çevre Konferansından itibaren her yıl 5 Haziran tarihinde, çevrenin korunması konusunda Dünya çapında farkındalık oluşturulması amacıyla kutlanmaktadır.

5 Haziran Dünya Çevre Gününün 2022 yılı teması “Sadece Tek Bir Dünya” olarak belirlenmiştir. Her yıl farklı bir temada kutlanan Dünya Çevre Günü; 2022 yılında sürdürülebilir, doğa ile uyumlu, daha temiz, daha yeşil yaşam vurgusuyla kutlanacaktır. Türkiye Çevre Haftası ve etkinliklerini düzenleyen genelge ise Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Genelgeye göre; doğal çevrenin korunması, sürdürülebilir yaşam çevrelerinin oluşturulması, iklim değişikliği ile mücadele konularında çevre bilincinin her geçen gün giderek arttığı ülkemizde Dünya Çevre Günü kutlamalarının daha katılımcı, çok paydaşlı şekilde gerçekleştirilmesi, çevre sorunlarının ve gelişmelerin değerlendirilmesi amacıyla her yıl 5 Haziran tarihinin bulunduğu hafta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından duyurulacak bir temayla “Türkiye Çevre Haftası” olarak kutlanacaktır. Ülkemiz için bu yılın teması ise “Sıfır Atık” olarak belirlenmiştir.  

FAKÜLTEMİZDEN ÇEVRE DOSTU YAKLAŞIMLAR
2872 Sayılı Çevre Kanunu, 12.07.2019 tarihinde 30829 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Sıfır Atık Yönetmeliği” gereği Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi 21.04.2022 tarihinde “SIFIR ATIK BELGESİ”ni alınmıştır. Diğer taraftan yine Fakültemizin Çevre Yönetim Sistemi konusundaki yetkinliğini ortaya koyacak şekilde 12 Mayıs 2022 de ise ISO 14001:2015 (Çevre Yönetim Sistemi) Kalite Belgesi de alınmıştır.

Çevre; bir organizmanın var olduğu ortam ya da şartlardır; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Çevre kirliliği ise, çevrenin fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlerle doğal durumunun bozulmasıdır. Bütün canlıların sağlığını olumsuz yönde etkileyen, cansız çevre öğeleri üzerinde yapısal zararlar meydana getiren ve niteliklerini bozan yabancı maddelerin; hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayıdır.

DİĞER HABERLER
Afetlerde Veteriner Hekimliği Hizmetleri Çalıştayı gerçekleştirildi

İnsanlığın başlangıcından itibaren yaklaşık 6 milyon kimyasal bileşik üretilmiştir. Bu bileşiklerin çoğu da 20. yüzyılda sentezlenerek kullanıma girmiştir. Endüstriyel değişimle birlikte kontrol edilemeyen atıkların zamanla artmasıyla başta metal ve bileşikleri olmak üzere birçok atık türünde doygunluğa ulaşılmış ve zararlı etkileri görülmeye başlamıştır. Üretilen bu kimyasal maddeler endüstriyel faaliyet, modern zirai faaliyet, fosil yakıtlarının kullanılması, radyonüklit kazaları başta olmak üzere ekolojik bozulmaya neden olmakta ve canlıları olumsuz etkilemektedir.

1970’li yılların başından itibaren giderek artan ve insanlığın en büyük ortak sorunu ve ortak endişesi haline gelmiş olan kavram çevre ve çevrenin bozulmasıdır. Çevredeki fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulma; hava, su ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırılabilirse de bunlar çok çabuk birbirine dönüşebilir. Çevresel kirliliğe neden olan kimyasal bileşikler arasında beklenmeyen etkileşimler de şekillenebilir.

Doğal kaynakların aşırı ve dengesiz kullanımı sonucu oluşan çevre sorunları ve tahribatları, insanlar dahil dünyadaki her türlü canlının yaşamını tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Kaldı ki bu durum bilimsel araştırmalarla da ortaya konulmaktadır. Çevre kirliliğine sebep olan bu kimyasal maddeler sadece o çevrede kalmayıp hava, su ve canlı organizmalarla taşınarak bütün biyosferde yayılmakta, o çevrede bulunan organizmaların yapısına girmekte, doğadaki madde döngülerine katılarak besin zincirine ulaşmakta ve besin zincirlerinde birikmektedirler. Bütün organizmaları hatta insanları bile etkileyerek çeşitli toksik, neoplastik, mutajenik etkilere; doku organ hasarlarına, fonksiyon bozukluklarına sebep olmaktadırlar.

DİĞER HABERLER
Prof. Dr. Ender Yarsan: “DAHA İYİ BİR YAŞAM İÇİN YUMURTA”

Canlılar, bu bileşikleri doku ve organlarında akümüle edebilirler. Bu maddelerin büyük bir bölümü, biyolojik sistemlerde birikip etkili yoğunluklara ulaşarak, ciddi hastalıklara hatta ölümlere sebep olabilirler. Bu nedenle çevresel ve biyolojik örneklerdeki metal ve bileşiklerinin düzeyini takip etmek oldukça önemlidir.

Hava Kirliliğine Karşı Alınabilecek Önlemler

Öncelikle fosil yakıt kullanım yerine doğalgaz, güneş enerjisi ve jeotermal enerji kullanımı yaygınlaştırılmalıdır.

Sanayi tesisleri kurulurken yeşil alanların artırılması planlanmalı ve sanayi atıkları havaya verilmemelidir.

Arabaların egzozlarından çıkan gazlara önlem alınmalıdır.

İnsanlar toplu taşımacılığa özendirilmeli ve yakıt olarak doğalgaz kullanılmalıdır.

Orman tahribatı önlenmeli, ağaçlandırma çalışmalarına hız verilmeli ve ozon tabakasına zarar verilmemelidir.

Toprak Kirliliğine Karşı Alınabilecek Önlemler

Evsel atıklar toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanmalı ve imha edilmelidir.

Verimli tarım alanlarına sanayi tesisleri ve yerleşim alanları kurulmamalıdır.

Sanayi atıkları arıtılmadan toprağa verilmemelidir.

Tarım ilaçlarında ve gübrelemede yanlış uygulamalar önlenmelidir.

Ambalaj sanayisinde cam, karton gibi yeniden kullanılabilir maddeler seçilmelidir.

Toprağı yanlış işleme ve yanlış sulama uygulamaları durdurulmalıdır.

Otlak ve ormanlar korunmalı ve çoğaltılmalıdır.

Nükleer santraller toprağa zarar vermeyecek yerlere kurulmalıdır.

Ağaç sevgisi ve ormanların korunması konusunda insanlar eğitilmelidir.

DİĞER HABERLER
Ender Yarsan'ın "Veteriner Hekimlikte Antibiyotikler" kitabı 3. baskısını yaptı

Su Kirliliğine Karşı Alınabilecek Önlemler

Arıtma tesisleri kurulmalı ve özenle işletilmelidir.

Belirli yerlerde nüfus artışının önüne geçilmelidir.

İnsanlar bilinçlendirilmelidir.

Su kaynaklarının korunması için iyi politikalar geliştirilmeli, plan ve programlar yapılmalıdır.

Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır.

Bütün bu düşüncelerle 5 Haziran Dünya Çevre Gününü kutluyoruz.

Son ağaç kesildiğinde, Son nehir kuruduğunda, Son balık avlandığında,
İşte o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız.
— Kızılderili Atasözü


5 Haziran 2022. 04:27
0 0 Oylar
Okuyucu puanı:
Abone ol
Bildir
guest

0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x