Esyem, ihracatta “Biz de Varız ” Diyor


Esyem, ihracatta söz sahibi olmak istiyor 
 
ESKİŞEHİR – Saatte 30, günde 350 ton ürün işleme kapasitesinin yanı sıra ambar ve silolarıyla güçlü bir hammadde stoklama kapasitesine sahip olan Esyem, ihracatta hedeflediği noktalara ulaşmak için adımlarını hızlandırdı. Eskişehir’in ilk kanatlı broiler konsantre yem ihracatını, 2009 yılında Gürcistan’a gerçekleştiren Esyem, ihracat çalışmalarına da hız verdi. MSM Yem Sanayi Yönetim Kurulu Üyesi Murat Sürel, Türkiye’nin ilk pelet formda güvercin yemi üreticisi olduklarını anımsatarak, ihracat çalışmalarını hızlandırdıklarını belirtti. Firmaları bünyesinde yer alan Esyem markasına daha çok yatırım yapmak istediklerinin altını çizen Sürel, “Ar-Ge çalışmalarını hızlandırıp, ürün çeşidini ve kalitesini artıracağız. Bu sayede daha büyük pazarlara açılacağız” diye konuştu.

Firmalarının Türkiye geneline yayılan yeni bayileriyle yurtiçinde birçok noktaya ulaştığını anlatan Sürel, Gürcistan’a da yaptıkları yem ihracatını artırarak devam ettirmek istediklerini kaydetti. Ayrıca, komşu ülkelere yem ihraç edebilmek için çalışma içinde olduklarını aktaran Sürel, “Özellikle Irak, Suriye ve diğer sınır komşularımızda konuyla ilgili fuarlara katılıyoruz” dedi. Yem üretiminin en büyük girdisinin nakliye olduğunu aktaran Sürel, “İhracatta da nakliye sorunları ortaya çıkıyor. Komşu ülkelere, bu yönde hizmetleri bulunan TCDD’den faydalanarak bu sorunu aşmayı öngörüyoruz” ifadesini kullandı.

Esyem’i dış pazarda marka yapacak alt yapılarının hazır olduğuna dikkat çeken Sürel, şöyle devam etti: “İhracatçı belgemizin yanı sıra yemlerimizin sertifikaları da mevcut. Bu noktada ihracatımızın artarak devam edeceğini söyleyebilirim. Bununla birlikte işi oturttuktan ve ihracat kanadını geliştirdikten sonra; Eskişehir OSB’deki 40 dönüme yakın arsamıza daha modern bir yem fabrikası kurma planlarımız bulunuyor. Kriz ortamının ardından yeni yatırımımızı gerçekleştireceğiz. Kaliteli üretimimiz, dinamik yapımız, güçlü sermayemiz ve bölgedeki hakimiyetimiz ile kısa zamanda çok daha iyi yerlere geleceğimizi düşünüyoruz. Bugün itibariyle hiçbir dış kaynağa gerek kalmadan, öz sermayemizle ticari faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.”

“İthalat yerine, yetiştirici ve hayvan sayımızı arttırmalıyız”

Sektöre ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sürel, son iki yıldan beri Türkiye’de hayvancılık ile ilgili büyük değişimlerin yaşandığına işaret etti. Sürel; büyük firmaların entegre tesis kurmak için yeni yatırımlara hazırlandığını anlatan Sürel, şunları kaydetti: “Bu noktada hükümet proaktif davranarak küçük süt işletmelerini ve besicileri acilen desteklemeli. Ayrıca hayvan yetiştiriciliği özendirilmeli, damızlık hayvanlar korunmalı, et veya canlı hayvan ithal etmek yerine yurtiçindeki yetiştirici ve hayvan sayısı arttırmalı. Özellikle süt taban fiyatları yükseltilmeli, süt üretici fiyatı ile son tüketici fiyatı arasındaki fiyat farkı olumlu müdahaleler veya alımlarla azaltmalı. Yine yemde kullanılan tarımsal ürünlerdeki fiyat dalgalanmaları kontrol edilmeli, ülkemize ve özellikle çiftçimize zarar verecek ithal ürünlerin girdisini azaltmalı. Çeşitli yollarla ithal edilen süt tozlarının alımı ve piyasaya sürülmesi derhal yasaklanmalı, Türkiye de üretilen süt tozlarına destek verilmesi kanaatindeyim.”


26 Kasım 2010. 10:29
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x