‘Et üreticileri ithalat korkusu yaşıyor’


Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yörük, ”Ülkemizde tükettiğimiz kadar et üretemiyoruz ancak ithalata bağımlı hale gelmemiz bizi korkutuyor.”

Yörük, Erenler ilçesindeki bir otelde düzenlenen ”Hayvancılık Sektörü Mevcut Durum ve Gelecek Vizyonu” toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye’de hayvancılık sektöründe önemli gelişmeler yaşandığını söyledi.
Türkiye’nin en önemli sektörünün sorunlarını tartıştıklarını belirten Yörük, ”Yurt dışından gelen konuklarımızla sektörümüzün sorunlarını tartışacağız çünkü bizlerin emek verdiği, ter döktüğü bu sektör sadece ekonomik bir önem arz etmiyor. Aynı zamanda insanlarımızın sağlığından da sorumluyuz. Yani kavga etmek değil, tartışmak için buradayız” diye konuştu.
Yörük, hayvancılık sektöründeki tarafların birbirlerine bağımlı olduğunu vurgulayarak, hükümetin sektörün gelişmesinde attığı adımları desteklediklerini bildirdi.
Hayvancılık sektörünün ilerleme kaydettiğine işaret eden Yörük, ”Buna rağmen istediğimiz hedeflere bir türlü ulaşamadık. 83 yıldır beklenen Tarım Kanunu’nun çıkmasından dolayı çok mutluyuz. 2023 Vizyonu, ülkemize hayırlı uğurlu olsun. Bu anlamda verilen görevi yerine getirmeye hazırız” ifadelerini kullandı.
Yörük, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Hükümetimizin altına imza attığı kararlar sektörümüzün gelişmesi adına bizleri mutlu ediyor. Çocuklarımıza süt içeren uygulamanın sürekliliğinin sağlanması lazımdır. Bizler bu programın arkasında olmaya devam edeceğiz. Böyle bir programı engelleyecek her şeye karşıyız. Bunun yanı sıra milli içeceğimiz ayran dünyaya tanıtılmalıdır. Bu ayran, tüm dünya için Türkiye standartlarıyla tescil edilmelidir. Bu anlamda ilgili tüm tarafların sorumluluğu bulunmakta, katkı ve iş birliği gerekmektedir.”
Hayvancılık sektörünün dünyanın kontrol edilmesi en güç sektörlerden birisi olduğuna dikkati çeken Yörük, Türkiye’de de sektörün kontrolünün zor olduğunu anlattı.
Yörük, kırmızı et ithalatının sektörü zora soktuğunu ileri sürerek, şunları söyledi:


”Ülkemizde tükettiğimiz kadar et üretemiyoruz ancak ithalata bağımlı hale gelmemiz de bizi korkutuyor. AB’nin en büyük pazarlarından biri hale geldik. Bu anlamda gereken çalışmalar yapılmalıdır. Biz büyük bir ülkeyiz. Hedeflerimizi de buna göre yapmalıyız.
Et ithalatının sayılı firmalara avantaj sağlaması bizleri endişeye sevk ediyor. Besicimiz zarar ediyor, 6 ay sonra ne olacağını da bilmiyor. Besiciye güven vermezsek, yatırım yapmaz, işletmesini kapatır. Bunları üzülerek söylüyorum. Besiciye güven vermek zorundayız. Bizim önerdiğimiz sistemde gram et ithal etmeyeceğiz. Et ithal etmeden, besicilerimizi destekleyerek üretimi artırmalıyız. Bu şekilde sektör daha sağlıklı hale gelir.”
TKEÜMB Başkanı Bülent Tunç


Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TKEÜMB) Başkanı Bülent Tunç ise Et ve Balık Kurumu’nun özelleştirilmesini istediklerini söyledi.
Geçen yıl başlatışan besi desteklemelerinin devam etmesini istediklerini vurgulayan Tunç, ”Sayın bakanımız, taleplerimizi göz önünde bulundurmuştur. Vergi artışı gerçekleşeli 10 gün oldu. Fiyat artışını bırakın, ‘düşmesin’ diye dua ediyoruz. Fiyatlardaki bu dengesizliğin yanı sıra şap hastalığı da bizleri zora sokuyor. Ekonomik kayıplara yol açan bu hastalığın önlenmesini amaçlıyoruz” dedi.
”İthal eden bir ülke yerine, ihraç eden bir ülke olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diyen Tunç, ”Yıllardır tarımın ardında kalan sektörümüzün kabuklarını kırma vakti gelmiştir. Bu anlamda atılmasını beklediğimiz adım, devletimizin kasapçılığı bırakmasıdır. Biz EBK ve TİGEM arazilerinin bir bölümüne talibiz. Üretmeyen bir toplum mutlaka kaybedecektir. Bizler de ne olursa olsun üretmeliyiz” şeklinde konuştu.
Tunç, konuşmasını şöyle tamamladı:


”BİZ EBK’yı buraya davet ettik ama gelmediler. EBK, üreticiyi desteklememiştir, bizleri zor durumda bırakmıştır. Güvendiğimiz EBK, bizleri iyice kötü duruma bırakmaya çalışıyor. Ben EBK aracılığıyla tüketicinin ucuz ve sağlıklı et yediğine inanmıyorum. EBK’nın yanlış politikaları nedeniyle ithalatçı durumuna düştük. Şu anda işletmelerimiz dolu. İstenilen kadar et üretebiliriz.”
Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Koyuncu


Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Ali Koyuncu da et ithalatının önüne geçilmesi gerektiğini bildirdi.
Koyuncu, Ulusal Süt Kayıt Merkezi kurduklarını anımsatarak, ”Artık hangi sanayicinin, hangi bölgeden sütü kaça aldığını görüyoruz. Bu anlamda çalışmalarımızı yaptık” ifadelerini kullandı.
Okul Sütü Projesi’nin çok önemli olduğunu vurgulayan Koyuncu, şunları kaydetti:

”Bu projede emeği olan herkese teşekkür ediyorum. 2010 yılında süt fiyatı, 85 kuruştu. Bugün de 80 kuruş. Bu proje, sağlıklı nesillerin yetiştirilmesi amacıyla yapıldı. Bunun yanı sıra süt fiyatların dengelenmesi amacını taşıyor. Bu ülkenin paralarının ithal ete verilmesini istemiyoruz. Sanayimiz büyümeli, bununla birlikte yerel üreticiler de desteklemelidir. Tüm süt ürünleri aynı doğrultuda gelişim göstermelidir. Yani her kesimin ihtiyacı karşılanmalıdır.”
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Kutbettin Arzu, Türkiye’de istikrarın sürdüğünü ve ülkenin büyüdüğünü belirterek, ”Ülkemiz, büyük devlet olmanın standartlarını yerine getiriyor” dedi.Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) ve Türkiye Kırmızı Et üreticileri Merkez Birliği’nce (TKEÜMB) Erenler ilçesindeki bir otelde düzenlenen ”Hayvancılık Sektörü Mevcut Durum ve Gelecek Vizyonu” toplantısında konuşan Arzu, organizasyonun Türkiye’deki hayvancılık sektörüne önemli katkı sağlayacağını söyledi.
”Türkiye’de istikrar var, istikrar sürüyor ve ülkemiz büyüyor, ülkemiz büyük devlet olmanın standartlarını yerine getiriyor” diyen Arzu, 2002 ve 2001 yılı arasındaki değişimi herkesin bildiğini söyledi.

 

 Hükümetin yaptığı uygulamalarda hem tarım hem da hayvancılık sektörlerinin geliştiğini vurgulayan Arzu, şöyle devam etti:


”Sadece bunlar değil, tüm sektörlerde gelişim sağlandı. Eskiden bulamadığımız imkanlara hükümetimizle kavuştuk. Doğu ile batı arasında uçurum vardı, artık yok. Tarım Kanunumuz yoktu, çıktı. Türkiye’de neyin nerede iyi yetiştiği belli değildi, ülkeyi 30 havzaya böldük. Tarımda ve hayvancılıkta verilen destekler de kat kat arttı. Nakit olarak verilenlerin dışında, birçok görünmeyen ve tarıma, hayvancılığa verdiğimiz destekler var. Bu da verdiğimiz desteğin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.
Tarımda 23 milyardan 63 milyarlık üretime geldik. Bunu el birliğiyle üretimi artırarak yaptık. Hayvancılıkta da böyle bir gelişim sağladık. Süt üretiminde ve et üretiminde büyük artışlar sağladık. Dünyada tarımsal üretimde 11. sıradan 7. sıraya yükseldik. Dünyada tabii insan nüfusu artıyor, bu insanların refah seviyesi de artıyor. Türkiye, 70 milyon nüfusu, 30 milyon turisti ve 15 milyar dolarlık ihracatıyla gözle görülür bir gelişim kazanmıştır. Bu, hükümetimizin gerekli çalışmaları yapmasıyla oldu. Hükümetimiz, üreticinin önündeki taşları kenara attı, Türkiye böyle gelişti.”
Arzu, Miras ve Mera Kanunu ile ilgili çalışmaların sürdürüldüğünü hatırlatarak, ülke topraklarının bölünmesini istemediklerini sözlerine ekledi.
Öte yandan, konuşmasını tamamlayan Arzu kürsüden indiği sırada, bazı katılımcıların tepkisiyle karşılaştı. Arzu ile ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirten hayvan üreticileri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.
”Canlı hayvan ithalatı, durmayacaktır”


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Faik Yavuz ise canlı hayvan ithalatının devam edeceğini ve yerli üreticilerin rekabet ortamına hazırlamaları gerektiğini kaydetti.
Yavuz, beslenme sorununun ciddi boyutlara ulaştığını vurgulayarak, ”Günümüzde ulusların ciddi sorunlarından birisi de nüfus artışına paralel besin artışının sağlanamamasıdır. Sorunun çözümü, kaynakların bilinçli kullanılmasında yatıyor. İnsanların beslenmesinde hayvansal ürünler büyük önem arz ediyor” dedi.
Türkiye’de kırsal ekonominin kalkınması amacıyla hayvancılığın ve tüm alt sektörlerinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Yavuz, sektörel gelişimin bu şekilde sağlanacağını dile getirdi.
Yavuz, ”Sektörde verimlilik artışının yanı sıra piyasanın alt yapısı da iyileştirilmelidir. Bununla birlikte hayvan hastalıklarının kontrol altına alınması da gerekiyor. Yem üretiminin artırılması konusunda da çalışmalar yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Besicinin en büyük mal varlığının ahırı, hayvanı ve yemi olduğuna dikkati çeken Yavuz, kırmızı et sektöründe fiyat istikrarsızlığı, kayıt dışılık gibi önemli sorunlar bulunduğunu anlattı. 

 

Yavuz, kırmızı et piyasasının denetlenmesi gerektiğini belirterek, şunları bildirdi:


”Piyasayı düzenleyecek bir kurum olmalı ve bunun için de üretici-sanayici ve hatta tüketici olmalıdır. Bu şekilde piyasayı oluşturan unsurlar bir araya gelecektir. Bu yüzden bizim bu kurulda yer almamız gerekiyor. Hayvancılık sektöründe bundan sonraki süreçte teknoloji kullanımı çok önemli. Bunun yanı sıra üretim maliyetlerinin en aza indirilmesi yönünde tedbirler mutlaka alınmalıdır. Hayvan ıslahı ve birim başı verimliliğin artırılmasında organizasyon da çok önemli bir adım olacaktır. Üreticiyi destekleyen politikalar, üretimi artıracaktır. Bu anlamda gereken çalışmaların yapılmasını bekliyoruz.”
Kırmızı et ithalatının devam edeceğini vurgulayan Yavuz, sözlerini şöyle tamamladı:


”Hayvan ithalatı durmayacak, devam edecek. Bunu kimse aklından çıkarmasın. Eskiden bizim bir gerekçemiz vardı. O da yurt dışından gelen hayvanların hastalıklı oluşuydu. Artık o gerekçe ortadan kalktı. Onun için ithalat yasak olmayacaktı. Biz kendimizi bu anlamda rekabete hazırlamak durumundayız. Bunun için her üretici kendi hazırlığını yapmalıdır. Türkiye, 100. yıl kapsamında büyük hedefler koydu. Hayvancılık sektörü de 2023 vizyonuna kendini hazırlamalıdır. Bunun için gereken çalışmalar yapılmalıdır.
Devlet, et sektöründe yalnızca denetleyen olmalıdır. Yani devlet neden kıyma ve et satsın. Bıraksın bu işi özel sektöre. Artık EBK’yı satacak mı, ne yapacak bilemiyorum. Fakat özel sektör küstürülmemeli ve desteklenmelidir. Devlet olarak kamunun sektörlerdeki küçülmesini sağlamamız lazım. Geçtiğimiz yıl, kamunun küçülmesini sağlasaydık, dünyada büyümede 2’nci olurduk./”RetailNews”


Yazan - 18 Temmuz 2012. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
2 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
doğrudan yana
doğrudan yana
9 yıl önce

19 TEMMUZ 2012 İtibariyle karkas dana 1 lira arttı 50 kuruşda yolda diyorlar bilgilernize sunulur.

AYDOSLU
AYDOSLU
9 yıl önce

Takım dana 16.50 Dana but 17.50 dahada zam var deniyor.burada bu yazıyı okuyunca şaşırdım düşüşden bahsediyorlar kasaplar kıymayı 30 lira yaptı bile.tavuk desen o da zamlı 40 kuruş zam gördü şimdiye kadar.canlı ithalinde fon %15 arttı buda kiloya 2.5 lira yük demektir kimse bunu cebinden vermez.karkas dana 17.5-18 lira arasına oturur hesap kitap ortada.

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
2
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x