Gıda Denetimi Sağlık Bakanlığı’nda mı Olsun?


Geçtiğimiz gün Aydın’ın turistik ilçesi Didim’de 81 kişinin kaldıkları otelde yediği yemekten dolayı zehirlenmesinin ardından, Türkiye’deki gıda denetimlerinin yeterliliği konusunda tartışmalar başladı.

Aydın’ın turistik ilçesi Didim’de 81 kişi yediği yemekten zehirlenince akıllara yeniden, “Gıdalar ne kadar denetleniyor?” sorusu geldi. Türk Sağlık-Sen İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Ahmet Doğruyol, daha önce Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan gıda denetimi ve satışı yapan yerlerin denetimlerinin Tarım Bakanlığına geçmesi ve 5996 sayılı yeni Gıda Kanunu ile 74 milyon vatandaşın denetimsiz gıda tüketmesine mahkum edildiğini savundu.

Yanlıştan dönülsün

Aydın’dan gelen bu üzücü haberin altında yatan temel gerçeğin Türkiye’de gıda denetimlerinin yapılamaması olduğunu anlatan Doğruyol şunları söyledi: “2005 yılında Sağlık Bakanlığında gıda denetimini yapan 500 çevre sağlık teknisyenimiz maalesef Tarım Bakanlığına kendi istekleri dışında devrolmuşlardır. Bu teknisyen arkadaşlarımızın Tarım Bakanlığına devrindeki temel amaç Tarım Bakanlığının gıda denetimlerini yapmasıydı. Şu an itibariyle bu arkadaşlarımızın da Tarım Bakanlığında gıda denetimi yetkileri alınarak maalesef düz memur şeklinde çalıştırılmaktalar”

Denetimlerin tek çatı altında yani Sağlık Bakanlığı çatısı altında toplanmasının isabetli olacağını dile getiren Doğruyol, “2005 yılından önce yapılan gıda denetimlerinde yetki karmaşası vardı. Bir gıdanın markete ya da kasaba gelene kadar Tarım Bakanlığı, dükkanda ya da markette satılıyorsa Sağlık Bakanlığı, sokakta satılıyorsa bunu da belediye zabıtaları denetleme işini yapıyorlardı. Biz o günlerde bunun tek yerde toplanmasında yarar var demiştik. Mevcut hükümetimiz bu konuda yanlış bir adım atarak gıda denetimlerini Sağlık Bakanlığı çatısı altında toplaması gerekirken Tarım Bakanlığını tercih etti” dedi.

Ancak Tarım Bakanlığının bu konuda personel eksikliği çok fazlaydı. 2005 yılında Tarım Bakanlığına devredildiğinde ilimizde gıda denetimi yapabilecek sayısı 5 – 6 kişiydi. Şu an son KPSS atamalarıyla birlikte İzmir gibi metropol ilimizde şu an 100 civarında gıda denetimi yapabilecek personel var. Buna karşılık İzmir’de 20 binin üzerinde gıda üretimi yapan, 50 bin civarında da gıda satışı yapan yer var. Bu çerçevede olayı değerlendirdiğimizde şu anda Bornova ilçemizde bulunan Tarım Bakanlığı denetim merkezinde sadece şikayetler üzerine günde 2 veya 3 araç çıkarılarak denetim işlemi yapılmakta. Rutin olarak her 6 ayda bir yapılması gereken gıda denetimleri hiçbir şekilde yapılamamaktadır. Gerçekten çok kötü bir durumdayız. 74 milyon vatandaşımız denetimsiz olarak üretilen ve satışa sürülen gıdaları yemek zorunda kalıyor. Allah’a emanet yaşıyoruz. Gıda denetimleri ne zaman ülkemizde bir vaka olursa o zaman hükümetlerin aklına gelmekte.

Denetimlerin tek çatı altında yani Sağlık Bakanlığı çatısı altında toplanmasının isabetli olacağını dile getiren Doğruyol, “Tarım Bakanlığının ilçe teşkilatları yok. Bu konuda zemini hazır değil. Sağlık Bakanlığında halen eski sağlık grup başkanlıklarımız her ilçede bir tane. Yine her ilçede bir tane toplum sağlığı merkezimiz bulunmakta. İlimiz için söylüyorum 120 civarında çevre sağlığı teknisyeni bulunmakta. Tarım Bakanlığına geçen arkadaşlarımızın iadesini istiyoruz. Çünkü bu arkadaşlarımız orada atıl duruma gelmişlerdir. Yanlış uygulaması sonucunda Sağlık Bakanlığında gıda denetimlerinin toparlanıp gıda denetimini düşünmekteyiz. Çevre sağlığı teknisyenlerimiz Sağlık Bakanlığında ruhsatlandırma numune alma gibi işleri yaparken Tarım Bakanlığına geçtikten sonra bu arkadaşlarımız 5996 sayılı gıda kanuna göre imza yetkileri ellerinden alındı. Şu anda Tarım Bakanlığında tamamı atıl durumdadır. Denetim yapamıyorlar. Bir pazara çarşıya gidildiğinde yarım kiloluk sucuğun salamın 4 – 5 liraya satıldığını görmekteyiz. 25 – 30 lira etin kilosu olduğu yerde yarım kiloluk salamın ya da sucuğun satılmasını imkansız olduğunu düşünmeliyiz. Hindi eti de olsa, tavuk eti de olsa kesinlikle mümkün değil” ifadelerini kullandı.(Yenigün)

Vatandaşlar,çöplükten toplanan hammadde ile yapılan ve kullanımı yasak olan siyah poşetlerin bile önlenememesine bir anlam veremiyorlar.


Yazan - 25 Ağustos 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x