Gıda Kongresi Başladı


D4D_8304_jpg

 

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Türk tarım sektörünün 75 milyon vatandaşın tamamının ve 30 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığını ve 16 milyar dolar ihracat geçekleştirdiğini belirterek, “Bu, Türkiye’nin gıda alanında herhangi bir sorununun bulunmadığının en açık göstergesi” dedi.

 

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından düzenlenen Gıda Kongresi’nin açılışında konuşan Bakan Eker, gıda güvenliğinin önemine işaret ederek, insan yaşamı ve nesillerin devamı için tarım, enerji ve suyun stratejik öneme sahip üç unsur olduğunu söyledi Bugün dünyada 1 milyara yakın insanın açlıkla savaştığını, buna karşılık 1,3 milyar ton gıdanın israf edildiğini anlatan Bakan Eker, ülkelerin bir kısmının da başka ülkelerde arazi kiralamak suretiyle tarımsal üretim gerçekleştirdiğini anlattı. Dünyada 203 milyon hektar tarım alanının uluslararası şirketler tarafından satın alınmış veya kiralanmış durumda olduğunu belirten Bakan Eker, kiralanan arazilerin yüzde 70’inin de en fazla açlık sorunu yaşayan Afrika kıtasında bulunduğuna dikkat çekti.

 

Gıda güvenliğini tehdit eden önemli unsurlardan birinin de gıda maksatlı üretilmiş tarımsal hammaddelerin biyoyakıt olarak kullanılması olduğuna değinen Bakan Eker, “2011 yılında 59 milyon ton biyoyakıt üretilmiş. Bu kadar biyoyaktı üretmek için 177 milyon ton şeker pancarı veya mısır, 147,5 milyon ton aspir veya kanola gerekiyor. Bunlar insanların gıda maddesi” diye konuştu.

 

Konuşmasında Türkiye’nin tarımda kendine yeten bir ülke olduğunu, sektörün bugün itibarıyla 75 milyon insanın tamamının ve 30 milyon turistin gıda ihtiyacını karşıladığını, üstüne 16 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Bakan Eker, “Bu, Türkiye için gıda konsepti çerçevesinde temin ve tedarik noktasında Türkiye’nin güvende olduğunun, gıda güvenliği alanında herhangi bir sorununun bulunmadığının en açık göstergesi” ifadesini kullandı. Bakan Eker, Türkiye’nin bu yıl birçok üründe cumhuriyet tarihinin üretim rekorunu kırdığına işaret ederek, ülkede ilk kez 22 milyon ton buğday, 1,5 milyon tonun üzerinde yağlık ayçiçeği ve 17 milyon ton süt üretimi gerçekleştirildiğini bildirdi. Türkiye’nin bundan 10 yıl önce 24 milyon hektar tarım arazisinde 23 milyar dolarlık hasıla sağladığını, bugün ise 24 milyon hektar araziden 62 milyar doların üzerinde tarımsal hasıla edilir duruma gelindiğini vurgulayan Bakan Eker, bu sayede Türkiye’nin dünyada yedinci büyük tarımsal hasılaya sahip ülke konumuna geldiğini söyledi. Bakan Eker, “Doğru politikalarla üretimi daha da artırmayı hedefliyoruz. Bu konuda hükümet olarak iki konuya büyük önem veriyoruz. Bunlardan biri sulama, diğeri arazi toplulaştırması” diye konuştu. Şu anda 5,5 milyon hektar alanın sulanabildiğini aktaran bunu 8 milyon hektar alana çıkarmayı hedeflediklerini dile getiren Bakan Eker tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin ününe geçilmesi için yasal çalışmaların yapıldığını da kaydetti.

 

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayi Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz da sürdürülebilir ve kapsamlı bir gelişmenin sağlanmasında gıda sanayinin çok önemli bir role sahip olduğunu kaydetti.

 

Oturumun moderatörlüğünü, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları yaptı. Bu oturuma Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol, TGDF Genel Sekreteri Ersin Taranoğlu, Global Resources Corporation, CEO ve Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Öğütçü ile Michigan Eyalet Üni. Gıda Kanunları ve Düzenlemeleri Enstitüsü Direktörü Prof. P. Vincent Hegarty katıldı.
Mirmahmutoğulları: “G20’nin 2015 gündeminde de gıda güvenliği olacak”
isyeri007Oturum Başkanı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Vedat Mirmahmutoğulları; tarım ve gıdada dünyada baş döndürücü hızla gelişmelerin devam ettiğini belirtti.
Geçmiş yıllarda yaşanan küresel kuraklık krizinin ardından gıda güvenliğinin önemi ortaya çıktığına dikkat çeken Mirmahmutoğulları, Türkiye’nin 2015 yılında G20 Başkanlığını üstleneceğini hatırlatarak; konunun G20 gündemine taşındığını, 2015 gündeminde de gıda güvenliğine yer vereceklerini kaydetti.
Dünyanın bugünkü tablosuna bakıldığında 900 milyona yakın insanın yetersiz beslendiğini, 1,2 milyar insanın obez olduğunu söyleyen Müsteşar Mirmahmutoğulları, “Bunun yanında yanında 1 trilyon dolar değerinde 1,3 milyar ton gıda israf ediliyor” şeklinde konuştu.
Mirmahmutoğulları, ülkelerin enerji, su ve gıda güvenliğini garanti altına almak için çeşitli yollara başvurduğunu ve bazı ülkelerin gıda güvencesini sağlamak için başka ülkelerde toprak satın aldığını ya da kiraladığını ifade etti. AB-ABD arasındaki serbest ticaret görüşmelerine de değinen
Prof. Dr. Vincent Hegarty: “Jonglörlük yapıyoruz”
Oturuma ABD’den katılan Michigan Eyalet Üniversitesi Gıda Kanunları ve Düzenlemeleri Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Vincent Hegarty, sunumunda gıda güvenliği ve sağladığı daha iyi iş fırsatlarını değerlendirdi. “Dünyada artık çok daha fazla insan, bir soruyu sormakta; yemeğimiz, gıdamız güvenli mi? Tüketiciler artık gıdalarının güvenliğine çok daha fazla dikkat ediyorlar” diyen Hegarty, gıda güvenliğini ele almanın çok kolay bir iş olmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Tam altı topu havaya atıyoruz, jonglörlük yapıyoruz. Birisini yere düşürürseniz kaybedersiniz. Gıda kanunları ve düzenlemeleri hükümetleri ilgilendirmektedir. Dünyada cezalandırmadan bir koruma ve destekleme sistemine geçiş gözlenmektedir. Üniversitelerin burada önemli rolü bulunuyor. Tabii gıda üreticilerinin de. Bir jonglör gibi, bu bileşenlerin oynadığı önemli bir rol mevcut. İletişimin açık ve şeffaf olması, herkesin ulaşılabilir olması önemlidir.”
haber1Hegarty, ABD’de de gıda konusunda oldukça kapsamlı bir düzenleme yapıldığını vurguladı. Yeni ABD Gıda Modernizasyonu Kanunu’nun hazırlık safhalarında tüm paydaşların geri bildirimleri olduğunu kaydeden Hegarty, özellikle ABD’ye gıda ihraç eden tüm Türk İşletmelerinin bu kanunu iyi bilmek durumunda olduğuna dikkat çekti.

 

 
Prof. Dr. Vincent Hegarty gıda güvenliğine ilişkin bir mesajla konuşmasını tamamladı: “Gıda zinciri içerisinde yönetmelikler önemlidir, ama eğitim daha önemlidir.”
Mehmet Öğütçü: “Gıda, enerji ve su arasında önemli bir bağlantı var”
Global Resources Corporation, CEO ve Yaşar Topluluğu Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Öğütçü ise gıda, enerji ve suyun üç vazgeçilmez olduğunu söyledi. “Türkiye gibi ülkelerde bu üç vazgeçilmez kaynağın stratejik yönetimi kritik öneme haiz” diyen Öğütçü, Bakanlar Ahmet Davutoğlu, Veysel Eroğlu, Mehdi Eker ve Taner Yıldız’ın mini bir kabine oluşturmaları gerektiğine inandığını ifade etti.

 

 

Öğütçü konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Küresel gelişmeleri doğru bir düzleme oturtmak lazım. Küreselleşme ciddi bir darbe aldı, son 10 yıldaki gelişmelerle, devrim niteliğinde gelişmeler başladı: BRIC ülkeleri ekonomide hakim tepeleri ele geçirmeye başladı. Çin dünyanın ekonomik süper gücü olmuş durumda. Hindistan Çin’i yakından izliyor. Ticaretin akışı da batıdan doğuya doğru kaymaya başladı.Enerji konusunda dinamikler müthiş bir hızla değişiyor. Kaya gazı devrimiyle ağırlık değişti. 2015’ten itibaren en büyük doğalgaz üreticisi ABD olacak.Enerji, su ve gıdaya arz ve talep dengesiyle bakmanız lazım. Talepte de büyük bir patlama var. Artacak enerji talebinin %95’i Çin ve Hindistan’dan gelecek. Bu talebi karşılayacak kaynak var ama artık ucuz enerji dönemi kapandı. Yenilenebilir enerjinin avantajı gıda ve su açısından baktığınızda çok daha fazla. Enerjide su kullanımı çok yoğun. Tatlı su kaynaklarının %50’den fazlası enerji türbinlerinin soğutulmasında kullanılıyor.Türkiye, tarımda giderek çok daha iyi noktalara ulaşıyor ama enerji açısından Türkiye yoksul bir ülke. Türkiye petrolde %92, doğalgazda %98 ithalata bağımlı. Türkiye’nin toplam doğalgazı ancak 3 aylık tüketime yeterli. Türkiye 2023 hedeflerini gerçekleştirecekse, enerji ikmal güvenliği çok önemli ve bu Türkiye’nin yumuşak karnı. Türkiye suda da zengin bir ülke değil. Kişi başına düşen su miktarı 1500 metreküp.Kapsamlı, entegre bir yönetim anlayışı gerekiyor. Bir de kaynak savaşları olduğu için gıda konusunda sübvansiyonların kaldırıldığı ülkelerde Arap baharı başladı. Bunun stratejik yönetimini ayrılmaz bir şekilde gerçekleştirmek gerekiyor. Tüm senaryolarda su savaşlarının 2040’da başlayacağı konuşuluyor.”
Gıda ve Kontrol Genel Müdürü İrfan Erol: “Gıda güvenliğinde hedeflerimiz var”
aProf. Dr. İrfan EROLGıda ve Kontrol Genel Müdürü İrfan Erol da konuşmasında gıdanın stratejik olmaya devam edeceğini kaydetti. Dünya nüfusu, demografik alandaki değişimler, nüfusun doyurulması, güvenilir gıdaya erişim gibi sorunların bütün insanlığın temel problemi olduğunu belirten Prof. Dr. Erol, “Bütün bunları aşmak zorundayız” dedi.

 

 

 

 

AB müktesebatı yanında, FAO ve WHO standartları ve global kabul görmüş bilimsel temellere dayalı yaklaşımları temel aldıklarına dikkat çeken Erol, güvenilir gıda ve kaliteli ürünlere erişimi arttırmayı hedeflediklerini belirtti.
İrfan Erol, Bakanlığın bu konudaki çalışmalarından elde edilen sonuçlar hakkında ise şu bilgileri verdi:
“Son 11 yılda bitkisel üretim 13 milyon ton artarken, zirai ilaç kullanımını yüzde 27 azaltıldı. 55 Bin tondan, 40 Bin tona düşürüldü. 2013 yılının ilk 8 aylık dönemde AB’ne yapılan ihracat ürünlerinden pestisit kalıntısı nedeniyle alınan bildirim sayısında, 2012 yılının aynı dönemine göre yüzde 54 oranında azalma görüldü.
AB’ye süt ürünleri ihracatına yeniden başlandı. Okul bünyesinde faaliyet gösteren işyerleri ile gıdaların güvenilirliği ve kontrolüne ilişkin esaslar belirlendi ve TGDF iş birliği ile “Okul Kantinlerine Dair Özel Hijyen Kılavuzu” hazırlandı.
Okul Sütü Programının kapsamı genişletilerek devam edildi. Ekmekle ilgili yeni düzenlemeler getirdik. 17 çeşit katkı maddesini ekmekten çıkardık. Ekmekte kepek oranı artırıldı, tuz oranı düşürüldü. Kırmızı et ve kanatlı etinin karışım halinde ürünlerde kullanılması da yasaklandı.”
Ersin Taranoğlu: “Kayıtdışılık gıda güvenliğinin en büyük düşmanıdır”
Gıda Güvenliği oturumunda son olarak TGDF Genel Sekreteri Ersin Taranoğlu söz aldı. “Gıda sektörü olarak kayıt dışılık en büyük rakibimizdir, gıda güvenliğinin en büyük düşmanıdır” diyen Taranoğlu, kamu otoritesinden kayıt dışılığın önlenmesi konusunda çok önemli adımlar beklediklerini ifade etti.
Ersin Taranoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Biz kayıtlıyız, elinizin altındayız her zaman denetleyebilirsiniz. Ama biraz da dışarıdaki, kayıtlı olmayan işletmelere bakın.Biz gıda güvenliği konusunda her şeyi yapmaya hazırız. Ulusal Gıda Kodeksi Komisyonunda sektör temsilcilerimizin olması çok çağdaş bir gelişmedir. Komisyonlarda çok ciddi çalışmalar yapılıyor.Diğer yandan bağımsız bir Gıda Otoritesi de olmalı. Böyle bir bağımsız kuruluşun olmasını da önemsiyoruz.”


Yazan - 13 Kasım 2013. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
trackback

[…] Haberin tümünü görebileceğiniz link için tıklayınız… […]

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
1
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x