Göreve Davet


Sevgili okurlar, bu ay için hazırladığım yazıyı lütfen sadece Veteriner Hekimleri ilgilendiren bir yazı olarak kabul etmeyiniz.

Bizler bu ülkede yaşayan bireyler olarak ülke sorunlarına duyarlı olmak zorundayız. Hepinizin bildiği gibi hükümetin icracı ve önemli bakanlıklarından olan Tarım ve Köyişleri Bakanlığının adı 639 sayılı KHK (Kanun Hükmünde Kararname ) ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak değiştirildi.

Bu konuda olumlu veya olumsuz bir takım görüşler ileri sürüldü ve kamuoyu ile paylaşıldı. Asıl üzerinde durulması gereken konu ise adı değiştirilen bakanlığın yapısında değişiklik olduğu mu yoksa bakanlığın yeniden yapılandırılması çalışmalarında Gıda ve Tarım Bakanlığı olarak yasalaşan hali ile aynı kalıp, sadece ismen bir değişiklik yapıldığımıdır?

Yıllarca savunduğumuz şudur; insanların temel haklarından biriside YETERLİ VE DENGELE BESLENMEDİR.

Yeterli ve dengeli beslenmenin temeli ise
1-Yeterli ve dengeli üretim
2-Tarladan sofraya, Çiftlikten sofraya güvenli gıda
3-Dışa bağımlı olmayan üretim sayılabilir.

Ancak bu koşullar ile ülke insanımızın güvenli ve yeterli beslenme sorunları çözülebilir. Bu bağlamda görevin sahibi ve sorumlusu olan yeni adı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’dır.

Oysa Bakanlığın ismi değiştirilmeden önce yapısal sorunlar ele alınmalı ve çizilecek yol haritasında hedefler net olmalı idi.

Veteriner Hekimler Derneği olarak,  gerek Sayın Bakan’ımıza sunduğumuz raporlar ve gerekse Web sayfamızda imza açtığımız “SAYIN BAKAN’A AÇIK MEKTUP” içeriğinde vurguladığımız bence en önemli sorun şudur; yıllarca tarım ve hayvancılık birlikte iç içe kabul edilmiş ve hayvancılık tarımın içerisinde bir alt sektör olarak değerlendirilmiş ve de bu düşünce ile 1984 yılında Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ile Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü kaldırılarak bu iki önemli kuruluş Koruma Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesine alınmasıdır.

İnanın aradan bunca yıl geçmesine rağmen bu yapılanmayı bir türlü anlayamadım. Yıllarca sahada yaptığım gözlemlerde bu yapılanmanın ülke tarım ve hayvancılığında ne denli kayıplara yol açtığını üzülerek saptadım.

Pek tabiidir ki, tarım ve hayvancılık başta ülke insanımızın sağlıklı beslenmesi ve sağlıklı nesillerin yetişmesi için son derece önemli olduğu kadar ülke ekonomisi ve kişi istihdamı açısından da bir o kadar önemlidir. Bu dalların birisini diğerinden daha önemli görmek olası değildir. Ne var ki bu iki dal biri birisiyle omuz omuza giderken teşkilatlanmaları iç içe değil ancak irtibatlı olduğu takdirde tarım ve hayvancılık istenen seviyeye yükselebilir.

Bu dalların yegâne sahibi olan Veteriner Hekimler ve Ziraat Mühendislerinin başarılarının yolu bakanlık teşkilatlanmalarının doğru tespitinden geçer.

Bu teşkilatlanma meslek mensuplarının görevlerini yerine getirirken yetki karmaşası içerinde sıkışıp kalmamaları açısından son derece önemlidir.

Şurası unutulmamalıdır ki tarım ve hayvancılıkta, dışa bağımlılıktan kurtulmak için bir an önce radikal tedbirlerin alınarak,  derhal yanlış uygulamalardan ( tarım üretiminde uygulanan kotalar, canlı hayvan ve et ithalatı gibi) vazgeçerek bu uygulamalarda yurt dışına aktarılan kaynakların kendi üretici ve yetiştiricilerimize yönlendirilmesi gerekir.

Açlığın ve beslenmede dışa bağımlılığın insanları ne denli acınacak hale düşürdüğünü Somali örneğinde üzülerek izleyen bir nesil olarak, çok iyi düşünmeli ve yaşananları  bizim dışımızda şekillenmiş bir insanlık dramı olarak görürken zamanında alınmayan tedbirlerin faturalarının da ne kadar acı olduğunu hiç ama hiç unutmamalıyız.

Netice olarak, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesinde Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü ve Ziraat İşleri Genel Müdürlükleri yeniden yapılandırılmadan ve bu Genel Müdürlüklerin birbirinden bağımsız ancak ilişkili olarak teşkilatlanmaları sağlanmadan, hayati önemi olan Bölge Teşhis ve Tedavi Laboratuarları ile üreticilere ve yetiştiricilere örnek olacak Bölgesel İşletmeler hayatiyete kavuşturulmadan neticeye ulaşmamız olası değildir.

Kendimiz için olduğu kadar ve hatta daha da çok gelecek nesillerimiz için eli kalem tutan tüm duyarlı insanlarımızı ilgili bakanlığı uyarmaları konusunda göreve davet ediyorum.

Sizler bu satırları  okuduğunuzda Ramazan Bayramı geçmiş olacak. Kaybettiğimiz şehitlerimiz nedeni ile son derece buruk kutlanacak bayramınızı kutlarken, genç yaşlarında yitirdiğimiz şehitlerimizin anıları önünde saygı ile eğilir, ailelerine sabır ve baş sağlığı dilerim.


Yazan - 23 Ağustos 2011. Kategori TARIM, H.Yalçın KÖKSAL, YAZARLAR. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x