Greenpeace ” GDO Masalları”


İstanbul- Bir süredir Türkiye’de 13 mısır genine ithalat iznikonusu tartışılırken, Biyogüvenlik Kurulu’nun görevlendirdiği bilimsel vesosyoekonomik risk değerlendirme komiteleri ithalat talebine “olur” verdi.Biyogüvenlik Kurulu’nun karar vermesine sayılı günler kala Greenpeacebiyoteknoloji devlerinin masallarının perde arkasını aralayarak, bir kez dahaGDO’ya karşı uyarıyor.

1.Verimliliğiarttırır masalı: Şu anda dünyada ticaretiyapılan ürünler arasında verimliliği artırmaya yönelik olarak tasarlanmış tekbir GDO’lu ürün bile bulunmamaktadır. Biyoteknoloji şirketlerince geliştirilmişGDO’lu ürünlerin temel özelliği böceklere ve bitki öldürücü ilaçlara karşıdirençli olmasından ibarettir.

2.Açlığa çözüm olacak masalı: BM raporlarına göre halihazırda gezegenimizde dünyanüfusunun 1,5 katını  besleyecekölçüde gıda üretilmektedir.Dolayısıyla şu an yaşanılan gıda krizi bir üretim sorunu değil paylaşımsorunudur.  Dünya Bankası veBirleşmiş Milletler tarafından organize edilenve yüzlerce bilim insanınca hazırlanan IAASTD RaporuGDO’ların açlıkla mücadelede önceliktaşımadığı gibi maliyetleri arttırmaları nedeniyle gıda güvenliği ve ekonomiksürdürülebilirliği tehdit ettiğini ortaya koymaktadır.

3.Ziraiilaç kullanımına gerek kalmayacak masalı: Tarım-biyoteknoloji şirketlerinin iddia ettiğinintersine, GDO’lu ürünler kimyasal böcek öldürücü ilaçların kullanımını azaltmaz.Amerika’da 1996 ve 2004 yılları arasında GDO’lu ürünlerin ekilmesine paralelolarak, böcek öldürücü ilaçların kullanımında 55.000.000 kg’lık bir artışyaşandı.

4.İşolanakları yaratır masalı: Yapılanaraştırmalar gıda-tarım zincirindeki istihdamda düşüş gösteriyor.

5. İklimdeğişikliği ile mücadele masalı: DünyaBankası ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde hazırlanan IAASTD Raporu,tarımı iklim değişikliğine uyarlamak ve genetiği değiştirilmiş ürün yetiştirmekarasında bir bağ olmadığını ortaya koymuştur.

6Toprağıerozyondan korur masalı: GDO’luürünler endüstriyel ölçekte yetiştiğinden ve bu yöntem toprak için kötüolduğundan hayır erozyondan korumaz.

7.Türkiye’dehayvancılık GDO’ya muhtaç masalı: Dünyadaüretilen mısırın dörtte üçü GDO’suz iken, Türkiye’nin GDO’lu mısıra ihtiyaçduyması yem sanayicilerinin bile kendilerini inandıramadığı bir masal.Hayvancılıkla ilgili sorunlar GDO’lu yem ithalatıyla değil, Türkiye’yi yemithalatına muhtaç bırakmayacak yapısal düzenlemelerle çözülebilir.

Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu Tarık NejatDinç: “Genetiği değiştirilmiş organizmaların içerdiği riskler tüm dünyada kabulediliyor. Biyoçeşitlilik ve sağlık üzerinde olumsuz etkilere sahip genetiğideğiştirilmiş ürünlerin her ne amaçla olursa olsun Türkiye’ye girişine izinverilmemelidir. 13 adet GDO’lu mısır çeşidinin ithali ile ilgili karar aşamasındaolan Biyogüvenlik Kurulu’nun GDO lobisinin yaratmaya çalıştığı pembe hayallereitibar etmeyeceğine inanıyoruz. Dünyada üretilen mısırın büyük çoğunluğuGDO’suzken, yem şirketlerinin Türkiye’yi GDO’lu mısıra muhtaçmış gibi gösterendayatmalarına prim verilmemelidir. GDO’lu yemlere izin verilmesi soframızda yeralan sütün, yumurtanın, peynirin, etin güvenilirliğini tamamen yok edecektir.Vatandaşın tercih hakkını ortadan kaldıracak kararların biyogüvenlik kanununaaykırı olacağı unutulmamalıdır. GDO’lu yemler ve bu yemlerden beslenenhayvanların ürünleri ile ilgili kamuoyu derin ve haklı bir endişetaşımaktadır.  BiyogüvenlikKurulu’nun, vereceği kararla GDO lobisinin masallarına değil, vatandaşınendişelerine kulak vereceğine olan inancımızı koruyoruz.”

Daha fazla bilgi için:

Tarık Nejat Dinç, Greenpeace Akdeniz Tarım Kampanyası Sorumlusu,
0 539 606 02 70,ndinc@greenpeace.org

Deniz Sözüdoğru, GreenpeaceAkdeniz İletişim Sorumlusu,
0 532 324 3204,deniz.sozudogru@greenpeace.org

GDO’ya izin vermiyoruz

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eker: ”Bugüne kadar gıda amaçlı onay verilmiş bir gen olmadığından GDO tespit edilen gıdaların yurda girişine izin verilmiyor”

”26 Ocak’tan itibaren yem sanayisinde kullanılacak onaylanan 3 adet geni taşıyan GDO’lu soyaların ithalatına izin verilmektedir”

-”Riskli olan ürünlerin GDO’lu üretim ve ticaretin olduğu ülkelerden yapılması durumunda yüzde 100 analiz yapılmaktadır”

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Biyogüvenlik Kurulu tarafından bugüne kadar gıda amaçlı onay verilmiş bir gen olmadığından ithalat kontrollerinde GDO tespit edilen gıdaların yurda girişine izin verilmediğini bildirdi.

Eker, BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in yazılı soru önergesine verdiği yanıtta, Biyogüvenlik Kanunu’nun 26 Eylül 2010 tarihinde yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Bu tarihten itibaren GDO ile ilgili denetim ve kontrollerin Kanun kapsamında hazırlanan ”Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik” hükümlerine ve İl Müdürlüklerine gönderilen talimata göre gerçekleştirildiğini hatırlatan Eker, bu talimatın Biyogüvenlik Kurulu kararlarına göre güncellendiğini ifade etti.

Biyogüvenlik Kurulunun 26 Ocak 2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan kararlarıyla, Avrupa Birliği’nin de dahil olduğu pek çok ülke tarafından risk değerlendirmesi yapılarak tüketilmesinde risk görülmeyen 3 adet soya geninin yalnızca hayvan yemi olarak onaylandığını belirten Eker, ”26 Ocak 2011 tarihinden itibaren yem sanayisinde kullanılacak onaylanan 3 adet geni taşıyan GDO’lu soyaların ithalatına izin verilmektedir” bilgisini verdi.

Biyogüvenlik Kurulu tarafından bugüne kadar gıda amaçlı onay verilmiş bir gen olmadığından 26 Eylül 2010 tarihinden itibaren yapılan ithalat kontrollerinde GDO tespit edilen gıdaların yurda girişine izin verilmediğini bildiren Eker, şunları kaydetti:

”İthalat aşamasında ürün ve ülke bazında risk esaslı kontrol uygulanmaktadır. Bu amaçla, ithalatçı firmalardan, ithal edilecek GDO ve ürünlerinin miktarı ve içerdiği gen çeşidi ile ilgili orijin ülke veya yüklendiği ülke yetkili otoriteleri tarafından düzenlenmiş belge veya uluslararası akredite bir laboratuvardan alınmış analiz raporu istenmektedir. GDO açısından riskli olan ürünlerin GDO’lu üretim ve ticaretin olduğu ülkelerden yapılması durumunda ithalatlarda yüzde 100 analiz yapılmaktadır.

GDO’lu ürünlerin girişine Biyogüvenlik Kurulu kararının Resmi Gazetede yayımlanmasından sonra izin verilmesi halinde mutlaka etiketleme zorunluluğu getirilmiştir. GDO içeren ürünlerin etiketinde ‘GDO’ludur’ ifadesinin bulunması zorunludur. Eşdeğer ürünlerde GDO bulunmaması durumunda da bu ürünlerin etiketinde ‘GDO’suzdur’ ifadesi yer alabilecektir.

Ayrıca, Biyogüvenlik Kurulunun önerisi doğrultusunda onaylanmış genler için, ürünün GDO’lu olarak etiketlenmesini gerektiren alt limit yüzde 0.9 olarak onaylanarak uygulamaya aktarılmıştır.”/aa


Yazan - 15 Aralık 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x