Habur’un Alternatifi 2012’de Kapıyı Açıyor


TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Eskiden sınır kapılarını, ülkeleri ayıran yerler olarak görürdük. Nusaybin sınır kapısıysa, Türkiye ve Suriye’yi yakınlaştıracak. Nusaybin; ticaretin, refahın, dostluğun, kültür bağının ve ortak çıkarın kapısı olacak. Bu kapılar hem Türkiye’ye kazandıracak, hem Suriye’ye kazandıracak” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile iştiraki Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. tarafından Yap-İşlet-Devret modeliyle modernizasyonu yapılacak Nusaybin Gümrük Kapısı’nın temel atma töreni Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Suriye Maliye Bakanı Muhammed El Hüseyin, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Arif Parmaksız, ilgili bürokratlar ile oda ve borsa başkanlarının katılımıyla gerçekleştirildi.
 
Törende konuşan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, dünyada ilk kez yapılan bir uygulama başlattıklarını vurgulayarak, “Yap-İşlet-Devret modeliyle kamu’ya hiçbir yük getirmeden 6 sınır kapsının modernizasyonunu gerçekleştirdik. Gurur ve sevinç içindeyiz” dedi.

İpek Yolu boyunca bütün kapıları modernize etmek istediklerini ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bugün yine bir ilk gerçekleştiriyoruz. Nusaybin Gümrük Kapısının yanında, komşumuz Suriye’nin sınır kapısını da modernize ediyoruz. Bir hedefimiz var. Tüm ülkeler dünya ekonomisinden daha fazla pay alma yarışında. 1990’da 1 trilyon dolar olan ticaret hacmi, geçen sene 16 trilyon dolara yükseldi. Biz bölge olarak pastadan aldığımız payı arttırmak zorundayız. Ticaret, refah ve zenginlik getiriyor. Refah ve zenginlik insanın insanca yaşamasını sağlıyor. Biz bu gerçeği son 10 yılda çok net bir şekilde gördük. Türkiye ekonomisi de, son dönemde yeni bir rota çizdi. Özel sektöre dayalı olarak çarpıcı bir büyüme performansı sergilendi. Son 10 yılda, biri yerel, biri küresel iki kriz yaşamamıza rağmen, milli gelirimiz, toplamda yüzde 45 oranında büyüdü.Ekonomimiz büyüdükçe, vizyonumuz da, hedeflerimiz de büyüdü. Bakış açımız değişti. Artık tüm dünyada iş yapabilen, rekabet edebilen bir girişimci kapasiteye sahibiz. Bu sayede dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme, 500 milyar dolar ihracat yapma hedeflerini telaffuz ediyoruz. Bu hedefler bize uzak gelmiyor. Ünlü politikacı Hanibal’ın dediği gibi “Ya bir yol bulacaksın, ya bir açacaksın” Biz bir yol bulduk; o da ticaretle zenginleşmek. Şimdi yeni bir yol açıyoruz. Şimdi Türkiye’yi bir sanayi devi yapmanın yanında, bir transit geçiş ve lojistik devi yapmaktan bahsediyoruz. Tarihi ipek yolunu yeniden canlandırmanın planlarını yapıyoruz. İşte TOBB olarak üstlendiğimiz Gümrük Kapılarının modernizasyonu projelerine, bu vizyonla yaklaşıyoruz” dedi.
 
“ Bu kapılar hem Türkiye’ye kazandıracak, hem Suriye’ye kazandıracak”
 
Son yıllarda hükümetin komşu ülkelerle geliştirdiği ilişkilerin, ekonomik alana da çok hızlı yansıdığını ve özel sektörün, bölgenin en önemli tedarikçisi haline geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, karayolu taşımacılığında Avrupa’nın en büyük filosuna sahip olduklarını ve bütün bunların, gümrük kapılarını etkin ve verimli hale getirmenin, ülke ekonomisi ve tanıtımı açısından ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyledi. 
 
TOBB bu vizyonla hareket ederek, İpsala, Habur, Cilvegözü, Sarp, Kapıkule, Hamzabeyli sınır kapılarının modernizasyonunu tamamladığını ifade eden TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Bu gümrük kapılarında ortalama bekleme süresi yarıya indirildi. Araç geçiş kapasiteleriyse 3 katına çıktı. Nusaybin ile birlikte 9 sınır kapısının daha proje çalışmalarına devam etmekteyiz. Gümrük kapılarının modernizasyonu projelerine yaptığımız yatırım tutarı 250 milyon liraya ulaştı. Özetle, bir yandan devletin üzerindeki yatırım yükünü alıyoruz. Diğer yandan modernize edilerek işlem hacmi büyüyen gümrük kapılarından, devletimize daha fazla vergi geliri kazandırıyoruz” dedi.
 
Suriye ile ekonomik ve sosyal alanda artan işbirliği ve vizelerin kaldırılmasının, iki ülke arasındaki ticareti hızla büyüttüğüne dikkat çeken Hisarcıklıoğlu, Suriye ile ticaret hacminin son 3 yılda 2 katına, araç giriş çıkışlarınınsa 3 katına çıktığını ve bu artışı mevcut kapıların karşılamasının artık mümkün olmadığını belirterek şöyle devam etti:
 
“Yap-işlet-devret modeliyle modernize edeceğimiz Nusaybin sınır kapısı, Suriye sınırında modernizasyonu tamamlanan ikinci kapımız olacak. İlk defa bu gümrük kapısında, ülkelerimizin gümrükleri arasında veri akışı sağlanacak, böylelikle işlemler daha hızlı yapılacaktır. Bu yıl içinde bitmesi planlanan Nusaybin yeni gümrük kapısı için 31 milyon lira yatırım yapıyoruz. Böylece yıllık 16 bin araç ve 200 bin yolcuya hizmet verilirken, modernizasyonun sonrasındaki kapasite, 500 bin araç ve 2,5 milyon yolcuya çıkacaktır.
 
Nusaybin kapısı ile Türkiye, Ortadoğu’ya daha da yakınlaşıyor. Ortadoğu ülkelerinin yıllık ithalat hacimleri 600 milyar dolar civarında. Bu hacim içinde bizim aldığımız paysa sadece yüzde 3,5, yani 21 milyar dolar. Daha kolay ulaşımla bu payımızı da artıracağız. Öte yandan burası Irak’a geçişlerde de önemli bir alternatif olacak ve Habur üzerindeki yükü hafifletecektir.  Zira Nusaybin sınır kapısından Suriye’ye girdikten sonra, Suriye-Irak arasındaki El Rabia kapısına sadece 76 kilometrelik bir mesafe bulunuyor. Bu da hem nakliyeciler, hem de ihracatçılar açısından büyük bir avantaj olacaktır.
 
Yeni Nusaybin Gümrük Kapısı, Güneydoğu Anadolu’nun kalkınmasında da önemli bir yol oynayacaktır. Bölgeye ekonomik canlılık getirecektir. Ticaret, refah ve zenginliği getirir. Refah ve zenginlik barış ve huzuru pekiştirir. Eskiden sınır kapılarını, ülkeleri ayıran yerler olarak görürdük. Nusaybin sınır kapısıysa, Türkiye ve Suriye’yi yakınlaştıracaktır. Nusaybin; ticaretin, refahın, dostluğun, kültür bağının ve ortak çıkarın kapısı olacaktır. Bu kapılar hem Türkiye’ye kazandıracak, hem Suriye’ye kazandıracak”.
 
-Devlet Bakanı Yazıcı: ”Gümrük kapısının modernizasyonu konusunda müteahhitle görüştüm, 6 ayda bitirecek”
 
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı ise yaptığı konuşmada, Türkiye’nin artık bölgesinde bulunduğu her yerde önemli bir aktör konumunda bulunduğunu, bunu kardeşleriyle birlikte yaptığını, ancak bugüne kadar çok zaman kaybedildiğini dile getirerek, ”İlişkilerimizi çok daha tempolu hale getirmeliyiz ki bu zaman kaybını telafi edelim” dedi.
 
Türkiye’nin her alanda olduğu gibi gümrük alanında da kapılarını bir plan dahilinde tek tek yenilediğini belirten Yazıcı, gümrüğün hedefini, ”ticareti kolaylaştırmak, yasa dışı geçişlere engel olmak” şeklinde özetledi.
 
Bunları yaparken üç önemli kavramı gözettiklerini söyleyen Yazıcı, bunların da ”güvenlik, özgürlükler ve gümrük işlemlerinin ticaret erbabına maliyet artışı getirmeden seri şekilde faaliyetlerini sürdürmelerine imkan verecek zemini hazırlamak” olduğunu, çalışmalarında hep bu dengeyi gözettiklerini anlattı.
 
Yazıcı, gümrüklerle ilgili işlemleri oluştururken, hizmet ünitelerini yeniden yapılandırırken, bu kavramları gözeterek çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti. Yazıcı, Türkiye’nin kapılarını yenileyerek gümrük hizmetlerini çağdaş bir anlayışa kavuşturduğunu, teknolojiyi yoğun şekilde kullanarak risk değerlendirmelerini güvenliği sağlayacak biçimde gerçekleştirme sürecini devam ettirdiğini belirtti.
 
Bakan Yazıcı, Türkiye’nin sadece Suriye ile değil yöredeki diğer komşular İran, Gürcistan, Azerbaycan, Nahçıvan ile de ortak gümrük kapısı yapma konusundaki çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.
 
Bugün Nusaybin’in temelinin atıldığını, Akçakale’nin, Karkamış’ın temelinin de atılacağını kaydeden Yazıcı, 2010 rakamlarına göre 2,5 milyar dolar olan ticaret hacmini birkaç yıl içinde 5 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
 
Türkiye-Suriye sınırında 6 kara hudut kapısı, 3 demiryolu hudut kapısı bulunduğunu belirten Yazıcı, bu kapıların bir bir yenilendiğini kaydetti.
 
Nusaybin Gümrük Kapısı modernizasyonu konusunda müteahhitle görüştüğünü, yükleniciye sözleşmede bu ünitenin yapımı için bir yıl süre öngörüldüğünü, müteahhidin 30 Ağustos 2011’de bitireceğini söylediğini aktaran Yazıcı, ”6 ayda bitirecek” dedi.
 
Yazıcı, tören hazırlıklarıyla birlikte kapının hizmete açılışının 15 Eylül 2011’de yapılabileceğini ifade etti. Türkiye’nin değiştiğini, potansiyelini insanların huzuru, güvenliği, esenliği için verimli şekilde kullandığını, Türk insanının komşularıyla sorunlarını tasfiye etmek suretiyle geleceğe ümitle baktığını kaydeden Yazıcı, ticaret erbabının bu kapılardan daha sağlıklı, nakliyecilerin daha güvenli şekilde geçeceğini, devletin de vergilerini etkin şekilde toplayarak risk değerlendirmelerini güven ölçütü gözeterek yapıp, çok daha kaliteli hizmet sunulacağını anlattı.
 
-Suriye Maliye Bakanı El Hüseyin
 
Suriye Maliye Bakanı Muhammed El Hüseyin ise ”ortak sınır kapısı” ile çok önemli bir projeye imza atıldığını vurgulayarak, bu proje sayesinde iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağların daha da güçleneceğini vurguladı.
 
El Hüseyin, Suriye ile Türkiye arasındaki vizelerin kalkmasıyla hem araç hem de yolcu geçişlerinin ciddi oranda arttığının altını çizerek, son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalar ile ticaret hacminin önümüzdeki dönemlerde daha da büyüyeceğini ifade etti.

Diğer Haberler:
Girişimcilere Biyoekonomik Bir Hedef: GEN Prof. Dr. Nazımi Açıkgöz

Yazan - 27 Şubat 2011. Kategori EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı