“HANGİ BANKALAR KÖY AĞASI OLDU”HABERİMİZ MECLİSE TAŞINIYOR..


Yazarımız Çapar Kanat’ın  “Hangi Bankalar Köy Ağası Oldu” özel haberi üzerine harekete geçen milletvekilleri konuyu TBMM’ne taşımaya karar verdiler.

7 köyün haciz ile karşı karşıya kaldığı olayın geçtiği bölgede incelemeler yapan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç bir rapor hazırlayarak genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na sundu.

Bir özel bankadan aldıkları krediler nedeniyle arazilerine haciz gelen, Sakarya’ya bağlı başta Karasu ve Kocaali ilçeleri olmak üzere Hendek ve Geyve’ye bağlı köyler hakkında CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç bir rapor hazırlamış ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunmuştur. Arazilerine haciz gelen köylülerle görüşen Özkoç, köylerin düştüğü durum hakkında Genel Başkanı bilgilendirmiş ve gelişmelere acilen müdahale etmek gerektiğini bildirmiştir.

O VATANDAŞLARIN YANINDAYIZ

CHP Meclis Grubunda yaptığı konuşmanın sonunda Genel Başkan Kılıçdaroğlu, haciz gelen köylerle ilgili Sakarya Milletvekili Engin Özkoç’un hazırladığı raporun ciddiyetini ve derinliğini kast ederek “iyi şeyler de oluyor” dedi. Kılıçdaroğlu, “Sakarya Milletvekilimiz Sakarya’ya bağlı 7 köyün hacizle karşı karşıya olduğunu bize bildirmiştir. Nasıl 35 yurttaşımızın öldüğü Uludere’ye gittiysem, Sakarya’ya da gideceğim. Buna da kızacaklar ama ben insanlarımızın yanında olmaya devam edeceğim” dedi.

Engin Özkoç tarafından hazırlanan raporda aşağıdaki gözlemler ve değerlendirmeler aktarılmıştır: 

2006 yılından itibaren Sakarya’da, başta Karasu, Kocaali ilçeleri olmak üzere Hendek ve Geyve’de bir özel banka köylülerimizle irtibata geçerek tarım kredisi adı altında kredi sözleşmesi yapmıştır. Kocaali ilçesi Ortaköy Beldesinin 21 köyünden 7 tanesinin tamamına yakınının arazileri Banka tarafından ipotek edilerek kredi kullandırılmıştır. Bu belde, İstanbul’un içme suyu ihtiyacını karşılaması beklenen Melen Barajı bölgesinde kaldığı için kamulaştırma nedeniyle arazi fiyatları son yıllarda fahiş biçimde artmıştır

Köylü vatandaşlarımızdan alınan bilgiye göre, 2006 yılından itibaren bankadan geldikleri ifade edilen  temsilciler  bizzat köyleri ziyaret etmiş ve hatta köylüleri yemeğe götürerek kredi kullanmaları konusunda teşvik etmişlerdir. Sıkıntı içinde olan köylüler bunun kendileri için bir fırsat olduğunu düşünerek, Bankanın kendilerine kredi için sundukları gayri-ahlaki yollarla yasal hale getirilen şartları kabul etmiştir.

Gayri-ahlaki dememizin nedeni şudur: banka temsilcilerinin teşvikiyle, koşulları yerine getirebilmek için köylüler kendi aralarında anlaşarak, birbirleri üzerine gerçekte olmayan arazi satışları yapmışlardır. Örneğin, köylünün 30 dönüm arazisi var ve 80 bin TL’lik kredi için 50 dönüm araziye ihtiyacı var. Köylü, komşularıyla anlaşarak 20 dönümlük açığı onların arazisini üzerine geçirerek kapatıyor ve aldığı krediden onlara küçük paylar veriyor. Bazı ailelere ise sözleşmeler için kefil bulmaları isteniyor ve Banka tarafından kredi kullanan köylüye kefillere de ödeme yapabilirsin deniyor. Kefillerin arazisi ipotek olarak gösteriliyor. Arazilere haciz gelince, hem kendisi hem de arazisini üzerine geçirdiği komşusu ya da kefil de yanıyor.

Köylünün ödemelerle ilgili tek umudu ise, o yıllarda kilosu 7-8 TL olan fındık fiyatıdır. Ancak fındık fiyatları 1,5 TL’ye düşünce köylüler ödeme zorluğu yaşamış, ödeme yapamayan köylülerin borçları takibe girmiş, takip sonucunda da banka mevcut arazileri kendi üzerine geçirmiştir. Bu arazilerden yüzde 5’i kadarı (yaklaşık 200 dönüm) Melen Barajı bölgesinde kaldığı için kamulaştırma nedeniyle aniden değer artışı olmuş daha önceden dönümü 3000-5000 TL iken arazi fiyatları dönümü 30-40 bin TL rayiç bedeline ulaşmıştır.

Bizim köylüyle yaptığımız görüşmeler duyulunca Kocaali Ziraat Odası Başkanı Tamer Tunca Bankanın İstanbul Bölge Müdürlüğüne çağrılarak görüşme talebinde bulunulmuştur. Sayın Başkan bu görüşmeye katılmış, kendilerine Baraj dışında kalan arazilerin yıllık yüzde 12-15 faiz uygulayarak geri iadesinin mümkün olabileceği, ancak Baraj içinde kalanların bu uygulamadan yararlanamayacağı, bunun nedeninin de BDDK olduğu söylenmiştir.

Ne Bankayla yaptığımız görüşmeler ne de kredi kullanan köylülerin Bankaya yaptıkları başvurular sonucunda sözleşme metinleri elde edilebilmiştir çünkü Banka sözleşme metinlerini vermemektedir. Bizim bu bölgedeki köylülerle ve oda başkanlarıyla yaptığımız toplantılarda, köylüler, bu arazileri geri alabilmeleri için bazılarının diğer arazilerini satarak mağduriyetten kurtulmaya çalıştıkları bu durumda olmayan köylülerin ise kefilleri ve kendilerine ortak ettikleri arazi sahipleriyle düşmanlık noktasına geldiklerini ifade etmişlerdir. Bu arada Banka, ekspertiz değeri artmayan arazilerin tüm borçlarını tahsil ettikten sonra arazileri geri iade ederken tekrar yüzde 12-15 faiz uygulayarak ikinci bir kara geçmesine rağmen, aynı uygulamayı üç yıl sonra kamulaştırılacağı söylenen ve tahmini arazi ekspertiz değerlerinin arttığı baraj bölgesindeki arazileri borçlarını ödedikleri halde bu uygulamaya dahil etmeyerek başka bir fırsatçı girişimde bulunmuştur.

Görüşümüz odur ki, Kocaali bölgesinde, Geyve’nin Akdoğan gibi bazı köylerinde yakın zamanda ciddi sosyal olayların yaşanması ihtimali büyüktür. Çıkmaz içerisinde olan bazı ailelerden kişiler intiharı düşündüklerini bizzat ifade etmişlerdir. Köylüler arasında ve ailelerin içinde darp olayları yaşanmaktadır. Köylü Banka ve kefilleri arasında sıkışmış, aldığı kredinin çok fazlasını ödese de teminat olarak gösterdiği arazilere tekrar sahip olamamıştır.

Köylülerin talepleri Baraj bölgesinde olan araziler dahil olmak üzere borcunu ödeyen köylülerin arazilerinin ekspertiz değerlerinin yüzde 12 faiziyle tekrar geriye alabilmeleridir. >

Kocaali Ziraat Odası Başkanı Tamer Tunca, Sakarya’daki tüm milletvekillerine ulaştıklarını fakat konu ilgili destek bulabilmek için muhatap bulamadıklarını, bu konuda acil uzman desteğine ve hukuki desteğe ihtiyaç duyduklarını belirtmiştir.

Sakarya bölgesinde Banka, bilinçli olarak köylüleri kredi almaları konusunda teşvik etmiş, rayiç bedelleri üzerinde ekspertiz bedelleri göstererek köylüyü heveslendirmiş, yasal olmayan yöntemleri yasal hale getirerek köylüyü birbirine düşürmüş, yasal boşluklardan yararlanarak borcunu ödeyen köylülere teminat olarak gösterdikleri arazileri iade etmemiş, böylece fahiş karlar elde ederek zor durumda olan insanların geleceğine ipotek koymuştur”

Bu olay geniş bir şekilde ele alınarak TBMM’ne götürüleceği bildiriliyor.


8 Ocak 2012. 13:17
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x