Hayvancılık, Aksaray için stratejik sektör


 

Dünya Aksaray Ticaret Borsası işbirliği ile “Hayvancılıkta Güncel, Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konferansı düzenledi

 

 

 

Aksaray Ticaret Borsası toplantı salonunda gerçekleştirilen “Hayvancılıkta Güncel Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konferansına borsa üyeleri, kooperatif başkanları, üretici birlikleri ve sektör temsilcileri katıldı. Hayvancılığın Aksaray için “olmazsa olmaz” bir sektör olduğunu belirten Aksaray Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Özkök, “Hayvancılık bizim için stratejik sektördür” dedi.

 

Kentin hammaddenin göbeğinde olduğunu ifade eden Hakim Özkök, şunları dile getirdi: “Bölgemizde şeker pancarı, buğday, arpa, silajlık mısır ve yonca üretimi yoğun. Yoncada markayız. Ayrıca kabak çekirdeği, yağlık ve eğlencelik ayçiçeği üretiminde de Aksaray, Türkiye’nin en önemli merkezlerindendir. Hammaddenin bol olduğu yerlere destekleme yapılsa tarım ve hayvancılık daha çok gelişir. Aksaray’da tarım, toplam istihdamın yüzde 80’ini sağlamaktadır ve bu oranla istihdamın lokomotifi konumundadır. Toplum olarak biraz tembelleştik. Çiftçi ve üretici olmazsa hiçbir şey olmaz. Ortaklıklar geliştirmeliyiz. Kombine ırklara dönmemiz gerekiyor. Dünyada modası geçmeyecek tek sektör tarım ve hayvancılıktır. Çünkü dünya nüfusunun artmaya devam edeceğini dikkate alırsak gıda ihtiyacı her zaman artarak devam edecektir. Bunun içindir ki tarım ve hayvancılığa desteklerin artarak devam etmesi gerekmektedir.”

 

Ali Ekber Yıldırım: Hedefi, amacı olmayan destekler veriliyor

Tarımda en önemli sorunlardan birinin yaşlanan nüfus olduğunu, gençlerin tarımda çok fazla kalmak istemediğini belirten DÜNYA Gazetesi Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, “Türkiye için çok önemli bir sektör olan tarıma, hayvancılığa yeterince önem verilmiyor. Tarıma çok destek veriliyor gibi görünse de hedefi, amacı olmayan destekler veriliyor. Destek değil, para dağıtılıyor. Desteklerle ilgili etki analizi yapılmıyor. Üretici tohumu tarlaya atmadan desteklerin açıklanması gerekiyor. Fakat, 2017 destekleri henüz belli değil. Bugünlerde işsizlik sorunu tartışılıyor. Tarımın istihdamdaki payı yüzde 20’lerde. İşsizliğin hızla arttığı bir dönemde bu istihdamın önemi çok büyük” dedi.

 

Tarım ve hayvancılıkta bakan değişince, müsteşar değişince politikanın da değiştiğine dikkat çeken Yıldırım: “Yazılanlar uygulanırsa milli tarım projesi doğru bir projedir. Fakat, yazılanların tersi uygulanıyor. Son 5 yılda tarım desteklerinin ortalama yüzde 30’u hayvancılığa verildi. 2010’dan bu yana 400 bini aşkın çiftçiye, girişimciye 10 milyar lira kredi verildi. Buna rağmen ithalat bağımlılığından kurtulamadık. Türkiye’de bu kadar kredi ve destek verilen hayvancılıkta fason hayvancılık yapılıyor. Damızlık ve besilik hayvan ithal ediyoruz, ayrıca hayvanı beslemek için yem ithal ediyoruz. Bunun sürdürülebilir bir tarafı yok. Hayvancılıkta yaşanan en önemli sorun, sektörde yaşanan belirsizlik ortamı ve yarın ne olacağının tahmin edilemiyor olması” diye konuştu.

 

Hayvancılık denilince Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu’nun akla geldiğini, oysa İç Anadolu, Trakya, Ege’de hayvancılığın Avrupa ülkeleri seviyesinde olduğunu vurgulayan Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü: “Milli hayvancılık politikası mili tarım politikasının bir alt bileşeni olarak hazırlandı. Amaç, artan kırmızı et talebini karşılamak, damızlık üretimini geliştirmek, meraları daha rasyonel kullanabilmek, hayvan hastalıkları ile mücadele, buzağı ölümlerini önlemek, süt üretiminde sürdürülebilirliği sağlamak. İlk kez hayvancılık bölgeleri oluşturuldu. Aksaray damızlık düve üretim merkezleri bölgesinde yer alıyor. Türkiye’de şu anda kombine ırklara özellikle Simental ırka ilgi var. Fakat, ırk değişimi plansız programsız yapılıyor. Çiftçiliğe, tarıma itibar kazandırılmalı, statü verilmelidir. Aksaray’a baktığımızda oldukça doğru yolda diyebiliriz. Yonca üretiminin Aksaray elinde olması oldukça büyük bir avantaj. Sütaş ve benzeri firmaların burada olması rekabet açısından da yararlı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca yerel yönetimlerin tarım ve hayvancılıkta daha etkin olması gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Tire Süt Kooperatifi ile yaptığı işbirliği modeli Aksaray’da, ülkenin her yerinde uygulanmalı. Kooperatifçilik en doğru çözüm.

 

“Tarım kredi kooperatifleri süt tozu üretsin”

 

Aksaray Ticaret Borsası Meclis Başkanı Nurettin Yapılcan, süt tozunun tarım kredi koopiratiflerince üretilmesi gerektiğini belirterek, “Devlet tarafından bu iş yapılabilir. Zaten finansman yükünü bakanlıklar çekiyor. Bölgemizdeki süt hayvancılığının kurtuluş yolu bu diye düşünüyorum” dedi.

 

Aksaray’da 17 şirketin birleşip Aksaray Süt AŞ’yi kurarak önemli bir model oluşturduklarını anlatan Yapılcan, şöyle devam etti: “Bu şirketlerin hepsi Simental işletmecisi. Ürettiğimiz sütler süt tozu üretimine gidiyor. Ortalama 40 ton sütümüz var. Üreticinin sanayicinin eline mahkum olmamasını istiyoruz. Üreticinin fiyatı değer bulsun diye çalışıyoruz. Başarılı modelleri inceleyerek, kendimize hedefler belirlememiz lazım. Aksaray ve Anadolu’ya baktığımızda ortak iş yapmayı pek beceremiyoruz. Bölgemizde aile işletmeleri sürekli küçülüyor. Ruhsatsız yapılar ve bunlara Zirarat Bankası kredi vermiyor. Bu rakamları öz kaynakları ile karşılayamayan işletmeler de büyüyemiyor. Potansiyel aile işletmeleri büyüyemediği içinde sektöre dışarıdan giren parası olan insanlar da başarılı olamıyorlar. İşletme ruhsatları verilirken buna dikkat edilmeli. Çiftçiyi destekleyen krediler lazım. Bölgemizdeki en büyük tehdit su sorunu. Suyu çok isteyen ürünler bölgeye hakim.”

 

“Üreticinin görüşü alınsın”

 

Aksaray Ziraat Odası Başkanı Emin Koçak ise “Ehil insanların tarım ve hayvancılık yapması lazım. Masa başında oturarak iş yürütülmez. Tarım Bakanlığı’nın mutfağından bilgisi olması gerek. Tüm illerden bilgi alınarak tarım politikası belirlenirse tarımda yol alırız. Gelecekle ilgili beş yıllık öngörü olsa üretici kendi düzenini kuracaktır ”dedi.

 

Bağlı Kaya Kooperatifi Başkanı Mustafa Çakır da “Bölgedeki kooperatiflerin ortalama 1.5 ile 3 ton sütü olduğunu belirterek, “Her birlik kendi işini yapsa, örgütlenme sağlansa İç Anadolu Bölgesi daha iyi iş yapar ” diye konuştu.

 

Borsa Yönetim Kurulu Üyesi, Hamidiye Alaca Kooperatif Başkanı Hasan Kurt “Sütteki arz fazlasından dolayı bölgede kombine ırka yönelim var. Bin 500 ırk kombine hayvan Simental getirme projemiz var. Küçük aile işletmelerine önem vermemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

Çiftçi Sümen Köylü ise toplulaştırma sırasında elektrik direklerinin tarlaların içinde akldığını belirterek, bunların yol kenarlarına taşınması gerekitğini söyledi. Köylü, ayrıca toplulaştırmaların vatandaşların istediği gibi olmadığını belirtti.


Yazan - 26 Nisan 2017. Kategori MANŞET, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x