Helal Sertifikalar Mercek Altında


Son günlerde gündeme bomba gibi oturan “Çantacı Sertifika” konusun tüm ülkede mercek altına alındı.

Kendilerini Yurtdışı firması olarak tanıtan ve kapı kapı dolaşarak 5 bin Amerikan dolarına belge veren dolandırıcılar takip altına alınıyor.

Bu konuyu ele alarak büyük yankı uyandıran Sabah Gazetesi yazarı Metin Can,dernek görünümünde  ticarethane işletip,Türk Standartlar Enstitüsü  belgelerine çamur atanlara dikkat çekti.

Metin Can’ın haberi özetle şöyleydi;  

“Dünyada hızla yayılan ve 2 trilyon doları bulduğu iddia edilen helal ürünler pazarı dolandırıcıların da ilgi odağı oldu. SABAH, değeri 6 milyar doları bulan helal sertifikalandırma işlemlerinin görünmeyen yüzünü araştırdı, sertifika rantını ortaya çıkardı. Özellikle Organize Sanayi Bölgeleri’ni (OSB) mesken tutan çantacı sertifikacılar İstanbul’un yanı sıra Konya, Kayseri Bursa ve Ankara gibi illerde örgütlenmiş durumda. Kendilerini Yeni Zelanda, Malezya, İran veya Endonezya merkezli şirketler gibi gösterip bir saatte helal sertifikanızı elinize veriyor. Şipşak verilen belgeye 5 ila 10 bin dolar arasında değişen fiyat biçiliyor. Çantacı sertifikacıların verdikleri belgelerin denetimi yasal boşluklardan dolayı yapılamıyor. Helâl sertifikacılar özellikle İslam ülkelerine ihracat yapan firmalara yöneliyor.

TEK RESMİ KURUM TSE

Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte hareket eden Türk Standartları Enstitüsü (TSE) sertifikayı Türkiye’de veren tek resmi kurum niteliği taşıyor. 2011’de sertifika vermeye başladıklarını söyleyen TSE Başkanı Hulusi Şentürk, yaşananları doğrulayarak, “Ne yazık ki bu örnekleri yaşıyoruz. Firmalardan çok fazla şikâyet ve ihbar aldık. Bu konuda ciddi suiistimaller doğmuş durumda. Biz bu yıl helal sertifikası vermeye başladık. Bu işe girme nedenimiz zaten suiistimallerin önüne geçmek içindi. İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü’ne üyeyiz” dedi.

DERNEK ADI ALTINDA TİCARET

Şentürk, çantacı sertifikacılar dışında dernek kurup belge vererek ticaret yapanların olduğuna işaret etti. Bu kuruluşların laboratuvar testleri dahi yapmadan belge verdiklerini belirten Şentürk, “Faaliyet gösteren derneklerin hiçbir standardı yok. Firmalara şantaj ve baskı yapıldığına dair duyumlar aldık. Ne yazık ki yasal mevzuatlar elimizi kolumuzu bağlıyor. Sertifikalar gönüllülük esasına göre alındığı için yaptırım uygulanmıyor. Bu boşluk fırsatçı kesimler yarattı” şeklinde konuştu.

WEB ŞANTAJI MI YAPILIYOR?

GİMDES sertifika alamayan firmaların isimlerini saklamak zorunda. Ancak www.gimdes.org sitesinde bazı firmaların ismi deklare ediliyor. Örneğin bir sucuk firması sitede “Kanserojen madde var sertifika vermedik” diye üstü kapalı karalama yapılıyor.

O DERNEK GİMDES ÇIKTI

TSE Başkanı Şentürk’ün işaret ettiği derneği SABAH buldu. İki yıl önce sertifika vermeye başlayan ve yurtdışından akreditasyonu bulunan Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES) şimdiye kadar 160 firmaya sertifika verdi. Bir şirketin her bir ürünü için ayrı ayrı sertifika gerekiyor. Her bir sertifika için bin 500 ila 3 bin 500 TL arasında para isteniyor.

DEVLETİN BELGESİNE ÇAMUR ATIYOR

GİMDES TSE’ye yönelik ilginç bir kampanya da yürütüyor. TSE’nin bu konuda belge düzenleyemeyeceğini iddia eden derneğin başkanı Hüseyin Kami Büyüközer, “Laik devletin verdiği helal belgesi kabul edilmez. TSE standartları % 99 oranında Batı menşeilidir. Böyle bir kurum haram ile helali ayırt edemez” yorumunu yaptı. Derneğe bağlı bir iktisadi kuruluş üzerinden ticaret yaptıklarını doğrulayan Büyüközer, “Malezya standartlarına göre belge veriyoruz. Firmalara dini açıdan kefil de oluyoruz” sözlerini kullandı.

ARADIK SORDUK

Çantacı sertifikacılara ulaşmak zor değil. İnternet üzerinden iletişim bilgilerini bulduğumuz bir sertifikacıya Ortadoğu’da bir fuara katılacağımızı ve bir hafta içinde sertifikaya ihtiyacımız olduğunu söyledik. Malezya merkezli, internet üzerinden faaliyet gösteren firma bir hafta içinde sertifikayı kargoyla ulaştırabileceklerini söyledi. Ücret olarak da bir hesap numarası vererek 4 bin 500 dolar yatırmamızı istedi. Sertifikanın üç ayrı uluslararası onaya sahip olduğunu belirten şirket yetkilileri üç gün içinde belgenin bize ulaştırılacağını söyledi.”

 


Yazan - 16 Aralık 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x