‘Her şey daha iyi bir yaşam için’


tarimsal-hasilada-dunya-yedincisiyiz-65656
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (SÜGAV), son yılların en önemli konularından ‘Beslenme ve Sağlıklı Yaşam’ arasındaki ilişkiyi, 7 Mayıs 2014 Çarşamba günü düzenlediği zirvede masaya yatırdı.
 Her şey daha iyi bir yaşam için’
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (SÜGAV), son yılların en önemli konularından ‘Beslenme ve Sağlıklı Yaşam’ arasındaki ilişkiyi, 7 Mayıs 2014 Çarşamba günü düzenlediği zirvede masaya yatırdı.
Obeziteyle diyabeti bağlayan ilk geni bularak dünya tıp literatürüne adını yazdıran Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in yanı sıra, FİFA ve İngiltere Futbol Federasyonu’na danışmanlık yapan Loughborough Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ronald Maughan ve iştah kontrolü, enerji dengeleme alanlarında dünyanın en çok alıntılanan araştırmacılardan biri olan Leeds Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Edward Blundell’in katıldığı zirvede uluslararası camiada yapılan son dönem çalışmalar paylaşıldı.
T.C Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ve T.C Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in katılımlarıyla gerçekleşen zirvede, bu yıl ilk kez düzenlenen Sabri Ülker Bilim Ödülü’nün kazananı Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Gülay Bayramoğlu oldu. Gıda güvenliği alanında uygulanabilir projesiyle birinci olan Bayramoğlu, 100 Bin Liralık ödülün sahibi oldu.
Bakan Eker, Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (SÜGAV) tarafından düzenlenen “2. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi” kapsamında gerçekleştirilen “Sabri Ülker Bilim Ödülü Seramonisi”nde yaptığı konuşmada, vakfı çalışmaları dolayısıyla kutladı.
SÜGAV’ın, dünyada gıda, beslenme ile ilgili araştırma, bilgilendirme yapan ve bu konuda farkındalık yaratan önemli vakıfların bir benzeri olduğuna işaret eden Eker, yaratılan katkının “Sabri Ülker Bilim Ödülü”nde olduğu gibi, gıda ile ilgili araştırmaları teşvik ettiğini söyledi.
Modern insanın temel sorunlarından birinin, başkalarının hazırladığı, başkalarının ürettiği gıdaları tüketmek olduğunu dile getiren Eker, bu durumun insanı bir yol ayrımına getirdiği değerlendirmesinde bulundu.
Eker, şunları kaydetti:
“Bu bir bilinç, bilgi, enformasyon gerektiriyor. Enformasyon sağlayan bir çok araç, bir çok mekanizma, modern toplumda bazen bilgi yerine sadece enformasyonla kalıyor. Enformasyonun bizim dilimizdeki tam karşılığı malumattır, işte bu malumat bilgi yerine geçme hevesiyle enformatik kirlilik yaratabiliyor. Enformatik kirlilik modern bireyin temel sorunlarından bir tanesi. Eskiden insanlar kendi ürettikleri, yetiştirdikleri, kendi pişirdikleri yiyecekleri tüketirlerdi ama modern hayatla birlikte bu imkan ortadan kalktı. Artık başkalarının ürettiği, başkalarının hazırladığı gıdalar tüketiliyor.”
Başkalarının ürettiği gıdaların tüketilmesinin beraberinde bir dizi yeni sorun getirdiğine dikkati çeken Eker, bu sorunlardan bazıları olan sağlık, muhteviyat, raf ömrünün uzatılması, rekabet içerisinde diğer ürünlere fark atması gibi konulara değindi.
Gıdanın temin edilmesi, tedarik edilen gıdanın sağlık açısından güvenilir olması, denetim mekanizması gibi hususların önemine vurgu yapan Eker, bunların yapılabilmesi için bir dizi regülasyon, düzenleme, mekanizma gerektiğinden, bu kapsamda da Bakanlık bünyesinde yapılan çalışmalardan bahsetti.
Eker, yapılan çalışmaların AB standartlarına uygun olduğunu dile getirerek, “Türkiye şu an da yaklaşık 62 milyar dolarlık tarımsal üretim hasılasıyla dünya ülkeleri içerisinde 7. sıraya yükselmiş durumda, 10 sene önce 11. sıradaydık. Avrupa’nın 4’üncüsüydük şu anda birincisi durumundayız. Fransa’nın, İtalya’nın, İspanya’nın tarımsal üretim değerlerini miktar itibariyle aştık. Regülasyonlarımızı da buna göre ayarladık, orada da Türkiye önemli bir noktaya geldi. Gıda dış ticareti yönünden Türkiye yaklaşık 5,5-6 milyar dolar dış ticaret fazlası veren, dünyadan aldığından çok daha fazlasını dünyaya satan bir ülke” diye konuştu.
Dünyada işlenmiş gıda ile ilgili regülasyonlarda, içeriklerde bir çok tartışma olduğunu hatırlatan Eker, medyada yer alan ve özellikle enformatik kirliliğe yol açan tartışma ve uygulamalar olduğunu söyledi.
Eker, bu tartışmalar kapsamında zaman zaman haksızlık yapıldığı görüşünü paylaşarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bazen Türkiye’nin üreticisine de gıda sanayine de haksız yapılıyor, bazen bunu birileri müşteri toplamak için yapıyor. Çoğunlukla yalan yanlış şeyler söylüyorlar, doğru konuşmuyorlar, doğu şeyler söylemiyorlar. İşin hazin tarafı doğru bilenler susuyor, yanlış söyleyenler konuşuyor. Bunun faturasını toplum ödüyor. Özellikle şehirde yaşayan, modern bireyler bunun maliyetini ödüyor. Kafa karışıklığıyla yedikleri içtikleri gıdalarla sorunlu hale gelmek suretiyle bunun bedelini ödüyorlar. Bu, meseleyi doğru bilenlerin, sadece malumata değil doğru bilgiye sahip olanların çıkıp doğru şeyler söylemesini gerektirecek kadar acil, önemli bir mesele. O yüzden SÜGAV da dahil, bu konuyla ilgili STK’ların, kamunun, ilgili kuruluşların bu konuda aydınlatıcı bilgi sağlaması gerekiyor.”
Konuşmasında Bakanlık olarak 2010 yılında gıdayla ilgili yaptıkları düzenlemeleri hatırlatan Eker, yapılan düzenlemelerle hem tüketicinin, hem endüstrinin ihtiyaçlarının giderilmesi, genel anlamda toplumun beklentilerini karşılayacak ve bu alanda düzenleyecek, regüle edecek 100’ün üzerinde yönetmelik çıkardıklarını anımsattı.
Yapılan düzenlemelerin içeriği hakkında katılımcılara kısa bilgiler veren Eker, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ile çalışmalar yürüttükleri “yanlış beslenme ve obezite” problemine de değindi.
Eker, 21. yüzyılın 3 temel mücadele alanına sahip olacağının öngörüldüğüne işaret ederek, “Bunlar tarım, gıda ve enerji. Suyun eğer yüzde 70-75’inin tarım için kullanıldığını hatırda tutarsak aslında 2 alan, yani tarım-gıda ve enerji olduğunu biliriz. Dolayısıyla bu alanda ne kadar iyi hazırlanırsak, bu alanda kod ve şifrelerimizi ne kadar iyi oluşturursak, uygulamalarımızı da ne kadar doğru yaparsak gelecek nesiller gıda bakımından o kadar güvende olur ve o kadar sağlıklı beslenir” ifadelerini kullandı.
Zirvede yer alan sağlıklı yaşam panelde, bilim insanlarının yanı sıra Fenerbahçeli yıldız sporcu Dirk Kuyt ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker yer aldı.
Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı (SÜGAV) tarafından 7 Mayıs 2014 Çarşamba günü Swissotel’de düzenlenen ‘2. Beslenme ve Sağlıklı Yaşam Zirvesi’nin bu seneki teması, ‘Her şey daha iyi bir yaşam için’ olarak belirlenirken, zirvenin ilk bölümü T.C Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun açılış konuşmasının ardından bilimsel mesajlara ayrıldı. Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil’in yanı sıra, Loughborough Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ronald Maughan ve Leeds Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Edward Blundell’in katıldığı zirvede uluslararası camiada yapılan son dönem çalışmalar paylaşıldı.
Obeziteyle diyabeti bağlayan ilk geni bularak dünya tıp literatürüne adını yazdıran Harvard Üniversitesi Genetik ve Kompleks Hastalıklar Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, konuşmasında dünyada hastalıkların alarm verici bir ivme ile arttığına dikkat çekerken, yeni ve etkin önleyici veya tedavi edici stratejilerin geliştirilmesindeki zorlukların altını çizdi. Son 2o sene içinde yüzlerce laboratuvarda yapılan çalışmaların, şişmanlık ve diyabet gibi kronik metabolik hastalıkların temelinde yatan mekanizmaların hücresel stres ve metabolizmayı entegre eden bir platformdan etkilendiğini ifade etti.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi Tıp Komisyonu tarafından kurulan Sporda Beslenme grubunun başkanlığını yapan, UK Sport, UK Athletics, İngiltere Futbol Federasyonu, FIFA, İrlanda Spor Konseyi ve daha pek çok spor kurumuna danışmanlık yapmaya devam eden Profesör Ronald Maughan ise konuşmasında, fiziksel aktivitenin sağlıklı bir yaşamda oynadığı role ilişkin çarpıcı örnekler verdi.
1980’lerde, günümüzde hala bu alanda referans noktası olan ‘doyum basamakları’ adlı iştahın fizyolojik uyarılarını ortaya koyan ilişkiyi keşfeden Profesör Edward Blundell ise ‘doyuma’ ulaşmada psikolojik faktörlerin oynadığı role dikkat çekerek, fiziksel aktivitenin bu doyuma ulaşmada çok önemli bir rol oynadığını belirtti.
Sabri Ülker Bilim Ödülü sahibini buldu
Merhum Sabri Ülker anısına, SÜGAV’ın temel misyonlarından biri olan araştırma ve eğitim programlarının desteklenmesi hedefi doğrultusunda bu yıl ilk kez düzenlenen Sabri Ülker Bilim Ödülü de zirvede sahibini buldu.
Zirvenin açılışında konuşan Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker, Vakıf tarafından Türkiye’nin 10 ilinde, 500 ilkokulda Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde hayata geçirilen Yemekte Denge eğitim programı ile ilgili bilgi verdi:
‘Benim için en anlamlı kurumsal sosyal sorumluluk işleri arasında Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı’nın Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü ile beraber Türkiye çapında farklı ilköğretim okullarında uyguladığı ‘Yemekte Denge’ projesi geliyor. Yemekte Denge projesi Türkiye’nin en kapsamlı ve sürdürülebilir temel beslenme eğitim projesi olması hedefiyle hazırlanmış bir projedir. Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı’nın bağımsız Bilim Kurulu üyelerinin yurtdışında kabul gören beslenme eğitimlerini esas alarak ülkemize uyarladığı proje bugün İstanbul, İzmir, Trabzon, Gaziantep, Kayseri, Antalya, Sinop, Erzurum, Aydın, Kahramanmaraş’ın bulunduğu 10 ilde toplam 1 milyon öğrenci ve ebeveyne ulaşır durumda. Sağlıklı beslenme tabağını referans alarak, çocuklara, ‘Dengeli bir şekilde her şeyi yiyebilirsin, yapman gereken dengeyi nasıl kuracağını bilmen’ mesajının verildiği eğitim programıyla, ağaç yaşken eğilir ilkesiyle çocuklarımıza daha sağlıklı bir gelecek sunmak için çalışmalar devam ediyor.? dedi.
Fenerbahçeli sporcu Dirk Kuyt da zirvedeydi
Ünlü sunucu Jülide Ateş’in moderatörlüğünde düzenlenen, ‘Sağlıklı bir yaşam istiyoruz ama nasıl” başlıklı panel zirvenin öğleden sonraki oturumunda yer aldı. Prof. Blundell, Prof. Maughan, Prof. Hotamışlıgil’in yanı sıra Fenerbahçeli yıldız sporcu Dirk Kuyt ve Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Ülker’in katılımıyla gerçekleşen panelde, zirvenin katılımcılarından alınan sorulara yanıt aranırken ve güncel bilgi ve deneyimlerin aktarıldığı keyifli bir sohbet gerçekleşti.
SÜGAV hakkında Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı; Türk toplumunun gıda, beslenme ve sağlık konularındaki bilgilerine bilimsel katkılarda bulunarak, toplum sağlığının gelişimine destek olmak amacıyla 2009’da kuruldu. Gıda, beslenme ve sağlık alanlarındaki en güncel bilgileri açık ve sade bir şekilde topluma ulaştırmayı hedefleyen SÜGAV; sağlıklı gıda, beslenme ve yaşam biçimlerini teşvik ediyor; araştırma, eğitim programları ve diğer girişimleri destekliyor; güvenilir bilgi kaynaklarından temin edilen bilgileri toplum faydasına sunuyor.

 

Diğer Haberler:
Gelibolu'da ormanlar kuruyor

Yazan - 9 Mayıs 2014. Kategori MANŞET, EKONOMİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık

Yoruma kapalı