Hindi eti sadece yılbaşı yemeği olmaktan çıkartılacak


Kırmızı et lezzetine yakın olan  hindi eti tüketiminin yaygınlaşması için çalışmalara başlanıyor.

Kırmızı et lezzetine yakın ve fiyatının çok ucuz olmasına rağmen, bir türlü tüketimi artırılamayan hindi eti dünya piyasalarında üst sıralarda yer alırken Türkiye’de istenilen oranların çok altında yeniyor.
 
Hindi Üreticileri Platformu Başkanı Ömer Görener, yaptığı açıklamada, Türkiye’deki hindi eti üretiminin yaklaşık % 90’ını karşılayan Bolca, Pınar, Banvit ve Alp Hindi firmaları olarak, tüm Türk halkını hindi konusunda bilgilendirmeyi, bu sağlıklı alternatifin sofralarda daha fazla yer almasını sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Türkiye’de hindi eti tüketim oranlarının gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında çok düşük olduğunu ifade eden Görener, şöyle konuştu: ”2006 yılında 45 bin 750 ton olan hindi üretimi, 2007 sonunda 32 bin tona geriledi. Türkiye’de hindi etinin kişi başı yıllık tüketim oranı ise yaklaşık 400 gram ile sınırlı. Dünyada en yüksek tüketim İsrail’de kişi başı 15 kilogram olarak gerçekleşiyor. Ardından ABD’de 8 kilogram, Avrupa ülkelerinde ise 6-8 kilogram arasında değişiyor.”

Görener, hindi etinin piliç ve kırmızı et arasında duran önemli ve değerli bir besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, genç bir nüfusa sahip Türkiye’de ete dayalı protein tüketiminin daha fazla olması gerektiğini savundu. Hindi etinin en önemli avantajının, piliç etinin sağlık, kırmızı etin ise lezzetine sahip olması olduğunu belirten Görener, ”Hindi eti, pilice göre daha düşük yağ oranına sahip. Bu nedenle beslenme otoriteleri, formunu korumak isteyenler, kalp-damar hastaları ve sağlıklı beslenmek isteyenler için balık ve piliç eti gibi hindi etini de öneriyor” dedi.

Yılbaşı yemeği algısı var

Hindi Üreticileri Platformu Başkanı Görener, hindinin fiyat olarak kırmızı etin altında kaldığını belirterek, şunları kaydetti: ”Ayrıca kırmızı etten daha kolay hazmedilebiliyor. Tüm bu yararlı özelliklerine ek olarak piliç ve kırmızı ette olduğu gibi önemli bir protein kaynağı sunuyor. Türkiye’de hindi denildiğinde sadece yılbaşı sofraları akla geliyor. Maalesef bu algılama hindi etinin tüketimi önünde duran önemli engellerden biri. Ülkemizde hindi daha çok ‘bir yılbaşı yemeği’ gibi algılanıyor ve günlük beslenme içinde gerektiği kadar yer alamıyor. Oysa sağlıklı bir lezzet alternatifi sunan hindi eti yılın her günü ve her öğününde rahatlıkla tüketilebilir. Hindi eti tüketimin önünde muhakkak birçok engel var ancak en önemli eksikliğin hindinin yeterince tanınmaması ve yılbaşı algısı olduğunu düşünüyoruz. Bizim amacımız da sürdürdüğümüz çalışmalar ve önümüzdeki dönemlerde gerçekleştirmeyi planladığımız kampanyalarla bu algıyı tersine çevirebilmek.”

Hindi Platformu çatısı altında bir araya gelen Pınar, Banvit, Bolca, Eskar ve Alp Hindi, hindi tüketiminin artırılmasına yönelik kolları sıvadı.

Hindi Üreticileri Platformu Başkanı Şerafettin Erbayram, gelişmiş ülkelerde en az 15 kilogram olan yıllık kişi başı tüketimin gitgide yükseldiğine dikkat çekerek bu payın Türkiye’de azalarak yarım kilogramlarda seyrettiğini söyledi. Erbayram, “Diğer ülkelere kıyaslama yaptığımzda hindi tüketimi ülkemizde çok düşük. Türkiye’deki mineral, vitamin ve protein değeri açısından hindi etini değerlendiren yok. Sağlıklı hindi etini alışkanlık dışında tutuyor. En az tavuk kadar popüler olmalıyız. Hedefimiz hindi tüketimini kısa sürede artırmak olacaktır. Catering firmalarıyla da anlaşarak otellerin, hastanelerin vb. kurum ve kuruluşların mönülerine hindi etini yaymak olacaktır” dedi.

Tanıtım faaliyetlerinde kanatlı sektöründe AB’nin ötesinde üretim gerçekleştirebilecek bir paya sahip olduklarını belirten Erbayram, “Hindi eti Türk mutfağına uygun bir seçim. Sulu ve sebzeli yemeklerin yanı sıra, köfte ve burger yapımında da büyük rol üstlenebilir. Yurtdışındaki favori hamburger geleneğini Türkiye’de de yayabiliriz. Bu kapsamda tanıtım faaliyetleri için bakanlık ve üniversitelerle tanıtımlara ağırlık vermek istiyoruz. Kuşbaşı etin kilogramı 30 TL iken, hindi etinin kilogramı 12 TL’den satılıyor. Buradaki farkları insanlar gözardı etmesin” diye konuştu.(Kaynak:Çiftlik Dergisi)

HİNDİ ÜRETİMİ

İnsan beslenmesinde hayvansal kökenli gıdaların önemi büyüktür. Özellikle çocuk ve genç yaştaki nüfusun hayvansal gıdalar açısından yeterli beslenmesi, fiziksel büyüme yanında zihinsel gelişim açısından da son derece önemlidir. Türkiye’de kişi başına düşen hayvansal protein miktarının, AB ve ABD’ye göre oldukça düşük  olduğu bilinmektedir. Hayvansal gıdalar içerisinde hindi etinin de içinde yer aldığı beyaz etler, kolesterol seviyesinin düşüklüğü ve protein/kalori oranının yüksek olması dolayısıyla sağlık açısından kırmızı et yerine tercih edilmektedir

Hindi eti, insan beslenmesi için önemli bir hayvansal protein kaynağıdır. Son yıllarda Türkiye’de hindi eti üretimi, yerli ırklar yerine daha yüksek canlı ağırlığa sahip ırkların devreye sokulmasıyla Dünya hindi eti üretimine paralel bir artış göstermiştir. Öte yandan AB hindi eti üretiminde 2002 yılından sonra önemli bir azalma meydana gelmiştir. Ülkemizde kişi başına düşen hindi eti tüketimi ABD ve AB ülkelerinin oldukça gerisinde kalmıştır. Hindi eti tüketiminin düşük olmasının en önemli nedenleri arasında tüketim alışkanlıkları ve uygulanan politikalar gösterilebilir. Türkiye’de hindi eti üretim politikaları daha çok kümes hayvanları politikaları içinde ele alınmaktadır. Bu politikalar arasında zaman zaman uygulanan ihracat teşvikleri ve ithalat vergileri yer almaktadır. AB’de hindi eti, kümes hayvanları ortak piyasa düzeni içerisinde düzenli olarak desteklenmektedir.

Türkiye’de hindi eti üretimi ve tüketimi, hindi etinin daha iyi tanıtılması, değişik ürünlere işlenerek pazarlanması ve uygulanan politikaların hindicilik lehine değiştirilmesiyle önemli derecede arttırılabilir.

Türkiye’de hindi yetiştiriciliği entansif anlamda ilk kez 1960’lı yıllarda şimdiki adı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) olan Devlet Üretme Çiftlikleri (DÜÇ) bünyesinde ve üniversitelerin araştırma çiftliklerinde başlamıştır. Türkiye’de hindi eti üretiminde özel sektöre ait ilk hindi eti entegre tesisi 1995 yılında Bolu’da kurulmuştur (Bolca Hindi). Ülkemizde hindi yetiştiriciliği, tavuk yetiştiriciliği nedeniyle önceden elde edilen bilgi birikimi ve hazır barınak avantajıyla hızlı gelişmiştir.

Bu dönem içerisinde hali hazırda kurulu olan etlik piliç kümesleri bazı değişikliklerle hindi yetiştirmek için kullanılmıştır. Dolayısıyla entansif hindi yetiştiriciliği, ilk olarak tavukçuluğun da yoğun olarak yapıldığı Bolu ve İzmir ili civarlarında faaliyete geçirilmiştir. Üretim tam dikey entegrasyon şeklinde olup, sözleşmeli yetiştiricilik modeliyle süregelmiştir. (Dr.Nursel KOYUBENBE  Doç.Dr.Yusuf KONCA )


Yazan - 21 Mart 2011. Kategori GIDA, ET VE ET ÜRÜNLERİ. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x