İndirilen Tavuk Ürünlerinin Fiyatları Neden Tüketiciye Yansımıyor?


Kırmızı et krizi ile gündemden düşmeyen tavuk ürünlerinde yapılan büyük indirimler semt pazarları dahil bütün satış noktalarına yansımıyor veya yansıtılmıyor.Bütün zamları uygulayan bu satış noktaları indirimlerinin hiçbirini hayata geçirmiyor.Bunu gören tüketicilerde tavuk fiyatlarını indirdiklerini verdikleri açıklamalarla dile getiren tavukçuluk kuruluşlarına tepki gösteriyorlar.Halbuki durum hiç te tüketicilerin bildiği gibi değil.

Bunu örneklememiz gerekirse,yumurta ihaleleri ile bu ürünün değerini yıllardır her hafta yaptığı ihalelerle tesbit eden Afyon Başmakçı Tavukçuluk Kooperatifi’nin son hafta fiyatı en iri yumurta kabul edilen Duble yumurta 10.50 kuruş ilan edilirken, bu ürünün yarısı bile olmayan yumurta semt pazarlarında bile 20.00 kuruşun üzerinde etiket taşıyor.Kısacası yapılan indirim semt pazarlarında bile uygulanmıyor.

Bu uygulama semt bakkalları dahil Alış veriş merkezlerinde de aynen tatbik ediliyor.
 
Tüketiciye Ucuz Tavuk Ürünü Yedirmiyorlar…!

Tavuk etinde de son günlerde büyük indirimler yapıldığını yakinen biliyoruz.Fakat  kasaplarda dahil olmak üzere hiçbir satış merkezine yapılan bu indirimler yansımıyor.kilosu 3-4 Türk lirasına kadar indirilen tavuk etinin satış yerlerinde iki katına satılması da tüketiciyi adeta bezdiriyor.

SATIŞLARI KONTROL EDEN YOK

Şimdi bu yazdığımıza Bakanlık tarafından hemen cevap verilecek ve bilmem kaç kişi bu işlerle uğraşıyor ve yakinen takip ediliyor denecek.Fakat 72 milyon insanın yiyeceğini bir kaç kişi ile denetlenmeyeceğini de herkes biliyor.

BELEDİYE ZABITASINI ARAR OLDUK

Orta yaşın biraz üstündeki vatandaşlarımız yakından bilirler, eskilerde semt pazarları şimdiki gibi öğle vakti kurulmazdı.Sabahın erken saatlerinde yani 04.00 sularında pazar kurulur ve o semtin belediye görevlileri olan Zabıta, satıcıların faturalarını kontrol ederek fiyatları belirler ve kar oranlarına göre etiketleri mühürlerlerdi.Satıcının karını da ekleyerek tesbit edilen fiyatın üzerinde satış yapan esnaf ve pazarcı büyük bir cezaya maruz kalırdı.

Bu iş terkedildi ve iş çığırından çıktı.Şimdi ise Tarım Bakanlığı çok az bir kadro ile eskiden belediye zabıtasının yaptığı görevi üstlenmiş durumda.Bırakın fiyat kontrollerini, yurtdışından çeşitli bahanelerle iade edilen bir çok ürün ülkeye girdikten sonra akıbetinin ne olduğu bile bilinmiyor.Bilinmediği gibi her halde bunun sahipleri iade edilen ürünleri çöpe atmıyorlar.Et katılmadan soya ile bütün et ürünleri imal ediliyor ve bunlar vatandaşa yediriliyor.Bir kaç yakalama ile  gıda denetimlerinin başarılı bir şekilde yapıldığı basın yayın organlarında yayınlanıyor ve iş bitiyor.

AVM’ler Üreticiyi Adeta Soyuyor

Alış Veriş Merkezleri ile çalışmaya başlayan bir üretici kendisine aksettirilen masraflardan adeta bunalmış bir durumda.Kira bedelinden tutun,reklam parası,raf kirası adı altında çok çeşitli masraf bedelleri üreticilerden tahsil ediliyor.Bu uygulama yetmiyormuş gibi üreticiler geri kalan mallarının bedellerini ise ancak uzun vadede alabiliyorlar.

KIRMIZI ET FİYATLARI DA GÖKLERDE

Bu kadar et ithal edildiği halde kırmızı et fiyatlarında en küçük bir indirim görmeyen tüketici de isyanlarda.Bu işi çok iyi bilen spekülatörler, aylar önce Tarım bakanı Eker’in ithalatla ilgili demeç vermesi üzerine bir günde yüzde 20 indirim yaptılar fakat milyorlarca dolarlık et ithalinden sonra fiyatlar bir kuruş dahi inmedi.Bu milletin ithale giden dolarlarının kimlere yaradığı meydanda. 

VATANDAŞ BUNALIMDA

Kayıtdışını bir türlü hal yoluna sokamayan yetkililer,dolaylı ve dolaysız vergilerle geçim zorluğu çeken vatandaşları bunaltmış durumdalar.Her türlü zamları yüzde 20’nin üzerinde uygulayanlar,enflasyon rakkamını yüzde 10’un altında göstererek neyi anlatmaktalar acaba?

Toplu işyerlerinde yüzlerce işçi çalıştırdıkları halde sigorta yapmayan işverenlerin işyerlerini bulmak bu kadar zor mu?Bunlar yetmiyormuş gibi ürünlerinde indirim yapan üreticilerin bu indirimlerini de tüketiciye  uygulamıyorlar .

HALK ET MODELİNİ DESTEKLİYORUZ

Mahalli İdareler Derneği Genel Başkanı Osman Usta, son günlerde gündeme gelen ”Halk Et Modeli”ni desteklediklerini bildirdi.

Osman Usta, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de et sektörünün bütün yönleriyle yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, vatandaşın daha ucuz fiyata sağlıklı, güvenilir, hijyenik et alabilmesinin ve sofralara etli yemeklerin yeniden konulabilmesinin tek çaresinin belediyelerin devreye girmesi olduğunu savundu.Halk Ekmek uygulamasının belediyeler için referans olduğuna dikkati çeken Usta, “Halk Ekmek modeli şehirlerimizde ekmek fiyatının artmasını önlemiş ve piyasayı kontrol eden en önemli unsur haline gelmiştir. Ucuz ekmek yiyen şehir ailelerine de ekonomik kolaylık sağlamıştır. Türkiye’de büyük bir et krizi yaşanmakta ve bu kriz giderek kronikleşmektedir. İthal et uygulaması da çözüm değildir” diye konuştu.Halk Et uygulamasının el yakan et fiyatlarının aşağılara çekilmesinde önemli rol üstleneceğine dikkat çeken Usta, “Halk Et ile belediyelerimiz yerel arayışlara girecek ve yerel çözümler de krizin aşılmasına yardımcı olacaktır. Yerel arayışlar ve çözümler hayvancılığımız için de yeni bir sıçrama olabilir. Halk Et modelini destekliyoruz” dedi.

Bir zamanlar halkın dilinde güzel bir atasözü vardı “Biz kimseye baklava yemesin demiyoruz,onlar baklava yerken fakir fukaramız da karnını sıcak bir çorba ile doyursun istiyoruz”.Kutsal kitabımızın da en güzel ettiği ifadelerden biri de bu değil mi?


Yazan - 9 Aralık 2010. Kategori KÜMES HAYVANCILIĞI, HAYVANCILIK. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x