Kursağından geçen her lokmanın yedi ceddini araştırıyor!


Yusuf Karaduman, yakın çevresi için Avrupa standartları gibi. O eğer bir restoranda yemek yediyse, müşterisi artıyor, onun et satın aldığı kasabın namı kulaktan kulağa yayılıyor. Sorumluluğu büyük. Bu sebeple gıda müfettişi gibi yaşıyor, satın alacağı her türlü ürünün menşeini, nasıl üretildiğini soruşturmadan almıyor.

 

Yusuf Karaduman, yıllardır 400′ü aşkın firmaya gıda tedarikçiliği yapan İtina Gıda’nın genel müdürlüğünü yapıyor. İşi; müşterileri için sağlığa zararı olmayan, hijyenik ortamlarda ve İslamî usullere uygun olarak üretilmiş ürünler tedarik etmek. Bu sebeple gıda mühendisleri, veterinerler ve iki ilahiyatçı akademisyenden oluşan bir denetim ekibi var. Bu ekiple Türkiye’nin dört bir tarafındaki gıda üretim tesislerine bizzat giderek, her aşamasını gözlemliyorlar.

 

Karaduman, günlük 65 bin kişi için gıda ürünü satın aldıkları için sorumluluğunun büyük olduğunu söylüyor. Bu yüzden de kılı kırk yararak hareket ediyor.   Gıda dedektifi gibi hareket ediyor   Karaduman’ın bu hassasiyetini bilen yakın çevresi, onun tercihlerine itimat ediyor. Onun yemek yediği restorana gidiyor, onun et satın aldığı kasabı tercih ediyorlar. Karaduman yakın çevresi için “Avrupa standartları” gibi olmuş. Öyle ki “Bir düğüne gitsem sağımdan 10 kişi, solumdan 10 kişi bana bakıyor. Ben ne yersem onu yiyor. Üzerimde büyük bir sorumluluk hissediyorum. Dolayısıyla nereye gidersem gideyim önce mutfağa giriyorum. Ortamı inceliyor, kullanılan malzemeler hakkında bilgi alıyorum.” diyor.   Özellikle et alacağı zaman ‘gıda dedektifi’ gibi hareket ediyor.

 

Şöyle ki; “Geçen ailecek pikniğe gittik. Hassasiyetimizden dolayı her şeyi evden alıp çıktık ama küçük kızım kuzu pirzola istedi. Yakınlarda bir kasap var, sordum; ‘Et nereden geliyor, kesimi nasıl yapılmıştır?’, ‘Bilmiyorum. Ben de şuradan alıyorum.’ dedi. Oranın telefonunu istedim; ‘Bir porsiyon kuzu pirzola yiyeceğim, et Bismillahlı mı kesilmiştir?’ dedim; ‘Abi bilemem, ben de Balıkesir Gönen’den getirtiyorum.’ dedi.

 

Kasaplar mert insanlardır, yalan söylemezler, bu yönlerini seviyorum. Balıkesir Gönen’i aradım, Ahmet abi çıktı karşıma, hikâyemi dinledi, hassasiyetime sevindi. İslamî usullere göre kestiğini söyledi. Ama yetinmedim Gönen’de tanıdığım bir veteriner vardı ona da sordum, yalan söylemez deyince gönül rahatlığıyla eti satın aldık.”

 

Karaduman’ın böyle çok anısı var. Nitekim tüm bunları dinleyince, “Sorgulanan karşı tarafın tepkisi nasıl oluyor?” diye merak ediyoruz. Şaşırıyorlarmış ve neredeyse hepsi ilk defa müşterilerinden böyle bir talep aldıklarını söylüyormuş. Sorularına ilgiyle cevap veriyorlarmış. Bu yüzden; “Aslında bilinçli vatandaş olarak bunu hepimizin yapması gerekiyor. Kıyafetimize, elektronik cihazlarımıza gösterdiğimiz hassasiyeti yediklerimize de göstermeliyiz.” diyor.(Zaman-Cumartesi)

 

Helal gıda’da “Besmele” krizi 

 

İtina Gıda Genel Müdürü Karaduman, ürünlerin helal sayılabilmesi için gereken şartları hatırlattı.

 

Karaduman, “Bazıları ‘İslami usullere uygun’ ifadesi kullanıyor ama kesim sırasında bazı noktaları dikkate almıyorlar” dedi. Piyasada et ve et ürünleri satan bazı firmaların ‘Ürünlerimiz veteriner kontrolünde ve İslami usullere uygun kesilmektedir’ etiketi altında vatandaşı kandırdığı iddia edildi. İtina Gıda Genel Müdürü Yusuf Karaduman, yemek yapımında et ve et ürünlerinin ön plana çıktığını, bu nedenle de bu ürünlerin üretiminde insanların hassasiyetlerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

 

Farklı uygulama yapanlar var Karaduman, “Piyasada et ve et ürünleri satan firmalar ‘Ürünlerimiz veteriner kontrolünde ve İslami usullere uygun kesilmektedir’ diye beyanda bulunmalarına rağmenbazı konuların dikkate alınmadığını tespit ettik” dedi.

 

İşlenmiş ürünlere dikkat   İster elle, isterse otomatik tavuk kesim konusunda entegrelerde kesilen tavukların tedariğinde dikkat edilmesi gereken hususları şöyle sıralayabiliriz. Kesim öncesi beslenme-bayıltmada kullanılan voltaj derecesi-kasabın Müslüman olması-kesimden hemen önce her tavuk için tek tek besmele çekilmesi-zebh yoluyla boğazdan kesilmesi-kan akıtılması-tüy ıslatmada kullanılan ısı derecesi-yolumu-iç boşaltımı-yıkanması ve karkas soğutulması. Ve bütün bu süreclerin bir kişinin gözetimi altında yer yer kontrollerinin takip edilmesi neticesinde kriterlere uyan tavukların tüketilmesi sağlanmalıdır.

 

Sucuk-sosis-salam-kavurma ve döner gibi ileri işlenmiş ürünlerde de etlerin ve tavuk ve hindilerin kesiminin besmeleli olması, içine konulan kuyruk yağı, kavram yağı, böbrek yağı gibi yağların, kullanılan bağırsaklarında besmele ile kesilen hayvandan elde edilmesi konusunda dikkat edilmesi gerekiyor.

 

Her kesimde besmele şart

 

Her hayvanın kesimi öncesinde besmele çekilmesi konusunda çoğu firmanın farklı ifadeleri olduğunu söyleyen Karaduman şu noktalara dikkat çekti:   Bazı firma yetkililerinin Türkiye de çok değişik noktalarda kesim yaptıklarını bunların hepsi besmelelidir diye garanti veremediklerini gözlemledik.

 

Tavuk ve hindilerin kesiminde, otomatik kesim yapan firmalardan bazıları hayvanı ensesinden keserek, yemek ve soluk borusunu kesmeden yalnızca bir damarı kesmeleri neticesinde işlemi gerçekleştiriyorlar. Fakat bu şekilde kesim yapanların, dört mezhepte de yer alan zebh (canın boğazdan çıkması) sistemini uygulamadıklarını tespit ettik. Bunun yanında otamatik kesimde sisteme hareket verirken başta çekilen besmeleyle beraber sistemin durduğu her aşamada tekrar besmele çekilmeli ve otamatik kesim bıçağında kesilmeden geçen her tavuğu orada bekleyen kasabın elle keserken tek tek besmele çekmesi gerekiyor. Cihan

 


Yazan - 29 Mayıs 2012. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oy
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x