Organik tarım çıkmazda


137864396318034
Almanya’da mahsul üreticilerin geçimine yetmediği ve yönetmelikler de işlerini zorlaştırdığı için organik
tarım üreticileri havlu atmaya başladı.

 
Sağlıklı beslenme tutkunu Almanların organik ürün talebi hızla artıyor. Kimyevi madde görmemiş gıda
maddesi ve çevre sağlığı Almanya’da giderek önem kazanıyor. Son dört yılda organik tarım ürünlerine
olan talep yüzde 21 oranında arttı. Talebin daha hızlı arttığı tek ülke ABD.

 

Ancak organik tarım yapan küçük çiftlikler talep patlamasına ayak uyduramıyor. Almanya’daki tarım
arazilerinin sadece yüzde altısında ve tarım işletmelerinin ise yüzde sekizinde organik üretim
yapılıyor. Avrupa ve deniz aşırı ülkelerden yapılan ucuz organik gıda maddesi ithalatı yerli üreticiyi zor
durumda bırakıyor. Büyük marketler organik ürünü kendi markasıyla pazarlayarak fiyat kırıyor.

 
Stefan Röhke bu nedenle geçen yıl yeniden konvansiyonel tarımcılığa başlayan üreticilerden biri. 19
yaşındayken tarım işletmesini babasından devralan Röhke, tarım makineleri teknisyenliğini bırakıp
çiftliği birkaç yıl işlettikten sonra organik tarım yapmaya karar vermiş.

80 hektar genişliğindeki arazisinde organik sebze ve tahıl yetiştirmeye başlayan Röhke, suni gübre ve
zirai ilaçlamaya karşı olduğu için bu yolu seçmiş, ama 11 yıl sonra işlerin ters gittiğini görmüş.

 

Röhke, “Organik rekolte haliyle düşük oluyordu. Hasadı zordu ve sürekli kontroller canımı sıkıyordu. O
yüzden konvansiyonel ürünlere dönmeyi düşünmeye başladım. Ekolojik tarımı istemeyerek bırakıp ve
yeniden tarlaya zehir sıkmaya başladım” diyor.

 
Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletindeki üretici, toprağından yılda iki ton organik tahıl kaldırmış. 100
kilosuna ödenen 25 euronun ailesini geçindirmeye yetmediğini belirten Röhke, organik tarımla ilgili
Almanya’daki sert yönetmeliğe uymakta zorlandığını, arazisinin verimsiz olmasının da belini
büktüğünü belirtiyor.

 

0,,16147523_403,00Yönetmelikler uyarınca çok az gübre kullanmasına izin verilen Röhke, “40 kilodan fazla azotlu gübre
kullanmam yasak olduğu için yeterli miktarda tahıl yetiştiremiyordum. Zarara girmemem için 100 kilo
ürünün 70 euro etmesi gerekiyordu” diyor. Stefan Röhke, organik tarımı bıraktıktan sonra
tarlalarından aldığı mahsulün bir kat arttığını ifade ediyor.

 

Almanya’da yapılan araştırmalara göre, 2003 – 2010 yılları arasında kurulan her iki organik tarım
işletmesi karşılığında bir işletme konvansiyonel tarıma geri dönmüş. Her yıl 600 çiftçinin de çevre ve
sağlık dostu tarımdan vazgeçmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, ekonomik nedenler, büyüme
imkânlarının sınırlı olması ve yönetmeliklerden kaynaklanan engellerin çoğu organik tarım işletmesinin
sonunu getirdiğine dikkat çekiyor.

 

Organik tarımın teşvikinde yapılan hatalara işaret eden uzmanlar, örneğin tarım sübvansiyonların
eyaletlere ve eyalet hükümetinde kimlerin olduğuna göre değiştiğini hatırlatıyor. Konuyla ilgili
araştırma yapan Thünen Enstitüsü’nün uzmanlarından tarım mühendisi Hiltrud Nieberg, “Teşvikler
duruma göre bir azalıyor, bir artıyor. Üretici de güvensizlik içinde, beş yıl sonra da teşvik alıp
almayacağını ve yatırımlarını kaç senede çıkaracağını bilmek istiyor” diyor.

 
Avrupa Parlamentosu ve Konseyi ise haziran sonlarında ortak tarım politikasını yeniden düzenleyerek,
organik tarıma ödenen teşviklerin yüzde 15 oranında azaltılmasını kararlaştırmıştı. Organik Üreticiler
Birliği, sağlıklı tarım için daha fazla kaynağa ihtiyaç olduğunu teyit edenlerin sübvansiyonları
azaltmasına akıl erdirmenin zor olduğunu söylüyor. Birlik Başkanı Felix Löwenstein, “Organik
teşviklerinin artırılması, hiç olmazsa azaltılmaması daha mantıklı olurdu” diyor.

 

AB, tarım sübvansiyonlarını şekillendirmede üye ülkeleri serbest bıraktı. Almanya Tarım Bakanı Ilse
Aigner ülkesindeki organik tarımın kayıplarını telafi yoluna gitmeyeceklerini ima etti. Oysa
Almanya’daki organik tarıma elverişli alanlar çok yavaş genişliyor. 2012 yılında bu oran yüzde 1,8’de
kaldı. Federal hükümetin, tarım arazilerin yüzde 20’sini organik tarıma ayırma hedefine ulaşılması
zaman alacak. Zaten hükümet de hedefe ne zaman varılacağına dair tarih vermeye yanaşmıyor.
© Deutsche Welle Türkçe
Anja Kimmig / Ahmet Günaltay

 

 


Yazan - 9 Eylül 2013. Kategori MANŞET, GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x