Pazarların Çöplere Attığı Çürükleri ‘Ekolojik’ Diye Satıyorlar


Başta semt pazarları olmak üzere, çarşı, ve marketlerde ‘organik’ adı altında birçok ürün, yüksek fiyatlarla satılıyor. Ekolojik Üreticiler Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev, tüketiciyi uyarıyor: Semt pazarlarında ‘organik’ olarak satılan ürünlerin hiçbiri organik değil, aldanmayın!

Çarşı, pazar ve marketlerde ‘organik’ diye satılan ürünlerin ne kadarı organik? Bu konudaki tartışmalar sürerken, Ekolojik Üreticiler Derneği Başkanı Levent Gürsel Alev, semt pazarları, çarşı ve marketlerde satılan ürünlerin hiçbirinin organik olmadığını savundu. Bu tür ürünlerin özellikle sertifikasının olması gerektiğinin altını çizen Alev, böyle yerlerden ‘organik’ adı altında alınan ürünlerin birçoğunun doğal ürün olmadığını öne sürdü.

7 AKTİF EKOLOJİK PAZAR VAR

7 aktif organik halk pazarı olduğunu söyleyen Alev, bunların 3 tanesini dernek olarak açtıklarını belirtti. Bu 7 pazara katılan üretici ve satıcının toplamına bakıldığında, 55-60 üreticiyi geçmeyeceğini ifade etti. Söz konusu ekolojik pazarlara girmeden önce ister esnaf ister üretici olsun form doldurulduğunu dile getiren Alev, bunların hepsinin organik ürün sertifikasına sahip olmak zorunda olduklarını kaydetti.

KURALLARA GÖRE SATIŞ YAPILIYOR

Ekolojik pazara gelen ürünler için gerek üretici gerekse satıcınınorganik olduğuna dair taahhütname imzaladığını, hangi ürünün ne kadar çıktığına dair ürün sertifikası denilen sertifikayı aldıklarını anlatan Alev, “Her birini tek tek kontrol ediyoruz. Her biri listeleniyor. Paketlilerde genelde hiçbir sorun yaşamıyoruz. Onlar tek tek kilo olarak biliniyor. Bu pazarlarda satılan ürünlerde, yasal olarak hangi üründen ne kadar satılmışsa 7 iş gününde o ürünün üretim miktarından düşülüyor. Bunu biz 2 gün içinde ‘şu tarihte, şu kadar satıldı’ diye sertifikasyon şirketine bildiriyoruz” dedi.

EKOLOJİK PAZARLARDA RİSK YOK!

Ekolojik halk pazarlarında satılan ürünlerin hiçbirinin organik olmama riskinin söz konusu edilemeyeceğini ifade eden Alev, bu ürünlerin yüzde 100 organik olduğunu belirtti. Organik halk pazarları dışında, semt pazarlında üzerine bir kağıt yazılarak organik adı altında ürün satışı yapıldığını bildiklerini anlatan Alev, “Aslında bunun 14 bin lira cezası var. Organik halk pazarı diye tanımlanmış, denetlenen ve kontrolü yapılan pazarlarda, organik ürün konusunda vatandaşımızın hiçbir endişesi olmasın” diye konuştu. Konuyla ilgili görüşünü aldığımız İstanbul Meyve Sebze Komisyoncu ve Tüccarları Derneği Başkanı Burhan Er ise, bazı açıkgözlerin daha yüksek fiyattan ürün satabilmek için bu tür kurnazlıklar yapabildiğini söyledi.

Marketle kıyaslanırsa fiyatlar eşdeğer

Ekolojik Üreticiler Derneği desteğiyle kurulan ekolojik pazrların henüz okyanusta bir damla olduğuna işaret eden Alev, İstanbul’da bulunan 455 semt pazarındaki 250 bine yakın tahta sayısına karşılık, ekolojik pazarlardaki ayda kurulan bin tahtanın karşılaştırılamayacağını söyledi. Normal pazarlarla kıyaslandığında, sebzede yakın olan fiyat aralığına karşın, ürünlerin genelinin biraz daha pahalı olduğunu belirten Alev, “Ancak bunu marketlerle kıyaslarsak neredeyse eşdeğer olduğunu görüyoruz. Hatta market fiyatlarının zaman zaman daha fazla olduğu görülüyor. Manavdaki ürünler bile bazen daha pahalı olabiliyor” dedi.

Logo ve sertifikalı olanları seçin

Organik tarım faaliyetleri esaslarına uygun olarak üretilmiş ham, yarı mamul veya mamul haldeki ürünlerdir. Ürünler, uluslararası kontrol ve sertifika kuruluşları tarafından denetlenir ve tüm üretim aşamalarında “organik tarım” kurallarına uyulduğu sertifika ile onaylanır. Organik bitkisel ürün yetiştiriciliği yapacak müteşşebis “geçiş sürecine” alınır. Geçiş sürecinde üretilen ürünler, Yönetmelik hükümlerine göre “geçiş süreci ürünü” olarak etiketlenir. Geçiş sürecinden sonra elde edilen ürün “organik ürün” adını alır. Ürün ambalajındaki logolu etiketleri kontrol ederek, bir ürünün “sertifikalı organik ürün” olduğunu anlayabiliriz. “Sertifikalı Organik Ürün” ambalajında iki etiketin bulunması gerekir: Türkiye Cumhuriyeti logolu etiket ve Uluslararası kontrol ve sertifikasyon kuruluşu logolu etiket.

Ürünün şekline aldanmayın!

Levent Gürsel Alev, semt pazarlarında organik ibaresinin olduğu ürünlerde risk olduğunu dile getirirken, bundan kendilerinin de şikayetçi olduğunu söyledi. Alev şöyle devam etti: “Ekolojik pazarlar dışında semt pazarlarında organik ürün olmaz zaten. Bazı müşterilerin ‘organik ürün çürük üründür’ anlayışıyla çürümüş ürünlere yönelmesi de söz konusu. Bu konuda da, konuşan Levent Alev, “Organik ürünlerin genel olarak gösterişli, birbirine eş değer boyutta olması çok zor açıkçası.Ama her ecüş bücüş ürün de organiktir denilemez” dedi.

Eğitim almış çiftçi, sebze yetiştirir

Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Mehmet Çakman, “Maalesef bu konuda denetimler de yetersiz. Ülkede organik tarım olduğuna inanmıyoruz. Sadece eğitim almış, ürünü zamanında ilaçlayan, zamanında hasat eden köylüler ilaç kalıntısı olmadan doğal ürünler yetiştirebilir. Sadece eğitim almış köylüler doğal ürün yetiştirir.”

Pazarcılardan iddia:
Organik ürün yok, paranızı boşa harcamayın

 
Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Mehmet Çakman, çarşı, pazar ve marketlerde ‘organik’ diye satılan ürünlerin aslında organik olmadığını öne sürdü. Hayvanların bile eskiden olduğu gibi meralarda otlanmadığını, suni yemlerle beslendiğini dile getiren Çakman, “Ülkede organik gübre yok ki, organik tarım olsun. Eğitimli köylüler zamanında ilaçlayıp, zamanında hasat ederse o zaman doğal ürün olur, ama organik ürün mümkün değil.” dedi.
 
Market ve pazar tezgahlarında ‘organik’ diye normal üründen daha pahalıya satılan malların gerçekten doğal olup olmadığı tartışmaları sürüyor. Konuyla ilgili bilim adamlarıyla sık sık bir araya geldiklerini belirten TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, Türkiye’de organik tarımın yapılmadığını iddia etti. Artık hayvanların bile doğal otlanmadığına dikkat çeken Çakman şunları kaydetti: “Önceden hayvan gübresinden tezek yapılıp, ısınılıyordu, şimdi o da mümkün değil, çünkü hayvanlar daha fazla süt ve et versin diye suni katkılı yemlerle besleniyor. Dolayısıyla organik gübrenin olmadığı yerde organik tarım hiç mümkün değil. Hollanda’da bilim adamlarıyla da görüştük. ‘Uçağın geçtiği yerde organik tarım olmaz’ dediler.”

“PAZARCININ ÇÜRÜK DİYE AYIRDIĞI ÜRÜNLERİ ORGANİK DİYE SATIYORLAR”

Pazar yerlerinde esnafların yamuk, çürümüş ürünleri tezgah altlarına koyduğunu belirten Çakman, bazı köylü kılığına girmiş insanların tezgah altlarında çürüğe ayrılan ürünleri sepete koyarak pazarın diğer ucunda ‘organik’ diye daha pahalıya sattığını savundu.

Pazarcı esnafının ‘günahtır’ diyerek tezgahından kaldırdığı ürünlerin ‘organik’ adı altında satılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Çakman, şunları söyledi: “Maalesef bu konuda denetimler de yetersiz. Ülkede organik tarım olduğuna inanmıyoruz. Sadece eğitim almış, ürünü zamanında ilaçlayan, zamanında hasat eden köylüler ilaç kalıntısı olmadan doğal ürünler yetiştirebilir. Sadece eğitim almış köylüler doğal ürün yetiştirir. Ünlü markaların yaptığı erişteler alınıyor, bez torbaya konulup ‘organik’ diye satılabiliyor. Gerçekten piyasada denetimler yetersiz. İnsanlar ‘organik ürün yiyoruz’ diye paralarını çöpe atmasın. Tarım Bakanlığı organik tarım adı altında açılan işletmeleri yakinen izlemesi gerekir. Tezgahında organik ürün satanlar izlenebilirlik banknotunu gösterebilmeli.” (Cihan)

ORGANİK ÜRÜNLERDE DENETİM EKSİK

Türkiye’ de yaklaşık 250 milyon doları bulan organik ürün pazarıyla ilgili tartışmalar sürüyor.

Türkiye Sebzeciler Meyveciler Federasyonu Başkanı Mehmet Çakman’ın ‘Türkiye’de organik ürün yok, çürükleri pakete koyup organik diye satıyorlar’   Çakman’ın sözlerine cevap veren Sebze Meyve Komisyoncu ve Tüccarlar Federasyonu Başkanı Burhan Er, denetim eksikliğini dile getirdi. Er, “Ülkemizde organik de, doğal üretim de, sera üretimi de vardır. Bazı satıcılar bunların hepsini ‘organik’ adıyla satıyor diye ‘organik üretim yok’ demek sağlıklı bir söz değil. Bu hileciler mutlaka denetlenmeli” dedi.

Kimsayasallarla yapay meyve-sebzenin organiğe benzetildiğini belirten Gıda Mühendisi Mehmet Küçük ise, şöyle konuştu: “Eskiden, renginden ve şeklinden meyvenin sebzenin katkı maddeli olduğunu anlıyorduk. Şimdi onu da kılıfına uydurdular ve görüntüsünü organik ile bire bir yaptılar. Bu durumda vatandaş organik ürünü ancak ham lezzetinden ve biraz da kokusundan anlar. Tüketiciler ürünleri tatmalı.”

ORGANİK GIDA NASIL ANLAŞILIR?

Tek Organik Gıda Genel Müdürü Erkan Aktoprak, organik gıdaların ayrımı için şu bilgileri verdi:
Kimyasal madde kullanılmadığı için, diğer ürünlerden farklı (doğal) renktedir.
Erken olgunlaşır. Bu yüzden göz alıcı ve büyük olmayabilir.
Soğuk hava depolarında bekletilmediğin-den taşıma esnasında zarar görebilir.
Sertliği ve dayanıklılığı azdır.
Daha lezzetlidir.
Doğal kokusu ve tadı vardır.
Mevsimi dışında üretilmez.

HORMONLU ÜRÜN NASILDIR?

Genetiği değiştirildiğinden kabuğu serttir ve taşımada zarar görmez.
Kimyasallarla olgunlaşır.
Güzel görünmesi için renklendirilmiştir.
Aynı büyüklükte ve şekilde olmaları gelişim düzenleyici kimyasallar ile sağlanabilir.
Üzerindeki kimyasal ilaç kalıntısı yıkansa da çıkmaz.
Yılın her mevsimi her ürün üretilmektedir.
Lezzeti ve kokusu farklıdır.


Yazan - 25 Ocak 2011. Kategori GIDA. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazı yoruma kapalı fakat geri izlemeye açık
0 0 Oylar
Okuyucu puanı
Abone ol
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
Bütün yorumları gör
This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.
0
Düşünceleriniz bizim için önemlidir, lütfen yorum bırakınız.x
()
x